close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Kamer Sûresi 13. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Ve hamelnâhu ‘alâ żâti elvâhin ve dusur(in)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Ve onu, tahtalardan yapılmış ve mıhlarla kenetlenmiş bir gemide taşıdık.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Ve onu (Hz. Nuh’u ve etbaını) da tahtalar ve çiviler(le ustalıkla ve çok sağlam yapılmış bir gemi) üzerinde taşıdık.
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Ama kulumuz Nuh'u da kalaslardan yapılmış, çivilerle birbirine çakılmış gemi üzerinde taşıdık.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Nûh'u da, geniş plakalardan inşa edilen, halatlarla bağlanan, demir ve tahta çivilerle perçinlenen, gemilerde taşıdık.
bk. Kur’ân-ı Kerim, 7/64.  
Ahmet Varol
swap_vert close
Onu (Nuh'u) da, (tahta) levhalardan ve çivilerden yapılmış olan (gemi)de taşıdık.
Ali Bulaç
swap_vert close
Ve onu da tahtalar ve çiviler(le inşa edilmiş gemi) üzerinde taşıdık;
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Biz, Nûh'u (ve onunla iman edenleri), levhalardan yapılmış ve perçinleşmiş gemiye yükledik;
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Biz; onu tahta, çivi ve halata(*) sahip bir gemiye yükledik.
(*) Muhatrussihah.  
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Nûh'u da, tahtadan yapılmış, çivilerle çakılmış gemiye bindirdik.
Besim Atalay
swap_vert close
Tahtadan yapılmış, çiviler çakılmış bir gemiye bindirdik
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Biz onu (ve ona inananları), levhaları birbirine perçinlenmiş (bir gemi) üzerinde taşıdık.
Cemil Said
swap_vert close
Nûh’ı tahta ve çivilerden yapılmış bir gemiye irkâb iyledik.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
13,14. Onu, tahtadan yapılmış, mıhla çakılmış bir gemiye bindirdik; inkar edilmiş olan Nuh'a mükafat olarak verdiğimiz gemi nezaretimiz altında yüzüyordu.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Biz Nûh’u çivilerle perçinli levhalardan oluşan gemiye bindirdik.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Onu tahtalar ve mıhlarla yapılmış gemide taşıdık.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Nuh'u da tahtalardan yapılmış, çivilerle çakılmış gemiye bindirdik.
Edip Yüksel
swap_vert close
Onu ağaç lifleri ile (bağlanmış) kütükler üzerinde taşıdık.
Nuh ile birlikte bir kaç inananı ve Nuh'un çiftliğindeki hayvanlardan birer çifti taşıyan bir su salının bir buharlı gemi olduğu ieri sürenler, Nuh'un yaşayıp dolaştığı bölgeyle sınırlı tufanı dünya çapında bir tufan olarak sunanlar gerçeği abartmışlardır. Nitekim bazı Hristiyanlar hala dağ tepelerinde gemi parçalarını aramaktadır; üstelik yanlış yerde. Bak: 11:44.  
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Nuh'u da tahtalardan yapılmış, çivilerle (çakılmış gemi) üzerinde taşıdık.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Onu ise taşıdık elvahlı ve kenetli bir hamule üzerinde ki akar
Emrah Demiryent
swap_vert close
Biz onu (Nûh’u ve ona inananları), (tahta) levhalardan ve çivilerle perçinlenmiş olanın (sağlam, bir geminin) üzerinde taşıdık.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Onu ağaç lifi ile birbirine bağlanmış tahtalar üzerinde taşıdık.
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Onu (Nuuhu) levhalar ve mıhlarla yapılmış (gemiy) e yükledik,
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Ve onu (Nûh'u) tahtalı ve çivili olan (gemi) üzerinde taşıdık.
İhsan Aktaş
swap_vert close
Ve onu levhalar (tahtalar) ve çiviler (ile perçinlenip inşa edilmiş gemi) üzerinde taşıdık.*
(*) Elvah kelimesi levha anlamındaki levhin çoğuludur. Kütüklerin yassı levhalar şeklinde kesilmesi ile oluşan ahşap plakalara ve enli tahtalara da denir. Dusur kelimesi de çiviler, perçinler demektir. Tahtalar, enine kesilmiş kütükler, çivilerle birbirine tutturulacağı gibi ahşap çiviler veya ağaç kabukları ve liflerle de birbirine bağlanıp perçinlenebilir. Buradaki mesaj karşılaşılan olumsuzluklara rağmen elde var olanlarla bir çözüm üretebilmektir. Geminin parçalarına kadar detay verilmesi kurtuluşun mucizelerde, olağan üstülüklerde aranmaması gerektiği gerçeğidir. Zira Nûh’a hazır bir gemi de verilebilirdi. Oysa kurtuluş, ancak Allah’ın sünnetine, mahlûkata koyduğu yasalara, takdir ve kaderine uygun bir istikâmet belirlenerek gerçekleşir. (Kurandan Hayata)  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Çivilerle tutturulmuş tahta kalaslardan yapılmış gemiyle Nuh’u taşıdık.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Nuh’u, tahtaları biribirine mıhlanmış bir gemiye bindirdik.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Nuh/u tahtadan yapılmış, mıh çakılmış gemiye yüklettik.
