close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Kâfirûn Sûresi 6. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Lekum dînukum veliye dîn(i)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Size, sizin dininiz, bana, benim dinim.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
"(Öyleyse) Sizin (bâtıl) dininiz (ve düzeniniz) size, Benim (Hakk) dinim (ve adil düzenim) Bana" (aittir. En azından, herkes birbirlerinin temel insan haklarına saygı göstermelidir.)
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Öyleyse sizin hayat tarzınız size, benim dinim de banadır.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Sizin sorumluluğunuz, hesabınız ve cezanız size aittir, benim dinim, benim şeriatım, benim getirdiğim ilâhî düzen, benim medeniyetim, benim hesabım ve mükâfatım da bana aittir.
Ahmet Varol
swap_vert close
Sizin dininiz size, benim dinim banadır.
Ali Bulaç
swap_vert close
'Sizin dininiz size, benim dinim bana.'
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Sizin dininiz (bâtıl inancınız) size, benim dinim de bana...”
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Benim dinim bana, sizin dininiz size!”(*)
(*) Şöyle de mana verilebilir: “Sizin yanlış sıfatlarla tanıdığınız Allah, bana vahiy ile bildirilen Allah’ın aynısı değil; siz onu yanlış tanıyorsunuz. O’nun namına yanlış işler (ibadetler) yapıyorsunuz. Onun için ben, sizin tanıdığınız Allah’a ibadet etmiyorum. Siz de, vahiy ile bana bildirilen Allah’a ibadet etmiyorsunuz. Ben, sizin ibadetinizden bir şey yapmadığım gibi, siz de benim ibadetimden bir şey yapıyor değilsiniz. İşi karıştırmayalım. Benim dinim bana, sizin dininiz size!.”  
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Sizin dininiz size, benim dinim banadır.
Besim Atalay
swap_vert close
Sizin dininiz size, benim dinim de bana!»
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
O halde sizin (batıl) dininiz size, benim (hak olan) dinim de banadır.”
Bkz. 10/41Tevhid dini, insanlara yaratılış gayesini ve varoluş hikmetini bildirir. İnsanların inanç sistemlerini, hukuklarını, değerlerini, eğitimlerini, hayat ve varlıkla ilgili tüm düşüncelerini belirler, onları iyi ve faydalı işler yapmaya teşvik eder, zararlı işlerden alıkoyar. Ama şirk dini insanları yaratılış gayelerinin ters istikametinde yönlendirir, onları kötüye ve kötülük işlemeye sevk eder. Onun için şirk dininin mensuplarıyla Tevhid dinin müntesiplerinin anlaşması imkânsızdır.  
Cemil Said
swap_vert close
Sizin de ayrı benim de ayrı dînimiz var.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
"Sizin dininiz size, benim dinim banadır."
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
“Sizin dininiz size, benim dinim de banadır.”
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Sizin dininiz size, benim dinim banadır.”
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Sizin dininiz size, benim dinim de banadır.
Edip Yüksel
swap_vert close
"Sizin dininiz size, benim dinim bana."
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Sizin dininiz size, benim dinim banadır.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Size dîniniz, bana dînim
Emrah Demiryent
swap_vert close
Sizin (bâtıl) dininiz/inancınız size, benim (hak) dinim banadır.”
Erhan Aktaş
swap_vert close
Sizin dininiz¹ size, benim dinim¹ de bana.
1- Din kavramı; Kur'an'da, inanç sistemi, yaşam biçimi, toplumsal düzen, yasa, hesap, karşılık/ceza vb. anlamlarda kullanılmıştır. Din, öncelikli anlamı itibariyle, yaşamı düzenleyen ilke ve kuralların referans alındığı değerler demektir. Kur'an'a göre, “yaşamı” düzenlemede vahyin değerlerini referans almayan her düşünce ve inanç küfürdür. Keza insanlar; yaşamlarını, düzenlerini hangi değerleri referans alarak belirliyorlarsa, referans aldıkları değerler onların dinidir. (Örneğin 3:73; 6:70; 7:51; 76; 26) Kur'an, nasıl ki Mekkeli müşriklerin cahiliye değerlerini referans alan düzenlerini, sistemlerini din olarak tanımlıyorsa; günümüzün Kur'an'ı referans almayan bütün düzen ve sistemleri de “birer dinidirler.” Ancak şu gerçek göz ardı edilmemelidir: Allah, Kur'an'î değerleri referans almak koşulu ile yaşadığımız hayatı düzenlemeyi insana bırakmıştır: Nasıl bir yönetim biçimi, nasıl bir ekonomik sistem, nasıl bir yaşam biçimi vb. olması gerektiği konusunda yetki de görev de sorumluluk da insana aittir. Kur'an'ı referans almak koşulu ile günün koşul ve ihtiyaçlarına göre istediğimiz düzeni/sistemi kurmak insana bırakılmış bir husustur.  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
«Sizin dîniniz size, benim dînim bana».
