close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Kasas Sûresi 19. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Felemmâ en erâde en yebtişe billeżî huve ‘aduvvun lehumâ kâle yâ mûsâ eturîdu en taktulenî kemâ katelte nefsen bil-ems(i)(s) in turîdu illâ en tekûne cebbâran fî-l-ardi vemâ turîdu en tekûne mine-lmuslihîn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Kendilerine düşman olanı tutmak isteyince öbürü, Musa'yı kendi aleyhinde sanıp ey Musa dedi, dün birini öldürdüğün gibi beni de öldürmek istiyorsun galiba; sen, yeryüzünde mutlaka bir cebbar olmak istiyor, ara buluculardan olmayı hiç dilemiyorsun.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Sonunda ikisinin de düşmanı olan (şahsı) yakalamak isterken (adam ona) dedi ki: "Ey Musa dün birini öldürdüğün gibi, bugün de beni mi öldürmek istiyorsun? (Anlaşılan) Sen yeryüzünde yalnızca bir zorba olmak istiyorsun, ıslah edicilerden (barıştırıcı ve yatıştırıcı) olmak istemiyorsun" (diye ortalığı ayağa kaldırmaya çalışmıştı).
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Bununla birlikte yine de, ikisinin de ortak düşmanı durumundaki kişiyi, tam yakalamak üzereyken, bu sonraki: “Ey Musa!” dedi. “Dün öldürdüğün adam gibi, beni de mi öldürmek istiyorsun? Galiba sen, ülkenin başına zorba olmak istiyorsun da, arabuluculardan olmak istemiyorsun.”
Ahmet Tekin
swap_vert close
Mûsâ, ikisine de düşman olan adamı sarsarak yakalamak isteyince, adam: “- Ey Mûsâ, dün birini öldürdüğün gibi, beni de mi öldürmek istiyorsun? İlle de, bu ülkede gücüne karşı konulmayan bir zorba olmayı mı arzuluyorsun? Arabulucu olmayı, ortalığı yatıştırmayı, barıştırmayı istemiyor musun?” dedi.
Ahmet Varol
swap_vert close
Sonuçta ikisine de düşman olan kişiyi yakalamak isteyince adam: "Ey Musa! Dün bir canı öldürdüğün gibi beni de öldürmek mi istiyorsun? Doğrusu sen yeryüzünde ancak bir zorba olmak istiyorsun; düzeltenlerden olmak istemiyorsun" dedi.
Ali Bulaç
swap_vert close
Sonunda ikisinin de düşmanı olan (adam)ı yakalamak isterken (adam ona) dedi ki: 'Ey Musa dün birini öldürdüğün gibi, bugün de beni mi öldürmek istiyorsun? Sen yeryüzünde yalnızca bir zorba olmak istiyorsun, ıslah edicilerden olmak istemiyorsun.'
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Vakta ki Mûsa, hem kendisine, hem de kendisinden yardım istiyene düşman olanı (bu ikinci Kıptî'yi) yakalamak istedi, (yardım istiyen adam, daha önce kendisine Mûsa tarafından azgın diye hitab edildiğinden, Mûsa kendisini yakalayacak zannederek) şöyle dedi: “- Ey Mûsa! Dün bir adamı öldürdüğün gibi, beni de öldürmek mi istiyorsun. Ara buluculardan olmayı arzu etmiyorsun da yeryüzünde bir zorba mı olmak istiyorsun?”
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Ne zaman ki Musa, ikisine de düşman olan o adamı şiddetle yakalamak istedi. Adam: “Ey Musa! Dün bir can aldığın gibi, benim canımı da mı almak istiyorsun? Sen ancak memlekette bir diktatör olmak istiyorsun, barıştıranlardan olmak istemiyorsun.” dedi.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Mûsâ, ikisinin de düşmanı olan kimseyi yakalamak isteyince, o kişi, “Ey Mûsâ! Dün bir cana kıydığın gibi beni de mi öldürmek istiyorsun? Sen arabuluculardan olmayı istemiyorsun, ancak yeryüzünde bir zorba olmak istiyorsun” dedi.
Besim Atalay
swap_vert close
Musa, her ikisi için de, düşman olanı kavramak isteyince, o dedi ki: «Dünkü gün birini öldürdüğün üzere, şimdi de beni mi öldürmek istiyorsun? Sen ancak, buralarda zorba olmak dilersin, uzlaştıran kimselerden olmak istemiyorsun !»
