close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Kalem Sûresi 2. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Mâ ente bini’meti rabbike bimecnûn(in)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Sen, Rabbinin nimeti sayesinde deli değilsin.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Sen, Rabbinin nimetiyle (O’nun hidayet ve inayeti sayesinde) bir mecnun (cinnlenmiş ve şeytani çevrelerin güdümüne girmiş birisi) değilsin.
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Rabbinin sana verdiği her türlü nimetler sayesinde şımarıp dengesini kaybeden bir çılgın ve deli değilsin.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Rabbinin vahyi, sana ihsan ettiği peygamberlik nimeti sayesinde senin kimliğin sıradan biri gibi gizli-meçhul kalmayacak; Sen deli de, cinlere mahkûm olmuş biri de değilsin.
Ahmet Varol
swap_vert close
Rabbinin nimetiyle sen bir mecnun değilsin.
2.İbnu Münzir`in İbnu Cureyc`den rivayet ettiğine göre müşriklerin Resulullah (a.s.)`ı delilikle itham etmeleri üzerine bu ayeti kerime indirildi.  
Ali Bulaç
swap_vert close
Sen, Rabbinin nimetiyle bir mecnun değilsin.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Sen (Ey Rasûlüm, ikram edildiğin) Rabbinin (peygamberlik) nimeti ile bir mecnûn değilsin;
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Sen, Rabbinin sana verdiği nimetten dolayı cinlenmiş olamazsın.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Rabbinin nimeti sayesinde sen bir deli değilsin.[665]
[665] Hz. Peygamberi motive eden bazı ifadeler hakkında geniş bilgi için bk. Bayraklı, KUR’ÂN TEFSÎRİ, XIX, 486-491.  
Besim Atalay
swap_vert close
Sen, Tanrının nimeti sayesinde deli değilsin !
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Sen Rabbinin (peygamberlik) lütfettiği birisin. (Onların iddia ettikleri gibi) asla delirmiş birisi değilsin!
Cemil Said
swap_vert close
1,2. Nûn. Kalem ve bütün yazdıkları ve rabbin ni’meti hakkı içün yemîn iderim. Yâ Muhammed! Sen mecnûn değilsin.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
1,2. Nun; kalem ve onunla yazılanlara and olsun ki, sen Rabbinin nimetine uğramış bir kimsesin, deli (cinlenmiş) değilsin.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
1,2. Nûn.[553] (Ey Muhammed) Andolsun kaleme ve satır satır yazdıklarına ki, sen Rabbinin nimeti sayesinde, bir deli değilsin.
Bu harf ile ilgili olarak Bakara sûresinin ilk âyetinin dipnotuna bakınız.  
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
1-2. Nûn. Kaleme ve (yazanların) onunla yazdıklarına andolsun ki sen -rabbinin lutfu sayesinde- asla deli değilsin.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
1, 2. Nûn. Kaleme ve (kalem tutanların) yazdıklarına andolsun ki (Resûlüm), sen -Rabbinin nimeti sayesinde- mecnun değilsin.  
 «Nûn», bir görüşe göre hecâ harflerindendir, manasını ancak Allah bilir. Bunun manasını verme cihetine gidenler ise, daha çok «hokka» kelimesi ile manalandırmışlardır. Böylece, buradaki yemin hokka ile kaleme ve kalemle yazılanlara yapılmış olmaktadır. Bu sûreden önce nâzil olan Alak sûresinde de okumaya dikkat çekilmiş olması, bu manayı kuvvetlendirici görülmektedir. Müşriklerin, ilk önceleri Hz. Peygamber’i deli divâne diye nitelendirmesine cevap teşkil eden ikinci âyette ise Resûl-i Ekrem’in Allah’ın nimeti ile peygamberlik mertebesine eriştiği belirtilmekte ve zaten her türlü olgunluk alâmetleri kendinde zâhir olan Hz. Peygamber’e karşı bu ithamda bulunan müşriklerin yalancılıkları yüzlerine vurulmaktadır.  
Edip Yüksel
swap_vert close
Sen Rabbinin nimetiyle delirmiş değilsin.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Sen Rabbinin nimetiyle mecnun değilsin.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Sen rabbının ni'meti ile, mecnun değilsin
Emrah Demiryent
swap_vert close
Sen, Rabbinin, (peygamberlik ihsan ederek) nimetlendirdiği birisin. Sen (o kâfirlerin iddiâ ettikleri gibi bir) mecnun değilsin!
Erhan Aktaş
swap_vert close
Rabb'inin nimeti¹ ile sen mecnun² değilsin.
