close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Kaf Sûresi 38. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Ve lekad ḣalaknâ-ssemâvâti vel-arda vemâ beynehumâ fî sitteti eyyâmin vemâ messenâ min luġûb(in)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Ve andolsun ki biz, gökleri ve yeryüzünü altı günde yarattık ve bir yorgunluk gelmedi bize.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Andolsun Biz gökleri, yeri ve ikisi arasındakileri (bütün âlemleri) altı günlerde (dönemde) yarattık; Bize hiçbir yorgunluk (ve zorluk) da dokunmadı.
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Andolsun gökleri, yeri ve ikisinin arasındaki şeyleri altı devre ve altı zamanda yarattık ve bize hiçbir yorgunluk da dokunmadı.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Andolsun biz gökleri, yeri ve ikisinin arasındaki varlıkları ve imkânları altı günde, altı devirde yarattık. Bizde, yorgunluktan eser yok.
bk. Kur’ân-ı Kerim, 40/57; 46/33.  
Ahmet Varol
swap_vert close
Andolsun biz gökleri, yeri ve ikisi arasındakileri altı günde yarattık ve bize hiçbir yorgunluk dokunmadı.
38.Hakim`in Abdullah bin Abbas (r.a.)`tan rivayet ettiğine göre bu ayeti kerime yahudilerin Yüce Allah`ın altı gün içinde yaratıkları kademe kademe yarattığını yedinci gün yani cumartesi günü de istirahata çekildiğini ileri sürmeleri üzerine indirildi.  
Ali Bulaç
swap_vert close
Andolsun, Biz gökleri, yeri ve ikisi arasında bulunanları altı günde yarattık; Bize hiç bir yorgunluk dokunmadı.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Celâlim hakkı için, biz göklerle yeri ve aralarındakileri altı günde yarattık, bize bir yorgunluk da dokunmadı.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Andolsun! Biz gökleri ve yeri ve aralarındakileri, altı günde (dönemde) yarattık. Ve Bize, asla yorgunluk dokunmadı.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Biz gökleri, yeri ve ikisi arasında bulunanları altı günde/evrede/dönemde yarattık, bize hiçbir yorgunluk dokunmadı.
Besim Atalay
swap_vert close
Biz göklerle yeri, ikisinin arasında olanı, altı günde yarattık, bir yorgunluk duymadık
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Andolsun ki (Biz), gökleri, yeri ve ikisi arasında bulunanları altı evrede yarattık. Bize (bu yaratma işinden dolayı) bir yorgunluk da dokunmadı.
Bkz. 41/9-12Aşağıdaki 39 ve 40. Ayetlerde günün belli vakitlerinde eda edilen beş vakit namaz anlatılmaktadır.  
Cemil Said
swap_vert close
Biz semâvâtı ve arzı ve beynlerindekini altı günde halk iyledik ve bundan dolayı aslâ yorulmadık.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
And olsun ki, gökleri, yeri ve ikisinin arasında bulunanları altı günde yarattık ve Biz bir yorgunluk da duymadık.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Andolsun, gökleri, yeri ve ikisi arasında bulunanları altı günde (altı evrede) yarattık. Bize bir yorgunluk da dokunmadı.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Gökleri ve yeri altı günde yarattık da en küçük bir yorgunluk çekmedik.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Andolsun biz, gökleri, yeri ve ikisi arasında bulunanları altı günde yarattık. Bize hiçbir yorgunluk çökmedi.  
 Bu âyetle, yahudilerin «Allah, cumartesi günü istirahate çekildi. Arşın üstüne bağdaş kurup oturdu» şeklindeki sözleri reddedilmiştir. Bazı tefsircilere göre «altı gün»den maksat, altı dönemdir.  
Edip Yüksel
swap_vert close
Gökleri, yeri ve aralarındakileri altı günde yarattık. Hiç bir yorgunluk da duymadık
Tevrat'ın Tekvin 2:2' deki tahrifata gönderme yapılıyor.  
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Andolsun ki biz gökleri, yeri ve ikisi arasındakileri altı günde yarattık, Bize hiçbir yorgunluk da dokunmadı.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Şanım hakkiçin biz o Gökleri ve Yeri ve aralarındakileri altı günde halk ettik, bize bir yorgunluk da dokunmadı
Emrah Demiryent
swap_vert close
Kasem olsun ki, biz, gökleri yeri ve ikisinin arasındakileri, (hikmetine binâen, bir anda yaratmak yerine, dünya günlerinden) altı gün (miktarına denk gelecek bir süre) de (altı evrede) yarattık. (Lânete uğramış yahûdî kâfirlerinin iddiâ ettiği gibi) bize hiçbir yorgunluk da dokunmadı.
