close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Kalem Sûresi 26. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Felemmâ raevhâ kâlû innâ ledâllûn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Bahçeyi görünce gerçekten de dediler, elbette yolumuzu şaşırdık.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Ama onu (bahçeleri tarumar edilmiş) görünce: "Muhakkak biz (gideceğimiz yeri ve yolu) şaşırmışız ve yanlış gelmişiz" demişlerdi.
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Ama bahçeyi o perişan haliyle görünce: “Herhalde biz yanlış yere gelmişiz, bizim bahçe burası değildir veya biz sapık insanlarız fakir ve yoksulları haklarından mahrum etmeye çalışıyoruz” dediler.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Bağı, bahçeyi gördüklerinde: “Galiba biz yanlış yere geldik.” dediler.
Ahmet Varol
swap_vert close
Fakat onu (bahçeyi) gördüklerinde: "Herhalde yanlış geldik" dediler.
Ali Bulaç
swap_vert close
Ama onu görünce: 'Muhakkak biz (gideceğimiz yeri) şaşırmışız' dediler.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Vakta ki o bahçeyi (böyle yanmış kapkara) gördüler : “-Biz, herhalde yanlış gelmişiz.” dediler.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Bahçeyi gördükleri zaman: “Bir gerçekten yolumuzu şaşırdık…
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
25,26,27,28. Amaçlarına ulaşacaklarından emin olarak erkenden gittiler. Harap olmuş bostanı gördüklerinde kimileri, “Biz yanlış yere geldik” dediler. Kimileri de, “Hayır, biz mahvolmuşuz” dediler. İçlerinden en feraset sahibi, “Ben size, niçin Allah'ı anmıyorsunuz, dememiş miydim?” dedi!”
Besim Atalay
swap_vert close
Bahçelerin görünce, derler ki: «Biz yolu şaşırmışız
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Fakat bahçeyi o halde görünce: “Biz mutlaka yolumuzu şaşırmış olmalıyız (yanlış yere geldik)!” dediler.
Cemil Said
swap_vert close
26,27. Bağçenin ne hâle geldiğini gördükleri vakit "Eyvah biz yanılmışız meyvelerimiz mahv oldı" diyu bağırdılar.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
26,27. Bahçeyi gördüklerinde: "Herhalde yolumuzu şaşırmış olacağız; belki de biz yoksun bırakıldık" dediler.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Fakat bahçeyi o hâlde gördüklerinde, “Biz mutlaka yolumuzu şaşırmış olmalıyız!” dediler.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
26-27. Bahçeyi gördüklerinde ise, “Herhalde yanlış yere gelmişiz; yok yok, ürünü kaybetmişiz” dediler.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Fakat bahçeyi gördüklerinde: Mutlaka yolumuzu şaşırmış olmalıyız! dediler.  
 Yanlış yere gelmediklerini anlayınca da 27. âyette meâli verilen sözü söylediler.  
Edip Yüksel
swap_vert close
Fakat bahçeyi görünce, "Biz yolu şaşırdık," dediler.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Fakat bahçeyi gördüklerinde: "Biz herhalde yanlış gelmişiz" dediler .
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Vakta ki o bağı gördüler, biz, dediler: her halde yanlış gelmişiz
Emrah Demiryent
swap_vert close
Fakat bahçelerini (yanmış/küle dönmüş bir hâlde) gördüklerinde, “Galiba biz yolumuzu şaşırdık da yanlış bir yere geldik” dediler.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Fakat onu gördüklerinde: “Herhalde yanlış yere geldik!” dediler.
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Fakat onu (bu halde) görüverince dediler ki: «Her halde biz yanlış gelenleriz».
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Fakat orayı (bahçeyi o perişan hâlde) gördüklerinde: “Muhakkak biz, elbette(bahçesinin yolunu) şaşıran kimseleriz (her hâlde yanlış yere geldik!)” dediler.
İhsan Aktaş
swap_vert close
Onu (bahçelerini o hâlde) gördükleri zaman (burası bahçemiz değil) “mutlaka biz yolu şaşırmış olmalıyız!’’dediler.
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Sonra tarlada ürünlerini gördüklerinde “Galibe biz yolumuzu şaşırdık” dediler.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Ancak, bahçeyi öyle görünce: "Biz yolu şaşırdık" dediler.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Bahçeyi harap olmuş görünce tereddüde düşerek «— Yolu şaşırmışız,
İsmail Yakıt
swap_vert close
Fakat (bahçeyi) gördüklerinde dediler ki: “Biz mutlaka yolu şaşırdık.”
Kadri Çelik
swap_vert close
Ama onu görünce, “Muhakkak biz (gideceğimiz yeri) şaşırmış olmalıyız” dediler.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Derken bahçelerine varıp da, onu yanmış, yıkılmış bir hâldegörünce, “Galiba biz yolumuzu şaşırdık!” dediler.
