close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Kamer Sûresi 17. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Ve lekad yessernâ-lkur-âne liżżikri fehel min muddekir(in)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Ve andolsun öğüt ve ibret için Kur'an'ı kolaylaştırdık, fakat bir ibret alan mı var?
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Andolsun, Biz Kur’an’ı öğüt alınsın diye kolaylaştırdık. Ama düşünüp öğüt alan var mı?
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Ve andolsun biz Kur'ân'ı okumak, öğrenmek, ezberlemek, yaşamak, öğüt almak için kolaylaştırdık, fakat öğüt alıp düşünen var mıdır?
Ahmet Tekin
swap_vert close
Andolsun, biz Kur'ân'ı okunarak ibadet edilsin, öğüt alınsın diye kolaylaştırdık. Düşünen, öğüt alan, okuyarak ibadet eden var mı hiç?
bk. Kur’an-ı Kerim, 19/97; 38/29.  
Ahmet Varol
swap_vert close
Andolsun ki, Kur'an'ı öğüt alınması için kolaylaştırdık. Fakat öğüt alan var mı?
Ali Bulaç
swap_vert close
Andolsun Biz Kur'an'ı zikr (öğüt alıp düşünmek) için kolaylaştırdık. Fakat öğüt alıp-düşünen var mı?
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
And olsun ki, biz Kur'an'ı düşünüb öğüd almak için kolaylaştırdık; fakat düşünen mi var?
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Andolsun! Biz, Kur’anı zikir (öğüt alınması) için kolaylaştırdık. Artık öğüt alan yok mudur?
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Andolsun ki Kur'ân'ı, düşünenler için kolaylaştırdık. Düşünen var mı?[596]
[596] Kur’ân’ın kolay olduğu ve üzerinde düşünülmesi hakkında geniş bilgi için bk. Bayraklı, KUR’ÂN TEFSÎRİ, XVIII, 424-425; 429; 438; 446-447.  
Besim Atalay
swap_vert close
Öğütlenmek için biz Kur'anı kolaylattık, öğütlenen var mıdır?
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Andolsun ki biz, Kur'an'ı öğüt almak için (aklını işleterek anlamaya çalışanlara) kolaylaştırdık. Hani var mı düşünüp öğüt alan?
Bkz. 19/97, 38/29Allah “öğüt almak için Kur’an’ı kolaylaştırdık” buyuruyor ve bu âyet aynı sûrede ehemmiyetine binaen dört defa tekrarlanıyor. Ama biz hâlâ Kur’an’ın anlaşılmaz bir kitap olduğunu iddia ediyoruz. Herkes Kur’an’ın bütün âyetlerini anlamayabilir ama dinin temelini oluşturan inanç ve ahlâk içerikli ayetleri çok rahat anlayabilir. Ayrıca Kur’an kendi kendini açıklayacağı için okundukça çok daha kolay anlaşılacaktır, yeter ki anlamak konusunda azimli olunsun. “… Bak, iyice anlasınlar diye, mesajları nasıl her yönüyle açıklıyoruz!” (En’am 6/65)“Öğüt almak için” diyor ve arkasından bizi uyandırması ve ayağa kaldırması için soru cümlesi geliyor: “Hani var mı düşünüp öğüt alan?” Evet, Allah “Kur’an’ı öğüt almak için gönderdim” buyuruyor fakat biz; “bu, öğüt alınacak kadar kolay bir kitap değildir” diyor ve ondan uzaklaşıyoruz. Allah “Var mıdır düşünüp öğüt alan” diye soru soruyor ama biz öğüt almak yerine onun harfleri ve kelimeleri üzerinde talim ve tecvid çalışması yapıyoruz. Yani petekteki balı yemek yerine peteği tercih ediyoruz. Oysa peteğin vazifesi balı taşımaktır, esas olan baldır. Kur’an ayetlerinin metinleri vahyi insanlara aktarmak için aracıdır esas olan vahyin yani mesajın kendisidir. Biz, dünya ve ahiretimizi cennete dönüştürecek olan mesajı almak ve onunla terbiye olmak yerine maalesef onu taşıyan metinlerin lafız tekrarını yaparak sevap kazanmaya çalışıyoruz.  
Cemil Said
swap_vert close
Biz Kur’ân’ı va’az içün kolay yapdık, kim idrâk itdi.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
And olsun ki Kuran'ı, öğüt olsun diye kolaylaştırdık; öğüt alan yok mudur?