Bu âyet-i kerîme, “Allah, yaratmaktan yoruldu ve cumartesi günü dinlendi” diyerek, Yüce Mevlâ hakkında olmadık iftiralar atan, lânetli yahûdî kâfirlerine bir cevaptır.  
Erhan Aktaş
swap_vert close
Ant olsun ki gökleri, yeri ve ikisinin arasındakileri bir yorgunluk olmaksızın altı günde¹ yarattık.
1- Altı dönemde, altı bölümde, altı evrede.  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Andolsun ki biz gökleri, yeri ve ikisi arasında bulunan şeyleri altı günde yaratmışızdır. Bize hiçbir yorgunluk da dokunmamışdır.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
And olsun ki, gökleri ve yeri ve ikisi arasında bulunanları altı günde yarattık. Bize hiçbir yorgunluk da dokunmadı.(1)
(1)“Kudret-i İlâhiyeye nisbeten en büyük şey, en küçük şey kadar kolaydır. (...) Cenneti halk etmek(yaratmak), bir bahar kadar kolaydır. Bir baharı îcâd etmek, bir çiçek kadar rahattır. (...) Kudret-i İlâhiyeye nisbeten herşey müsâvî (eşit) olduğuna delîl-i kātı‘ ve bürhân-ı sâtı‘ (kesin ve parlak delil) şudur ki, hayvanât ve nebâtâtın îcâdında, gözümüzle görüyoruz: Hadsiz bir sehâvet (cömertlik) ve kesret (çokluk) içinde, nihâyet derecede bir itkan (sağlamlaştırmak), bir hüsn-i san‘at (güzel san‘at) bulunuyor. Hem nihâyet derecede karışıklık ve ihtilât içinde, nihâyet derecede bir imtiyâz ve tefrik (ayırd etme) görünüyor. Hem nihâyet derecede mebzûliyet (bolluk) ve vüs‘at (genişlik) içinde, nihâyet derecede san‘atça kıymetdarlık ve hılkatçe(yaratılış cihetiyle) güzellik bulunuyor. Hem nihâyet derecede san‘atkârâne bir sûrette, çok cihâzâta ve çok zamâna muhtaç olmakla berâber, gāyet derecede sühûletle (kolayca) ve sür‘atle îcâd ediliyor. Âdetâ birden ve hiçten o mu‘cizât-ı san‘at (san‘at mu‘cizeleri) vücûda geliyor. İşte bilmüşâhede her mevsimin rûy-i zeminde(yeryüzünde) gördüğümüz bu fa‘âliyet-i kudret, kat‘iyen delâlet eder ki: Şu ef‘âlin menba‘ı (fiillerin kaynağı)olan kudrete nisbeten; en büyük şey, en küçük şey kadar kolaydır ve hadsiz efrâdın îcâdı ve idâreleri, bir ferd kadar rahatça îcâd ve idâre edilir.” (Mektûbât, 20. Mektûb, 77)  
İhsan Aktaş
swap_vert close
Ve muhakkak biz gökleri (bütün gök cisimlerini), yerküreyi ve ikisinin arasında (uzayda) bulunan her şeyi altı evrede (aşamada) yarattık. Ve (bunları yaratırken) bize zorluktan hiçbir şeyin dokunması da söz konusu olmamıştır (yani bunları yaratmak bize zor bir şey değildir).*
(*) Kur’an evrenin 6 (24 saatlik) günde yaratıldığını söylemez. Gün kelimesinin Arapça karşılığı ’’yevm’’dir. Bu söz konusu ayette kullanılan kelime de ’’yevm’’dir. Bu kelimenin sözlük anlamları şu şekildedir: 24 saatlik gün, dönem, çağ ve zaman.[1] Dileyenler kendisi müslüman bile olmayan Arapça uzmanı Alman Profesör ’’Hans Wehr’’in yazmış olduğu sözlüğe de bakabilirler.