close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Kalem Sûresi 27. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Bel nahnu mahrûmûn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Hayır dediler, biz mahrum olup gitmişiz.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
(Derken gerçeği anlayıp) "Hayır, biz (her şeyden ve bütün servetimizden) yoksun bırakıldık" (diye pişman ve perişan vaziyette çöküvermişlerdi).
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Sonra yanlış yere gelmediklerini ve Allah'ın bir cezası ve imtihanı olduğunu anladıklarında: “Biz mahrum bırakılmışız” dediler.
Ahmet Tekin
swap_vert close
“Yok, yok, biz yoksul bırakılmışız.” dediler.
Ahmet Varol
swap_vert close
"Hayır. Doğrusu biz mahrum bırakıldık."
Ali Bulaç
swap_vert close
'Hayır, biz (her şeyden ve bütün servetimizden) yoksun bırakıldık.'
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
(Etrafa bakınıp kendi bahçeleri olduğunu anladıkları zaman da): “-Hayır, (bahçenin bereketinden) biz mahrum edilmişiz.” dediler.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Hayır, doğrusu biz (bahçeden) mahrum bırakıldık” dediler.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
25,26,27,28. Amaçlarına ulaşacaklarından emin olarak erkenden gittiler. Harap olmuş bostanı gördüklerinde kimileri, “Biz yanlış yere geldik” dediler. Kimileri de, “Hayır, biz mahvolmuşuz” dediler. İçlerinden en feraset sahibi, “Ben size, niçin Allah'ı anmıyorsunuz, dememiş miydim?” dedi!”
Besim Atalay
swap_vert close
Yok yok eli boş kaldık!»
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
(Kendi bahçeleri olduğunu anladıklarında ise:) “Olamaz, biz (her şeyden ve bütün servetimizden) mahrum bırakıldık” (dediler).
Cemil Said
swap_vert close
26,27. Bağçenin ne hâle geldiğini gördükleri vakit "Eyvah biz yanılmışız meyvelerimiz mahv oldı" diyu bağırdılar.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
26,27. Bahçeyi gördüklerinde: "Herhalde yolumuzu şaşırmış olacağız; belki de biz yoksun bırakıldık" dediler.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
(Gerçeği anlayınca da), “Hayır, meğer biz mahrum bırakılmışız!” dediler.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
26-27. Bahçeyi gördüklerinde ise, “Herhalde yanlış yere gelmişiz; yok yok, ürünü kaybetmişiz” dediler.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Yok yok, doğrusu biz mahrum bırakılmışız!
Edip Yüksel
swap_vert close
"Yok, doğrusu biz yoksun bırakıldık."
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
"Yok, biz mahrum edilmişiz." (dediler).
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Yok biz mahrum edilmişiz
Emrah Demiryent
swap_vert close
(Etrafa bakarak, kendi bahçeleri olduğunu anladıklarında ise,) “Hayır! Doğrusu biz (işlediğimiz suçtan dolayı, bahçenin ürününden ve gelirinden) mahrum bırakıldık” (dediler).
Erhan Aktaş
swap_vert close
Hayır! Biz, mahrum bırakılanlarız.
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
(Sonra hakıykatı anlayınca da) «Hayır, biz mahrum (kalmış) larız».
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
(Kendi bahçeleri olduğunu kabûllenince de:) “Hayır! (O fakirler değil, asıl) biz (bu ni'metten) mahrum bırakılmış kimseleriz!” (dediler.)
İhsan Aktaş
swap_vert close
(Gerçeği anlayınca da) “Bilakis, biz (her şeyden ve bütün servetimizden) mahrum bırakılmışız!” (dediler).
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Hayır, “Biz mahrum bırakıldık” dediler.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
"Öyle değil, yoksul düştük artık."
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Öyle değil, mahrum kalmışız» dediler.
İsmail Yakıt
swap_vert close
“Bilakis, biz mahrum bırakıldık!”