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
(Musa, kavga edenleri ayırmak için) ikisinin de düşmanı olan adamı yakalamak isteyince adam: “Ey Musa! Dün birini öldürdüğün gibi, beni de öldürmek mi istiyorsun. (Demek) sen ancak yeryüzünde bir zorba olmak istiyorsun, arabuluculardan olmak istemiyorsun!” dedi.
Buradan anlaşılıyor ki Musa’nın Firavun’un sarayında büyümesi pek bir işe yaramamış. Saraya bebek yaşta girmiş olsa da zaten köleleştirilmiş bir toplumdan geliyordu, o halde iyi bir terbiye alması için bir başka yerde eğitimden geçmesi gerekiyordu. İşte bunun için Firavun’un etki ve hakimiyet alanı dışında kalan Medyen’e gidiyor ve orada Hz. Şuayb’ın yanında uzun zaman kalıyor.  
Cemil Said
swap_vert close
Müşterek düşmanı kuvvetle def’ itmek istediği vakit o âdem didi ki: "Dün öldürdüğün âdem gibi beni de mi öldüreceksin? Sen bu memleketde cabbar mı kesileceksin? Göriliyor ki sen muslih bir âdem olmak istemiyorsın?"
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Musa, ikisinin de düşmanı olan kimseyi yakalamak isteyince: "Ey Musa! Dün bir cana kıydığın gibi bana da mı kıymak istiyorsun? Sen ıslah edenlerden olmak değil, ancak yeryüzünde bir zorba olmak istiyorsun" dedi.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Mûsâ, ikisinin de düşmanı olan adamı yakalamak isteyince adam, “Ey Mûsâ! Dün birini öldürdüğün gibi, beni de öldürmek mi istiyorsun. Sen ancak yeryüzünde bir zorba olmak istiyorsun, arabuluculardan olmak istemiyorsun” dedi.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Mûsâ, ikisinin de düşmanı olan adamı yakalamak isteyince adam şöyle dedi: “Ey Mûsâ! Dün birini öldürdüğün gibi, şimdi de beni mi öldürmek istiyorsun? Demek ki sen insanların arasını düzelten değil de bu ülkede zorba biri olmak istiyorsun!” dedi.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Musa, ikisinin de düşmanı olan adamı yakalamak isteyince, o adam dedi ki: Ey Musa! Dün bir cana kıydığın gibi, bana da mı kıymak istiyorsun? Demek, düzelticilerden olmak istemiyor da, bu yerde ille yaman bir zorba olmayı arzuluyorsun sen!
Edip Yüksel
swap_vert close
Ortak düşmanlarını yakalamak isteyince, "Musa, dün birisini öldürdüğün gibi bu gün de beni mi öldürmek isitiyorsun? Sen, yeryüzünde erdemli biri olmak istemiyorsun; bir zorba olmak istiyorsun," dedi.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Musa, ikisinin de düşmanı olan adamı yakalamak isteyince, o adam dedi ki: "Ey Musa! Dün bir cana kıydığın gibi, bana da mı kıymak istiyorsun? Demek arabuluculardan olmak istemiyor da, bu yerde ille yaman bir zorba olmayı arzuluyorsun sen!"
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Deyip de o ikisinin bir düşmanı olan herifi yakalayıvermek isteyince: ya Musâ dedi: dün bir adamı öldürdüğün gibi benî de öldürmek mi istiyorsun, ara düzelticilerden olmak istemeyip de yer yüzünde bir zorba mı olmak istiyorsun
Emrah Demiryent
swap_vert close
(Buna rağmen yine de kavga edenleri ayırmak maksadı ile Mûsâ) ikisinin de düşmanı (Kıptîlerden) olan kişiyi tutmak isterken, (o yardım isteyen) adam (dünkü olaydan ötürü, Mûsâ’nın kendisine kızgın olduğunu ve bu yüzden kendisini yakalayarak zarar vereceğini zannederek,) “Ey Mûsâ! Dünkü adamı öldürdüğün gibi, (şimdi) de beni mi öldürmek istiyorsun? Herhâlde sen haksızlıkları düzeltmek değil, bu memlekette tam bir zorba olmak istiyorsun!” dedi.
