close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Kasas Sûresi 20. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Vecâe raculun min aksâ-lmedîneti yes’â kâle yâ mûsâ inne-lmelee ye/temirûne bike liyaktulûke faḣruc innî leke mine-nnâsihîn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Ve şehrin öte yanından koşa koşa birisi geldi de ey Musa dedi, ileri gelenler, seni öldürmek için birbirleriyle görüşüp danışmadalar, hemen çık git, şüphe etme ki ben sana öğüt verenlerdenim.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
(Bunun üzerine) Şehrin öbür yakasından bir adam koşarak gelip: "Ey Musa, (Firavun’un sarayında) önde gelen (idareciler dünkü cinayet hadisesinin sorumlusu olarak) seni öldürmek konusunda, kendi aralarında görüşüp karar vermekteler… Durma artık buradan çık git, ben sana iyi niyetle öğüt verenlerdenim" diye (uyarmıştı).
[Not: Belki de bu zat, Firavun’un derin devletine sızmış olan Hz. Hızır’dı.]  
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Tam o sırada, şehrin öteki ucundan bir adam koşarak geldi ve “Ey Musa!” dedi. “Ülkenin ileri gelenleri, seni öldürmek üzere hakkında görüşme yapıyorlar; hemen buradan çık git, ben senin iyiliğini isteyen kimselerdenim!”
Ahmet Tekin
swap_vert close
Şehrin öbür ucundan, Firavun'un sarayından (mü'min) bir adam koşarak geldi. “Ey Mûsâ, devlet büyükleri, seni öldürmelerine ferman çıkarıyorlar, çık git. İnan ki, ben samimiyetle senin tarafında olanlardanım” dedi.
Ahmet Varol
swap_vert close
Şehrin öbür ucundan bir adam koşarak gelip dedi ki: "Ey Musa! İleri gelenler seni öldürmek için senin hakkında aralarında görüşüyorlar. Hemen çık. Gerçekten ben sana öğüt verenlerdenim."
Ali Bulaç
swap_vert close
Şehrin öbür yakasından bir adam koşarak gelip dedi ki: 'Ey Musa, önde gelenler, seni öldürmek konusunda aralarında görüşmektedirler, artık çık git; gerçekten ben sana öğüt verenlerdenim.'
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Şehrin öte başından koşarak bir adam geldi. Şöyle dedi: “- Ey Mûsa, şehrin ileri gelenleri seni öldürmek için hakkında müzakere yapıyorlar. Hemen çık git, muhakkak ki ben senin iyiliğini istiyenlerdenim.”
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Ve şehrin uzak bir mahallesinden bir adam koşarak geldi. “Ey Musa! Meclis seni öldürmek için görüşüyor. Sen hemen çık. Şüphesiz ben senin iyiliğini istiyorum.” dedi.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Şehrin en ileri gelenlerinden biri koşarak geldi ve “Ey Mûsâ! İleri gelenler, seni öldürmek için aralarında görüşüyorlar. Hemen uzaklaş! Doğrusu ben sana öğüt verenlerdenim” dedi.
Besim Atalay
swap_vert close
Kentin öbür ucundan, biri koşarak gelip, Musa'ya dedi ki: «Seni kodamanlar öldürmek istiyorlar, hemen burdan çıkasın, seni öğütlüyorum»
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
(O sırada) Şehrin en ileri gelenlerinden biri koşarak geldi: “Ey Musa! İleri gelenler seni öldürmek için aralarında senin durumunu görüşüyorlar. Şehirden hemen çık! Şüphesiz ben senin iyiliğini isteyenlerdenim!” dedi.
