close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Kasas Sûresi 4. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
İnne fir’avne ‘alâ fî-l-ardi vece’ale ehlehâ şiye’an yestad’ifu tâ-ifeten minhum yużebbihu ebnâehum veyestahyî nisâehum(c) innehu kâne mine-lmufsidîn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Şüphe yok ki Firavun, yeryüzünde yücelmişti ve halkını bölükbölük etmişti ve onlardan bir topluluğu zayıf bir hale getirmede, oğullarını kesmede, kadınlarını bırakmadaydı; hiç şüphe yok ki o, bozgunculardandı.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Hakikaten Firavun, yeryüzünde (içinde bulunduğu ülkede) büyüklenmiş (insanları kendisine mecbur bırakıp rahat yönetmek ve karşı bir cephe oluşturmalarını önlemek için) oranın halkını da fırkalara ayırıp parçalamıştı. İçlerinden bir taifeyi zayıflatarak ezmek istiyor, (böylece güçten düşürmek üzere erkek) çocuklarını boğazlıyor ve kızlarını hayatta bırakıyordu. Çünkü gerçekten o, fesatçılar (Hakk düzeni bozanlar takımın)dandı.
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Şüphesiz ki Firavun, Mısır topraklarında kendisini büyüklük duygusuna kaptırmış ve ülke halkını sınıflara ayırmıştı, öyle ki onlardan bir kısmını, hor ve güçsüz buluyor ve bunun için de erkek çocuklarını öldürüyor, kadınlarını sağ bırakıyordu. Çünkü gerçekten de o, yeryüzünde bozgunculuk yapmak isteyenlerdendi.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Firavun, ülkesinde, Mısır'da, güçlenmiş, yükselmiş, azmış, diktatör olmuştu. Halkını bölünmüş, sindirilmiş, baskı altına alınmış, birbirine diş bileyen kapalı gruplar haline getirmişti. Onlardan bir zümreyi güçsüz buluyor, temel hak ve hürriyetlerini yok sayıyor, oğullarını boğazlıyor, kızlarını ise öldürmeyip sağ bırakıyordu. Belli ki o, yeryüzünü fesada verenlerden, bozgunculardandı.
Ahmet Varol
swap_vert close
Doğrusu Firavun (bulunduğu) yerde büyüklenmiş ve oranın ahalisini gruplara ayırmıştı. Onlardan bir kitleyi zayıf düşürüyor (eziyor), onların oğullarını öldürüp kadınlarını sağ bırakıyordu. Çünkü o bozgunculardandı.
Ali Bulaç
swap_vert close
Gerçek şu ki, Firavun yeryüzünde (Mısır'da) büyüklenmiş ve oranın halkını birtakım fırkalara ayırıp bölmüştü; onlardan bir bölümünü güçten düşürüyor, erkek çocuklarını boğazlayıp kadınlarını diri bırakıyordu. Çünkü o, bozgunculardandı.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Çünkü Firavun o yerde (Mısır'da) baş kaldırmış ve ahalisini parçalara bölüp kendisine bağlamıştı. Onlardan bir topluluğu ezmek istiyerek oğullarını boğazlatıyor, kadınlarını diri bırakıyordu. (Bu zulme uğrayanlar İsrailoğullarıdır. Çünkü bir kâhin, Firavun'a: İsrailoğullarından erkek bir çocuk dünyaya gelecek ve saltanatını yok edecek, demişti). Şüphesiz o fesadçılardandı.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Şüphesiz Firavun, memlekette üstünlük sağlamıştı. (İktidarı eline almıştı.) Ahalisini partilere bölmüştü. Onlardan bir grubun erkek çocuklarını boğazlayıp kadınlarını yaşatarak onları zayıf ve fakir bırakıyordu. Çünkü o, her yönüyle bozgunculardan idi. (Bütün yaptıkları, bozgunculuğa yönelik idi.)
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Firavun, orada zorbalığa kalktı, halkını çeşitli gruplara ayırdı. Onlardan bir grubu zayıflatıyor, oğullarını kestiriyor, kadınlarını sağ bırakıyordu. Çünkü o, bozgunculardandı.