Erhan Aktaş
swap_vert close
İkisinin de düşmanı olan adamı yakalamak istediğinde: “Ey Mûsâ! Dün öldürdüğün kimse gibi beni de mi öldürmek istiyorsun? Sen yalnızca yeryüzünde bir zorba olmak istiyorsun, arayı düzelticilerden olmak istemiyorsun.” dedi.
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Derken (Musa) ikisinin de düşmanı olan birini yakalamak isteyince (onun bu hareketinin kendisine müteveccih olduğunu sanan istimdadcı) dedi ki: «Musa, dün bir canı öldürdüğün gibi (şimdi) beni de mi öldürmek istiyorsun?! Ara buluculardan olmayı arzu etmiyorsun da bu yerde ille yaman bir zorba olmak istiyorsun sen»!
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Bunun üzerine (Mûsâ,) ikisinin de düşmanı olan o kimseyi yakalamak isteyince,(Mûsâ'nın İsrâiloğullarından olan adamı azarlamasından hâdisenin iç yüzünü anlayan kıbtî korkarak) dedi ki: “Ey Mûsâ! Dün bir adamı öldürdüğün gibi (şimdi de) beni mi öldürmek istiyorsun? Demek (sen), bu memlekette ancak bir zorba olmak istiyorsun da,(arayı) düzelticilerden olmak istemiyorsun!”(2)
(2)Âyette geçen, İsrâiloğullarından olan adamla Hz. Mûsâ (as) arasındaki konuşmayı kıbtî duyunca, dünkü kātilin Hz. Mûsâ (as) olduğunu anladı ve hemen giderek Fir‘avun’a haber verdi. Bunun üzerine Hz. Mûsâ (as)’ın yakalanıp öldürülmesi için Fir‘avun’dan emir alan adamları onu ta‘kībe başladılar. (Celâleyn Şerhi, c. 6, 18)  
İhsan Aktaş
swap_vert close
Ne zaman ki (Musa,) ikisine de düşman olan o adamı (kavgadan uzak tutmak amacıyla) def etmeye yeltenince, (kendisini azarlamasından dolayı onun kendi üzerine yürüyeceğini zanneden İsrailî) “Ey Musa! Dün birini öldürdüğün gibi, beni de öldürmek mi istiyorsun. Demek (sen), arabuluculardan olmayı değil, bu arzda (ülkemizde) bir güç sahibi olmak istiyorsun’’ dedi.*
(*) Kıptî’nin kim tarafından öldürüldüğü henüz duyulmamıştı. Hz. Musa ise onun ölümüne sebep olduğu için başına gelebilecek kötülükleri düşünerek geceyi korku içinde geçirdi. Ertesi gün etrafı gözetleyerek şehirde dolaşırken bir gün önce başını derde sokan İsrâilli’nin yine bir Kıptî ile kavga ettiğini gördü. İsrâilli, Musa’dan yine yardım istedi. Musa dün başını belaya sokmuş olan İsrâilli’yi, “Doğrusu sen azgının birisin” diyerek azarladı. Bununla birlikte her ikisinin de düşmanı sayılan Kıptî’yı kavgadan uzaklaştırmak amacıyla def etmeye yeltenince, kendisini azarlamasından dolayı onun kendi üzerine yürüyeceğini zanneden İsrâilli azarlanmış olmanın da etkisiyle kendisine vuracağını sanarak,“Ey Musa! Dün birini öldürdüğün gibi şimdi de beni mi öldüreceksin?” dedi. Konuşmanın akışına bakarak bu sözün Kıptî’ye ait olduğunu söyleyenler de vardır. Bunlara göre Kıptî olayın fâilini daha önce İsrâilli’den öğrenmişti (bk. Şevkânî, IV, 159). Not: Bütün bu olaylar Hz. Musa peygamber olmadan önce idi. Ayrıca Hz. Musa’ya bu sözü söyleyenin İsrailli olduğuna dair aşağıdaki tefsir metinlerine bkz: قال يا موسى أتريد أن تقتلني كما قتلت نفسا بالأمس قاله الإسرائيلي الذي يستصرخه على ما روي عن ابن عباس وأكثر المفسرين وكأنه توهم إرادة البطش به دون القبطي من تسمية موسى عليه السلام إياه غويا ( تفسير الألوسي – تفسير البغوي- نظم الدرر في تناسب الآيات والسور  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Kavga eden iki kişiden, düşmanı olduğu adamı tutup yakalamak istediği zaman, adam “Ey Musa! Dün bir kişiyi öldürdüğün gibi, beni de öldürmek mi istiyorsun? Eğer bunu yapmayı istersen, sen yeryüzün de ancak zorbalardan birisi olursun. O zaman doğru ve yararlı işler yapmayı isteyen birisi olamazsın” dedi.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Bunun üzerine Musa ikisinin de düşmanı olan o kimseyi yakalamak isteyince o kimse dedi: "Musa dün birini öldürdün, bugün de beni mi öldürmek istiyosun? Senin bir tek isteğin var: bu ülkede zorba kesilmek, yoksa ara bulmak değil."
