close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Kalem Sûresi 49. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Levlâ en tedârakehu ni’metun min rabbihi lenubiże bil’arâ-i ve huve meżmûm(un)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Rabbinden bir nimet erişmeseydi ona elbette bir yere, fena bir halde bırakılır giderdi.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Eğer Rabbinden bir nimet ona ulaşmasaydı, (Hz. Yunus) mutlaka yerilip kınanmış olarak çıplak vaziyette ıssız durumdaki (karaya) atılmış (veya okyanusların altında bırakılmış) olacaktı.
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Allah tarafından O'na bir nimet erişmeseydi mutlaka aşağılanmış bir şekilde boş bir yere atılacaktı.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Rabbinden bir nimet yetişmiş olmasaydı, tevbesini kabul etmeseydi, kınanacak bir halde ıssız bir diyara atılacaktı.
Ahmet Varol
swap_vert close
Eğer Rabbinden ona bir nimet erişmemiş olsaydı mutlaka çırılçıplak bir alana kınanmış bir halde bırakılırdı.
Ali Bulaç
swap_vert close
Eğer Rabbinden bir nimet ona ulaşmasaydı, mutlaka yerilmiş ve çıplak bir durumda (karaya) atılmış olacaktı.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Eğer Rabbinden, ona, bir rahmet yetişmiş olmasaydı, kötü bir şekilde (balığın karnından) yeryüzüne atılacaktı.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Eğer Rabbinin nimeti ona yetişmemiş olsaydı, yerilmiş bir halde sahile atılacaktı.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Rabbi katından ona bir rahmet ulaşmasaydı, kınanmış bir halde o açık araziye atılacaktı.
Besim Atalay
swap_vert close
Tanrısından ona bir nimet gelmeseydi, yerilmiş olarak kırlara atılırdı
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Eğer Rabbinden bir lütuf ona ulaşmasaydı, mutlaka yerilmiş ve çıplak bir durumda (karaya) atılmış olacaktı.
Cemil Said
swap_vert close
Eğer âna rabbinin lütfı yetişse idi çıplak bir sâhile atılacak ve mezmûm olacak idi.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Rabbinin katından ona bir nimet ulaşmasaydı, kınanmış olarak sahile atılacaktı.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Şayet Rabbinden ona bir nimet yetişmemiş olsaydı, o mutlaka kınanmış bir hâlde ıssız bir yere atılacaktı.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Rabbinin lutfu imdadına yetişmeseydi o mutlaka kınanmayı hak etmiş olarak ıssız bir sahaya atılacaktı.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Şayet Rabbinden ona bir nimet yetişmemiş olsaydı o, mutlaka, kınanacak bir halde ıssız bir diyara atılacaktı.
Edip Yüksel
swap_vert close
Rabbinden ona bir nimet ulaşmasaydı, kınanmış olarak çorak bir sahile atılacaktı.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Rabbinden bir nimet yetişmiş olmasaydı, elbette kınanacak bir halde ıssız bir diyara atılacaktı.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Rabbından bir ni'met yetişmiş olmasa idi ona, elbette o fazaya fena bir halde atılacaktı
Emrah Demiryent
swap_vert close
49-50. Şâyet Rabbinin nimeti (rahmet ve inâyeti) ona yetişmeseydi, o (yapmış olduğu *zelleden dolayı) mutlaka kınanmış bir hâlde ıssız, (ağaç ve bitkisi olmayan,) kupkuru bir yere atılacaktı. (Fakat Allah onun duasına icabet etti de o kınananlardan olmadı. Zaten) Rabbi onu (daha önce, peygamber olarak) seçmiş ve kendisini sâlih kimselerden kılmıştı.
* Zelle: Peygamberlerden bir kasıt olmaksızın, unutarak ya da yanılarak meydana gelen, evlayı terk kabilinden, makamlarına uygun düşmeyen söz veya davranış. * Peygamberler, ismet (günahsızlık) sıfatına sahiptirler. Hayatlarının hiçbir döneminde (çocukluk, gençlik, peygamberlik öncesi veya peygamberlik vazifesini yaparken) küçük-büyük, gizli-açık hiçbir günaha meyletmezler, her daim ilâhî koruma altındadırlar.  
Erhan Aktaş
swap_vert close
Eğer Rabb'inden yeniden bir nimet ulaşmasaydı, kınanmış olarak boş bir yere atılmış olacaktı.
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Eğer Rabbinden ona bir ni'met erişmiş olmasaydı o, mutlakaa çırıl çıplak (çıkarıldığı) o yere kınanmış bir halde atılacakdı .
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Eğer Rabbisinden ona bir ni'met yetişmiş olmasaydı, o kınanmış bir kimse olarak şübhesiz (ağaçsız) bir alana atılacaktı.