İsmail Yakıt
swap_vert close
Biz onu/Nûh’u, çivilerle perçinli tahta levhalardan oluşan (gemiye) bindirdik.³
3 Krş. Hûd, 11/25-48  
Kadri Çelik
swap_vert close
Ve onu da tahtalar ve çiviler (ile inşa edilmiş gemi) üzerinde taşıdık.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Nûh’a gelince, onu ve ona iman edenleri, tahtalar ve çivilerdenyapılmış bir gemi üzerinde taşıdık.
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Onu, çivilenmiş levhalar / tahtalar üzerine yükledik.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Nûh'u çivili ahşap gemiye aldık.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Nuh’u çivilerle perçinlenerek birbirine tutuşturulmuş tahtalar üzerinde taşıdık.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Onu (Nuh’u) levhalar ve çivilerle (çakılmış gemide) taşımıştık.
Mehmet Türk
swap_vert close
13,14. Ve Biz, kendisine nankörlük edilen Nûh’u, (tahta) levhalar ve çivilerle yapılmış ve gözetimimiz altında yol alan bir gemi¹ üzerinde taşıdık;
1 Levh: Ana maddesi ne olursa olsun tahta gibi yassı olan şey demektir. Düsür: disâr’ın çoğulu olup, çivi, geminin tahtalarının birbirine bağlandığı ip, perçin veya halat demektir. “Zat’il-elvah ve düşür”; ise gemi demektir. Burada tarif için sıfat, isim yerine kullanılmıştır. Bu sebeple tercüme yukarıdaki şekilde yapılmıştır.  
Muhammed Esed
swap_vert close
ama o’nu [sadece] tahtalar ve çivilerden yapılmış o [gemi] ile taşıdık,
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Biz Nuh’u birbirine kenetli tahta levhalardan yapılmış gemiye bindirdik. 10/71...73
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Ama onu (malzemesi) ahşap ve çiviler olan bir (gemi ile) taşıdık:[⁴⁸¹⁴]
[4814] Geminin nitelikleriyle anılmasının, şöyle bir vurgusu olabilir: Nûh’u ve iman edenleri taşıyan, öyle olağanüstü gökten inmiş bir gemi değildi. Bildiğiniz türden ve sıradan malzemeyle yapılmış bir gemiydi. Dolayısıyla kerameti gemide değil, mü’minlerin istikametinde ve imanında arayınız! Nükte: Nûh’un gemisinde olun da ister kaptan olun ister tayfa, ister tahta olun ister çivi. Gemi nereye giderse tayfa da tahta da oraya gider, kaptan da çivi de oraya gider.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
Nuh'u (ve iman edenleri) ise tahtalardan yapılmış, çivilerle çakılmış bir gemiye bindirdik.
Osman Fırat
swap_vert close
Ve onu (Nûh’u) da tahtalar ve çiviler(le yapılmış gemi) üzerinde taşıdık.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Ve O'nu ( Nûh'u) levhaları ve kenetleri bulunan şey üzerine yükledik.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Biz Nuh'u, levha halindeki tahtalar ve çivilerle yapılmış gemiye bindirdik. [7, 64] {KM, Tekvin 6, 14}
Süleyman Ateş
swap_vert close
Nuh'u da tahtalar ve çiviler(le yapılmış gemi) üzerinde taşıdık.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Onı tahtalardan birbirine çivilenerek yapılan gemiye bindirdik.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Nuh’u, levhaları birbirine perçinlenmiş bir gemiye bindirmiştik.
Şaban Piriş
swap_vert close
Onu gözümüzün önünde akıp giden tahta ve mıhtan yapılmış (gemi) de taşıdık.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Onu tahtadan yapılmış, çivilerle tutturulmuş gemiye bindirdik.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Ve taşıdık onu levhalar ve çivilerden oluşturulan şey üstünde.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
daħı bindürdük anı taħtalular üzere daħı mıħlular.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Daḫı götürdük anı taḫtalar ve mismārlar işi gemi üstine.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Biz Nuhu (ona iman gətirənlərlə birlikdə) taxtadan düzəlmiş və mismarlanmış gəmiyə mindirdik.
M. Pickthall (English)
swap_vert close
And We carried him upon a thing of planks and nails,
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
But We bore him on an (Ark) made of broad planks and caulked(5138) with palm- fibre:
5138 Dusur, plural of disar, which means the palm fibre with which boats are caulked: from dasara, to ram in, to spear. A derived meaning is "nails", (which are driven into planks): this latter meaning also applies, and is preferred by translators not familiar with the construction of simple boats.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
وَحَمَلْنَاهُ
ve onu taşıdık
عَلٰى ذَاتِ
sahibi üzerinde
اَلْوَاحٍ
levhalar
وَدُسُرٍۙ
ve çiviler
Nûh'u da çivilerle çakılmış tahta(dan oluşan bir gemi) üzerinde taşıdık.
حَمَلَ
Fiil-I
ح م ل
Taşıdı, yüklendi, hamile kaldı
عَلَى
Zamir
عَلَى
Üzerinde, hakkında, karşı, dolayı, -a, -e
ذُو
İsim
ذُو
Sahibi
لَوْح
İsim
ل و ح
Levha
دُسُر
İsim
د س ر
Çivi, perçin (çoğul)