close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Kâfirûn Sûresi 5. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Velâ entum ‘âbidûne mâ a’bud(u)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Ve ne siz taparsınız benim taptığıma.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
"(Hem) Siz de Benim kulluk ettiğime (Rabbime iman ve) ibadet etmeyeceksiniz."
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Sizler de benim ibadet ettiğim Allah'a kulluk yapanlardan değilsiniz. Benim gibi ibadet etmediniz ve etmezsiniz de.
Ahmet Tekin
swap_vert close
“Siz de benim, kesin bilgi ve inanca dayalı kulluğuma ve ibadetime benzer kulluk ve ibadet etmiyor, benim bağlandığım şeriata bağlanmıyorsunuz.”
Ahmet Varol
swap_vert close
Siz de benim taptığıma tapacak değilsiniz.
Ali Bulaç
swap_vert close
'Siz de benim taptığıma tapacak değilsiniz.'
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Siz de (hiç bir zaman), benim ibadet etmekte olduğuma ibadet ediciler değilsiniz.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Siz de, benim ibadet ettiğim (Allah’a) kulluk etmiyorsunuz.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
1,2,3,4,5. De ki: Ey kâfirler! Sizin taptıklarınıza ben tapmam. Siz de benim taptığıma tapıcılar değilsiniz. Ben asla sizin taptıklarınıza tapacak değilim. Siz de benim taptığıma tapacak değilsiniz. [816] [817]
[816] Kâfirûn sûresi ve genel ilkeler için bk. Bayraklı, KUR’ÂN TEFSÎRİ, XXI, 401; 409.[817] İnanç, ibadet ve din özgürlüğü hakkında bilgi için bk. Bayraklı, KUR’ÂN TEFSÎRİ, XXI, 405-407.  
Besim Atalay
swap_vert close
Ne de siz benimkine!
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Siz de (zaten) benim kulluk ettiğime kulluk edenlerden değilsiniz.
Cemil Said
swap_vert close
Siz de benim ’ibâdet itdiğime ’ibâdet itmezsiniz.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
"Benim taptığıma da sizler tapmıyorsunuz."
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
“Siz de benim kulluk ettiğime kulluk edecek değilsiniz.”
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Siz de benim taptığıma tapıyor değilsiniz.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Evet, siz de benim taptığıma tapıyor değilsiniz.
Edip Yüksel
swap_vert close
"Siz de benim taptığıma tapacak değilsiniz."
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Siz de benim taptığıma tapacak değilsiniz.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Hem de siz tapıcılardan değilsiniz benim ma'buduma
Emrah Demiryent
swap_vert close
(Hidâyete ulaşmak üzere gayret sarf etmeyip, ısrarla hakkı inkâr ettiğiniz için) siz de benim taptığım (yüce Allah’) a tapacak değilsiniz.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Siz de benim kulluk ettiğime kulluk edecek değilsiniz.
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
«Siz de benim kulluk etmekde olduğuma (hiçbir vakit) kulluk ediciler değilsiniz».
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
“Siz de (benim) ibâdet etmekte olduğuma ibâdet ediciler değilsiniz!”
