close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Kasas Sûresi 16. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Kâle rabbi innî zalemtu nefsî faġfir lî feġafera leh(u)(c) innehu huve-lġafûru-rrahîm(u)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Rabbim dedi, ben kendime zulmettim, sen yarlıga beni ve mabudu, onu yarlıgadı; şüphe yok ki o, suçları örter, rahimdir.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
(Bunun üzerine Musa:) "Rabbim, gerçekten, ben kendi nefsime zulmettim (istemeyerek ve ölmesini kastetmeyerek, ama hızla ve kontrolsüz heyecanla vurup iteklediğim kişinin ölümüne sebebiyet verdim), artık beni bağışla" demişti. Böylece (Allah) onu bağışlayıvermişti. Şüphesiz O, Bağışlayandır, Esirgeyendir.
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Ve “Ey Rabbim!” diye dua etti. “Ben kendime yazık ettim! Beni bağışla.” Ve Allah da O'nu bağışladı. Çünkü O çok acıyıp esirgeyen gerçek bağışlayıcıdır.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Mûsâ: “Rabbim, bir insan öldürmekle kendime zulmettim, kendime haksızlık ettim. Beni bağışla” dedi. Allah Mûsâ'yı bağışladı, affetti. O çok bağışlayıcı, engin merhamet sahibidir.
Ahmet Varol
swap_vert close
"Rabbim! Ben kendime haksızlık ettim, beni bağışla!" dedi. (Allah) da onu bağışladı. Şüphesiz O çok bağışlayıcı, çok merhamet edicidir.
Ali Bulaç
swap_vert close
Dedi ki: 'Rabbim, gerçekten, kendi nefsime zulmettim, artık beni bağışla.' Böylece (Allah) onu bağışladı. Şüphesiz. O, bağışlayandır, esirgeyendir.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
(Mûsa yaptığına pişman olarak Allah'dan afv diledi ve şöyle) dedi: “- Ey Rabbim! Doğrusu ben nefsime (onu öldürmekle) yazık ettim. Artık günahımı bağışla.” Bunun üzerine Allah da onu bağışladı. Çünkü O, Gafûr'dur= çok bağışlayıcıdır, Rahîm'dir= çok merhametlidir.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
“Ey Rabbim! Şüphesiz ben kendime zulmettim. Sen beni bağışla!” dedi. O’nun terbiyecisi ve sahibi olan Allah da onu affetti. Şüphesiz O, çok bağışlayan ve çok acıyandır.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Mûsâ, “Ey Rabbim! Kendime haksızlık ettim, beni bağışla!” dedi. Allah da onu bağışladı. Çünkü Allah, bağışlayandır; çok merhamet edendir.
Besim Atalay
swap_vert close
Yine Musa, dedi ki: «Tanrım ! Ben kendime zulmettim, beni bağışla», Allah onu bağışladı, odur bağışlayıcı, odur yarlıgayıcı
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
(Musa:) “Rabbim! Şüphesiz ben nefsime zulmettim. Beni affet!” diye dua etti. Allah da onu affetti. Şüphesiz O, çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.
Hz. Musa haklı haksız bakmaksızın kendi soyundan olan kişinin tarafında yer almakla yani haklıya karşı haksızı savunmakla yanlış yapmıştır. Bir sonraki ayetten de Musa’nın yanında yer aldığı kişinin suçlu olduğunu anlıyoruz. Zira suçludan yana taraf tutmak ve suçluya yardımcı olmak da suçtur. Onun için Hz. Musa pişmanlık duyarak Allah’tan af talebinde bulunuyor.  
Cemil Said
swap_vert close
Sonra: "Yâ rabbî ben nefsime karşu zulm itdim. Beni ’afv it" didi Allâh da ânı ’afv itdi çünki gafûr ve rahîmdir.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Musa: "Rabbim! Doğrusu kendime yazık ettim, beni bağışla" dedi. Allah da onu bağışladı. O, şüphesiz bağışlayandır, merhamet edendir.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Mûsâ, “Rabbim! Şüphesiz ben nefsime zulmettim. Beni affet” dedi. Allah da onu affetti. Şüphesiz O, çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Rabbim! Doğrusu kendime zulmettim; beni bağışla!” Allah da onu bağışladı. Çünkü O, gerçekten çok bağışlayıcı ve çok esirgeyicidir.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Musa: Rabbim! Doğrusu kendime zulmettim (başıma iş açtım). Beni bağışla dedi, Allah da onu bağışladı. Çünkü, çok bağışlayıcı, çok esirgeyici olan ancak O'dur.