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Vaktaki Musa her ikisine düşman olan Kıpti/yi kavrayıp tutmak istedi. O feryat eden Sıpti [⁷] ise kendini öldürecek zannıyla «— Musa! Dün bir adamı öldürdüğün gibi beni de mi öldüreceksin? Sen Mısır toprağında ancak zorba kesilmek istiyorsun. Yoksa muslih ve hayırhah olmak istemiyorsun.
[7] Veya kipti.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
Musa, ikisinin de düşmanı olan adamı yakalamak isteyince, o yardım isteyen, “Ey Musa! Dün birini öldürdüğün gibi şimdi de beni mi öldürmek istiyorsun? Sen, ıslah edicilerden olmak yerine yeryüzünde/ülkede ancak bir zorba olmak istiyorsun” dedi.
Kadri Çelik
swap_vert close
Sonunda ikisinin de düşmanı olanı yakalamak isterken (adam ona) dedi ki: “Ey Musa! Dün birini öldürdüğün gibi, bugün de beni mi öldürmek istiyorsun? Sen yeryüzünde yalnızca bir zorba olmak istiyorsun, ıslah edicilerden olmak istemiyorsun.”
Mahmut Kısa
swap_vert close
Yine de, kavga edenleri ayırmak için düşmanları olan adamı tutmaya yeltenince, adam “Ey Mûsâ!” dedi, “Dün suçsuz bir kişiyi öldürdüğün gibi, şimdi de beni mi öldürmek istiyorsun? Demek ki, senin niyetin insanlar arasında hakkın egemenliğini sağlamak filan değil; senin tek amacın, yeryüzünde zâlimce kan döken bir zorba olmak!”
Mahmut Özdemir
swap_vert close
İkisinin de düşmanı olan o kimseyi yakalamak isteyince: “Ey Musa! Dün birisini öldürdüğün gibi beni öldürmek istiyorsun, öyle mi? Yeryüzü’nde ancak zorba olmak istiyorsun. İslah Ediciler’den / Arabulucular’dan olmayı istemiyorsun!” dedi.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Ortak düşmanları olan Mısırlıya vurmak isteyince, Mısırlı: " Musa! Diye bağırdı. Dün bir adamı öldürdün, bu gün de bana mı kıyacaksın? Anlaşıldı, senin niyetin bu dünyada kabadayı olmak, yenilikçi falan olduğunun aslı yok. "
Mehmet Çoban
swap_vert close
Musa ikisinin de düşmanı olan adamı yakalamak isteyince adam dedi ki: “Ey Musa! Dün bir cana kıydığın gibi bana da mı kıymak istiyorsun? Demek arayı düzeltenlerden değil zorbalık yapanlardan olmak istiyorsun!”
Mehmet Okuyan
swap_vert close
(Musa), her ikisinin de düşmanı olan (adam)ı yakalamak isteyince, (adam) ona şöyle demişti: “Ey Musa! Dün bir canı öldürdüğün gibi, şimdi de beni mi öldürmek istiyorsun? Sen yeryüzünde sadece zorbalık istiyorsun; ıslah edicilerden olmak istemiyorsun.”
Mehmet Türk
swap_vert close
Mûsa ikisinin de düşmanı olan (Firavun taraftarı olan) adamı yakalamak isteyince, o adam: “Ey Mûsa! Dünkü adamı öldürdüğün gibi, (şimdi) de beni mi öldürmek istiyorsun? Herhalde sen haksızlıkları düzeltmek değil, bu memlekette tam bir zorba olmak istiyorsun!” dedi.
Muhammed Esed
swap_vert close
Bununla birlikte, yine de ikisinin de [ortak] düşmanı durumundaki kişiyi ¹⁹ tam yakalamak üzereyken, bu sonraki: “Ey Musa!” dedi, “Dün öldürdüğün adam gibi beni de öldürmek mi istiyorsun? Senin tek amacın, haksızlıkları düzelten biri olmak değil, ülkenin başına zorba kesilmek!”
