close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Kalem Sûresi 22. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Eni-ġdû ‘alâ harśikum in kuntum sârimîn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Mahsulünüzü kesip devşirecekseniz erkence koşun, gidin.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
"Haydin, ekin(leri)nizi ve ürünlerinizi kesecek (devşirecek)seniz (bahçenizin) üzerine erkence ve acelece koşup yetişin" demişlerdi. (Onu ekin biçer gibi kesip bitirmek niyetiyle ve tüm yoksul kesimlerden ve muhtaç kimselerden kaçırmak gayretiyle bahçelerine gittiler, çünkü ondan kimseye bir şey bırakmak istemediklerinden son derece hırslı hareket ettiler.)
[Not: Ayette "Hars: Tarla" kelimesinin geçmesi, bahçelerin içerisinde tarlaların bulunduğunu belirtmek için olabilir.]  
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Mahsüllerinizi toplayacaksanız erkence koşup gidin.
Ahmet Tekin
swap_vert close
“Kesecekseniz, toplayacaksanız eğer, tarlanıza, mahsulünüzün başına erken gidin.” dediler.
Ahmet Varol
swap_vert close
"Eğer devşirecekseniz erkenden ürününüze gidin" diye.
Ali Bulaç
swap_vert close
'Eğer ürününüzü devşirecekseniz erkence kalkıp-çıkın.'
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
“Haydin devşirecekseniz, ürününüzü toplamaya erken çıkın!”
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Eğer meyve toplayacaksanız, sabah erkenden tarlanıza varın.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
21,22. Sabahleyin birbirlerine şöyle seslendiler: “Eğer ürünlerinizi devşirecekseniz erkenden bostanlarınıza gidiniz!”
Besim Atalay
swap_vert close
21,22. Sabahleyin: «Toplamak isterseniz, erkence gidin!» diyerek çağrıştılar
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
“Haydi! Hasat yapmak istiyorsanız, ürününüzü toplamaya erken çıkın!” diye sesleniyorlardı.
Cemil Said
swap_vert close
21,22,23,24. İrtesi sabah biri birilerinin kulağına: "Eğer hurmalarınızı toplamak istiyor iseniz sabah şafak söker iken bağçenize gidiniz" diyerek gidiyorlar idi. "Hiç olmaz ise bu gün bir tek fakir bağçemize girmesün" diyorlar idi.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
21,22. Sabah erken: "Ürünlerinizi devşirecekseniz erken çıkın" diye birbirlerine seslendiler.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
21,22. Derken, sabahleyin birbirlerine, “Haydi, eğer ürününüzü devşirecekseniz erkenden gidin” diye seslendiler.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
“Eğer devşirecekseniz erkenden tarlanızın başına gidin!”
Diyanet Vakfı
swap_vert close
21, 22. (Beri tarafta ise) onlar, sabah olurken: Madem devşireceksiniz, hadi erkenden mahsülünüzün başına gidin! diye birbirlerine seslendiler.
Edip Yüksel
swap_vert close
"Devşirecekseniz, haydi ekinlerinize erken varın."
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
"Haydi, devşirecekseniz erkenden ekininize gidin" diye.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Haydin kesecekseniz harsinize (kültürünüze) irkence koşun dediler
Emrah Demiryent
swap_vert close
21-22. (O bahçe sahipleri, bahçelerinin ne hâle geldiğinden habersiz bir şekilde) sabah olunca birbirlerine, “Haydi, eğer mahsullerinizi toplayacaksanız erkenden gidin” diye seslendiler.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Eğer, ürününüzü toplayacaksanız, tarlanıza sabah erkenden gidin!
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
«Devşirecekseniz erkence mahsulünüzü (devşirmiye) çıkın» diye.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
21,22. Nihâyet sabaha ulaşan kimseler iken: “Eğer (bahçenizi) devşirecek olanlarsanız, erkenden mahsûlünüzün başına gidin!” diye birbirlerine seslendiler.
İhsan Aktaş
swap_vert close
21,22. Sabah vakti birbirlerine: “Haydi! Devşirecekseniz, ürününüzü toplamaya erken çıkın!” diye sesleniyorlardı.
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Eğer ürünlerinizi toplayacaksanız erkence tarlalarınıza gidin.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
"Eğer devşirecekseniz, erkenden ürünlerinizin yanına varın."
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Meyve düşürecekseniz, haydi erken ekininize gidin [⁶].