Edip Yüksel
swap_vert close
"Rabbim," dedi, "ben kendime haksızlık ettim, beni bağışla." O da onu bağışladı. Çünkü O Bağışlayandır, Rahimdir.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Musa, "Rabbim! Doğrusu kendimi ziyana uğrattım. Beni bağışla!" dedi; Allah da, onu bağışladı. Çünkü, çok bağışlayıcı, çok merhamet edici olan ancak O'dur.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Ya rabb dedi: doğrusu ben nefsime yazık ettim, artık mağrifetinle benim suçumu ört: o da mağrifet buyurdu, hakıkat o, öyle ğafur öyle rahîmdir
Emrah Demiryent
swap_vert close
(Mûsâ, oldukça üzgün bir şekilde,) “Rabbim! (Kazaen bile olmuş olsa, birinin ölümüne sebep olmakla) şüphesiz ben nefsime zulmettim. Beni affet!” diye dua etti. Allah da onu (n zellesini) affetti. Şüphesiz O, çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.
* Zelle: Peygamberlerden bir kasıt olmaksızın, unutarak ya da yanılarak meydana gelen, evlayı terk kabilinden, makamlarına uygun düşmeyen söz veya davranış. Peygamberler, ismet (günahsızlık) sıfatına sahiptirler. Hayatlarının hiçbir döneminde (çocukluk, gençlik, peygamberlik öncesi veya peygamberlik vazifesini yaparken) küçük-büyük, gizli-açık hiçbir günaha meyletmezler, her daim ilâhî koruma altındadırlar.  
Erhan Aktaş
swap_vert close
“Rabb'im! Doğrusu ben kendime haksızlık yaptım. Artık beni bağışla.” dedi. Böylece onu bağışladı. Gerçekten O; Çok Bağışlayıcı'dır, Rahmeti Kesintisiz'dir.
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Dedi: «Rabbim, ben cidden kendime yazık etdim. Artık beni yarlığa». Bunun üzerine (Allah) onu yarlığadı. Çünkü O, çok yarlığayıcı, çok esirgeyici olanın ta kendisidir.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
(Mûsâ:) “Rabbim! Doğrusu ben nefsime zulmettim; artık beni bağışla!” dedi. Bunun üzerine (Allah da) onu bağışladı. Çünki Gafûr (çok bağışlayan), Rahîm (çok merhamet eden) ancak O'dur.(1)
(1)“Cenâb-ı Hakk’ın ‘Gafûr’ (çok bağışlayan) ve ‘Rahîm’ (çok merhamet eden) gibi iki ismi, tecellî-i a‘zamla (en büyük tecellî ile) ehl-i îmâna teveccüh ediyor (yöneliyor). Ve Kur’ân-ı Hakîm’de peygamberlere en mühim ihsânı, mağfiret (bağışlama) olduğunu gösteriyor ve onları, istiğfâr (tevbe)etmelerine da‘vet ediyor. ********بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمَنِ الرَّح۪يمِ kelime-i kudsiyesini her sûre başında tekrâr ile ve her mübârek işlerde zikrini emretmesiyle, kâinâtı ihâta eden (kaplayan) rahmet-i vâsiasını (geniş rahmetini) melce’ ve tahassungâh (sığınacak ve korunacak bir yer) gösteriyor ve فاَسْتَعِذْ [Sığın!] emriyle اَعُوذُ بِاللّٰهِ مِنَ الشَّيْطاَنِ الرَّج۪يمِ kelimesini siper yapıyor.” (Lem‘alar, 13. Lem‘a, 75)  
İhsan Aktaş
swap_vert close
(Ardından) Rabbim! Doğrusu kendime (çok) yazık ettim. Beni bağışla dedi, Allah da (Musa’nın bilerek onun ölümüne sebep olmadığı için, yaptığı duayı kabul ederek) onu bağışladı. Şüphesiz, çok bağışlayıcı, çok merhamet edici olan ancak O’dur.
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
“Rabbim kendime zulmettim beni bağışla” diye dua etti. Rabbi onu bağışladı. Çünkü O bağışlayan ve merhamet edendir.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Musa dedi: "Çalabım! İşte ben kendi kendime kıydım. Artık sen beni yarlıga." Bunun üzerine Allah da kendisini yarlıgadı. Çünkü O yarlıgayıcı, esirgeyici olandır.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Musa: «— Yâ Rab! Ben Kıpti/yi öldürmekle öz nefsime zulüm ettim. Artık beni yarlığa» dedi. Tanrı onu yarlıgadı. Çünkü O, yarlıgayan, bağışlayandır.
İsmail Yakıt
swap_vert close
Musa, “Rabbim! Muhakkak ki ben nefsime zulmettim. Beni bağışla!” dedi. Allah da onu bağışladı. Muhakkak ki O, Gafûr’dur, Rahîm’dir.