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Andolsun biz, Kur’an’ı düşünüp öğüt almak için kolaylaştırdık. Var mı düşünüp öğüt alan?
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Andolsun ki Kur’an’ı düşünülsün diye kolaylaştırdık. Düşünecek yok mu?
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Andolsun biz Kur'an'ı öğüt alınsın diye kolaylaştırdık. (Ondan) öğüt alan yok mu?
Edip Yüksel
swap_vert close
Kuran'ı mesaj için kolaylaştırdık; öğüt alan yok mudur?
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Andolsun biz Kur'ân'ı öğüt almak için kolaylaştırdık. Öğüt alan yok mudur?
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Şanım namına Kur'anı müyesser de kıldık düşünmek için, fakat düşünen mi var?
Emrah Demiryent
swap_vert close
Kasem olsun ki, biz Kur’ân’ı (düşünüp) öğüt alınsın, diye kolaylaştırdık. (Düşünüp) öğüt alan yok mu?
Erhan Aktaş
swap_vert close
Ant olsun Biz, Kur'an'ı öğüt alınsın diye kolaylaştırdık. Var mı öğüt alıp düşünen?
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Andolsun ki biz Kur'ânı düşünmek için kolaylaşdırmışızdır. O halde bir düşünen var mı?
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Şânım hakkı için (biz), Kur'ân'ı nasîhat alınsın diye kolaylaştırdık;(1) o hâlde bir nasîhat alan var mı?
(1)“Kur’ân’ı inzâl etmekten (indirmekten) maksad, cumhûr-ı nâsı (insanların çoğunu) irşâd etmektir(doğru yolu göstermektir). Cumhûr-ı nâs ise avamdır (halktır). Avâm-ı nâs, çıplak olan hakāikı (hakīkatleri)göremez; ülfet peydâ etmedikleri (alışmadıkları) akliyât-ı mahzâyı (sâdece akılla anlaşılabilecek hakīkatleri)ve mücerredâtı (soyut şeyleri) fehimleri alamaz (anlayamazlar). Bunun için Cenâb-ı Hakk lûtf-i ihsânıyla hakīkatleri onların ülfet ettikleri bir libâs (bir elbise) ile, bir şîve ile göstermiştir ki, tevahhuş edip (korkup)ürkmesinler!” (İşârâtü’l-İ‘câz, 211-212)  
İhsan Aktaş
swap_vert close
Gerçekten zikre (doğru bilgiye, gerçeğe) ulaşılsın diye Kur’an’ı da (aklını işleterek anlamaya çalışanlara, düşünüp öğüt almak isteyenlere) kolaylaştırdık. O hâlde o bilgiye ulaşmak isteyen var mı? *
(*) Aşağıdaki tefsire göre de buradaki zikir, doğru bilgidir. Fakat bununla birlikte düşünmek ve öğüt almak gibi anlamlara da gelir. İşte burada hem gerçekleri bilmek hem de düşünüp öğüt almak isteyenlere mesaj veriliyor. Zira Nahıl 43. ayette (فَاسْأَلُوا أَهْلَ الذِّكْرِ إِنْ كُنْتُمْ لَا تَعْلَمُونَ) ‘’Bilmiyorsanız, zikir/ ilim/ ehline sorun’’ deniliyor.  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Biz Kur’an’ı öğüt alınması için kolaylaştırdık, yokmu düşünen?
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Ant olsun ki Biz Kur’an’ın anlaşılmasını kolaylaştırdık öğütlenmeleri için. Hani, öğütlenen nerede?
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
* Biz Kur/an/ı ibret almak için kolaylaştırdık, ibret alan var mı?
İsmail Yakıt
swap_vert close
Andolsun Biz Kur’an’ı düşünüp öğüt alsınlar diye kolaylaştırdık. Var mı bir ibret/öğüt alan?
Kadri Çelik
swap_vert close
Şüphesiz biz Kur'an'ı, hatırlatma olsun diye kolaylaştırdık. Fakat hatırlayıp kendine gelen var mı?
Mahmut Kısa
swap_vert close
Andolsun Biz bu Kur’an’ı, iyice anlayıp öğüt alabilmeniz için kolaylaştırdık, öyleyse yok mu onu okuyup öğüt alan? Yok mu, her akıllı insanın kolayca anlayabileceği hikmetli öğütlerle, ibret verici kıssalarla cennetin yolunu gösteren bu kitabı okumak, anlamak, pratik hayata uygulamak ve böylece dünyada ve ahirette kurtuluşa ulaşmak isteyen?