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
“Sizin dîniniz size, benim dînim banadır!”
İhsan Aktaş
swap_vert close
(Öyleyse) sizin dininiz (inanç ve hayat tarzınız) size, benim dinim de (inanç ve hayat tarzım da) banadır (çünkü dinde zorlama yoktur, herkes birbirlerinin inancına saygılı olmalıdır). *
(*) Din sadece inanca tekâbül eden bir kavram olmaktan öte insanın tercihlerini değiştiren bir yaşam tarzı ve değerler sistemidir. Sizin yaşam tarzınız size benimki bana teklifi tam bir özgürlük ortamını hedeflemektedir. Yani son âyetten din, vicdan ve ibadet özgürlüğünün esas olduğu, kimsenin herhangi bir dine girmeye zorlanamayacağı anlamı ve hükmü çıkmaktadır…Ayrıca bazı yanlış düşüncelerin aksine âyetin hükmü/ mesajı kaldırılmamıştır; çünkü burada bir emir veya yasak değil, bir vâkıanın tesbiti ve ifade edilmesi (haber) söz konusudur; haber ise Allah’tan olduğu için gerçektir, hükmü değişmez (bk. Şevkânî, V, 600). Yine bu âyet, bir vâkıa tespiti olduğu ve Müslümanların zayıf durumda bulundukları bir dönemde indiği için ondan din ve vicdan özgürlüğü anlamının çıkarılamayacağı düşünenler olsa da bu tamamen yanlıştır. Zira İslâm’da din, vicdan ve ibadet özgürlüğü Kur’an’ın açık hükmüyle sabittir ve Müslümanların güçlü olduğu dönemlerde de bu ayeti pekiştiren ayetler inmiştir. İşte Medine döneminde inen Bakara-256. ayet de bunlardan biridir. Ve bu özgürlükler Medine döneminde inen âyetlerde de ifade edilmiş, Müslümanların hâkim oldukları zaman ve mekânlarda uygulanmış ve hayata geçirilmiştir. Zaten Kur’an’da nesih iddiası; Kur’an’a inanmamak, Tevrat ve İncil gibi bazı hükümlerini geçersiz kılmak anlamına gelir ki, bu da insanı inkâra kadar götüren yanlış bir düşüncedir. Zira ( (الر كتاب احكمت اياته ثم فصلت من لدن حكيم خبير -: Hud-1: ‘’Elif. Lâm. Râ. Bu (Kur’an) öyle bir kitaptır ki, bütün ayetleri muhkem kılınmış (her türlü şüpheden, değişmeden ve hükümleri nesih ve ilga olunmaktan bütünüyle uzak tutulmuş) sonra da hâkim ve habir olan (Allah) tarafından açıklanmıştır.’’ şeklindeki ifadeyle nesih gibi her tür olay reddedilmiştir. İşte yalnız bu ayet bile, Kur’an da neshin olamayacağını, bütün ayetlerin muhkem olduğunu ortaya koymaktadır. Ayrıca bir ayeti bile nesih etmek, Hicr- 9. ayette de aykırıdır. Zira o ayette Allah ‘’Zikrin (Kur’an’ın) bütün ayetlerini olduğu gibi koruyacağını vurgulamaktadır’’. Hâlbuki nesh olayı olursa, o zikrin tümü korunmamış olur, yani o zikrin bazı hükümleri iptal edilmiş olur. Oysa korunmuş olan yüce Allah’n kitabı, her türlü nesih olayından beridir.  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
“Sizin dininiz size, benim dinim de bana aittir.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Sizin dininiz size, benim dinim bana.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Sizin dininiz size, benimki de bana.