İhsan Aktaş
swap_vert close
4, 5. Ve“ Ben de sizin kulluk (ibadet) ettiklerinize asla kulluk (ibadet) edecek değilim. Siz de (zaten) benim kulluk (ibadet) ettiğime (sizi inkârcı yapan sıfatlar üzerinizde olduğu müddetçe içinizdeki putları devirmedikçe) ibadet (kulluk) edecek değilsiniz.*
(*) Yani ‘’Bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da ibadet ettiklerinize asla ibadet etmem, zaten sizi inkârcı yapan bu sıfatlar üzerinizde bulunduğu ve içinizdeki putları devirmediğiniz müddetçe benim kulluk edip ibadet ettiğime kulluk edip ibadet edemezsiniz’’şeklinde hem hazır zaman kipi hem de geniş ve gelecek zaman kipleriyle vurgu yapıldığından tekrar gibi görünse de tekrar değildir. Çünkü (اعبد) ‘’hazır zaman kipi içindir, (عابدون - عابد) ise, geniş ve gelecek zaman kipidir. İşte aynı kökten türeyen, fakat farklı zaman anlamlarını taşıdıklarından dolayı burada tekrar söz konusu değildir. Zira her bir ayet cümlesi farklı bir zamanı ifade ediyor. ونفي عبادته آلهتهم في المستقبل يفيد نفي أن يعبدها في الحال بدلالة فحوى الخطاب، ولأنهم ما عرضوا عليه إلا أن يعبد آلهتهم بعد سنة مستقبلة.ولذلك جاء في جانب نفي عبادتهم لله بنفي اسم الفاعل الذي هو حقيقة في الحال بقوله: {ولا أنتم عابدون}، أي ما أنتم بمغيِّرين إشراككم الآن لأنهم عرضوا عليه أن يبتدِئوا هُم فيعبدوا الرب الذي يعبده النبي صلى الله عليه وسلم سنة. وبهذا تعلم وجه المخالفة بين نظم الجملتين في أسلوب الاستعمال البليغ (التحرير والتنوير) (مسألة ] وربما قيل في قوله تعالى ( قُلْ يا أَيُّهَا الْكافِرُونَ لا أَعْبُدُ ما تَعْبُدُونَ ) كيف يحسن ذلك في الحكمة مع التكرار الذي فيه؟ وجوابنا أنه لا تكرار في ذلك لان قوله تعالى ( لا أَعْبُدُ ما تَعْبُدُونَ ) المراد به في المستقبل وقوله تعالى ( وَلا أَنْتُمْ عابِدُونَ ما أَعْبُدُ ) المراد به في الحال ( وَلا أَنا عابِدٌ ما عَبَدْتُّمْ ) المراد به في المستقبل وفي الحال (تنزيه القران عن المطاعن)  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
“Sizde benim kulluk ettiğime kulluk ediciler değilsiniz.”
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Siz de tapmazsınız benim taptığıma.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Ne siz benim taptığıma taparsınız [¹].
[1] Müşriklerin tama'larını kesmek için te'kiden nâzil olmuştur.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
“Siz de benim taptığıma tapıcı değilsiniz.”
Kadri Çelik
swap_vert close
“Siz de benim taptığıma tapacak değilsiniz.”
Mahmut Kısa
swap_vert close
“Zaten bu inkârcı tavrınızdan vazgeçmediğiniz sürece, siz de asla kulluk etmeyeceksiniz, benim kul olduğum yüce Allah’a! Size göre bireysel, toplumsal, ekonomik, siyasal alanlarda Allah’tan başka sözü dinlenecek, kulluk yapılacak nice varlıklar var; benim ise hayat programımı belirleyen Kur’an’ım, izinden yürüyeceğim Peygamber’im var!”
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Siz de benim kulluk ettiğime kulluk edecek değilsiniz.
Mehmet Çakır
swap_vert close
siz de, benim taptığıma tapacak değilsiniz.
Mehmet Çoban
swap_vert close
“Görünen o ki siz de benim gittiğim yoldan gitmeyeceksiniz. Allah’ın vahiyle bildirdiği ilkelere yasalara uymayarak kendi çıkarlarınıza göre hayat yaşayacaksınız.”
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Siz de benim taptığıma tapmıyordunuz.
Mehmet Türk
swap_vert close
“Zâten siz de (Allah’a), benim taptığım gibi tapmıyorsunuz.”¹
1 Bu dört âyetteki (مَا)’lar “mevsule” değil de “mastariyye” ve kendilerinden sonraki fiillerle beraber “mutlak mef’ul” olarak tercüme edilmiştir. Eğer bunlar “mevsule” olarak tercüme edilirse, (مَا)’ların akılsızlara delalet etmeleri sebebiyle her ne kadar müşriklerin putları için kullanılmaları uygun düşerse de Allah için kullanılmaları uygun düşmemektedir. Bir de muhâtap olan kâfirler zâten Allah’a inanıyorlardı. Ancak bunların ibâdet şekilleri ve Allah’ı tanımlamaları yanlıştı. İşte bu sûre, bu yanlışı beyan için gönderilmiştir. (مَا)’lar mastariyye olarak düşünüldüğünde bu dört ayetin anlamı: “Ben sizin tapışınızı, o şirk ibadetini hiçbir zaman yapıcı değilim. O sizin benden istediğiniz şirk ibadetinizi geçmişte dahi yapmadım ve hiç bir zaman yapacaklardan da değilim. Öyle ne tapmışım, ne de taparım, sizin tapışınızı yapanlardan değilim. Siz de benim ibadet etmekte olduğum mabuduma ibadet edecek değilsiniz. Hiç bir zaman benim gibi ibadet etmediniz, etmiyorsunuz, edecek de değilsiniz. Yahut siz de benim edeceğim tevhit ve ihlas ile ibadet etmediniz, etmiyorsunuz ve etmezsiniz.” şeklinde anlaşılabilir. Bu tercümeye göre hiçbir kimsenin Allah’a; Allah ve Rasulünün ibadet şekli dışında ibadet etmesi asla kabul edilemez. Buna göre çeşitli meşreplerin kendi efendileri tarafından uydurulan “zikir, ayin, semah ve semaları” Allah korusun müşriklerin uydurma tapınmaları faslına girebilir. En doğrusunu Allah bilir.  