Besim Atalay
swap_vert close
Firavun, Mısır'da azgınlık etti, bölük bölük ayırmıştır halkını, ezmiştir onların birtakımını, boğazlayıp erkek çocuklarını, bırakırdı dişi olanlarını; Firavun fesatçı kimselerdendi
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Doğrusu Firavun, o yerde (Mısır'da) büyüklük taslayarak zorbalığa kalkmıştı. (Saltanatını sürdürebilmek için) halkını çeşitli sınıflara bölmüştü. Onlardan bir topluluğu (İsrailoğullarını) zayıflatıyor, oğullarını kesiyor, kızlarını sağ bırakıyordu. Çünkü o bozgunculardan biriydi. 
Bkz. 2/49, 7/141Firavun’un yok etmek istediği topluluk İsrailoğullarıydı. Çünkü bir kâhin, Firavun’a Yakup’un oğullarından (İsrailoğullarından) bir erkek çocuğun peygamber olacağını ve onun eliyle saltanatının yıkılacağını söylemişti. Bunun için de Firavun kadın-erkek bütün casus ve ispiyoncularına İsrailoğullarının kadınlarını dikkatle izlemelerini, hamile kalmaları halinde doğumlarını takip etmelerini ve doğan çocuklar erkek olduğu takdirde öldürülmelerini emretmişti.   
Cemil Said
swap_vert close
Fir’avn Mısır arzının tahtına oturdı ve ahâlîyi fırkalara taksîm iyledi. Oğullarını öldürüyor, Yalnız kadınlarını bırakıyor idi. Bu müfsid bir âdem idi.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Firavun memleketin başına geçti ve halkını fırkalara ayırdı. İçlerinden bir topluluğu güçsüz bularak onların oğullarını boğazlıyor, kadınları sağ bırakıyordu; çünkü o, bozguncunun biriydi.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Şüphe yok ki, Firavun yeryüzünde (ülkesinde) büyüklük taslamış ve ora halkını sınıflara ayırmıştı. Onlardan bir kesimi eziyor, oğullarını boğazlıyor, kadınlarını ise sağ bırakıyordu. Şüphesiz o, bozgunculardandı.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Kuşkusuz ülkesinde Firavun ululuk taslamış, (ayırımcılık yaparak) halkını da gruplara ayırmıştı. Gruplardan birini, erkek çocuklarını kıyımdan geçirip kızlarını sağ bırakarak güçsüz düşürmek istiyordu. Hiç kuşkusuz o huzur ve güveni bozanlardandı.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Firavun, (Mısır) toprağında gerçekten azmış, halkını çeşitli zümrelere bölmüştü. Onlardan bir zümreyi güçsüz buluyor, bunların oğullarını boğazlıyor, kızlarını ise sağ bırakıyordu. Çünkü o bozgunculardandı.
 Âyette sözü edilen zümre İsrailoğullarıdır. Bir kâhin, Firavun’a, İsrailoğulları içinden bir erkek çocuk dünyaya geleceğini ve kendi saltanatını elinden alacağını söylemişti. Bunun üzerine Firavun, İsrailoğullarının erkek çocuklarının öldürülmesini emretti.  
Edip Yüksel
swap_vert close
Firavun yeryüzünde despotça davrandı. Halkını sınıflara ayırıp onlardan bir grubu ezip sömürüyor, kızlarını yaşatıp oğullarını kesiyordu. O, bir bozguncu idi.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Çünkü Firavun, (Mısır) toprağında gerçekten azmış, halkını parça parça etmişti. Onlardan bir zümreyi güçsüz buluyor, bunların oğullarını boğazlıyor, kızlarını ise sağ bırakıyordu. Belli ki o bozgunculardandı.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Çünkü Fir'avn o yerde baş kaldırmış ve ahalisini fırka fırka edip arkasına takmıştı, onlardan bir taifeyi ezmek istiyor, oğullarını boğazlatıyor ve kadınlarını hayata atıyordu, o cidden müfsidlerden idi
Emrah Demiryent
swap_vert close
Şüphesiz Firavun, (tarafımızdan kendisine verilmiş olan dünya mülkü ve saltanatı ile böbürlenerek, ilâhlık iddiâsında bulundu da) yeryüzünde büyüklük tasladı ve oranın (Mısır ve civarındaki topraklarda, idaresi altında bulunan ülke) halkını (kimini kiminden üstün tutarak, sınıflara) gruplara ayırdı. Onlardan bir topluluğun, (İsrâiloğullarının, erkek) çocuklarını öldürüp, kızlarını sağ bırakarak onları (zulüm ile) eziyordu. Çünkü o (yeryüzünü fesada veren) bozgunculardandı.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Gerçek şu ki: Firavun, büyüklenerek halkını sınıflara ayırdı. Onlardan bir sınıfı güçsüz düşürerek ezmek istiyor; erkek çocuklarını boğazlatıyor ve kadınlarını sağ bırakıyordu. Kuşkusuz o, bozgunculardandı.
