close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Kalem Sûresi 30. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Feakbele ba’duhum ‘alâ ba’din yetelâvemûn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Bir birlerine dönerek birbirlerini kınamaya başladılar.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Şimdi birbirlerine karşı kendilerini kınamaya başlamışlardı (ama iş işten geçmişti.)
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Sonra dönüp birbirlerini kınamaya başladılar.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Suçu, kabahati birbirlerinin üstüne atmaya, birbirlerini kınamaya başladılar.
Ahmet Varol
swap_vert close
Bu kez birbirlerine dönüp birbirlerini kınamaya başladılar.
Ali Bulaç
swap_vert close
Şimdi birbirlerine karşı kendilerini kınamaya başladılar.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Sonra da döndüler, birbirlerine kabahat yüklemeye başladılar:
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Birbirlerine dönüp kendilerini kınadılar.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
29,30,31,32. Onlar, “Ey Rabbimiz! Seni noksan sıfatlardan uzak tutarız. Gerçekten biz, kendimize yazık ettik” dediler. Birbirlerini suçlamaya başladılar. Sonra şöyle dediler: “Yazıklar olsun bize, biz azgın kimseleriz. Belki Rabbimiz bize bundan daha iyisini verir. Biz de ümitle O'na yöneleceğiz.”
Besim Atalay
swap_vert close
Birbirlerini kınamaya koyuldular
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
30-31. Bunun üzerine, “Yazıklar olsun bize! Gerçekten biz azgın kişilermişiz!” diyerek birbirlerini kınamaya başladılar.
Cemil Said
swap_vert close
29,30. "Allâh’ın şânı zulümden münezzehdir. Biz zulüm itdik" didiler. Ve biri birilerini tahtıeye başladılar.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Birbirlerini yermeye başladılar.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Bunun üzerine birbirlerini kınamaya başladılar.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Ardından, birbirlerini kınamaya başladılar:
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Ardından, kabahati birbirlerine yüklemeye başladılar.
Edip Yüksel
swap_vert close
Ve hemen birbirlerini suçlamaya başladılar.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Ardından suçu birbirlerine yüklemeye başladılar.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Sonra döndüler kendilerine levm ediyorlardı
Emrah Demiryent
swap_vert close
Sonra dönüp birbirlerini kınamaya başladılar.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Ardından birbirlerini suçlamaya başladılar.
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Şimdi kabahati birbirlerine yüklemiye başladı (lar).
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Sonra bazıları bazılarına dönüp birbirlerini kınamaya başladılar.
İhsan Aktaş
swap_vert close
29,30. (Bunun üzerine) Onlar,"Ey Rabbimiz, sen her türlü noksandan uzaksın! Doğrusu biz zalim kimseler imişiz” dediler!"deyip, birbirlerini kınamaya başladılar.
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Onların bir kısmı, bir kısmını kınayarak karşılık verdi.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Artık onlar biribirlerini kınamıya başladılar.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Birbirlerini kınamaya koyuldular.
İsmail Yakıt
swap_vert close
Sonra dönüp birbirlerini suçlamaya/kınamaya başladılar.
Kadri Çelik
swap_vert close
Ardından birbirine yönelerek kendilerini kınamaya başladılar.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Sonra karşı karşıya geçip birbirlerini suçlamaya başladılar:
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Birbirini kınamaya başladılar.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Kafa kafaya verdiler, ah tuh edip sızlandılar.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Sonra birbirlerini kınamaya, birbirlerini suçlamaya başladılar.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Birbirlerini kınamaya başlamışlardı.
Mehmet Türk
swap_vert close
Hemen birbirlerini kınamağa başladılar.
Muhammed Esed
swap_vert close
ve sonra dönüp birbirlerini suçlamaya başladılar.
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Sonra döndüler birbirlerini suçlamaya. 11/7
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Ardından birbirlerine yönelerek, karşılıklı özeleştiri yaptılar:[⁵²⁵³]
[5253] Yetelâvemûn, hatayı itiraf yoluyla kendini veya karşısındakini kınamak. Nedamet ifade eder. Bunun, muhatabı itham değil de özeleştiri olduğunu 29 ve 31. âyetler zaten vermektedir. Kolektif bir özeleştiriye dikkat çeken kıssadan hisse şudur: Hatadan dönme hususunda, bireye nisbetle cemaat çok daha şanslıdır.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
(Pişmanlık duydular fakat ilkin) Kabahati birbirlerine yüklemeye başladılar. (Sonra suçta her birinin ortak olduğunu anlayarak, pişmanlık duygusunu paylaştılar ve çareyi Rablerine yönelmekte buldular)
Osman Fırat
swap_vert close
Dönüp birbirlerini kınamağa başladılar:
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Artık birbirlerine dönerek birbirlerini levme başladılar.
Suat Yıldırım
swap_vert close
29, 30. Bunun üzerine “Sübhansın ya Rabbenâ, her türlü noksandan uzaksın! Doğrusu biz kendimize zulmetmişiz! ” deyip, birbirlerini kınamaya başladılar.
Süleyman Ateş
swap_vert close
Dönüp birbirlerini kınamağa başladılar:
Süleyman Tevfik
swap_vert close
30,31. Birbirlerine levm iderek: "Eyvâh bize! Biz tuğyân ve 'isyân itdik."
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Dönüp birbirlerini suçlamaya başladılar:
Şaban Piriş
swap_vert close
Başladılar birbirlerini kınamaya..
Ümit Şimşek
swap_vert close
Dönüp birbirlerini suçladılar.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Bunun üzerine birbirlerini kınamaya başladılar.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
pes ilerü geldi bir niceleri bir nice üzere melāmet eyleşürler.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Pes biri birine melāmet itmege başladılar.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Onlar bir-birini danlamağa başladılar.
M. Pickthall (English)
swap_vert close
Then some of them drew near unto others, self reproaching.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
Then they turned, one against another, in reproach.(5614)
5614 When greed or injustice is punished people are ready to throw the blame on others. In this case, one particular individual may have seen the moral guilt of defying the Will of Allah and the right of man, but if he shared in the enterprise in the hope of profit, he could not get out of all responsibility.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
فَاَقْبَلَ
ardından dönüp
بَعْضُهُمْ
bir kısmı
عَلٰى بَعْضٍ
bir kısmını
يَتَلَاوَمُونَ
kınamaya başladılar
Bunun ardından bir kısmı bir kısmını kınamaya başladı.
اَقْبَلَ
Fiil-IV
ق ب ل
Geri döndü, yöneldi
بَعْض
İsim
ب ع ض
Bazı, bir kısmı
عَلَى
Zamir
عَلَى
Üzerinde, hakkında, karşı, dolayı, -a, -e
بَعْض
İsim
ب ع ض
Bazı, bir kısmı
تَلاَوَمَ
Fiil-VI
ل و م
Birbirini kınamaya başladı(lar)