19 Böylece, kavgaya karışan Mısırlı’dan “ikisinin [ortak] düşmanı” olarak söz ediliyor olması göstermektedir ki, İsrailli kişiye karşı duyduğu kavmî yakınlık Hz. Musa üzerinde bir kere daha etkili olmuştur.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Musa, düşmana karşı halkından olana yardım etmek isteyince o adam: Ey Musa, dün birisini öldürdüğün gibi, şimdi de beni mi öldürmek istiyorsun? Belli ki sen bu ülkede huzur ve sükûnu sağlamak istemiyor aksine sen sadece bir zorba olmak istiyorsun. 4/92
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Fakat bir yandan da her ikisinin ortak düşmanı olan kimseyi yakalamaya girişmişti. O kişi “Ey Musa!” dedi, “Daha dün öldürdüğün adam gibi beni de mi öldürmek istiyorsun? Anlaşılan senin arzun haksızlıkları gideren ve düzeltenlerden biri olmak değil, ülkenin başına zorba kesilmek.”[³³⁸⁶]
[3386] Bu ikinci sınavda doğrunun bilgisine sahip olduğu halde doğru davranışı gerçekleştirecek olgunluğa sahip olmadığı anlaşıldı. Bunun üzerine ciddi bir eğitimden geçmek üzere Medyenli üstada yollanacaktır. Burada ilâhî takdirin akıl sır ermez cilvelerinden biri tecelli etmektedir. Zira bağımsız Hz. Musa biyografilerine göre, Mısır ordusunun başında gönderildiği Habeş seferinden muzaffer bir “prens” olarak dönen Musa, mevcut yöneticiden sonra, Mısır sarayının iktidara en yakın adaylarından biridir. İlk bakışta olumsuz gibi duran olaylar zinciri, o farketmese de, son tahlilde Hz. Musa’ya yepyeni bir yol haritası çizen bir dizi gelişmenin başlangıcını oluşturur.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
İkisinin de düşmanı olan kıptiyi yakalamak istediğinde o: "Ey Musa; dün bir cana kıydığın gibi, beni de mi öldürmek istiyorsun, sen ıslah edenlerden değil de, yeryüzünde bir zorba olmaya mı çalışıyorsun?" dedi. (Böylece onun bir adamı öldürmüş olduğu şehirde duyulmuş oldu.)
Osman Fırat
swap_vert close
Mûsâ, ikisinin de düşmanı olan adamı yakalamak isteyince adam, "Ey Mûsâ! Dün birini öldürdüğün gibi, beni de öldürmek mi istiyorsun. Sen ancak yeryüzünde bir zorba olmak istiyorsun, arabuluculardan olmak istemiyorsun" dedi.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Vaktâ ki, her ikisinin de düşmanı olan kimseyi yakalamak istedi. (O yardım isteyen) Dedi ki: «Mûsa! Beni öldürmek mi istiyorsun? Nasıl ki, dünkü günde bir şahsı öldürmüştün. Sen yerde başka değil, zorba olmak istiyorsun ve sen muslihlerden olmak istemiyorsun.»
Suat Yıldırım
swap_vert close
Bununla beraber Mûsa, hem kendisinin hem de soydaşının hasmı olan adamı tutup onları ayırmak isterken soydaşı (kendisini yakalayacağını sanarak): “Ne o, Mûsa! ” dedi, “dün bir adam öldürdüğün yetmemiş gibi bugün de beni mi öldürmek istiyorsun? Senin tek isteğin ülkede bir zorba olmaktır, asla ıslah etmek, ara bulmak istemiyorsun. ”
Süleyman Ateş
swap_vert close
Nihayet (Musa) ikisinin de (kendisinin ve yardım isteyenin) düşmanı olan adamı yakalamak isteyince o dedi ki: "Ey Musa, dün bir canı öldürdüğün gibi şimdi de beni mi öldürmek istiyorsun? Sen yeryüzünde bir zorba olmak istiyorsun, arabuluculardan olmak istemiyorsun."
