close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Kalem Sûresi 29. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Kâlû subhâne rabbinâ innâ kunnâ zâlimîn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Dediler ki: Şanı yücedir Rabbimizin, gerçekten de zalimlerden olduk biz.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
(Sonunda artık faydasız bir nedametle:) "Rabbimiz Seni tesbih eder, yüceltiriz; gerçekten bizler zalim imişiz" deyip (dizlerini dövmeye girişmişlerdi.)
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
onlar da: “Rabbimizin şanı yücedir, doğrusu biz yaratılış gayemize aykırı hareket ediyormuşuz” dediler.
Ahmet Tekin
swap_vert close
“Rabbimizi tesbih ve tenzih ederiz. Biz gerçekten hakka riayet etmeyen zâlim, müşrik bir milletmişiz.” dediler.
Ahmet Varol
swap_vert close
"Rabbimizi tesbih ederiz! Doğrusu biz zalimlerdenmişiz" dediler.
Ali Bulaç
swap_vert close
Deriler ki: “Rabbimiz seni tesbih eder, yüceltiriz; gerçekten zalim imişiz.”
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Onlar: “- Seni tenzîh ederiz, Rabbimiz! Doğrusu biz zalimlermişiz.” dediler.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Onlar: “Biz Rabbimizi tesbih ederiz! Gerçekten zalim imişiz” dediler.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
29,30,31,32. Onlar, “Ey Rabbimiz! Seni noksan sıfatlardan uzak tutarız. Gerçekten biz, kendimize yazık ettik” dediler. Birbirlerini suçlamaya başladılar. Sonra şöyle dediler: “Yazıklar olsun bize, biz azgın kimseleriz. Belki Rabbimiz bize bundan daha iyisini verir. Biz de ümitle O'na yöneleceğiz.”
Besim Atalay
swap_vert close
Diyeler ki: «Kutsallık Tanrımıza, bizler günah işledik !»
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
(Onlar:) “Rabbimizi tesbih ederiz, O'na şükrederiz. Doğrusu biz (Rabbimizi unutarak) kendimize zulmetmişiz” dediler.
“Tesbih” kavramı Kur’an’da pek çok yerde geçer ve Allah’a boyun eğmenin, emirlerini uygulamanın, yasalarına göre hareket etmenin bir ifadesi olarak kullanılır. Kur’an’da “sebbeha” fiili bazen geçmiş zaman kipiyle Hadid 57/1, Haşr 59/1, Saff 60/1 ayetlerinde olduğu gibi kullanılmıştır. Kimiz zaman da geniş zaman kipiyle, Cuma 62/1, Teğâbûn 64/1 bazen de gelecek zaman kipiyle Enbiya 21/20, Zümer 39/75, Mü’min 40/7, Fussılet 41/38, âyetlerinde olduğu gibi kullanılmıştır.  
Cemil Said
swap_vert close
29,30. "Allâh’ın şânı zulümden münezzehdir. Biz zulüm itdik" didiler. Ve biri birilerini tahtıeye başladılar.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
"Rabbimizi tenzih ederiz; doğrusu biz yazık etmiştik" dediler.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Onlar, “Rabbimizi tesbih ederiz (yüceltiriz). Şüphesiz biz zalim kimseler imişiz” dediler.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Şöyle cevap verdiler: “Rabbimizin şanı yücedir; doğrusu biz haksızlık etmişiz.”
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Rabbimizi tesbih ederiz; doğrusu biz (kendi kendimize) yazık etmişiz, dediler.
Edip Yüksel
swap_vert close
Dediler ki, "Rabbimiz yücedir. Biz zalimler imişiz."
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
"Rabbimizi tesbih ederiz, doğrusu biz zalimler imişiz." (dediler).
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Sübhansın ya rabbena! Dediler: bizler doğrusu zalimlermişiz
Emrah Demiryent
swap_vert close
(Sonunda onlar büyük bir pişmanlıkla,) “Rabbimiz seni (her türlü noksan sıfatlardan tenzih ederek) tesbih ederiz. (Rabbimiz!) Doğrusu bizler (nimeti verenin ve bütün mülkün gerçek sahibinin sen olduğunu unutarak, fakirlerin hakkını vermemekle) kendimize zulmedenlerdenmişiz” dediler.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Onlar: Rabb'imizi tesbih ederiz. Doğrusu bizler haksızlık edenlermişiz.” dediler.
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
«Seni (tesbîh ve) tenzîh ederiz ey Rabbimiz. Hakıykaten biz zaalimlermişiz» dediler.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
(Onlar:) “Rabbimizi tenzîh ederiz; doğrusu biz zâlim kimselermişiz!” dediler.
İhsan Aktaş
swap_vert close
29, 30. (Bunun üzerine) Onlar,"Ey Rabbimiz, sen her türlü noksandan uzaksın! Doğrusu biz zalim kimseler imişiz” dediler!"deyip, birbirlerini kınamaya başladılar.
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Onlar da “Rabbimiz her şeyden yücedir. Biz kendimize zulmedenlerden olduk” dediler.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Dediler: "Biz seni ululuyoruz ey çalabımız! Doğrusu, bizler kıyıcılık ettik."
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Onlar, «— Rabbimiz zulümden tamamıyle münezzehtir [⁹], bizler öz nefsimize zulmettik, dediler.