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Hakıykat, Fir'avn o yerde teğalübe kalkdı, ora ehâlîsini fırkalar haaline getirdi. Onlardan bir zümreyi za'fa uğratıyor, bunların oğullarını boğazlıyor, (yalınız) kızlarını diri bırakıyordu. Çünkü o fesadcılardandı.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Gerçekten Fir'avun o memlekette (Mısır'da) zorbalığa kalktı ve halkını (kendisine muhâlefet etmesinler diye) çeşitli fırkalara böldü. Onlardan bir kısmını (İsrâiloğullarını)güçsüz bırakmak istiyor, (yeni doğan) oğullarını boğazlıyor, kadınlarını (kızlarını) ise sağ bırakıyordu. Çünki o fesad çıkaranlardandı.
İhsan Aktaş
swap_vert close
Firavun (malum) arzda (Mısır toprağında) gerçekten zorbaca baskı kurmuş (ilerde kendisine karşı muhalif bir güç oluşmasın diye) halkını çeşitli zümrelere (kastlara) bölmüştü. Onlardan bir sınıfı (köle gibi kullanarak) zayıf ve güçsüz düşürmek istiyor, (bu yüzden erkek) çocuklarını öldürüp kadınlarını (kız çocuklarını) da sağ bırakıyordu; şüphesiz o bozgunculuk yapanlardandı.*
(*) Musa dünyaya geldiği sırada Mısır’ın yönetimini elinde bulunduran Firavun, ülkesinin sınırlarını genişletmiş, bu durum onu şımartmıştı. O, Kur’an’da değişik yönlerden eleştirilmekle birlikte asıl eleştirilen yönü tanrılık taslaması, kendini herkesten üstün görmesidir. Firavun, halkını tabakalara bölmüş, 4. âyette de işaret buyurulduğu üzere özellikle İsrâil asıllı olanlara insanlık onuruna yakışmayacak şekilde muamele etmiştir. Bu sebeple aynı âyetin son cümlesinde onun fesad çıkaranlardan olduğu ve normal düzeni bozduğu ifade edilmektedir. Mısır’da çoğalıp kendisine isyan edeceklerinden kaygılandığı için İsrâil asıllı olanların erkek çocuklarına kıyım uyguladı. Ayrıca insanları ağır işlerde çalıştırıp özellikle yaşlıların ölümüne sebep oldu (bilgi için bk. Bakara 2/49; A‘râf 7/103). (Tefsir (Kur’an Meali) Not: Kasas-4 ile Bakara- 49.ayetlerde geçtiği gibi (ذبح )‘’zibh’’ boğmak ve öldürmek gibi anlamlardadır. Bkz: (*) Musa dünyaya geldiği sırada Mısır’ın yönetimini elinde bulunduran Firavun, ülkesinin sınırlarını genişletmiş, bu durum onu şımartmıştı. O, Kur’an’da değişik yönlerden eleştirilmekle birlikte asıl eleştirilen yönü tanrılık taslaması, kendini herkesten üstün görmesidir. Firavun, halkını tabakalara bölmüş, 4. âyette de işaret buyurulduğu üzere özellikle İsrâil asıllı olanlara insanlık onuruna yakışmayacak şekilde muamele etmiştir. Bu sebeple aynı âyetin son cümlesinde onun fesad çıkaranlardan olduğu ve normal düzeni bozduğu ifade edilmektedir. Mısır’da çoğalıp kendisine isyan edeceklerinden kaygılandığı için İsrâil asıllı olanların erkek çocuklarına kıyım uyguladı. Ayrıca insanları ağır işlerde çalıştırıp özellikle yaşlıların ölümüne sebep oldu (bilgi için bk. Bakara 2/49; A‘râf 7/103). (Tefsir (Kur’an Meali) Not: Kasas-4 ile Bakara- 49.ayetlerde geçtiği gibi (ذبح )‘’zibh’’ boğmak ve öldürmek gibi anlamlardadır. Bkz: تفسير المنار)) ((التفسير الكبير-  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Firavun, yeryüzünde yüce olduğunu ilan etmiş, halkından bir kısmına yüceliğini kabul ettirmiş, halkından bir gurubu da (İsrailoğullarını) zayıf güçsüz bırakmıştı. İsrailoğullarının erkek çocuklarını kesip öldürüyor, kadınlarını da hayatta bırakıyordu. Böylece Firavun yeryüzünde bozgunculuk yapanlardan olmuştu.