Cemil Said
swap_vert close
Şehrin öbür ucundan koşarak gelen bir âdem Mûsâ’ya "Yâ Mûsâ eşrâf seni katl itdirmek içün müzâkere idiyorlar sana dostâne söylüyorum şehirden kaç git" didi.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Şehrin öbür ucundan koşarak bir adam geldi: "Ey Musa! İleri gelenler, seni öldürmek için aralarında görüşüyorlar. Hemen uzaklaş. Doğrusu ben sana öğüt veriyorum" dedi.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Şehrin öbür ucundan koşarak bir adam geldi. “Ey Mûsâ! İleri gelenler seni öldürmek için aralarında senin durumunu görüşüyorlar. Şehirden hemen çık. Şüphesiz ben sana öğüt verenlerdenim” dedi.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Şehrin öbür ucundan bir adam koşarak geldi ve dedi ki: “Ey Mûsâ! İleri gelenler seni öldürmek için hakkında görüşme yapıyorlar; derhal çıkıp git! İnan ki ben senin iyiliğini isteyenlerdenim.”
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Şehrin öbür ucundan bir adam koşarak geldi: Ey Musa! İleri gelenler seni öldürmek için hakkında müzakere ediyorlar. Derhal (buradan) çık! İnan ki ben senin iyiliğini isteyenlerdenim, dedi.
Edip Yüksel
swap_vert close
Şehrin öte yanından koşa koşa gelen bir adam, "Musa, ileri gelenler seni öldürmek için aralarında görüşüyorlar. Çabuk burayı terket; ben sana öğüt vermekteyim," dedi.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Şehrin öbür ucundan bir adam geldi ve dedi ki: "Ey Musa! İleri gelenler seni öldürmek için hakkında müzakere ediyorlar. Derhal (buradan) çık! İnan ki ben senin iyiliğini isteyenlerdenim."
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Şehrin öte başından bir adam da koşarak geldi: Musâ dedi: haberin olsun hey'et, seni öldürmek için hakkında emri müzakere ediyorlar, hemen çık! Ben cidden senin hayırhahlarındanım
Emrah Demiryent
swap_vert close
(Bunun üzerine) şehrin öbür ucundan bir adam koşarak gelip, “Ey Mûsâ, (Firavun’un sarayında) önde gelen (idareciler, dünkü ölüm hadisesinin sorumlusu olarak) seni öldürmek hususunda, kendi aralarında görüşüp karar vermekteler. Durma, artık buradan çık git, ben sana iyi niyetle öğüt verenlerdenim” dedi.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Şehrin diğer tarafından bir adam koşarak geldi. “Ey Mûsâ! Meleler¹ senin öldürülmen konusunda görüşme yapıyorlar. Derhal kaybol. Seni iyiliğin için uyarıyorum.” dedi.
1 – İleri gelenler, ruhban/din adamları sınıfı.  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Şehrin öte başından koşarak bir adam geldi. «Musa, dedi, (şehrin) öne gelenler (i) seni öldürmek için (toplandılar), hakkında müzâkere ediyorlar. Hemen (buradan) çık (git). Şübhesiz ki ben senin hayırhaahlarındanım».
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Sonunda (bu haberin yayılması üzerine) şehrin öbür ucundan bir adam koşarak geldi (ve:) “Ey Mûsâ! Doğrusu (şehrin) ileri gelenler(i) seni öldürmek için hakkında müzâkere ediyorlar; hemen (bu şehirden) çık; gerçekten ben sana nasîhat edenlerdenim” dedi.
İhsan Aktaş
swap_vert close
Ve (bu haberin yayılması üzerine) şehrin öbür ucundan bir adam koşarak geldi: ‘’Ey Musa! Doğrusu (şehrin) ileri gelenler(i) seni öldürmek için hakkında müzâkere ediyorlar; hemen (bu şehirden) çık; gerçekten ben sana nasihat edenlerdenim’’ dedi.
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Şehrin uzak bir köşesinden koşarak gelen bir adam “Ey Musa! Seni öldürmek için görevliler, seni yakalama emri aldılar. Bu şehirden çık. Ben sana bunu tavsiye ediyorum” dedi.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Kentin ırağından bir kimse seğirtip geldi de dedi: "Ey musa! İleri gelenler seni öldürmek için aralarında görüşüyorlar.haydi, çık git buradan. Çünkü ben senin iyiliğini istiyorum."
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Şehrin kenarından [⁸] bir adam koşarak geldi [⁹], «— Musa! İleri gelenler seni öldürmek için hakkında müşavere ediyorlar, hemen buradan çık git. Ben hakkında hayırhah olanlardanım» dedi.