Muhammed Esed
swap_vert close
siz de [hiç] tapmayacaksınız benim taptığıma. ²
2 Zımnen, “hakikati inkar etmenize sebep olan bâtıl değerleri terk etmekte gönülsüz davrandığınız sürece”.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Siz de benim kul olduğuma hiç kulluk etmemiştiniz. 2/133, 16/36
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
siz de benim kul olduğuma kulluk edecek değilsiniz.[⁵⁹¹⁸]
[5918] Allah ile birlikte başkalarına ilâhlık yakıştıran birinin, gerçekte Allah’a hiç kulluk etmemiş sayıldığının açık beyanıdır. 3-5. âyetlerdeki üç ism-i fail kipi, mânayı teyit içindir. Bir eylemi fiille reddetmek onu öznenin zâtından değil sıfatından nefyetmektir. Fakat ism-i faille nefyetmek onu öznenin zâtından nefyederek imkân ve ihtimali dışlamaktır. Kalbin mühürlenmesi bu olsa gerektir. Ve lâ ta’budûn yerine ve lâ entum ‘âbidûn gelmesinin mânaya katkısı budur.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
Siz de benim taptığıma (Allah'a, birliğine iman ederek) tapacak değilsiniz.
(Çünkü, hak daveti kabul etmeyip, şirk ve küfürde direndiğinizden dolayı Allah sizin kalblerinizi mühürlemiştir)  
Osman Fırat
swap_vert close
Siz de benim kulluk ettiğime kulluk edecek değilsiniz.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
«Siz de benim taptığıma tapıcılar değilsiniz.»
Suat Yıldırım
swap_vert close
Siz de benim ibadet ettiğime ibadet etmezsiniz.
Süleyman Ateş
swap_vert close
Siz de benim yapmakta olduğum ibadeti yapıcı değilsiniz.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
"Ve siz de benim 'ibâdet iylediğime 'ibâdet idici değilsiniz."
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Siz zaten kul olmazsınız benim kul olduğuma!
Şaban Piriş
swap_vert close
Siz de benim kulluk ettiğime kulluk edecek değilsiniz.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Siz de benim taptığıma tapmazsınız.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Ve ibadet edenler değilsiniz benim ibadet ettiğime.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
“daħı degülsiz ŧapıcılar aña kim ŧaparın.”
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Siz daḫı ṭapmazsız ben ṭapduġuma.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Siz də mənim ibadət etdiyimə ibadət edən deyilsiniz!
M. Pickthall (English)
swap_vert close
Nor will ye worship that which I worship.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
Nor will ye worship that which I worship.
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
وَلَٓا اَنْتُمْ
ve siz değilsiniz
عَابِدُونَ
âbd olanlar
مَٓا
o şeye
اَعْبُدُۜ
kul olu-yorum
"Siz de benim kulluk ettiğime (asla) âbd ol(up kulluk ed)ecek değilsiniz."
لَا
Edat
لَا
Hayır, yapmayın, asla, hiç
اَنْتُمْ
Zamir
اَنْتُمْ
Siz
عَابِد
Etken fiil
ع ب د
Âbd olan, ibadet eden, tapan, kulluk eden
مَا
Zamir
مَا
Ne, şey, geçmiş zamanın olumsuzluk eki
عَبَدَ
Fiil-I
ع ب د
Âbd oldu, taptı, kulluk etti