Kadri Çelik
swap_vert close
“Hayır, biz (her şeyden) yoksun bırakılmış olduk.”
Mahmut Kısa
swap_vert close
Fakat çok geçmeden gerçeği anladılar: “Hayır hayır; aslında biz, bağımızdan bahçemizden tamamen yoksun bırakıldık!” diye feryat ettiler.
Mahmut Özdemir
swap_vert close
-“Hayır! Belki biz mahrum bırakıldık”.
Mehmet Çakır
swap_vert close
26,27. afalladılar: " Aaa! Galiba yeri şaşırdık. // Yoo. Olamaz! Mahvolduk " dediler.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Yollarını şaşırıp başka bir bahçeye gitmediklerini anlayınca; "Hayır olamaz! Biz gerçekten nimetlerden mahrum bırakıldık!" dediler.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
“(Hayır)! Aksine biz mahrum bırakıldık!” [*] (diye sızlanmışlardı).
Benzer mesaj: Vâkı‘a 56:67.  
Mehmet Türk
swap_vert close
26,27. Ama o (bahçeyi o halde) görünce (önce): “Biz herhalde yanlış gelmişiz” dediler. (Sonra da): “Hayır, biz tam tersine (bütün servetimizden) yoksun bırakıldık.” dediler.
Muhammed Esed
swap_vert close
[ve sonra da] “Hayır, galiba elimizden çıkmış!” (dediler).
Mustafa Çavdar
swap_vert close
– Hayır hayır! Her şeyimiz gitmiş biz mahvolmuşuz! 56/63...67
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
(Akılları başlarına gelince), “Hayır, biz mahrum edilmişiz” (dediler).[⁵²⁵¹]
[5251] Allah için verememek gerçek mahrumiyettir; zira Allah için vermek gerçekte almaktır.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
"Hayır doğrusu biz (cimrilik gösterdiğimiz için, bahçemizin ürününden) yoksul bırakıldık dediler.
Osman Fırat
swap_vert close
Hayır, doğrusu biz mahrum bırakıldık!
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Hayır, biz mahrum kimseleriz.»
Suat Yıldırım
swap_vert close
Çok geçmeden işi anlayınca: “Hayır! dediler, Doğrusu felakete uğramışız! ”
Süleyman Ateş
swap_vert close
Hayır, doğrusu biz mahrum bırakıldık!
Süleyman Tevfik
swap_vert close
(Sonra bostanları oldığını tanıdıklarında) Evet! Biz (fukarâyı men' iylediğimiz içün) şimdi mahrûm kaldık" didiler
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
“Hayır hayır, biz yoksun bırakıldık!”
Şaban Piriş
swap_vert close
-Hayır, Biz mahrum bırakıldık.
Ümit Şimşek
swap_vert close
“Yok, yanlış gelmedik; mahrum kaldık.”
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
"Hayır, hayır! Biz mahrum edilenleriz."
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
“belki biz maḥrumlaruz” ya'nį andan eyittiler.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Bel ki biz maḥrūmlaruz.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Xeyr, biz (bağımızın bərəkətindən) məhrum olmuşuq!”
M. Pickthall (English)
swap_vert close
Nay, but we are desolate!
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
"Indeed we are shut out (of the fruits of our labour)!"(5612)
5612 Cf. 56:67. Also see last note.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
بَلْ
hayır
نَحْنُ
biz
مَحْرُومُونَ
mahrum bırakılanlarız
(Bahçenin kendi bahçeleri olduğunu anladıklarında) "Hayır! (Biz yoksulları kendi mallarımızdan mahrum etmek istediğimiz için asıl) Biz mahrum bırakılmışız" (dediler)!
بَل
Edat
بَل
Bilakis, hayır ancak, doğrusu, aksine
نَحْنُ
Zamir
نَحْنُ
Biz
مَحْرُوم
Edilgen fiil
ح ر م
Muhtaç olan, mahrum kalan