[8] Firavun'un barigâhı, divanhanesi oradaydı.[9] Veya şehir kenarında duran bir adam geldi.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
Şehrin öbür ucundan bir adam koşarak geldi ve “Ey Musa! Muhakkak ki ileri gelenler seni öldürmek için aralarında görüşüyorlar. Şehirden hemen çık. Muhakkak ki ben sana öğüt verenlerdenim” dedi.
Kadri Çelik
swap_vert close
Şehrin öte başından bir adam koşarak gelip dedi ki: “Ey Musa! Önde gelenler, seni öldürmek konusunda aralarında görüşmektedirler. Artık sen çık git; gerçekten ben senin iyiliğini dileyenlerdenim.”
Mahmut Kısa
swap_vert close
Bir süre sonra, şehrin ta öteki ucundan bir adam koşarak yanına geldi ve nefes nefese, “Ey Mûsâ!” dedi, “Ülkenin ileri gelenleri bir mahkeme kurmuş, seni öldürmek üzere aralarında görüşüyorlar! Çabukburayı terk et! Güven bana, çünkü ben, gerçekten senin iyiliğini isteyen biriyim.” Bu adam, Firavun hanedanından olduğu hâlde, onun zulmünü onaylamayan birisi idi.
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Bir adam Şehr’in öte ucundan koşarak geldi: “Ey Musa! İleri Gelenler, seni öldürmek için sana gizlice düzen kuruyorlar. Hemen çık git! Ben, senin için İyilik İsteyenler’denim” dedi.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Derken şehrin öbür ucundan soluk soluğa gelen bir adam: " Musa! Halk seni öldürmek için hazırlıklar yapıyor, hemen kaç buradan. Vallahi benden söylemesi. "
Mehmet Çoban
swap_vert close
Şehrin öbür ucundan bir adam koşarak geldi. "Ey Musa! İleri gelenler seni öldürmek için aralarında konuşuyorlar. Sen buradan çık git! Ben senin iyiliğin için konuşanlardanım!" dedi.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Şehrin ileri gelenlerinden [*] bir adam koşarak gelmiş ve “Ey Musa! Şüphesiz ki yöneticiler (toplantı hâlinde) seni öldürmek için hakkında karar veriyorlar. Hemen (buradan) çık! Şüphesiz ki ben senin için samimi davrananlardanım!” demişti.
Benzer bir ifade Yâsîn 36:20’de de geçmektedir. Her iki ayette de amaç, şehrin “öte ucundan gelen biri” değil de “ileri gelenlerinden birisi” olarak yorumlanmalıdır. Çünkü sanıldığı gibi şehrin öte ucundan gelen birisi şehrin yöneticilerinin özel bir gündemle gizli bir toplantı yapması ve orada Hz. Musa’yı öldürme kararının alınmakta olduğunu bilmesi mümkün değildi.  
Mehmet Türk
swap_vert close
Şehrin en ileri gelenlerinden¹ bir adam koşarak geldi ve: “Ey Mûsa! (Firavun’un) ileri gelenleri, seni öldürmek için aralarında görüşüyorlar. Derhal (buradan) uzaklaş. Doğrusu ben, senin iyiliğini isteyenlerdenim.” dedi.
1 Bu bölüm: “Şehrin öteki ucundan bir adam” diye de tercüme edilebilir. Bk. (Yâsin: 20)  
Muhammed Esed
swap_vert close
Tam o sırada şehrin öteki ucundan bir adam koşarak geldi ve “Ey Musa!” dedi, “[Ülkenin] ileri gelenleri seni öldürmek üzere hakkında görüşüyorlar; hemen çık git; şüphesiz ben senin iyiliğini isteyen kimselerdenim!”
