17-18. Şüphesiz biz, vaktiyle “Bahçe Sahipleri” ne (yaptıkları yüzünden) belâ verdiğimiz gibi, onlara da belâ vereceğiz. Hani o bahçe sahipleri, sabah erkenden (fakirlerin hakkını vermemek için onlar gelmeden) bahçenin ürünlerini devşirmeye yemin etmişlerdi. (Bunu tasarlarken, Allah'ın iradesi ile ilgili “İnşaallah” gibi) hiçbir istisnai kayıt da koymamışlardı.
Bkz. 18/23-4“İstisnai kayıt” tan kastedilen “inşaallah-Allah dilerse” ifadesidir. Nitekim Kehf sûresi 18/23-24 âyetlerinde: “Hiçbir şey hakkında sakın: “Yarın şunu yapacağım” deme! (Bunun yerine:) “İnşaallah (ancak Allah dilerse yapacağım de). Böyle (İnşaallah) demeyi unuttuğunda ise Rabbini an ve: “Umarım ki, Rabbim beni şimdikinden daha doğru davranışa muvaffak kılar” de.” buyrulmuştur.“İnşaallah” ifadesi, “Allah dilerse olur, dilemezse olmaz” demektir. Yani bu ifade “bir isteğin gerçekleşmesi dileğini anlatır.” İnsan kendi hür iradesiyle eylemlerini niyet ve amaçlarına göre belirleme gücüne sahiptir. Ancak ona yapma iradesini ve kabiliyetini veren Allah’tır. Onun için insan bir şeye karar verdiği zaman o işi yapacağını söylemeden ve o işe başlamadan önce “Allah dilerse yapacağım” demelidir. Sadece dille de söylemekle olmaz elbette, amellerimiz de Rabbimizin rızasına uygun olacak, iyilik ve hayır barındıracak ki “Allah dilerse” ifadesinin bir esprisi olsun.