çünkü onlar kendi arzu ve heveslerine uyarak bunu yalanlamaya şartlanmışlardır. ² Ama her şeyin doğruluğu sonunda ortaya çıkacaktır. ³
2 Lafzen, “onlar [bunu] yalanlamışlardır”: Son Saat’in ve Kıyamet Günü’nün yalanlanmasına işaret. Geçmiş zaman kipinin kullanılması, bilinçli bir niyeti ve kararlılığı göstermektedir (karş. sure 2, not 6). Sihr terimini “göz yanılması” olarak çevirmem konusunda bkz. sure 74, not 12.3 Lafzen, “her şey, [kendi] varlığıyla kendini gösterir”: yani, her şey kendi öz gerçekliğine (hakîkat) sahiptir ve bu gerçekliğini ya bu dünyada, ya da ötekisinde gösterecektir (Beğavî, Kelbî’nin rivayetine dayanarak); bundan dolayı, her şeyin kendisine özgü bir amacı yahut “hedef”i olmalıdır (Zemahşerî). Bu iki tamamlayıcı yorum, var olan veya meydana gelen her şeyin bir anlama veya amaca sahip olduğu şeklindeki müteaddit Kur’ânî ifadeyi yansıtmaktadır: karş. 3:191, 10:5 ve 38:27 (özellikle, bkz. 10:5, not 11). Bu bağlamda, yukarıdaki ifade, hem önceki ayetlerde işaret edilen hakikati hem de bu hakikatin “[yalnızca] kendi arzu ve heveslerine tâbi olanlar” tarafından reddedilmesini kapsamaktadır.