Mustafa Çavdar
swap_vert close
O esnada şehrin öte yakasından bir adam koşarak geldi: – Ey Musa! Ülkenin ileri gelenleri bir araya gelmiş seni öldürmek için görüşme yapıyorlar, en iyisi sen burayı terk et! Emin ol ki ben senin iyiliğini istiyorum, dedi. 40/28
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
İşte bu sırada kentin öteki ucundan bir adam[³³⁸⁷] koşarak geldi ve “Ey Musa!” dedi, “Soylular seni öldürmek için hakkında görüşme yapıyorlar; derhal (burayı) terk et! Ve şunu da unutma ki, ben senin için samimi duygular besleyen biriyim.”[³³⁸⁸]
[3387] Veya: “kentin ileri (gelenlerinden) bir adam”. Özel olduğu için kulağı kesilerek bel konulmuş deveye kasvâ denir (Mekayis). Bu, takdir gerektirdiği için uzak bir mânadır. [3388] Vahyin kıssalar üzerinden Allah Rasûlü’nü nüzul ortamında olup bitenler hakkında bilgilendirdiğinin çarpıcı bir örneği. Âyet Rasulullah’a karşı suikast hazırlığı yapan müşriklerin bu durumunu haber verme amacı taşır.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
(Nitekim) Şehrin öbür ucundan bir adam koşarak geldi ve "Ey Musa ileri gelenler toplandılar senin öldürülmene karar vermek için görüşüyorlar, derhal buradan çık git. Ben gerçekten senin iyiliğini isteyenlerdenim" diye onu uyardı.
Osman Fırat
swap_vert close
Şehrin öbür ucundan bir adam koşarak geldi. "Ey Mûsâ, dedi, ileri gelenler seni öldürmek için aralarında konuşuyorlar. Sen çık (git), ben sana öğüt verenlerdenim. "
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Şehrin uzak tarafından bir şahıs koşarak geldi, dedi ki: «Ya Mûsa! İleri gelenler seni öldürmek için senin hakkında müşaverede bulunuyorlar, hemen çık (git). Şüphe yok ki, ben senin için hayırhâh olanlardanım.»
Suat Yıldırım
swap_vert close
Derken, şehrin öte başından bir adam koşarak geldi ve dedi ki: “Ne yapıyorsun Mûsa? Yetkililer idam istemi ile senin hakkında karar vermek üzere toplantı halindeler. Beni dinlersen derhal şehri terk et! Ben, hakikaten senin iyiliğini isteyen biriyim! ”
Süleyman Ateş
swap_vert close
Şehrin öbür ucundan bir adam koşarak geldi. "Ey Musa, dedi, ileri gelenler seni öldürmek için aralarında konuşuyorlar. Sen çık (git), ben sana öğüt verenlerdenim."
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Şehrin uzak tarafından bir adam koşarak gelüb: "Yâ Mûsâ! Bir takım adamlar seni öldürmek içün aralarında karâr viriyorlar. Hemân şehirden çıkub git. Ben sana nasîhat idenlerdenim" didi.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Şehrin en uzak yerinden bir adam koşarak geldi ve “Musa! Üst düzeydekiler aralarında seni öldürmeyi tartışıyorlar, hemen çek git; ben senin iyiliğini isteyen biriyim.”
Şaban Piriş
swap_vert close
Şehrin öteki ucundan bir adam koşarak geldi: -Ey Musa, dedi. İleri gelenler seni öldürmek için görüşme yapıyorlar. Hemen çık git! Ben, senin iyiliğini isteyenlerdenim.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Derken şehrin uzak tarafından koşarak bir adam geldi. “Musa, yöneticiler seni öldürmek için istişare ediyorlar,” dedi. “Hemen buradan çık, git. Doğrusu ben senin iyiliğini isteyenlerdenim.”
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Şehrin öbür ucundan bir adam koşarak geldi. Dedi: "Ey Mûsa, kentin ileri gelenleri seni öldürmeyi planlıyorlar. Çık buradan! Ben sana öğüt verenlerdenim."
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
daħı geldi bir er şaruñ ıraġıraġından iver eyitti “iy mūsā ! bayıķ cema'at kim göze görinür ŧanışurlar senüñ sebebüñden tā depeleyeler seni. pes çıķ bayıķ ben saña ögütleyicilerdenven!”