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Gerçekten Firavun o ülkede baş kaldırmış, oranın kişilerini bölük bölük etmişti. Onlardan bir bölüğü bitkinleştirmek için de onun oğullarını boğazlatıyor, yalnız kızlarını sağ bırakıyordu. Çünkü o karıştırıcının biri idi.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Firavun, yok mu, o Mısır toprağında yükseldi, ahalisini de [⁵] bölük bölük eyledi [⁶]. Onlardan birtakımını [⁷] zebun ve makhur etmişti. Bunların doğan erkek çocuklarını boğazlar, kızlarını diri bırakırdı. Çünkü o, müfsitlerden biriydi.
[5] Gerek yerli olan kiptiler olsun, gerek İsrail oğulları olan sıptiler olsun.[6] Veya uyuşmamaları için aralarını bozdu.[7] İsrail oğullarını.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
Firavun yeryüzünde/ülkede iyice zorbalaştı/insanları tahakküm altına aldı. Halkını çeşitli şubelere/sınıflara [şiye’an] ayırdı. Onlardan bir grubu [tâ’ife] ezmek istiyor; oğullarını boğazlıyor, kadın ve kızlarını (kötü amaç için) sağ bırakıyordu. Muhakkak ki o, bozgunculardandı.
Kadri Çelik
swap_vert close
Şüphesiz Firavun yeryüzünde (Mısır'da) büyüklenmiş ve oranın halkını birtakım fırkalara ayırıp bölmüştü; onlardan bir bölümünü güçten düşürüyor, erkek çocuklarını boğazlayıp kız çocuklarını diri bırakıyordu. Gerçekten o bozgunculardandı.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Doğrusu Firavun, o ülkede sahip olduğu güç ve saltanatla şımarıp kibre kapılmış ve saltanatını sürdürebilmek için halkı çeşitli gruplara ayırmıştı. Şöyle ki, onlardan bir kısmını el üstünde tutarken, İsrail Oğulları denilen bir topluluğu köle gibi kullanarak tamamen zayıf ve çaresiz bir hâle getirmişti. Nüfuslarının artmasını engellemek için erkek çocuklarını hunharca boğazlatıyor, kız çocuklarını ise utanç verici işlerde kullanmak üzere sağ bırakıyordu. O, gerçekten de yeryüzünde bozgunculuk çıkaran zâlim kimselerdendi.
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Şöyle ki; Firavun, Arz’da / Ülke’de iktidara geçti. Oranın ahâlisini destekçi yaptı. Onlardan bir kısmını zayıf / güçsüz bırakarak eziyor, oğullarını boğazlıyor ve kadınlarını sağ bırakıyordu. O, Bozguncular’dandı.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Fıravun yeryüzünde yalnız azmakla kalmamış halkını da bölüp birbirine düşürmüştü. Hele halkının bir kısmını, oğlanlarını öldürüp kızlarını sağ bırakmak suretiyle aşağıladıkça aşağılıyordu. Artık Fıravun tam manasıyla köhnemiş idi.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Firavun ülkesinde gerçekten azmış biriydi. Halkını sınıflara ayırmış. Kimini köleleştirmiş, kimine mevki makam ve payeler vererek zenginliklere boğmuştu. Köleleştirdiği toplumun oğullarını öldürüp kızlarını sağ bırakarak güçsüzleştiriyordu. Çünkü Firavun iktidarını korumak için çıkarları peşinde koşan bir bozguncuydu. Firavun düzeni hakkı adaleti sağlamıyor. Yasaları ülkesindeki Firavuna ve bir avuç zengine hizmet ediyordu.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Şüphesiz ki Firavun, o yerde (Mısır’da) zorbalaşmış, erkek çocuklarını kestirip kadınlarını sağ bırakarak (ve) her birini (her grubu) zayıf düşürerek halkını çeşitli gruplara ayırmıştı. [*] Şüphesiz ki o (Firavun) bozgunculardandı.