[2] Eğer ’’dönem’’ anlamını sözlükler doğruluyorsa ve bu anlam başka ayetler ile çelişmiyorsa bu anlamı kullanmakta hiçbir sakınca yoktur. Bu durumda Kur’an’a göre evren 6 günde değil de 6 dönemde/aşamada yaratıldığını söyleyebiliriz. Sadece sözlüklerde değil, Kur’an’da bile’’yevm’’kelimesinin sadece 24 saatlik bir gün anlamına gelmediği çok rahat bir şekilde anlaşılıyor. Mesela: Nice ayetlerde de (يوم القيامة يوم الاخرة) ‘’yevmul kıyame, yevmul ahire’’ kıyamet günü, ahiret günü ‘’ gibi ifadeler geçmektedir, ama ahiret günü 24 saatlik bir zaman dilimi değildir, süresi sonsuz bir zamandır. Ayrıca kâinat yaratılırken ne Güneş ne de kendi ekseni etrafında dönen bir Dünya vardı, demek ki, o zaman gece ve gündüzler bile yoktu. Bu nedenle o gün için kullanılan ( يوم) ‘’yevm’’ ifadesinden süresi bilinmeyen uzun zaman, dönem ve aşama kast edilir. Ayrıca aynı yevm kelimesi başka bir ayette sonsuz bir zaman birimi için de kullanılmaktadır. Kaf suresinin 34. ayetinde sonsuzluk günü anlamına gelen ’’yevmul hulûd’’ kelimesi kullanılıyor. Eğer yevm sadece 24 saatlik bir gün olsaydı asla sonsuzluk ile birlikte kullanılmazdı. İşte bir dönemin ne kadar uzun olduğunu bilmediğimiz için bilim ile bir çelişki söz konusu değildir… Sonuç: Hem eski Arapça sözlükleri hem de Kur’an, bazı meallerde gün olarak çevirilen ’’yevm’’kelimesinin dönem anlamına gelebildiğini doğrulamaktadır. Bu kelimeyi dönem olarak algılamakta hiçbir sakınca olmadığı için Kur’an’a göre evrenin (süresi belirsiz) 6 dönemde yaratıldığını rahatlıkla söyleyebiliriz. Ve süresi belirsiz 6 dönem hiçbir bilimsel veri ile de çelişmemektedir. Ayrıca bu dönemlerin eşit süreler olduğu de söylenmemektedir. Yani Kuran’da bilimle çelişen herhangi bir şey söz konusu değildir. Kaynaklar: [1] Klasik Arapça sözlüğü: E. W. Lane Arabic English Lexicon (1863), sayfa 3064 [2] Klasik Arapça sözlüğü: The Hans Wehr Dictionary of Modern Written Arabic, sayfa 1110 [3] Tefsirul Merağı ile Tef. Emsel fi kitabillahil Münezzel. وكلمة "يوم" يراد منها الفترة الزمنية لا بمعنى أربع وعشرين ساعة أو إثنتي عشرة ساعة..الخ وواضح أنّ كلمة "اليوم" في هذه التعبيرات وأمثالها يراد منها الفترة فنقول مثلا: كانت الكرة الأرضية قطعةً متلهّبة يوماً، وبردت يوماً فغدت مهيّأة للحياة، فجميع هذه التعبيرات تشير إلى الفترات الزمنية.ة ".- فيستفاد من التعبيرات الواردة في الآية آنفة الذكر أنّ الله خلق جميع السماوات والأرض والموجودات الاُخرى في ستّ مراحل أو ستّ فترات زمانية (تفسير الأمثل في كتاب الله المنزل)-- (وَلَقَدْ خَلَقْنَا السَّماواتِ وَالْأَرْضَ وَما بَيْنَهُما فِي سِتَّةِ أَيَّامٍ وَما مَسَّنا مِنْ لُغُوبٍ) أي قسما بربك إنا خلقنا السموات والأرض وملأناهما بالعجائب في ستة أطوار مختلفة ( تفسير المراغي) قال ابن الخطيب: وأشار بقوله: فِي ستَّة أيام إلى ستة أطْوَارٍ لأَنَّ المراد من الأيام لا يمكن أن يكون هو المفهوم من وضع اللغة، لأن اليوم في اللغة عبارة عن زمان مُكْثِ الشَّمْس فوق الأرض من الطُّلوع إلى الغُرُوب. وقيل: خلق السموات لم يكن شمسٌ ولا قمرٌ لكن اليوم يطلق ويراد به الوقت،( اللباب في علوم الكتاب) فبيّن ان الله خلق السماواتِ والأرضَ وما بينهما في ستة أطوار مختلفة (تيسير التفسير  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Şüphesiz ki biz gökleri, yeri ve ikisinin arasında olanları altı günde yarattık. Bu yaratmadan dolayı da bize hiçbir yorgunluk dokunmamıştır.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Ant olsun ki Biz yerleri, gökleri, aralarında olanları altı günde yarattık. Bundan dolayı bir yorgunluk da duymadık.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
* Biz gökleri, yeri ve aralarındakini altı günde yarattık. Hiçbir yorgunluk duymadık.