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Vaktâ ki Mûsâ kendi ile kendinden yardım isteyenin düşmanı olan şahsı tutmak istedikde merkûm: "Yâ Mûsâ! Dün birini katl iylediğin gibi beni de katl itmek mi istersin? Dimek ki sen arzda ıslâh idenlerden değil cabbârlardan olmağı murâd idersin" didi.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Musa kendisinin ve halkından olan kişinin düşmanını yakalamak isteyince adam dedi ki; “Musa, dün bir kişiyi öldürdüğün gibi beni de öldürmek mi istiyorsun? Senin bu ülkede hedefin sadece zorba biri olmak, yoksa arayı bulmak diye bir niyetin yok.”
Şaban Piriş
swap_vert close
Musa, kendilerinin düşmanı olan kimseyi yakalamak isteyince:-Ey Musa, dün birisini öldürdüğün gibi, beni de öldürmek mi istiyorsun? Sen, ıslah edenlerden olmayı değil, ülkede bir zorba olmayı istiyorsun, dedi.
Ümit Şimşek
swap_vert close
İkisinin de düşmanı olan kişiyi tutmak istediğinde, o “Musa, dedi. “Akşam birini öldürdüğün gibi, şimdi de beni mi öldürmek istiyorsun? Belli ki sen insanların arasını düzeltmeye değil, memlekette bir zorba olup çıkmaya niyetlisin.”
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Mûsa, ikisinin de düşmanı olan adamı yakalamak isteyince o şöyle dedi: "Dün bir adamı öldürdüğün gibi, bugün de beni mi öldürmek istiyorsun? Sen yeryüzünde zorba olmaktan başka bir şey istemiyorsun. Barışseverlerden olmak gibi bir niyetin yok."
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
pes ol vaķt kim diledi kim ķatı duta anı kim ol düşmāndur ikisine eyitti “iy mūsā ! diler misin kim depeleyesin beni nite kim depeledüñ bir nefsidün? dilemezsin illā kim olasın ŧaplayıcı žulm -ıla yirde daħı dilemezsin kim olasın eyü işlülerden.”
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Pes ḳaçan kim Mūsā diledi ki vara ol kişiye ki ikisinüñ düşmanıdur,Mūsāya eyitdi: Yā Mūsā, diler misin ki beni öldüresin. Nite kim bir kişi öl‐dürdüñ düne gün. Sen istemezsin, illā cebbār olmaḳ yir yüzinde. Daḫı dile‐mezsin ki ıṣlāḥ idenlerden olasın, didi.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
(Musa) onların hər ikisinin (həm özünün, həm də onu köməyə səsləyən yəhudinin) düşməni (olan bu ikinci qibtini) yaxalamaq istədikdə (həmin yəhudi Musanın ona hücum etmək istədiyini zənn edərək) dedi: “Ya Musa! Sən dünən birini vurub öldürdüyün kimi, mənidəmi öldürmək istəyirsən? Sən yer üzündə (Misir torpağında) ancaq bir zalım olmaq istəyirsən! Sən xeyirxahlıq (insanları islah) edənlərdən olmaq istəmirsən!”
M. Pickthall (English)
swap_vert close
And when he would have fallen upon the man who was an enemy unto them both, he said: O Moses! Wouldst thou kill me as thou didst kill a person yesterday. Thou wouldst be nothing but a tyrant in the land, thou wouldst not be of the reformers.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
Then, when he decided to lay hold of the man who was(3345) an enemy to both of them, that man said: "O Moses! Is it thy intention to slay me as thou slewest a man yesterday? Thy intention is none other than to become a powerful violent man in the land, and not to be one who sets things right!"(3346)