Benzer mesajlar: Bakara 2:49; A‘râf 7:127, 141; İbrâhîm 14:6; Mü’min 40:25.  
Mehmet Türk
swap_vert close
Gerçekten Firavun, ülkesinde azmış ve halkını çeşitli sınıflara ayırmıştı. Onlardan bir grubu eziyor, oğullarını öldürüyor, kadınlarını sağ bırakıyordu. Çünkü o, bozgunculardan idi.
Muhammed Esed
swap_vert close
O ülkede Firavun kendini büyüklük duygusuna kaptırmış ve ülke halkını kastlara, ³ sınıflara ayırmıştı. (Öyle ki,) onlardan bir kısmını iyice hor ve güçsüz görmek istiyor (ve bunun için de) erkek çocuklarını öldürüyor, [yalnız] kadınlarını sağ bırakıyordu: ⁴ çünkü o, gerçekten de, [yeryüzünde] bozgunculuk çıkarmak isteyen kimselerdendi.
3 Lafzen, “parçalara” yahut “gruplara”. Halkın, “yüksek” sınıf ile “aşağı” sınıf olarak sınıflara ayrıldığına işaret ediyor -ki Kur’an bu tür ayrımları kesinlikle reddetmektedir. Sonraki cümlede dile getirildiği biçimde, Firavun’un “hor ve güçsüz gördüğü” yahut “görmek istediği” grup, Mısır toplumunda en aşağı basamaklara itilen ve hemen hemen bütün insan haklarından yoksun bırakılan İsrailoğulları’dır.4 Bkz. 7. not.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Vaktiyle Firavun, ülkede büyüklük taslayıp iyice azgınlaşmış ve ülke halkını sınıflara ayırıyor, onlardan bir kısmının erkek çocuklarını kesiyor kadınlarını da sağ bırakıyor ve böylece onları zayıf düşürerek ezmek istiyordu. Gerçekten Firavun bozgunculardandı. 2/11, 7/86
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Şu bir gerçek ki, Firavun malum ülkede zorbaca baskı kurmuş[³³⁶⁸] ve ülke halkını kastlara ayırmıştı. Onlardan bir sınıfı zayıf ve güçsüz düşürmek istiyor, (bu yüzden) çocuklarını öldürtüp kadınlarını sağ bırakıyordu;[³³⁶⁹] çünkü o, gerçekten de fesatçının tekiydi.
[3368] “Büyüklendi” anlamındaki ‘alâ bu bağlamda ‘baskı ve zorbalığı’ ifade eder (Ğalebe anlamı için bkz. Külliyyat, s. 628). [3369] Çevirimizin gerekçesi için bkz: 7:127, not 93 (Krş: Eski Ahid, Çıkış I, 8-16).  
Orhan Kuntman
swap_vert close
Gerçek şu ki, Firavun; o beldede gerçekten azmış ve halkını çeşitli sınıflara bölmüştü. İçlerinden bir kısmını güçsüz bularak; oğullarını boğazlıyor, kızlarını diri bırakıyordu!.. (Böylece onların soyunu kurutmaya çalışıyordu) çünkü o bozgunculardandı.
Osman Fırat
swap_vert close
Fir’avn, yeryüzünde ululandı ve halkını çeşitli gruplara böldü. Onlardan bir grubu (İsrâil oğullarını) eziyor, oğullarını kesiyor, kadınlarını sağ bırakıyordu. Çünkü o, bozgunculardan idi.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Şüphe yok ki, F'iravun o yerde yükseldi ve ahalisini bölük bölük etti, onlardan bir tâifeyi zayıf düşürmek istiyordu. Oğullarını boğazlıyordu, kadınlarını da berhayat bırakıyordu. Muhakkak ki o müfsitlerden olmuştu.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Doğrusu Firavun, ülkesinde (Mısır'da) zorbalık yaptı, büyüklük tasladı. Halkını çeşitli fırkalara ayırdı. Onlardan bir topluluğu, erkek evlatlarını kesmek, kız evlatlarını ise hayata atmak suretiyle özellikle zayıflatmak istiyordu. O, bozguncunun teki idi.