İsmail Yakıt
swap_vert close
Andolsun Biz gökleri, yeri ve ikisi arasındakileri altı evrede [eyyâm] yarattık. Hiçbir yorgunluk da duymadık.²¹
21 Bkz. Fussilet 49/9-12; bu ayet ayrıca muharref Tevrat’ın “Allah evreni altı günde yarattı ve yedinci gün (cumartesi) dinlendi” (Tekvin, Bab, 2/1-3) sözüne bir cevap teşkil etmektedir.  
Kadri Çelik
swap_vert close
Şüphesiz biz gökleri, yeri ve ikisi arasında bulunanları altı günde yarattık; bize hiç bir yorgunluk da dokunmadı.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Gökleri, yeri ve ikisi arasındakileri altı günde yaratan Biziz ve Yahudilerin iddia ettiği gibi herhangi bir yorgunluk duymuş veya evreni yarattıktan sonra bir kenara çekilip mahlukâtı kendi kaderiyle baş başa bırakmış değiliz. Aksine, kâinâtın mutlak hâkimi olarak her an Egemenlik Tahtında oturmaktayız!
Mahmut Özdemir
swap_vert close
And olsun Yer’i, Gökler’i, ikisi arasındakileri altı günde / dönemde yarattık! Bize hiçbir yorgunluk dokunmadı.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Biz, gökleri, yeri ve bu ikisi arasındakileri altı zamanda yarattık ve en ufak yorgunluk bile duymadık.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Andolsun! Yeryüzünü gökyüzünü, ikisi arasında bulunan bütün varlıkları altı günde yarattık. Üstelik yaratırken hiç de yorulmadık. Gücümüzü anlamanız için daha nasıl örnekler bekliyorsunuz? Bir kendi acizliğinize bakın, bir de yarattığımız varlıkların azametine bakın! Halinize bakmadan gerçeklerimizi inkâr mı ediyorsunuz?
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Yemin olsun ki biz gökleri, yeri ve ikisi arasında bulunanları altı günde (dönemde) yarattık. [*] Bize hiçbir yorgunluk da ulaşmadı. [*]
Benzer mesajlar: A‘râf 7:54; Yûnus 10:3; Hûd 11:7; Furkân 25:59; Secde 32:4; Hadîd 57:4.,Benzer mesajlar: Lokmân 31:28; Ahkâf 46:33; Kâf 50:15; Vâkı‘a 56:62.  
Mehmet Türk
swap_vert close
Yemin olsun Biz gökleri, yeri ve ikisinin arasında bulunanları, Bize bir yorgunluk dokunmadan altı zaman diliminde yarattık.