Kadri Çelik
swap_vert close
Dedi ki: “Rabbim! Şüphesiz ben kendi nefsime zulmettim, artık beni bağışla.” Böylece (Allah) onu bağışladı. Hiç şüphe yok O, bağışlayandır, esirgeyendir.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Ve “Ey Rabb’im!” diye yalvardı, “Doğrusu ben, bu suçu işlemekle kendime gerçekten yazık ettim fakat senin merhametinden asla ümit kesilmez, o hâlde beni bağışla Allah’ım!” İçtenlikle yaptığı bu tövbeden dolayı, Allah da onu bağışladı; çünkü O çok bağışlayıcı, çok merhametlidir.
Mahmut Özdemir
swap_vert close
-“Rabbim! Ben, kendi nefsime zulmettim. Beni bağışla!” dedi. Onu bağışladı. Gerçekten O, Rahîm Gafûr’dur.
Mehmet Çakır
swap_vert close
bir yandan da: " Aman Tanrım! Ben n'aptım. Allah'ım bağışla beni! " diye yalvarıyordu. Allah da onu bağışladı. Zaten, sadece Allah hoş görüp bağışlayabilirdi.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Sonra "Rabbim nefsime zulmettim! Beni bağışla!" diye Rabbine duayla yaklaştı. Biz de O’nu bağışladık. Çünkü Rabbin çok esirgeyen çok bağışlayandır.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
(Musa) “Rabbim! Doğrusu kendime haksızlık ettim; beni bağışla!” demiş, (Allah) da onu bağışlamıştı. Şüphesiz ki O çok bağışlayandır, çok merhametlidir.
Mehmet Türk
swap_vert close
Mûsa: “Ey Rabbim! Doğrusu ben, kendime zulmettim. Beni bağışla” dedi. Allah da onu bağışladı. Çünkü çok bağışlayıcı, gerçekten merhametli olan ancak O (Allah)’tır.
Muhammed Esed
swap_vert close
[Ve] “Ey Rabbim!” diye dua etti, “Ben kendime yazık ettim! Beni ba-ğışla.” Ve [Allah] da o’nu bağışladı. Çünkü O çok acıyıp esirgeyen gerçek bağışlayıcıdır.
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Musa: “Rabbim, ben gerçekten kendime zulmedip yazık ettim, beni bağışla” dedi. Allah da onu bağışladı. Çünkü O, eşsiz bir bağışlayıcı ve sonsuz rahmet kaynağıdır. 7/23
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
(Ardından) “Rabbim!” dedi, “Ben kendime kötülük ettim! Ne olur beni affet!”[³³⁸⁴] Bunun üzerine Allah onu affetti: çünkü O, evet O’dur mutlak bağış sahibi, sonsuz merhametin kaynağı da O’dur.[³³⁸⁵]
[3384] Hakkı gözeterek değil, sırf mensubiyete bakarak taraf tutmuştu. Bu, kişinin gerçeğe karşı işlediği bir suçtu. Gerçeğe karşı işlenmiş her suç, aslında kişinin kendisine karşı işlenmiş bir suçtu. Burada dikkat çekilen bir kaza eseri olduğu açık olan ölüm değil, Hz. Musa’nın “bizden” gerekçesiyle haklıya karşı haksızı savunmasıdır. Zira 17. âyet İbranî’nin haksız olduğunu gösteriyor. Bu âyet zımnen her türlü asabiyeti reddediyor. [3385] Belirlilik takısıyla gelen ilâhî esma, ismin eyleme dönük yüzünden daha çok öznesinin zâtına aidiyyetiyle alâkalıdır. “Mutlak” ve “sonsuz” vurgusu bunu göstermek içindir (Belirsiz gelen esma için bkz: 9:102; 22:61, ilgili notlar).  
Orhan Kuntman
swap_vert close
Ve "Ey Rabbim, doğrusu ben kendime yazık ettim, suçumu bağışla" diyerek niyazda bulundu. Biz de onu bağışladık. Şüphe yok ki Allah çok bağışlayandır ve çok merhametli olandır!
Osman Fırat
swap_vert close
Mûsâ, ’’Rabbim! Şüphesiz ben nefsime zulmettim. Beni affet" dedi. Allah da onu affetti. Şüphesiz O, çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Dedi ki: «Yarabbi! Ben şüphe yok ki, nefsime zulmettim, artık bana mağfiret buyur.» Bunun üzerine ona mağfiret buyurdu. Muhakkak ki, çok bağışlayan, çok merhamet buyuran O'dur, O.
Suat Yıldırım
swap_vert close
“Ya Rabbî, ben kendime yazık ettim, affeyle beni? ” dedi. Allah da onu bağışladı. Çünkü O gafurdur, rahîmdir.