1- Rabb'inin sana verdiği akıl, zekâ, güzel ahlak vb. Nebilik görevi, vahiy. 2- Cinlenmiş, deli.  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
(Habîbim) sen, Rabbinin ni'meti sayesinde, bir mecnun değilsin.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
(Ey Habîbim!) Rabbinin ni'meti sâyesinde, sen bir mecnun değilsin!
İhsan Aktaş
swap_vert close
1, 2. Nûn. Kaleme ve (onunla) satır satır yazmakta oldukları şeylere (Kur’an’a ve yazılan her türlü faydalı bilgilere) yemin ederim ki (Resulüm!) Sen Rabbinin nimeti (hidayet ve inayeti) sayesinde (inkârcıların iddia ettikleri gibi) asla mecnun (delirmiş) birisi değilsin! (*)
(*) Burada kalem ile simgelenen yazının, insanın düşünce, tecrübe ve kavrayışlarının kayıtlar aracılığıyla bireyden bireye, kuşaktan kuşağa ve bir kültür çevresinden diğerine aktarılmasında önemli bir etken; bilginin yazılıp korunmasında, ilim ve irfanın gelişmesinde, dolayısıyla toplumların aydınlanmasında vazgeçilmez bir araç olduğuna işaret vardır. Kur’ân-ı Kerîm’in ilk inen sûresine (Alak) “oku!” buyruğuyla başlandığı gibi ikinci inen bu sûrenin ilk âyetinde de Allah Teâlâ tarafından yazı aracı olan kaleme ve kalem ehlinin onunla yazdıkları üzerine yemin edilmiş olup bu durum, İslâm’ın okuma yazmaya, bilime ve yazılı kültüre verdiği önemi göstermesi açısından oldukça anlamlıdır. Kaynak: (Kur’an Yolu Tefsiri) Bizce de kalemden maksat hem vahyi hem de insanın düşünce, tecrübe, kavrayış ve bütün maddi ve manevi faydalı bilgileri kayıt altına alan araç ve gereçlerdir. Yani âyeti genel anlamda değerlendirmek daha doğru olur. Ayrıca kalem, söz ile yazı arasındaki elçidir… Alak 4-5’te olduğu gibi, burada da hem Allah Resulünün hem de insanların dikkati kaleme ve azıya çekilmektedir. Bununla, sözlü kültürün mensubu olan Allah Resulüne, vahyi kayıt altına aldırarak (veya alarak) mü’minleri yazılı kültüre taşıma misyonu yüklenmektedir. Allah Resulünün vahyi yazması ve yazdırması, bu mesajın gereğidir. Zaten, üzerine yemin edilerek belirlilik takısıyla gelen kalem “vahyi yazan kalem”, “yazdıkları” ise “vahiy”dir. Bu, mukattaa harfleriyle başlayan sûrelerin ortak vasfının, vahye atıf olduğu yorumuna da uygundur. (M. İslamoğlu Meali 1. Ayet Açıklaması) İşte ilk inen bu iki sûrede Kur’ân, insanın dikkatini bilimin gelişmesini sağlayacak okumaya, yazmaya ve bunun araçlarına çevirmektedir. Not: Her ne kadar bazı meal ve tefsirlerde, kalemle yazı yazanlar insan amelini kayıt altına alan melekler olduğu söylense de melekler metafizik varlıklar olduğundan maddi bir araç olan bizim bildiğimiz kalemle yazmaları pek uygun görülmemektedir. Çünkü insan hafızası nasıl sesleri, görüntüleri zapt ediyor ve bizim sözünü ettiğimiz âletlerin (kalem, bilgisayar vb. araçlarının) hiçbirini kullanmıyorsa, hafızanın rahatlıkla yaptığı bir işi, Allah’ın vazifeli bir meleği de yapabilir. (الله اعلم) Tabiin imamlarından Mücahid’e göre kalemden maksat “kendisiyle Kur’ân yazılan kalem”, onunla yazılan şey ise Kur’ân’dır. O böylece genel bir kavramı en mükemmel bir örneği ile tefsir etme yönteminin bir numunesini göstermiştir. Yoksa gayesi, geniş anlamı sınırlandırmak değildir. Ayrıca bazı sûrelerin başındaki’’Huruf-ı Mukatta’’ ile ilgili detay için Bakara-1. yetin açıklamasına bakılabilir. Ayrıca bu mecnun ifadesiyle, Hz. Muhammed (s)’in çağdaşlarından büyük kısmının onun tebliğata başlamasına tepki olarak kullandıkları ve yıllarca onu aşağılamak için kullanmaya devam ettikleri ithama bir îmadır. Yukarıdaki pasaj, daha geniş anlamda, -Kur’an’da sıkça rastlandığı gibi yalnızca Allah Resulüne değil, aynı zamanda onu izleyen veya izleyecek olanların tümüne ilişkindir: Bu örnekte ise, manevî değerlerini Allah’a ve ölümden sonraki hayatın varlığına inanma temeline oturtan herkesi kapsamaktadır. (M. Esed Meal Açıklaması) ويجوز أن يكون قسما بالأقلام التي يكتب بها كتاب الوحي القرآن ( وما يسطرون ) قسما بكتابتهم ، فيكون قسما بالقرآن على أن القرآن ما هو بكلام مجنون (التحرير والتنوير ) وإن أراد تعالى بني آدم، فهي الكتب المنزلة والعلوم وما جرى مجراها (تفسيرابن ابن عطية)  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Sen Rabbinin nimeti ile asla delirmiş birisi değilsin.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
sen çalabının iyiliği yüzünden deli değilsin.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Sen Rabbinin nimeti sayesinde divane olamazsın.