3345 When Moses considered further that the Egyptian was unjust and that the Egyptian was an enemy to Israel generally (including both Moses and the man assaulted), he was going to intervene again, when he received a double warning, one from the Egyptian who was fighting, and the other from some man (Israelite or Egyptian) who was friendly to him, as explained below. We may suppose that after the first day's fight, there had been a great deal of talk in the bazaars, both among Israelites and Egyptians. Probably the Israelites were elated at finding a champion-perhaps more elated than they should have been, and in a provocative mood, which deserved Moses' rebuke. Probably the Egyptians had discussed who this new champion was, and had already appraised the Palace, to which Moses had not dared to return. 3346 The Egyptian saw the tactical advantage of his position. In effect he said: 'We have found out all about you. You live in the Palace, and yet you come clandestinely and kill our Egyptians. Are you going to do the same with me? You are nothing but a bully! And you talk of setting things right! That is what you should do if you were true to your salt!'  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
فَلَمَّٓا
ve ne zaman ki
اَنْ اَرَادَ
istedi
اَنْ يَبْطِشَ
yakalamak
بِالَّذ۪ي
o kimseyi ki
هُوَ
o
عَدُوٌّ لَهُمَاۙ
ikisinin düşmanıdır
قَالَ
dedi
يَا
ey
مُوسٰٓى
Mûsâ
اَتُر۪يدُ
istiyor musun
اَنْ تَقْتُلَن۪ي
beni öldürmek
كَمَا
o şey gibi ki
قَتَلْتَ
öldürdün
نَفْساً
bir kim- seyi
بِالْاَمْسِۗق
dün
اِنْ تُر۪يدُ
istemiyorsun
اِلَّٓا
an- cak
اَنْ تَكُونَ
olmak
جَبَّاراً
bir zorba
فِي الْاَرْضِ
yeryüzünde
وَمَا تُر۪يدُ
ve istemiyorsun
اَنْ تَكُونَ
olmak
مِنَ الْمُصْلِح۪ينَ
ıslah edicilerden
(Mûsâ, adamın dövüştüğü) İkisinin de düşmanı olan (İsrâîloğulları'ndan o azgın) adamı yakalamak isteyince o adam dedi ki: "Ey Mûsâ! Dün birini öldürdüğün gibi (şimdi de) beni mi öldürmek istiyorsun? Demek ki sen yeryüzünde bir zorba olmak istiyorsun da ıslah edicilerden olmak istemiyorsun!" (Bunun üzerine Mûsâ o adamı bıraktı.)
لَمَّا
Zaman zarfı
لَمَّا
Ne zaman ki, zaman, vakit
اَن
Edat
اَن
Ki, diye, iken, ötürü, -mek, -mak
اَرَادَ
Fiil-IV
ر و د
Murâd etti, istedi, diledi
اَن
Edat
اَن
Ki, diye, iken, ötürü, -mek, -mak
بَطَشَ
Fiil-I
ب ط ش
Sıkıca tuttu, kıskıvrak yakaladı
الَّذ۪ي
İsim
الَّذ۪ي
O kimse ki, o şey ki, o zat ki, o ki
هُوَ
Zamir
هُوَ
O
عَدُوّ
İsim
ع د و
Düşman
لَهُمَا
Zamir
لَهُمَا
(İki erkek için kullanılır) Onlara, onlar için
قَالَ
Fiil-I
ق و ل
Dedi, buyurdu, söyledi
يَا
Nida edatı
يَا
Ey!
مُوسٰى
Özel isim
مُوسٰى
Hz. Musa (a.s.)
اَرَادَ
Fiil-IV
ر و د
Murâd etti, istedi, diledi
اَن
Edat
اَن
Ki, diye, iken, ötürü, -mek, -mak
قَتَلَ
Fiil-I
ق ت ل
Öldürdü, kahrolsun, kahrolası
مَا
Zamir
مَا
Ne, şey, geçmiş zamanın olumsuzluk eki
قَتَلَ
Fiil-I
ق ت ل
Öldürdü, kahrolsun, kahrolası
نَفْس
İsim
ن ف س
Kendi, kendisi, nefis, can
اَمْس
İsim
اَمْس
Dün
اِن
Edat
اِن
Eğer,  -se, -sa
اَرَادَ
Fiil-IV
ر و د
Murâd etti, istedi, diledi
اِلَّا
Edat
اِلَّا
Ancak, sadece, başka, hariç, dışında, yalnız
اَن
Edat
اَن
Ki, diye, iken, ötürü, -mek, -mak
كَانَ
Fiil-I
ك و ن
İdi, oldu
جَبَّار
İsim
ج ب ر
Cebbâr (Allah'ın esması, ismidir. Dilediğini zorla yaptıran demektir), zorba, zorlayıcı
فِى
Bulunma hâl eki
فِى
İçinde, -de, -da
اَرْض
İsim
ا ر ض
Yeryüzü, yer, arz, toprak, yurt
مَا
Zamir
مَا
Ne, şey, geçmiş zamanın olumsuzluk eki
اَرَادَ
Fiil-IV
ر و د
Murâd etti, istedi, diledi
اَن
Edat
اَن
Ki, diye, iken, ötürü, -mek, -mak
كَانَ
Fiil-I
ك و ن
İdi, oldu
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
مُصْلِح
Etken fiil-IV
ص ل ح
Islah edici, ıslah eden