[9] Yahut «Sübhanallah Maşallah» dediler, ama iş işten geçti.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
Onlar da “Rabbimizi tenzih ederiz, muhakkak ki biz zalimlerden olduk” dediler.
Kadri Çelik
swap_vert close
Dediler ki: “Rabbimiz münezzehtir, gerçekten bizler zalim olanlarmışız.”
Mahmut Kısa
swap_vert close
Bunun üzerine, hatâlarında daha fazla ısrar etmeyip, “Rabb’imizi en yüce sıfatlarla tesbih ederiz; meğer biz gerçekten zâlimmişiz!” dediler.
Mahmut Özdemir
swap_vert close
-“Rabbimiz sübhandır / münezzehdir; biz, zâlim olduk” dediler.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Bunun üzerine: " Büyüksün Allah’ım! biz gerçekten saygısızlık ettik " dediler.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Onlar bu hatırlatma karşısında akıllarını başlarına toplayıp; "Rabbimizi üstün bilir, ancak O’nu yüceltiriz. Doğrusu biz gerçeklere karşı körlük içindeymişiz. Bu nedenle kendimize zulmetmişiz!" dediler.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
(Onlar) “Rabbimiz yücedir! Doğrusu biz (kendimize) yazık etmişiz!” demişlerdi.
Mehmet Türk
swap_vert close
(En sonunda): “Ey Rabbimiz! Sen ne kadar da yücesin! Gerçekten bizler zâlimlerden olduk.” dediler.
Muhammed Esed
swap_vert close
Onlar: “Rabbimizin şanı yücedir! Doğrusu biz zulüm işliyorduk!” diye cevap verdiler;
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Hemen akılları başlarına geldi ve: -Rabbimiz sen yüceler yücesisin biz fakir fukaranın hakkını vermemekle gerçekten kendimize yazık ettik, dediler. 7/5, 21/11...15
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Onlar “Varlığın kendisi adına hareket ettiği Rabbimizin şanı ne yücedir” dediler; “Meğer biz zalimlerden olup çıkmışız.”
Orhan Kuntman
swap_vert close
Ve: "Ey Rabbimiz, seni tenzih ederiz, biz gerçekten zâlim kimseler olduk (cimrilik gösterdik, yoksulları rızıklarından mahrum bırakmanın cezasına uğradık)" dediler.
Osman Fırat
swap_vert close
Rabbimizi tesbih ederiz, doğrusu biz zulmedenlermişiz! dediler.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Dediler ki: «Ey Rabbimiz! Seni tesbih (tenzih) ederiz, muhakkak ki, biz zalim kimseler olduk.»
Suat Yıldırım
swap_vert close
29, 30. Bunun üzerine “Sübhansın ya Rabbenâ, her türlü noksandan uzaksın! Doğrusu biz kendimize zulmetmişiz! ” deyip, birbirlerini kınamaya başladılar.
Süleyman Ateş
swap_vert close
Rabbimizi tesbih ederiz, doğrusu biz zulmedenlermişiz! dediler.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Ötekiler de: "Rabbimiz her 'ayıbdan ve zulümden münezzehdir. Biz kendimiz kendimize zulüm itdik" didiler.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Hep bir ağızdan, “Rabbimiz! Sana boyun eğeriz. Biz yanlışlar içindeyiz!” dediler.
Şaban Piriş
swap_vert close
Hemen akılları başlarına geldi ve:-Rabbimiz'in şanı yücedir. Biz, zalimlerden olduk, dediler.
Ümit Şimşek
swap_vert close
“Rabbimizi tesbih ederiz,” dediler. “Doğrusu biz kendimize yazık etmişiz.”
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
O zaman dediler ki: "Tespih ederiz seni, ey Rabbimiz! Gerçekten biz zalimler olduk."
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
eyittiler “arulıġı çalabumuzuñ bayıķ biz olduķ žālimler.”
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Eyitdiler: Münezzehdür bizüm Tañrımuz, biz ẓālimler‐iduḳ.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Onlar: “Rəbbimiz pakdır, müqəddəsdir! Həqiqətən, biz zalım idik!” – dedilər.
M. Pickthall (English)
swap_vert close
They said: Glorified be our Lord! Lo! we have been wrong doers.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
They said: "Glory to our Lord! Verily we have been doing wrong!"
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
قَالُوا
dediler
سُبْحَانَ
Subhân olanı tesbih ederiz
رَبِّنَٓا
Rabb-imizi
اِنَّا
doğru-su biz
كُنَّا
olduk
ظَالِم۪ينَ
zalimler
Onlar da, "Subhân olan Rabbimizi tesbih ederiz, doğrusu biz (yoksulları kendi mallarımızdan mahrum etmekle) zalimlerden olmuşuz" dediler.
قَالَ
Fiil-I
ق و ل
Dedi, buyurdu, söyledi
سُبْحَان
İsim
س ب ح
Subhân (her türlü noksanlıktan münezzeh olan)
رَبّ
İsim
ر ب ب
Rabb (Allah'ın esması, ismidir. Rahmetiyle terbiye eden demektir), efendi
اِنّ
Edat
اِنّ
Şüphesiz, kesinlikle, muhakkak, elbette, gerçekten, zira, çünkü, doğrusu, daima. Cümledeki bilgiyi pekiştirmek için kullanılır.
كَانَ
Fiil-I
ك و ن
İdi, oldu
ظَالِم
Etken fiil
ظ ل م
Zalim, zulmeden