Mısırlılar, İbranîlerin dıştan gelecek bir tehlike ile işbirliği yapacağı endişesi ile İbranî nüfusunu azaltıyorlardı. [12,43]  
Süleyman Ateş
swap_vert close
Fir'avn, orada ululandı (zorbalığa kalktı), halkını çeşitli gruplara böldü. Onlardan bir zümreyi (İsrail oğullarını) eziyor, oğullarını kesiyor, kadınlarını sağ bırakıyordu. Çünkü o, bozgunculardan idi.
Çünkü bir kâhin, Fir'avn'a, İsrâîl oğulları içinde yetişecek bir çocuğun, mülkünü elinden alacağını söylemişti. Esasen Fir'avn da İsrâîl oğullarının çoğalıp, ileride kendi saltanatı için tehlike teşkil edeceklerinden korktuğu için onların erkek çocuklarını yaşatmıyordu.  
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Fir'avn arz-ı Mısır'da kibir ve tecebbür ile her birini bir işde istihdâm itmek üzere ahâlîyi, fırka fırka itdi ve onlardan bir tâifeyi za'îf ve nâtüvân iyleyüb erkek evlâdlarını katl ve kadın evlâdlarını hayâtda terk iyledi. Tahkîk o, müfsidlerden idi.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Firavun o ülkede baskıcı bir yönetim kurmuş ve halkını farklı kişilerin taraftarları şeklinde bölmüştü. Onlardan bir bölüğünü güçsüzleştirmeye çalışıyor, oğullarını boğazlatıp kızlarını sağ bırakıyordu. Çünkü o bozguncu bir kişilikti.
Şaban Piriş
swap_vert close
Firavun, ülkede hakimiyeti eline aldı ve halkı sınıflara ayırdı. Onlardan bir grubu zayıf ve güçsüz bırakıyor, erkek çocuklarını, boğazlıyor, kadınlarını sağ bırakıyordu. Çünkü o, bozgunculardan idi.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Doğrusu, Firavun o memlekette üstünlük taslıyordu. Halkını parça parça etmişti ve onlardan bir kısmını, kız çocuklarını sağ bırakıp erkek çocuklarını öldürmek suretiyle iyice zayıf düşürmüştü. Gerçekten, o bozguncunun biriydi.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Gerçek şu: Firavun o yerde egemenlik kurmuş ve ora halkını gruplara ayırmıştı. Onlardan bir topluluğu horlayıp eziyordu: Bu topluluğun erkek çocuklarını boğazlıyor, kadınlarına hayâsızca davranıyor/kadınların rahimlerini yokluyor/kadınlarını hayata salıyordu. O gerçekten fesadı yayanlardandı.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
bayıķ fir'avn yüceldi mütekebbir oldı yirde ya'nį mıśr yirinde. daħı eyledi ķavunum bölükler. ħor dutardı bir bölügiñ anlardan boġazlardı azġunlarını anlaruñ daħı diri ķor-ıdı ķızlarını anlaruñ. bayıķ ol oldı-y-ıdı müfsidlerden.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Taḥḳīḳ Fir‘avn yüceldi yir yüzinde. Daḫı yir ehlini bölük bölük eyle‐di. Ża‘īf gördi bir ṭāyife[yi] anlardan. Boġazlardı oġlanlarını, diri ḳoyardı‘avratlarını. Taḥḳīḳ ol müfsidlerden idi.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Həqiqətən, Fir’on yer üzündə (Misirdə) baş qaldırıb onun əhalisini zümrələrə bölmüşdü. (Fir’on) onların arasında olan bir tayfanı (İsrail oğullarını) gücsüz (aciz) görüb onların (yeni doğulan) oğlan uşaqlarını öldürür, qızlarını isə sağ buraxırdı. O, həqiqətən, (yer üzündə) fitnə-fəsad törədənlərdən idi!
