close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Kamer Sûresi 19. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
İnnâ erselnâ ‘aleyhim rîhan sarsaran fî yevmi nahsin mustemir(rin)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Şüphe yok ki sürüp giden uğursuz bir günde onlara bir kasırgadır yolladık.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Biz, o uğursuzluğu (ve korkunçluğu) sürekli olan bir günde, üzerlerine ’kulakları patlatan (felaket taşıyan) bir kasırga’ yolladık.
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Biz gerçekten onların üzerine, uğursuzluğu devam eden bir günde, ortalığı alt üst eden şiddetli bir rüzgar gönderdik.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Biz onların üstüne, uğursuzluğu devam eden bir günde, dondurucu bir rüzgârı görevlendirerek estirdik.
Ahmet Varol
swap_vert close
Biz onların üzerlerine, (uğursuzluğu) süregiden bir uğursuz günde çok gürültülü bir fırtına gönderdik.
Ali Bulaç
swap_vert close
Biz, o uğursuz (felaket yüklü ve) sürekli bir günde üzerlerine 'kulakları patlatan bir kasırga' gönderdik.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Çünkü biz, uğursuzluğu devamlı bir günde, (Hûd peygamberin gönderildiği) Âd kavminin üzerlerine kökü kurutan şiddetli bir rüzgâr gönderdik.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Biz onların üzerine, uğursuzluğu, onları helak edinceye kadar devam eden bir günde, çok soğuk, fırtınalı bir rüzgâr gönderdik.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Biz onların üzerine, uğursuzluğu devamlı bir günde, dondurucu bir rüzgâr gönderdik.
Besim Atalay
swap_vert close
Hem sürekli, hem uğursuz bir günde, onlara sarsıcı bir yel gönderdik
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Biz onların üstüne o pek talihsiz günde, her şeyi söküp atan bir kasırga gönderdik.
Cemil Said
swap_vert close
19,20- Ânlara bâd-ı sarsar (furtına) gönderdik, meş’um bir rüzgâr nasıl esiyor, insânları, hurma ağacını kökünden koparır gibi kaldırub atıyor idi.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
19,20. Nitekim üzerlerine, insanları, sökülmüş hurma kütüğü gibi kopararak yere seren, dondurucu bir rüzgarı uğursuzluğu devam eden bir günde gönderdik.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Biz onların üstüne, uğursuzluğu sürekli bir günde gürültülü ve dondurucu bir rüzgâr gönderdik.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Onların üzerine bitmek bilmeyen o kara günde şiddetli bir kasırga gönderdik.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Biz onların üstüne, uğursuzluğu devamlı bir günde dondurucu bir rüzgâr gönderdik.  
 Fussılet 41/16’nın açıklamasına bak.  
Edip Yüksel
swap_vert close
Uğursuzluk üstüne uğursuzluğa sahip bir günde üzerlerine vahşi bir rüzgar gönderdik.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Biz onların üstüne, uğursuzluğu devam eden bir günde dondurucu bir rüzgar gönderdik.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
çünkü salıverdik üzerlerine müstemirr, nühusetli bir günde bir soğuk rüzgâr ki sarsar
Emrah Demiryent
swap_vert close
Biz onların üzerlerine, uğursuzluğu devam eden (azaba uğramaları sebebi ile kendileri için uğursuz olan), bir günde, (kulakları sağır edecek derecede) uğultulu, (dondurucu, şiddetli) bir kasırga gönderdik.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Biz, onların üzerine felaketleri gün boyu süren çok sarsıcı rüzgârı gönderdik.
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Çünkü biz (haklarında) uğursuz (ve uğursuzluğu) sürekli bir günde onların üstüne çok gürültülü fırtına gönderdik.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Şübhesiz biz, onların üzerlerine devamlı bir uğursuzluk gününde, dondurucu (ve uğultulu) bir kasırga gönderdik.
İhsan Aktaş
swap_vert close
Şüphesiz ki biz, (inkâr, zulüm, azgınlık ve kötülükleri yüzünden) onların üzerine, felaketi sürekli olan bir günde güçlü (dondurucu) bir fırtına (hortum) gönderdik. *
(*) Sarsar, gürültülü hortum ve fırtına demektir. Âyette fâilin Allah gösterilmesi, dünyadaki tabiat yasalarını en başta belirleyenin Allah olması sebebiyledir. Bu yasalar birbirine bağlı, dengeli bir süreçte işler. Şöyle ki ısı farkları ve nem atmosferdeki hava akımlarının hızla hareketine ve yoğunlaşan kümülüs bulutlarının altında hortum denen rüzgâr girdaplarına sebep olur. Bu dolaylı süreçten ötürü, âyette Allah ‘ben’ değil ‘biz’zamirini kullanmıştır. Zira o hortumu doğrudan insanlar ölsün diye aniden Allah göndermemiş, tabiata koyduğu yasalar sonucu, birbirini tetikleyen bir süreçle tabiî bir âfet meydana gelmiştir. (Kurandan Hayata)  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Onlar için uğursuz gün olacak bir zamanda, üzerlerine çok şiddetli uzun süreli bir rüzgâr göndermiştik.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Çünkü Biz uğursuzluğu sürüp giden bir günde onların üzerine çok sert bir fırtına göndermiştik.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Haklarında uğursuzluğu hepsine şâmil olan [⁹] bir günde, üzerlerine pek uğultulu [¹⁰] bir rüzgâr gönderdik.