İsmail Yakıt
swap_vert close
(Ey Peygamber!) Sen, Rabbinin nimeti üzeresin ve asla deli değilsin.²
2 Krş. Tûr, 52/29  
Kadri Çelik
swap_vert close
Ki sen, Rabbinin nimeti sayesinde asla cinlenmiş değilsin.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Ey Muhammed! Rabb’inin sana vahyettiği bu Kur’an nîmeti şâhittir ki, sen asla bir deli değilsin!
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Sen, rabbinin nimeti sebebiyle mecnûn / cinlenmiş değilsin.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Rabb’inin özeni sayesinde sen, deli değilsin.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Senin elçiliğin de onlara okuduğun vahiyler de o kadar gerçektir. Seni Rabbin cinlerin kötülüğünden korur. İnkâr edenlerin iddia ettiği gibi cinlenen bir deli değilsin! Onların iddiaları hiçbir şey ifade etmez. Bilsinler ki onlara tebliğ ettiğin gerçekler onların gerçek bildiği kalemden, kalemle yazılanlardan daha gerçektir. Onlar senin Rabbin tarafından bilgiyle donatıldığını bilmiyorlar. Senin gibi Rabbinin adıyla, Rabbinin bakış açısıyla, Rabbinin bilgileriyle hayatı okumuyorlar. Hâlbuki Rabbin seni nimetlendirdi. Sana kendini ifade etmeyi öğretti. Sana yaratılışı okumayı öğretti! Rabbin seni aralarından seçerek elçilikle şereflendirdi. Senin onlara açıkladığın gerçeklere karşı sadece cinlendi diyebildiler. Başka hiçbir şeye güçleri yetmedi. Hala anlamıyorlar mı?
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Rabbinin nimeti sayesinde sen asla cinlenmiş değilsin.
Mehmet Türk
swap_vert close
(Ey Muhammed!) Rabbinin nîmeti sayesinde sen, mecnun¹ değilsin.²
1 Mecnun: Cünûn sözlükte “örtünmek, gizlenmek; aklını kaybetmek” anlamına gelir. Bu durumdaki kişiye de “mecnun” (deli) denir. Kur’ân-ı Kerîm’de, peygamberlerin davetinden ve özellikle Hz. Muhammed (s.a.v)’in tevhide yaptığı çağrıdan rahatsız olanların onlara yönelttikleri iftiraların başında onlara mecnun denmesi geldiği belirtilir. Kur’ân-ı Kerîm’de on bir âyette “mecnun” kelimesi kullanılmıştır. Mecnun kelimesi her ne kadar çoğunlukla “deli” diye tercüme edilmişse de bu, anlamı tam karşılamamaktadır. Kelimenin esas anlamı “cinlenmiş” demektir. Bu sebeple de tercüme edilmemiştir.2 Bu âyet “(Ey Muhammed!) Rabbinin nîmetlerine yemin olsun ki sen, mecnun değilsin.” şeklinde tercüme edilebilir.  