Mahmut Özdemir
swap_vert close
And olsun Öğüt için Kur’ân’ı kolaylaştırdık! Var mı hiç düşünüp öğüt alan?
Mehmet Çakır
swap_vert close
Biz Kuran’ı, anlaşılsın diye sadeleştirdik. Var mı düşünen?...
Mehmet Çoban
swap_vert close
Hâlbuki başlarına cezalar gelmeden önce insanları uyarıyoruz. Andolsun ki Kur’an’ı düşünüp öğüt almaları için kolaylaştırdık. İstedik ki düşünsünler, öğüt alsınlar. Cezamızdan kurtulsunlar. Düşünüp öğüt alacak var mı?
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Yemin olsun ki Kur’an’ı (gerçeği) hatırla(t)mak için kolaylaştırdık. Hatırlayan var mı? [*]
Benzer mesajlar: Meryem 19:97; Duhân 44:58; Kamer 54:22, 32, 40; Müzzemmil 73:20.,Hâkka 69:6’da da kullanıldığı üzere, [rîh-ı sarsar] tamlaması kasırganın korkunçluğunu ifade etmektedir. Bu tamlama “dondurucu, kulakları sağır eden, her şeyi kökünden sarsan” gibi anlamlara gelmektedir. [Sarsar] kelimesinin sadece [sar] kökünden geldiği, kasırganın tekrarı ve sürekliliği nedeniyle aynı kalıbın iki kez tekrarlandığı ifade edilmektedir. Zâriyât 51:41’de bu kelimenin yerine [el-‘akîm] sıfatı kullanılmış ve “herkesi helak ederek, insanların soyunu kesip bitiren bir kasırga” anlamı devreye sokulmuştur. Benzer mesajlar: Fussilet 41:16; Hâkka 69:6-8.  
Mehmet Türk
swap_vert close
Yemin olsun ki Biz, Kur’an’ı düşünülmesi için kolaylaştırdık. Fakat düşünen var mı?
Muhammed Esed
swap_vert close
Bu nedenle Biz bu Kur’an’ı akılda kolay tutulur kıldık: ¹¹ öyleyse, yok mudur ondan ders almak isteyen?
11 Zikr ismi, öncelikle “hatırlama”yı, yahut -Râğıb’ın tanımladığı gibi- “[bir şeyi] zihinde tutma”yı gösterir. Bu terim, yukarıdaki bağlamda ve 22, 32 ve 40. ayetlerde kullanıldığı şekliyle, kavramsal olarak, anlama ve hatırlama ikiz mefhûmunu yani, bazı şeyleri zihinde taşımayı kapsar.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Andolsun ki biz bu Kuran’ı öğüt ve ibret alınsın diye kolaylaştırdık. Hani var mı anlayıp öğüt ve ibret alan? 10/57, 18/54
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Ve doğrusu Biz bu Kur’an’ı ders alınsın diye kolaylaştırdık:[⁴⁸¹⁷] öyleyse yok mudur ders alan?
[4817] Zikr, hem anlamayı ve hatırlamayı hem de öğüt almayı ifade eder (Bkz: 7:3, not 4; 21:10, not 13).  
Orhan Kuntman
swap_vert close
Andolsun ki biz Kur'an'ı, öğüt alınsın diye kolaylaştırdık, düşünüp ibret alan yok mudur?
Osman Fırat
swap_vert close
Ve biz, Kur’ân’ı öğüt almak için kolaylaştırdık. Öğüt alan yok mudur?
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Ve kasem olsun ki, Biz Kur'an'ı düşünülmek için kolaylaştırdık. Fakat düşünen var mı?