İsmail Yakıt
swap_vert close
“Sizin dininiz size, benim dinim bana.”³
3 Krş. Yûnus, 10/41  
Kadri Çelik
swap_vert close
“Sizin dininiz size, benim de dinim bana.”
Mahmut Kısa
swap_vert close
“Öyleyse, birbirimizi kandırmayalım, açık ve net konuşalım: Hak ile batıl arasında bir uzlaşma, bir kaynaşma olamaz! Sizin dininiz size, benim dinim bana!”
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Sizin dininiz size; benim dinim banadır”.
Mehmet Çakır
swap_vert close
o halde sizin dininiz size, benim dinim bana. "
Mehmet Çoban
swap_vert close
“Onun için kısa yoldan yollarımızı ayıralım. Sizler kendi yolunuzdan gidin ben kendi yolumdan gideyim. Sizler kendi düzeninizi hayatınızın temeli sayın! Ben Allah’ın emrettiği düzenin ilkelerini, yasalarını hayatımın temeli sayayım! Bundan böyle birbirimizi özgür bırakalım! Herkes kendi yoluna! Kendi yaşamına! Kendi düzenine! Kendi ideolojisine! Bundan böyle birbirimize baskı yapmayalım! Yolumuz kesin bir şekilde ayrılsın! Aynı yerde ayrı iki toplum olalım! Bilin ki bu sözler bundan böyle kesin bir ayrılıktır. Bu ayrılığın önüne hiçbir şekilde anne, baba, evlat, akraba, ırk, kavim, aşiret, soy, sop, vatan, millet giremez. Eski dostluklar eski arkadaşlıklar giremez. Akıl, mantık, muhakeme, irade, kalp giremez. Bundan böyle Allah ile arama insanların ürettiği hiç değer giremez. Atalarımızdan gelen her şey Allah ile arama engel olamaz. Yolum sizden ayrılmıştır.”
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Sizin dininiz size, benim dinim banadır! [*]
Benzer mesajlar: Yûnus 10:41; Furkân 25:63, 72; Kasas 28:55; Şûrâ 42:15.  
Mehmet Türk
swap_vert close
“(Öyleyse) sizin dininiz¹ size, benim dinim de banadır.” (de.)²
1 Din: kelime olarak, ceza-mükâfat, hesap, kaza, siyaset, itaat, âdet, hal, millet ve şeriat anlamlarına gelen bir mastardır. Terim olarak ise din: akıllıların kendi istekleriyle seçtikleri ve kendilerini iyiliğe götüren manevî bir yol ve kanun, demektir. Gerçek dinde; itaat edilen bir rab ve o rabbin ortaya koyduğu, uyulduğu zaman mükâfat, uyulmadığı zaman ise cezanın olduğu kuralların bulunması ve o Rabbe itaat eden kulların olması, gerekir. Bu ayette Allah’ın kâfirlerin dinlerinden, “din” olarak bahsetmesinden, bunların da din olduğu, fakat “hak din” olmadığı anlaşılmaktadır. Buna göre iradeli olarak yapılan her türlü tapınma veya kabul edilen her türlü sistem, düşünce tarzı, birer dindir. (Kapitalizm, Marksizm, Demokrasi, Budizm, Hinduizm, Sofizm, putperestlik v.s gibi…) Konu ile ilgili olarak Bk. (Fatiha: 4)2 Bu ifâdenin bir benzeri de (Kasas: 55)’teki “bizim işlerimiz bize, sizin işleriniz size.” ifâdesidir.  