[9] Veya sekiz gün devam eden, pek dehşetli görünen, haklarında ilelebet uğursuz olan.[10] Veya pek soğuk bir fırtına.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
Muhakkak ki Biz onların üstüne, uğursuzluğu sürekli bir günde şiddetli ve dondurucu [sarsarân] bir rüzgâr/ kasırga gönderdik.⁶
6 Krş. Fussilet, 41/16; Ahkâf, 45/24; Hâkka, 69/6  
Kadri Çelik
swap_vert close
Biz, o uğursuz (felâket dolu ve azabı yedi gün yedi gece) ardı arkası kesilmeyen bir günde, üzerlerine kasıp kavurucu bir kasırga gönderdik.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Onların üzerine, felâketi sürekli olan bir günde dondurucu bir kasırga gönderdik.
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Biz, onların üzerine etkili kara bir günde kasıp kavuran bir rüzgâr (sıcak / soğuk - kasırga) gönderdik.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Onlar üzerine, üst üste gelen sıkıntılılara ilave olarak ilikleri donduran kulakları sağır eden bir rüzgâr saldık,
Mehmet Çoban
swap_vert close
Onların üstüne ummadıkları bir zamanda gürültülü dondurucu rüzgâr gönderdik. Öyle ki rüzgârlar onların tamamı yok oluncaya kadar sürdü. Bu onlar için büyük bir uğursuzluktu. Kurtulmak için hiçbir yol bulamadılar.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
19,20. Sürekliliği olan kara bir günde onların üzerine, insanları sökülmüş hurma kütükleri gibi yere seren bir kasırga göndermiştik. [*]
Mehmet Türk
swap_vert close
Biz, o uğursuzluğu devam eden günde, onların üzerlerine soğuk ve gürültülü bir fırtına gönderdik.
Muhammed Esed
swap_vert close
Biz onların üstüne müthiş uğursuz bir günde şiddetli bir kasırga gönderdik:
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Biz de onların üzerine kapkara bir günde şiddetli ve sürekli bir kasırga gönderdik. 41/15-16
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Elbet Biz de onların üzerine kapkara bir günde gürültülü bir kasırga gönderdik:
Orhan Kuntman
swap_vert close
Biz onların üzerine şiddetli ve dondurucu bir rüzgâr gönderdik, onlara uğursuz gelen (helâkleri için) uzun süren o günde.
Osman Fırat
swap_vert close
Biz onların üstüne, uğursuzluğu sürekli olan bir günde dondurucu bir kasırga gönderdik.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Şüphe yok ki, Biz onların üzerine uğursuz, devamlı bir günde bir soğuk rüzgar gönderdik.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Biz onların üstüne o pek talihsiz günde, her şeyi söküp atan bir kasırga gönderdik.
Süleyman Ateş
swap_vert close
Biz onların üstüne uğursuz mu uğursuz bir günde uğultulu bir kasırga saldık.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Onların üzerlerine şe'meti dâim olan günde şiddetli rüzgârı gönderdik.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Her şeyin ters gittiği bir günde üstlerine çok sert bir fırtına göndermiştik.
Şaban Piriş
swap_vert close
Onların üzerine zor ve meşakkatli baskın süren bir günde kavuran rüzgarları göndermiştik.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Biz de, uğursuzluğu uzun süre devam eden günlerde onların üzerine gürültülü bir fırtına gönderdik.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Biz onların üzerine uğursuzluğu kesiksiz bir günde, dondurucu/uğultulu bir kasırga gönderdik.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
bayıķ biz viribidük anlaruñ üzere yil ķatı esici nāhs gün içinde hemįşe yā ķavį
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Biz viribidük anlar üstine ḳatı ṣovuḳ esici, meyşūm günlerde.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Biz (əzabı) uzun sürən nəhs bir gündə onların üstünə uğultulu (çox soyuq) bir külək göndərdik.
M. Pickthall (English)
swap_vert close
Lo! We let loose on them a raging wind on a day of constant calamity,
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
For We sent against them(5144) a furious wind, on a Day of violent Disaster,
5144 Cf. 41:16. How graphic is the description of the tornado that uprooted them! It must indeed be a dreadful tornado that plucks up the palm trees by their taproots. The "Day" is an indefinite period of time. The wind that destroyed the 'Ad people lasted seven nights and eight days: 69:7.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
اِنَّٓا
şüphe-siz Biz
اَرْسَلْنَا
gönderdik
عَلَيْهِمْ
onların üzerlerine
ر۪يحاً
bir rüzgâr
صَرْصَراً
dondurucu
ف۪ي يَوْمِ
gününde
نَحْسٍ
bir uğur-suzluk
مُسْتَمِرٍّۙ
devamlı
Şüphesiz Biz onların üstüne (azabı) aralıksız kara bir günde (uğultusu) dehşetli bir kasırga gönderdik.
اِنّ
Edat
اِنّ
Şüphesiz, kesinlikle, muhakkak, elbette, gerçekten, zira, çünkü, doğrusu, daima. Cümledeki bilgiyi pekiştirmek için kullanılır.
اَرْسَلَ
Fiil-IV
ر س ل
Gönderdi
عَلَى
Zamir
عَلَى
Üzerinde, hakkında, karşı, dolayı, -a, -e
رِيح
İsim
ر و ح
Rüzgâr, kasırga
صَرْصَر
Sıfat
ص ر ص ر
Dondurucu, uğultulu
فِى
Bulunma hâl eki
فِى
İçinde, -de, -da
يَوْم
İsim
ي و م
Gün, gündüz
نَحْس
İsim
ن ح س
Uğursuzluk
مُسْتَمِرّ
Etken fiil-X
م ر ر
Süregelen, devamlı