Muhammed Esed
swap_vert close
Sen bir deli değilsin, Rabbinin nimeti sayesinde! ³
3 Bu, Muhammed (s)’in çağdaşlarından büyük kısmının onun tebligata başlamasına tepki olarak kullandıkları ve yıllarca onu aşağılamak için kullanmaya devam ettikleri ithama bir îmadır. Yukarıdaki pasaj, daha geniş anlamda, -Kur’an’da sıkça rastlandığı gibi- yalnızca Hz. Peygamber’e değil, aynı zamanda o’nu izleyen veya izleyecek olanların tümüne ilişkindir: Bu örnekte ise, manevî/ahlakî değerlerini Allah’a ve ölümden sonraki hayatın varlığına inanma temeline oturtan herkesi kapsamaktadır.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Sen cinlerden ilham alan biri değil, aksine Rabbinin nimetini lütfettiği birisisin. 7/184, 34/46
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Rabbinin nimeti sayesinde, cin musallat olmuş biri[⁵²²⁹] olman söz konusu değildir.[⁵²³⁰]
[5229] Mecnûn ile bilinen anlamda bir “deliliği” değil, Cahiliyye tasavvurunda önemli bir yeri olan “cin tasallutunu” kastediyorlardı. [5230] Zemahşeri ve birçok dil otoritesinin ziyade addederek tekit işlevi yüklediği bi-ni’metideki bâ ziyade değildir. Burada nefyin haberi bâ ile gelmiş ve cinnet ihtimalini kökten nefyetmiştir. Bir eylemi fiille reddetmek onu öznenin zâtından değil sıfatından nefyetmektir. Fakat ism-i faille nefyetmek onu öznenin zâtından nefyederek imkân ve ihtimali dışlamaktır. Nefyin haberi bâ ile geldiğinde, olumsuzlanan şeyin imkân ve/veya ihtimalini dahi dışlayan cahd ve inkâr, onun tersi için de zımnî bir te’kit ve isbattır. Bu dilsel tesbitimizi sözkonusu âyet üzerinden açarsak, zımnî mâna şöyle olur: Rabbinin nimeti sayesinde, senin cin musallat olmuş biri olma ihtimalin sıfırdır; aksine sen akıl, muhakeme, basiret ve feraset açısından kâmil birisin. (Bu konuda emek mahsulü bir okuma için bkz: Âişe Abdurrahman, el-İ‘cazu’l-Beyanî, s. 181-189).  
Orhan Kuntman
swap_vert close
(Ey Muhammed) Sen Rabbinin nimeti sâyesinde dîvâne değilsin.
Osman Fırat
swap_vert close
Sen, Rabbinin ni’metiyle cinlenmiş (deli) değilsin.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Sen Rabbinin nîmeti sayesinde mecnûn değilsin.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Rabbinin lütfuyla, deli değilsin.
Süleyman Ateş
swap_vert close
Sen, Rabbinin ni'metiyle cinlenmiş (deli) değilsin.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
(Yâ Muhammed) Sen, rabbinin ni'meti ile dîvâne değilsin.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Rabbinin[*] nimeti sayesinde sen, cinlerin etkisinde değilsin.
[*] Sahibinin  
Şaban Piriş
swap_vert close
Sen Rabbinin nimeti sayesinde cinlenmiş değilsin.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Rabbinin nimeti sayesinde, sen bir mecnun değilsin.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Ki sen, cin tasallutuna uğramış değilsin; Rabbinin nimeti sayesinde,
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
degilisin çalabuñ ni'met i-y-ile ya'nį įmān daħı peyġamberlıķ delü.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Sen Tañrıñ ni‘meti‐y‐ile delü degülsin.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Sən (ya Rəsulum!) Rəbbinin ne’məti sayəsində divanə deyisən!
M. Pickthall (English)
swap_vert close
Thou art not, for thy Lord's favour unto thee, a madman.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
Thou art not, by the Grace of thy Lord, mad or possessed.(5594)
5594 People usually call anyone mad whose standards are different from their own. And madness is believed by superstitious people to be due to demoniacal possession, an idea distinctly in the minds of the New Testament writers: for Luke speaks of a man from whom the "devils" were cast out, as being then "clothed, and in his right mind." (Luke, 8:35). (R).  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
مَٓا اَنْتَ
sen değilsin
بِنِعْمَةِ
nimeti sayesinde
رَبِّكَ
Rabbinin
بِمَجْنُونٍۚ
bir mecnun
(Resulüm!) Sen, Rabbinin (nübüvvet ve vahiy) nimeti sayesinde bir mecnun değilsin.
مَا
Zamir
مَا
Ne, şey, geçmiş zamanın olumsuzluk eki
اَنْتَ
Zamir
اَنْتَ
Sen
نِعْمَة
İsim
ن ع م
Nimet
رَبّ
İsim
ر ب ب
Rabb (Allah'ın esması, ismidir. Rahmetiyle terbiye eden demektir), efendi
مَجْنُون
Edilgen fiil
ج ن ن
Mecnun