İhsan Aktaş
swap_vert close
Eğer Rabbinden gelen bir nimet (rahmet) ona ulaşmasaydı, mutlaka kendisi yerilmiş bir hâlde ıssız (ağaç ve bitkiden) boş (sıcaktan onu koruyacak gölgesi olmayan) bir yere (sahile) atılmış olacaktı. *
(*) Detaylı bilgi için Saffat-37/140 - 146. ayetlerin mealleri ile aigili açıklamalara bakılabilir. İşte Saffat-145- 146. ayetler de anlatıldığına göre denize atılan Yunus’u, büyük balık ağzına alıyor ve kısa bir süre içinde onu bodur ağaçların bulunduğu bir sahile hemen atıveriyor. Ve böylece yüce Allah’ın izni ile Yunus hem boğulmaktan kurtuluyor hem de ağaçlık olan gölgelikte dinlenebiliyor. (الله اعلم) Not: Meallere göre, ‘’balık Yunusu yutup midesine almıştı ve onun içinde günlerce kalmış, daha sonra balık onu sahile atmıştır’’, şeklindeki açıklamalar Saffat-37/142. ayetin anlatımıyla ters düşüyor. Çünkü o ayette balık Yunus’u yuttuğundan değil, ağzına lokma gibi aldığından söz ediliyor. Yani Yunus balığın karnına ve midesine girmeden, henüz ağzında iken, balık tarafından sahile atılıyor. İşte ilgili ayet ve açıklaması aşağıdadır. Yunus- 142: O derin bir pişmanlıkla kıvranır haldeyken büyük balık (balina) onu (bir lokma gibi) yakalayıverdi (ağzına aldı) şeklindedir. Çünkü ayette geçen (التقم)’’iltekame’’ (ابتلع)’’ibtela’a’’anlamında değildir. İltekame (التقم) yani (lokma gibi ağzına aldı), (ابتلع) ise, yani (onu yuttu, midesine aldı) anlamındadır. Hâlbuki dikkat ederseniz Kur’an, ( فابتلعه) değil, (فالتقمه ) diye bir ifade kullanmıştır. Bu nedenle, büyük balık Hz. Yunus’u yutup midesine almamıştı, bilakis lokma gibi ağzına almıştı ve sahile atılıncaya kadar onun ağzında duruyordu. Konuyla ilgili detaylı bilgi için Saffat-142. ayetle ilgili lügat kitaplarından derlediğimiz Arapça metinlerine bakılabilir.  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Eğer Rabbinden bir nimet ona ulaşmamış olsaydı, kovulmuş ve aşağılanmış bir halde boş bir sahaya atılmış olacaktı.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Eğer çalabı ona iyilik etmeseydi yerilecek bir durumda çırılçıplak kalacaktı.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Rabbinden bir nimet ve inayet ona yetişmeseydi yerinecek bir halde sahraya atılacaktı.
İsmail Yakıt
swap_vert close
Şayet Rabbinden ona bir nimet erişmemiş olsaydı, o mutlaka kınanmış bir hâlde ıssız bir yere atılacaktı.¹⁶
16 Krş. Sâffât, 37/144  
Kadri Çelik
swap_vert close
Eğer Rabbinden bir nimet ona ulaşıp yetişmeseydi, mutlaka kendisi yerilmiş bir durumda (karaya) atılmış olacaktı.
Mahmut Kısa
swap_vert close
İşlediği hatâ o kadar büyüktü ki, ona Rabb’inden bir nîmet ulaşmamış olsaydı, yani pişmanlıkla Rabb’ine yönelip tesbih ederek O’nun şânınıyüceltenlerden olmasaydı, Kıyamet Gününe kadar o balığın karnında kalır (37. Saffat: 144) ve Hesap Gününde, kınanmış bir günahkâr olarak mahşer meydanına atılırdı.
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Ona rabbinden bir nimet erişmeseydi, kınanmış olarak Boşluğa atılırdı.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Eğer Allah Yûnus'a değer vermeseydi onun imdadına yetişmez, cesedini kumsala atıverirdi.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Eğer Yunus akıl ederek Bize yakınlaşıp tövbe etmeseydi, yaptığı tövbesine karşılık affedilmeseydi, O hakir bırakılmış, horlanmış ve alçaltılmışlardan olurdu.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Rabbinden ona bir nimet yetişmemiş olsaydı mutlaka kınanmış (bir hâlde) ıssız bir sahile atılacaktı.
Mehmet Türk
swap_vert close
Eğer Rabbinin nîmeti ona yetişmeseydi,¹ o yerilerek ıssız bir yere atılırdı.