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Daḫı bir kişi geldi Mūsāya çapup şehr āḫirinden. Eyitdi Mūsāya ki: YaMūsā, Fir‘avn ḳavmi danışurlar seni öldürmege. Pes çıḳ git, ben saña ögütviricilerden‐men, didi.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
(Yəhudinin bu sözündən sonra dünən öldürülən qibtinin qatilinin Musa olduğu bütün Misir xalqına bəlli oldu. Bu xəbər Fir’ona çatdıqda o, Musadan qisas almaq istədi). Şəhərin kənarından (Fir’onun şəhərin ucqarında yerləşən sarayından) bir nəfər çaparaq gəlib dedi: “Ya Musa! Ə’yan-əşraf səni öldürmək barəsində məsləhət-məşvərət edirlər. Elə bu saat (şəhərdən) çıx get. Mən, həqiqətən, sənin xeyirxahlarındanam!”
M. Pickthall (English)
swap_vert close
And a man came from the uttermost part of the city, running. He said: O Moses! Lo! the chiefs take counsel against thee to slay thee; therefor escape. Lo! I am of those who give thee good advice.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
And there came a man, running, from the furthest end(3347) of the City. He said: "O Moses! the Chiefs are taking counsel together about thee, to slay thee: so get thee away, for I do give thee sincere advice."
3347 Apparently rumours had reached the Palace, a Council had been held, and the death of Moses had been decreed!  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
وَجَٓاءَ
ve geldi
رَجُلٌ
bir adam
مِنْ اَقْصَا
en uzak tarafından
الْمَد۪ينَةِ
şehrin
يَسْعٰىۘ
koşarak
قَالَ
dedi
يَا
ey
مُوسٰٓى
Mûsâ
اِنَّ
doğ-rusu
الْمَلَاَ
ileri ge-lenler
يَاْتَمِرُونَ
müzakere ediyorlar
بِكَ
seninle ilgili
لِيَقْتُلُوكَ
seni öldür-meleri için
فَاخْرُجْ
hemen çık
اِنّ۪ي
gerçek-ten ben
لَكَ
sana
مِنَ النَّاصِح۪ينَ
nasihat edenlerden(im)
(Bu olayların duyulmasından sonra) Şehrin öbür ucundan bir adam koşarak geldi ve "ey Mûsâ! Doğrusu (şehrin) ileri gelenler(i) seni öldürmek için hakkında müzakere ediyorlar. Derhal (buradan) çık! Gerçekten ben sana nasihat edenlerdenim" dedi.
جَاءَ
Fiil-I
ج ي ا
Geldi, ortaya çıktı, meydana geldi
رَجُل
İsim
ر ج ل
Erkek, adam
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
اَقْصَا
İsim
ق ص و
En uzak, (Mescid-i) Aksâ
مَدِينَة
İsim
م د ن
Şehir, Medine
سَعٰى
Fiil-I
س ع ي
Çalıştı, koştu, uğraştı, çabasını gösterdi
قَالَ
Fiil-I
ق و ل
Dedi, buyurdu, söyledi
يَا
Nida edatı
يَا
Ey!
مُوسٰى
Özel isim
مُوسٰى
Hz. Musa (a.s.)
اِنّ
Edat
اِنّ
Şüphesiz, kesinlikle, muhakkak, elbette, gerçekten, zira, çünkü, doğrusu, daima. Cümledeki bilgiyi pekiştirmek için kullanılır.
مَلَاٌ
İsim
م ل ا
İleri gelenler
اِئْتَمَرَ
Fiil-VIII
ا م ر
Müzakere etti, anlaştı
بِكَ
Zamir
بِكَ
Senin yüzünden, senden dolayı
قَتَلَ
Fiil-I
ق ت ل
Öldürdü, kahrolsun, kahrolası
خَرَجَ
Fiil-I
خ ر ج
Çıktı
اِنّ
Edat
اِنّ
Şüphesiz, kesinlikle, muhakkak, elbette, gerçekten, zira, çünkü, doğrusu, daima. Cümledeki bilgiyi pekiştirmek için kullanılır.
لَكَ
Zamir
لَكَ
Sana, senin
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
نَاصِح
Etken fiil
ن ص ح
Nasihat eden