[6] Yâni yoksullar duymadan erkenden meyveyi toplayalım.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
“Haydi! Eğer ürünleri devşirecekseniz, ekinlerinize erkenden gidiniz.”
Kadri Çelik
swap_vert close
“Eğer ürününüzü devşirecekseniz erkence kalkın çıkın.”
Mahmut Kısa
swap_vert close
“Ürünlerinizi devşirecekseniz, haydi erkenden tarlanızın başına gidin!”
Mahmut Özdemir
swap_vert close
-“Devşirecekseniz, tarlanıza / ekininize yarın erken gidin!”.
Mehmet Çakır
swap_vert close
" ürün toplayacaksanız, hadi elinizi çabuk tutup bağa gelin " diyorlardı.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Haydi! Bahçemize erkenden giderek meyvelerimizi toplayalım dediler.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
“Hasat etmek istiyorsanız, erkenden arazinize (bahçenize) gidin!”
Mehmet Türk
swap_vert close
21,22. Sabahleyin de birbirlerine: “Eğer ürününüzü devşirecekseniz erken davranın.” diye seslendiler
Muhammed Esed
swap_vert close
“Meyve toplamak istiyorsanız erkenden tarlanıza gidin!”
Mustafa Çavdar
swap_vert close
– Ürününüzü vakitlice toplamak istiyorsanız haydi bahçeye! 2/267
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
“Hasat yapmak istiyorsanız, erkenden arazinize gidin!”[⁵²⁴⁹]
[5249] Üslûp gereği kullanılan ikinci çoğul kipi, aslında birinci çoğula tekabül eder: “istiyorsak… gidelim.”  
Orhan Kuntman
swap_vert close
21,22. Onlarsa sabaha karşı uyandılar ve birbirine "devrişecekseniz - bahçeye- erkenden gidelim" diye seslendiler.
Osman Fırat
swap_vert close
Eğer ürününüzü devşirecekseniz erkenden gidin diye.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
«Eğer kesip devşirecek iseniz (bostanınıza) sabahleyin erken varınız.»
Suat Yıldırım
swap_vert close
21, 22. Onlar ise olup bitenden habersiz, neşeli neşeli birbirlerine seslendiler: “Haydi, mâdem devşireceksiniz, çabuk ekininizin başına! ”
Süleyman Ateş
swap_vert close
Haydi devşirecekseniz erkenden ekininize gidin diye.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
"Artık sabâh oldı, eğer meyve düşirecek iseniz irkenden gidelim" didiler.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Eğer devşirecekseniz ürünlerinizin başına erkenden varın!” dediler.
Şaban Piriş
swap_vert close
22,23. --Mahsulü toplayacaksanız, erkenden yola çıkın! diye gizlice konuşarak yola düştüler.
Ümit Şimşek
swap_vert close
“Devşirecekseniz, erkenden ürününüzün başına geçin.”
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
"Hadi, eğer biçecekseniz ekininize erken gidin."
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
añlamazlar üzere eger olasız girçekler.”
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
ki: Gidüñüz ekinlerüñüze, eger siz keserseñüz.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Əgər (məhsul) yığacaqsınızsa, bağınıza tez gedin!”
M. Pickthall (English)
swap_vert close
Saying: Run unto your field if ye would pluck (the fruit).
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
"Go ye to your tilth (betimes) in the morning,(5609) if ye would gather the fruits."
5609 Awakening from sleep, they were not aware mat the garden had been destroyed by the storm overnight. They were in their own selfish dreams: by going very early, they thought they could cheat the poor of their share. See next note.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
اَنِ اغْدُوا
erkenden gidin diye
عَلٰى حَرْثِكُمْ
ekininizin üzerine
اِنْ كُنْتُمْ
eğer iseniz
صَارِم۪ينَ
(mahsulünüzü) hasat ediciler
(21-22) Nihayet sabah olunca onlar, "eğer (mahsulünüzü) hasat edecekseniz, ekininizin başına erkenden gidin" diye birbirlerine seslendiler.
اَن
Edat
اَن
Ki, diye, iken, ötürü, -mek, -mak
غَدَا
Fiil-I
غ د و
Erkenden ayrıldı, erkenden gitti
عَلَى
Zamir
عَلَى
Üzerinde, hakkında, karşı, dolayı, -a, -e
حَرْث
İsim
ح ر ث
Ekin, tarla
اِن
Edat
اِن
Eğer,  -se, -sa
كَانَ
Fiil-I
ك و ن
İdi, oldu
صَارِم۪ين
Etken fiil
ص ر م
Hasat ediciler