1 Yani tevbesi kabul edilmeseydi.  
Muhammed Esed
swap_vert close
[Ve hatırla:] o’na Rabbinin rahmeti ulaşmamış olsaydı ²⁸ mutlaka aşağılanmış bir şekilde ²⁹ ıssız bir sahile atılmış olurdu:
28 Karş. 37:143- “[Sıkıntılarının zifiri karanlığında bile] Allah’ın sınırsız şanını yücelte[bile]nlerden olmamış bulunsaydı”: Yani, daima Allah’ı anan ve O’na bağışlaması için dua edenlerden.29 Lafzen, “suçlu damgası taşıyarak” -yani, hâlâ günahın yükü altında ve tevbe etmemiş olarak: Allah’ın rahmeti olmasaydı Yunus Peygamber’in bir günahkar olarak ölmüş olacağına îma.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Eğer Rabbinin rahmet ve inayeti ona yetişmeseydi ıssız ve kupkuru bir sahile atılacaktı. 21/87-88, 37/139.147
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Eğer Rabbinin akıl sır ermez nimeti onun imdadına yetişmemiş olsaydı, andolsun ki aşağılanmış bir halde ıssız bir sahile (işte böyle) atılırdı.[⁵²⁶⁸]
[5268] Zımnen: Allah adının üzerini çizerdi. Hz. Yûnus’un tevbesi için bkz: 21:87.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
Eğer Rabbinin katından ona bir nimet (tevbe ve bağışlanma) erişmiş olmasaydı, mutlaka o, kınanmış olarak ıssız bir yere atılacaktı.
Osman Fırat
swap_vert close
Eğer Rabbinden ona bir ni’met yetişmeseydi, yerilerek çıplak bir alana atılırdı.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Eğer ona Rabbinden bir nîmet erişmiş olmasa idi, elbette fezaya metrut bir halde atılmış olacaktı.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Şayet Rabbinden gelen bir lütuf onun imdadına yetişmeseydi, kınanmaya müstahak bir vaziyette, deniz tarafından karaya atılırdı!
Süleyman Ateş
swap_vert close
Eğer Rabbinden ona bir ni'met yetişmeseydi, yerilerek çıplak bir yere atılırdı.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Eğer onun du'âsını kabûl ile rabbinden ona bir ni'met irişmemiş olsa idi, hâlî ve kurı bir sahrâya atılur ve orada mezmûm ve makhûr kalırdı.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Eğer Rabbinin iyiliği imdadına yetişmeseydi[1], aşağılanmış bir halde açık alana[2] atılacaktı.
[1] ... [2] Balina ve yunuslar (deniz memelileri), eceli gelince çoğunlukla karaya vurur ve orada ölürler. Yunus'u (a.s.) da böyle bir deniz memelisi yuttuğu için bu ayete göre onun karnından çıkmasaydı, balık karaya vuracak ve onun vücudu Yunus aleyhisselamın kabri olacaktı.  
Şaban Piriş
swap_vert close
Rabbinden ona bir nimet erişmiş olmasaydı, kınanmış olarak çıplak bir yere atılacaktı.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Rabbinin nimeti erişmeseydi, o bomboş araziye kınanmış bir halde atılıp gidecekti.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Eğer ona, Rabbinden bir nimet ulaşmasaydı, horlanmış bir halde cascavlak bir yere atılırdı.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
eger irmemiş-misse aña bir ni'met çalabı’sından bıraġıldı-y-ıdı yazıya ol melāmet olınmışken.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Eger aña yitişmese‐y‐di Tañrısı raḥmeti, ṣaḥrāya bıraġılurdı ol melāmetelāyıġ‐iken.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Əgər Rəbbindən ona bir mərhəmət (ne’mət) yetişməsəydi, o, məzəmmət olunaraq quru yerə (səhraya) atılacaqdı.
M. Pickthall (English)
swap_vert close
Had it not been that favour from his Lord had reached him he surely had been cast into the wilderness while he was reprobate.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
Had not Grace from his Lord reached him, he would indeed have been cast off on the naked(5630) shore, in disgrace.
5630 Cf. 37:145-146, and n. 4126.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
لَوْلَٓا
şayet olmasaydı
اَنْ تَدَارَكَهُ
ona yetişmesi
نِعْمَةٌ
bir nimetin
مِنْ رَبِّه۪
Rabbinden
لَنُبِذَ
mutlaka atılırdı
بِالْعَرَٓاءِ
ıssız bir yere
وَهُوَ
o iken
مَذْمُومٌ
kınanmış
Şayet Rabbinden ona (tövbe edip mağfiret dileme nimeti gibi büyük) bir nimet yetişmiş olmasaydı, o mutlaka kınanmış bir hâlde ıssız bir yere atılacaktı.
لَوْلَا
Tahdid edatı + Şart edatı
لَوْلَا
olmamış olsa, olmasa, keşke, eğer olmasaydı
اَن
Edat
اَن
Ki, diye, iken, ötürü, -mek, -mak
اِدَّارَكَ
Fiil-VI
د ر ك
Birbirlerine yetişti, ard arda geldi
نِعْمَة
İsim
ن ع م
Nimet
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
رَبّ
İsim
ر ب ب
Rabb (Allah'ın esması, ismidir. Rahmetiyle terbiye eden demektir), efendi
نَبَذَ
Fiil-I
ن ب ذ
Attı
عَرَٓاء
İsim
ع ر ي
Açık alan, ıssız yer
هُوَ
Zamir
هُوَ
O
مَذْمُوم
Edilgen fiil
ذ م م
Kınanmış