Suat Yıldırım
swap_vert close
Yemin olsun: Biz, ders alınsın diye Kur'ân'ın anlaşılmasını kolaylaştırdık. Haydi var mı düşünen ve ibret alan? [38, 29; 19, 97]
Bu âyeti yanlış anlayanlar, Kur’ân’ın bütün mânalarını herkesin kolaylıkla anlayacağını iddia ederler. Sathî bir şekilde okumakla anlaşılır, diye onu anlamak için öğrenime gerek olmadığını ve tefsir, hadis, fıkıh ilimlerini dikkate almaksızın açıklanabileceğini ileri sürerler. Halbuki bu âyetin yerleştiği muhtevaya bakacak olursak şu mâna anlaşılır: “İnsanlara gerçeği anlatmanın bir yolu da, inkârda direten geçmiş ümmetlerin başlarına gelen kötü âkıbetleri bildirmektir. Bir diğer vasıta ise Kur’ân’ın doğru yolu gösteren delilleri, öğüt ve telkinleridir. Biz o kötü âkıbet tehlikesiyle karşı karşıya gelmenizi istemiyoruz. Onun için, size kolay olan tarafı gösteriyoruz. Kur’ân’ın dâvetine uyar, âyetlerini düşünürseniz kolayca doğru yolu bulursunuz.” Öte yandan bu âyet, Kur’ân’ın hafızlarının çok olacağını bildirir. 600 sayfalık hacimli bir Kitabın her nesilde milyonlarca hafızının bulunması, bu âyetin müjdelediği mûcizeyi, kıyamete kadar imzalamaya devam etmektedir. Başka hiçbir kitapta bulunmayan bu özellik şunu ispatlar: İnsanı kim yaratmışsa Kur’ân’ı gönderen de O’dur. O da kitabını korumak için, insanların onu ezberlemesini kolaylaştırmıştır.  
Süleyman Ateş
swap_vert close
Andolsun biz, Kur'an'ı öğüt almak için kolaylaştırdık. Öğüt alan yok mudur?
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Biz halka mev'ıza ve nasîhat olsun içün Kur'ân'ı kolay itdik. Bundan mütenebbih olan ve va'z u nasîhat alan var mı?
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Doğru bilgiye ulaşılsın diye Kur’an’ı (ayetler kümesini bulmayı) kolaylaştırdık. O bilgiye ulaşan var mı?
Şaban Piriş
swap_vert close
Andolsun ki Kur'an'ı da öğüt olması için kolaylaştırdık, öğüt alan var mı?
Ümit Şimşek
swap_vert close
And olsun, Biz Kur'ân'ı zikir için(4) kolaylaştırdık. Fakat hani ibret alacak olan?
(4) Ezberlemek, hatırlamak, düşünmek, öğüt almak için. Zikir sözcüğünün içinde bu anlamların hepsi de mevcuttur.  
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Yemin olsun ki, biz, Kur'an'ı öğüt ve ibret için kolaylaştırdık. Fakat düşünen mi var?!
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
daħı bayıķ geñez eyledük ķur’ān’ı oķımaķ içün yā ezberlemek için. pes var mı anıcı yā oķıyıcı ?
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Daḫı biz geñez eyledük Ḳur’ānı naṣīḥate. Hīç naṣīḥati ḳabūl idici var mı‐dur?
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
And olsun ki, Biz Qur’anı (ondan) ibrət almaq (öyüd-nəsihət qəbul etmək) üçün belə asanlaşdırdıq. Amma heç bir ibrət alan (öyüd-nəsihət qəbul edən) varmı?!
M. Pickthall (English)
swap_vert close
And in truth We have made the Qur’an easy to remember; but is there any that remembered?
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
And We have indeed made the Qur´an easy(5143) to understand and remember: then is there any that will receive admonition?
5143 While the Qur'an sums up the highest philosophy of the inner life, its simple directions for conduct are plain and easy to understand and act upon. Is this not in itself a part of the Grace of Allah? And what excuse is there for anyone to fail in receiving admonition?  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
وَلَقَدْ
andolsun gerçekten ki
يَسَّرْنَا
kolay-laştırdık
الْقُرْاٰنَ
Kur'ân'ı
لِلذِّكْرِ
öğüt için
فَهَلْ
o hâlde var mı
مِنْ مُدَّكِرٍ
bir öğüt alan
Andolsun ki Biz, Kur'ân'ı (üzerinde düşünüp) öğüt alınsın diye kolaylaştırdık. Öğüt alan var mı?
قَد
Edat
قَد
Katiyen, muhakkak, doğrusu, hakikaten, kesin olarak, andolsun
يَسَّرَ
Fiil-II
ي س ر
Kolaylaştırdı
قُرْءَان
İsim
ق ر ا
Kur'ân, okuma, okunuş
ذِكْر
İsim fiil
ذ ك ر
Zikir, anma, söz, hatıra, hatırlama, zikr (Kur'ân)
هَلْ
Soru eki
هَلْ
-Mı, -mi, var mı?
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
مُدَّكِر
Etken fiil-VIII
ذ ك ر
Öğüt alan