M. Pickthall (English)
swap_vert close
Lo! Pharaoh exalted himself in the earth and made its people castes. A tribe among them he suppressed, killing their sons and sparing their women. Lo! he was of those who work corruption.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
Truly Pharaoh elated himself in the land and broke up its people into sections,(3329) depressing a small group among them: their sons he slew, but he kept alive their females: for he was indeed a maker of mischief.
3329 For a king or ruler to make invidious distinctions between his subjects, and specially to depress or oppress any particular class of his subjects, is a dereliction of his kingly duties, for which he is responsible to Allah. Pharaoh and his clique were intoxicated with pride of race and pride of material civilisation, and grievously oppressed the Israelites. Pharaoh decreed that all sons born to his Israelite subjects should be killed, and the females kept alive for the pleasure of the Egyptians. Moses was saved in a wonderful way, as related further.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
اِنَّ
gerçek-ten
فِرْعَوْنَ
Firavun
عَلَا
büyüklük tasladı
فِي الْاَرْضِ
yeryüzünde
وَجَعَلَ
ve kıldı
اَهْلَهَا
halkını
شِيَعاً
çeşitli zümreler
يَسْتَضْعِفُ
güçsüz bırak-mak istiyor
طَٓائِفَةً
bir zümreyi
مِنْهُمْ
onlardan
يُذَبِّـحُ
boğazlıyor
اَبْنَٓاءَهُمْ
oğullarını
وَيَسْتَحْـي۪
ve sağ bırakıyor
نِسَٓاءَهُمْۜ
kadınlarını
اِنَّهُ
şüphe-siz o
كَانَ
idi
مِنَ الْمُفْسِد۪ينَ
bozgunculardan
Gerçekten Firavun, yeryüzünde büyüklük taslamıştı ve halkını çeşitli zümrelere bölmüştü. Onlardan bir zümreyi (İsrâîloğulları'nı zayıf bularak) eziyordu, onların (yeni doğan) oğullarını boğazlıyor, kadınlarını (yani kızlarını) ise sağ bırakıyordu; çünkü o bozgunculardandı.
اِنّ
Edat
اِنّ
Şüphesiz, kesinlikle, muhakkak, elbette, gerçekten, zira, çünkü, doğrusu, daima. Cümledeki bilgiyi pekiştirmek için kullanılır.
فِرْعَوْن
Özel isim
فِرْعَوْن
Firavun
عَلَا
Fiil-I
ع ل و
Çok yüce oldu, yükseldi, üstün geldi, büyüklük tasladı
فِى
Bulunma hâl eki
فِى
İçinde, -de, -da
اَرْض
İsim
ا ر ض
Yeryüzü, yer, arz, toprak, yurt
جَعَلَ
Fiil-I
ج ع ل
Kıldı, yaptı, verdi, var etti, yarattı, uğrattı
اَهْل
İsim
ا ه ل
Ehl, halk, aile, sahip
شِيعَة
İsim
ش ي ع
Fırka, grup, topluluk, zümre, kabile. Çoğulu: اَشْيَاعُ
اِسْتَضْعَفَ
Fiil-X
ض ع ف
Zayıf görüldü, güçsüz bırakıldı, zayıf düşürüldü
طَٓائِفَة
İsim
ط و ف
Grup, bölük, kısım, taife, topluluk, zümre
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
ذَبَّحَ
Fiil-II
ذ ب ح
Çok kesti, boğazladı
اِبْن
İsim
ب ن ي
Oğlu, (Çoğulu اَبْنَٓاءَ: oğulları, çocukları)
اِسْتَحْيَى
Fiil-X
ح ي ي
Çekindi, hayatta bıraktı, hayâ etti
نِسَٓاء
İsim
ن س و
Kadınlar
اِنّ
Edat
اِنّ
Şüphesiz, kesinlikle, muhakkak, elbette, gerçekten, zira, çünkü, doğrusu, daima. Cümledeki bilgiyi pekiştirmek için kullanılır.
كَانَ
Fiil-I
ك و ن
İdi, oldu
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
مُفْسِد
Etken fiil-IV
ف س د
Bozguncu, fesad çıkaran, fesatçı