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Orayı gördüklerinde dediler ki: -“Biz, elbette yolu şaşırdık”.
Mehmet Çakır
swap_vert close
26,27. afalladılar: " Aaa! Galiba yeri şaşırdık. // Yoo. Olamaz! Mahvolduk " dediler.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Bahçelerini görünce herhalde biz yolu şaşırıp yanlış bahçeye geldik dediler. Bahçelerini tanıyamamışlardı. Çünkü bahçelerinin yerinde kupkuru simsiyah topraklar bulunuyordu. Her şey yanıp kül olmuştu.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Fakat bahçeyi gördüklerinde “Biz (herhâlde) yolumuzu şaşırdık!” demişlerdi.
Mehmet Türk
swap_vert close
26,27. Ama o (bahçeyi o halde) görünce (önce): “Biz herhalde yanlış gelmişiz” dediler. (Sonra da): “Hayır, biz tam tersine (bütün servetimizden) yoksun bırakıldık.” dediler.
Muhammed Esed
swap_vert close
Ama bahçeye bakıp onu [tanınmaz halde] görünce: “Herhalde yolumuzu şaşırmış olacağız!” diye bağırdılar;
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Nihayetinde bahçeyi gördüklerinde şaşkınlık içinde: -Biz herhalde yanlış bir yere geldik, dediler. 57/20
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Derken, bahçeyi o halde görünce (tanıyamadılar ve) “Biz yolumuzu şaşırmışız (galiba)” dediler.
Orhan Kuntman
swap_vert close
Fakat bahçelerini -yanmış kül olmuş halde- görünce (ilkin) "Mutlaka yolumuzu şaşırmış olmalıyız" dediler. (Fakat sonra gerçeği anladılar da)
Osman Fırat
swap_vert close
Ne zaman ki bahçeyi o hâlde gördüklerinde, "Biz mutlaka yolumuzu şaşırmış olmalıyız!" dediler.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Vaktâ ki o bostanlarını (o halde) gördüler, dediler ki: «Şüphe yok bizler elbette sapık kimseleriz.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Bahçeyi görünce: apışıp kaldılar. “Galiba yolu şaşırdık, yanlış yere geldik! ” dediler.
Süleyman Ateş
swap_vert close
Fakat bahçeyi görünce: "Herhalde biz yolu şaşırdık." dediler.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Bostanı görince: "Biz yolumızı şaşırdık" didiler.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Bahçeyi görünce: “Biz, kesinlikle başka bir yere geldik!” dediler.
Şaban Piriş
swap_vert close
Onu gördüklerinde:-Yolu şaşırdık, dediler.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Bir de ne görsünler! “Herhalde biz yanlış geldik” dediler.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Fakat bahçeyi görünce: "Yahu, biz yanlış gelmişiz." dediler!
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
pes ol vaķt kim gördiler anı eyittiler “bayıķ biz azmışlaruz.”
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Ol vaḳt ki anı ol ḥālde gördiler, eyitdiler: Biz azmışlaruz.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
(Bağı) bu vəziyyətdə (yanıb külə dönmüş) gördükdə dedilər: “Yəqin ki, (yolumuzu) azmışıq!
M. Pickthall (English)
swap_vert close
But when they saw it, they said: Lo! we are in error!
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
But when they saw the (garden), they said: "We have surely lost our way:(5611)
5611 Their fond dreams were dispelled when they found that the garden had been changed out of all recognition. It was as if they had come to some place other then their own smiling garden. Where they had expected to reap a rich harvest, there was only a howling wilderness. They reflected. Their first thought was of their own personal loss, the loss of their labour and the loss of their capital. They had plotted to keep out others from the fruits: now, as it happened, the loss was their own.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
فَلَمَّا
ne vakit ki
رَاَوْهَا
onu gördüler
قَالُٓوا
dediler
اِنَّا
mutla-ka biz
لَضَٓالُّونَۙ
elbette şaşıranlarız
Fakat o (bahçey)i gördüklerinde (gözlerine inanamadılar ve), "mutlaka biz (yolumuzu) şaşırmış olmalıyız (bu bizim bahçemiz olamaz)!" dediler.
لَمَّا
Zaman zarfı
لَمَّا
Ne zaman ki, zaman, vakit
رَاَى
Fiil-I
ر ا ي
Gördü, anladı, bildi, düşündü
قَالَ
Fiil-I
ق و ل
Dedi, buyurdu, söyledi
اِنّ
Edat
اِنّ
Şüphesiz, kesinlikle, muhakkak, elbette, gerçekten, zira, çünkü, doğrusu, daima. Cümledeki bilgiyi pekiştirmek için kullanılır.
ضَالٌّ
Etken fiil
ض ل ل
Dalâlette kalan, dalâlette olan, şaşıran, dalâlete düşen