Muhammed Esed
swap_vert close
Sizin dininiz size, benimki bana!” ³
3 Lafzen, “benim dinim de banadır”. Dîn’in öncelikli anlamı “itaat”tır; özellikle de bir kanuna veya manevî/ahlakî otorite ile donatılmış müesses -bundan dolayı da bağlayıcı- olarak algılanan kurallar sistemine, yani terimin en geniş anlamıyla “din”, “itikat” ya da “dinî hukuk”a (karş. 2:256, not 249’un ilk bölümü); ya da sadece, 42:21, 95:7, 98:5, 107:1’de ve yukarıdaki örnekte de olduğu üzere “ahlakî değerler sistemi”ne itaat. (M. Esed “dîn” kelimesini “moral law” tabiriyle karşılamıştır; biz bunu “ahlakî değerler sistemi” ifadesiyle çevirdik. Fakat sadece bu sureye mahsus olmak üzere buna bağlı kalmayıp dîn için “din” kullandık -T.ç.n.)  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Sizin dininiz/inancınız size, benim dinim/inancım bana! 109/1…5, 39/2, 40/60
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
O halde sizin dininiz size, benim dinim bana![⁵⁹¹⁹]
[5919] Veya: “Sizin hesabınız size, benim hesabım bana aittir.” Ya da lâma istihkak mânası vererek: “Sizin dininiz size lâyıktır, benim dinim bana lâyıktır.” Zımnen herkes lâyık olduğunu bulur. Buradaki din, değerler sistemi anlamındadır (Bkz: 107:1, not). Aslında, “sizin değerler sisteminiz size, benim değerler sistemim bana aittir” derken, gerçekte siz değerleriniz üstüne pazarlık yapıp onları terk edilebilir buluyorsunuz. Sonuçta sizin değerleriniz yok, fiyatlarınız var. Önceliğiniz “fiyatlar”, onun için pazarlık yapıyorsunuz. Benden de bu ahlâksız teklife evet dememi bekliyorsunuz. Fakat bir değeri değer yapan onun pazarlık kabul etmez olmasıdır. Benim değerlerim var ve ben onun için pazarlık yapamam. Yaparsam inancımız farklı olsa da dinimiz (hayat tarzımız) aynı olur.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
Sizin dininiz size, (şirk ve küfürde direnmenin sorumluluğu ve cezası size) benim dinim de banadır.
(Onun ecir ve sevabı ancak bana aittir, sizin ondan nasibiniz yoktur.)  
Osman Fırat
swap_vert close
Sizin dininiz size, benim dinim de banadır.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
«Sizin dininiz sizin içindir, benim dinim de benim içindir.»
Suat Yıldırım
swap_vert close
O halde sizin dininiz size, benim dinim bana.
Süleyman Ateş
swap_vert close
Sizin dininiz size, benim dinim banadır.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
"Sizin dîniniz size ve benim dînim banadır." [¹]
[1] Ruesâ-yı küffârdan bir cemâ'at Rasûlü Ekrem efendimize gelerek: "Yâ Muhammed, sen bizim dînimize tâbi' ol ve biz de senin dînine tâbi' olalım. Bir sene sen bizim ilâhlarımıza tap, bir sene de biz senin rabbine tapalım. Aramızda ihtilâf kalmasın" didiklerinde Rasûlullah "Ne'ûzübillah, ben Allâh'a şirk itmem" buyurdılar. Bu sûre onun üzerine nâzil oldı.  
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Sizin dininiz size, benim dinim bana!”
Şaban Piriş
swap_vert close
Sizin dininiz size, benim dinim bana!
Ümit Şimşek
swap_vert close
Sizin dininiz size, benim dinim bana.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Sizin dininiz size, benim dinim bana!"
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
“size dįnüñüz daħı baña dįnüm.”
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Sizüñ dīnüñüz size, benüm dīnüm baña. |
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Sizin öz dininiz var, mənim də öz dinim! (Elə isə sizin dininiz sizə, mənim dinim də mənə)!”
M. Pickthall (English)
swap_vert close
Unto you your religion, and unto me my religion.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
To you be your Way, and to me mine.(6291)
6291 T, having been given the Truth, cannot come to your false ways; you, having your vested interests, will not give them up. For your ways the responsibility is yours: I have shown you the Truth. For my ways the responsibility is mine; you have no right to ask me to abandon the Truth. Your persecutions will be in vain; the Truth must prevail in the end'. This was the attitude of Faith then: but it is true for all time. Hold fast to Truth, "in scorn of consequence".  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
لَـكُمْ
sizedir
د۪ينُكُمْ
sizin dininiz
وَلِيَ
ve banadır
د۪ينِ
benim dinim
"Sizin dininiz size, benim dinim de banadır."
لَكُمْ
Zamir
لَكُمْ
Sizin için, size
دِين
İsim
د ي ن
Din, kanun, ceza
ل۪ي
Zamir
ل۪ي
Bana, beni, benim, benim için
دِين
İsim
د ي ن
Din, kanun, ceza