Süleyman Ateş
swap_vert close
Rabbim, ben nefsime zulmettim, beni bağışla! dedi. (Allah) onu bağışladı. Çünkü O, çok bağışlayan, çok esirgeyendir.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Mûsâ: "Yâ Rabbî! Ben nefsime zulm itdim. Beni mağfiret it" didi. Cenâb-ı Hak onı mağfiret idüb bağışladı, çünki Allâh gafûr rahîmdir.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
“Rabbim! Ben kendimi kötü duruma soktum; suçumu ört, beni bağışla” dedi. Allah da onu bağışladı. Çünkü onun bağışlaması çok, ikramı boldur.
Şaban Piriş
swap_vert close
Rabbim, ben kendime zulmettim, Beni bağışla dedi. Allah da onu bağışladı. Nitekim O, bağışlayan ve merhamet edendir.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Musa “Rabbim, ben kendime yazık ettim; Sen beni bağışla” dedi ve Rabbi onu bağışladı. Çünkü O çok bağışlayıcı, çok merhamet edicidir.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
"Rabbim, öz benliğime zulmettim, beni affet" diye yakardı da Allah onu affetti. Gafûr O'dur, Rahîm O'dur.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
eyitti “iy çalabum! bayıķ ben žulm eyledüm gendüzüme pes yarlıġa beni.” pes yarlıġadı anı bayıķ ol oldur yarlıġayıcı raḥmet ķılıcı.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Eyitdi: İy benüm Tañrım, taḥḳīḳ ben ẓulm eyledüm öz nefsüme. Pes benümyazuġum baġışla, didi. Özine yazuġın baġışladı. Taḥḳīḳ Tañrı Ta‘ālā ‘afv idi‐cidür, raḥmet idicidür.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
(Musa) dedi: “Ey Rəbbim! Şübhəsiz ki, mən (bu qibtini vurub öldürməklə) özüm-özümə zülm etdim. Buna görə məni bağışla!” (Allah Musanı) bağışladı. Həqiqətən, O, (bəndələrini) bağışlayandır, rəhm edəndir!
M. Pickthall (English)
swap_vert close
He said: My Lord! Lo! I have wronged my soul, so forgive me. Then He forgave him. Lo! He is the Forgiving, the Merciful.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
He prayed: "O my Lord! I have indeed wronged my soul! Do Thou then forgive me!" So ((Allah)) forgave him: for He is the Oft-Forgiving, Most Merciful.
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
قَالَ
dedi
رَبِّ
Rabb-im
اِنّ۪ي
şüphe-siz ben
ظَلَمْتُ
zulmettim
نَفْس۪ي
kendi nefsime
فَاغْفِرْ ل۪ي
artık beni mağfiret et
فَغَفَرَ لَهُۜ
ve onu mağfiret etti
اِنَّهُ
şüphe-siz O
هُوَ
O
الْغَفُورُ
Ğafûr'dur
الرَّح۪يمُ
Rahîm'dir
(Mûsâ) "Rabbim! Şüphesiz ben kendi nefsime zulmettim. Beni mağfiret et" dedi. (Allah da) Onu mağfiret etti; çünkü O, Ğafûr'dur, Rahîm'dir (her türlü günahı mağfiret eden, isimlerinde ve fiillerinde her zaman rahmeti tecelli edendir).
قَالَ
Fiil-I
ق و ل
Dedi, buyurdu, söyledi
رَبّ
İsim
ر ب ب
Rabb (Allah'ın esması, ismidir. Rahmetiyle terbiye eden demektir), efendi
اِنّ
Edat
اِنّ
Şüphesiz, kesinlikle, muhakkak, elbette, gerçekten, zira, çünkü, doğrusu, daima. Cümledeki bilgiyi pekiştirmek için kullanılır.
ظَلَمَ
Fiil-I
ظ ل م
Zulmetti, haksızlık etti
نَفْس
İsim
ن ف س
Kendi, kendisi, nefis, can
غَفَرَ
Fiil-I
غ ف ر
Mağfiret etti, bağışladı
ل۪ي
Zamir
ل۪ي
Bana, beni, benim, benim için
غَفَرَ
Fiil-I
غ ف ر
Mağfiret etti, bağışladı
لَهُ
Zamir
لَهُ
Onun, ona
اِنّ
Edat
اِنّ
Şüphesiz, kesinlikle, muhakkak, elbette, gerçekten, zira, çünkü, doğrusu, daima. Cümledeki bilgiyi pekiştirmek için kullanılır.
هُوَ
Zamir
هُوَ
O
غَفُور
İsim
غ ف ر
Ğafûr (Allah'ın ismi, esmasıdır. Her türlü günahı mağfiret eden demektir)
رَحِيم
İsim
ر ح م
Rahîm (Allah'ın esması, ismidir. İsimlerinde ve fiillerinde her zaman rahmeti tecelli eden demektir), merhametli