Muhammed Esed
swap_vert close
ve Bizim gökleri ve yeri ve aralarındaki her şeyi altı devrede yarattığ[ımızı] ve bizi hiçbir yorgunluğun etkilemedi[ğini bilenler için]. ²⁹
29 Bu pasajın bütünü (36-38. ayetler), “kalbi açık herhangi biri” tarafından kavranabilir olan Allah’ın kudretini vurgulamaktadır. Yukarıda, Allah’ın evreni “altı devrede” yarattığı ifadesi, Kur’an’ın nüzul kronolojisi içinde ilktir. Bu bağlamda vurgulanması gereken husus, eski Arap dili kullanımında yevm (gün) teriminin her zaman yirmidört saatlik “yeryüzü günü”nü göstermeyip aynı zamanda uzun ya da kısa herhangi bir zaman dilimini ifade ettiğidir. Burada ve Kur’an’ın başka yerlerinde kozmik bir anlam ile kullanılan eyyâm (günler) çoğul ismi ise, en doğru olarak “devre” şeklinde çevrilebilir. Allah’ın yaratma sürecinden “yorulması”nın imkansızlığının vurgulanması, bu pasajı bu surenin 15. ayetine bağlamakta ve böylece, Allah’ın ölüyü yeniden diriltme kudretine işaret etmektedir.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Andolsun ki biz gökleri, yeri ve ikisi arasındakileri altı evrede yarattık ve hiçbir yorgunluk da duymadık. 32/4, 57/4
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Dahası gökleri, yeri ve bunlar arasındakileri altı aşamada yarattığımızı,[⁴⁶⁹³] fakat Bize asla bir yorgunluk ârız olmadığını (bilenler için)…[⁴⁶⁹⁴]
[4693] Lafzen: “altı günde”. Yaratılışın aşamalılığını ifade eder. Kâinatın yaratılışından önceki yokluk 1 gün olarak telâkki edilirse, buradaki 6 ile birlikte toplam 7 eder. Bu rakam O’nun her an iş başında olduğunu söyleyen Rahmân 29 ışığında ilâhî yaratışın sürekliliğine delâlet eder (Krş: 25:59, not 72). Nüzul sürecinde âlemin altı evrede yaratıldığını ifade eden ilk âyet budur. Yevm (gün) kelimesi Kur’an’da bağlamına göre değişen vurgulara sahiptir (Bkz: 70:4, not 5). Burada bildiğimiz güne işaret etmediği açıktır. Çünkü henüz yer ve göğün oluşumu tamamlanmamıştır. [4694] Eski Ahid’de (Tekvin 2:2) yer alan Allah’ın uluhiyyetine aykırı Yahudi itikadını red için. Zira Yahudi ilâhîyatında Yahve’nin varlığı haftanın 6 gününde yaratıp 7. günü istirahate çekildiği yorumu akide haline gelmiştir. [Tanrı yedinci günde tüm işini bırakıp dinlendi (Şavt; şevita:grev) Tevrat 1:31-2:1.] Bu yorum, icad edilmiş bir kimlik olan Yahudilik’te sık rastlanan mücessem (antropomorfik) tanrı anlayışıyla örtüşmektedir. Tanrı’yı haftalık mesaiye tâbi tutan bu problemli yaklaşım, Yaratıcı’nın zamanın mahkûmu değil hâkimi ve hâlıkı olduğunu ıskalamış gözükmektedir.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
And olsun ki biz, gökleri, yeri ve ikisinin arasında bulunanları altı günde yarattık da, bize hiçbir yorgunluk dokunmadı.
Osman Fırat
swap_vert close
Ve gökleri, yeri ve ikisi arasında bulunanları altı günde yarattık ve bize bir yorgunluk da dokunmadı.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Kasem olsun ki, gökleri ve yeri ve bunların aralarındakilerini altı günde yarattık ve Bize yorgunluktan bir şey dokunmadı.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Biz gökleri, yeri, ikisinin arasındaki bütün varlıkları altı günde yarattık da Bize en ufak bir yorgunluk dokunmadı. [46, 33; 40, 57]
Süleyman Ateş
swap_vert close
Andolsun, biz gökleri, yeri ve ikisi arasında bulunanları altı günde yarattık, bize hiçbir yorgunluk dokunmadı.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Ve biz gökleri ve yeri altı günde halk itdik. Bu halk işinden bize zahmet ve yorgunluk isâbet itmedi.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Gökleri, yeri ve ikisinin arasında bulunanları tam altı günde (altı evrede) yarattık; Bize bir sıkıntısı olmadı.
Şaban Piriş
swap_vert close
Gökleri, yeri ve ikisi arasındakileri altı günde yarattık. Hiç bir yorgunluk da duymadık.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Biz gökleri, yeri ve ikisi arasındakileri altı günde(5) yarattık da Bize hiçbir yorgunluk dokunmadı.
(5) 7:54’ün açıklamasında da geçtiği gibi, altı ayrı aşamada yahut devrede.  
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Yemin olsun, biz gökleri, yeri ve bunlar arasındakileri altı günde yarattık. Ve bize hiçbir yorgunluk dokunmadı.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
daħı bayıķ yarat(t)uķ gökleri daħı yiri daħı ol ikisi arasındaġıyı altı günler içinde daħı yoķanmadı hįç armaķ.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Cān ḳulaġı ile diñleyüp ibret alanlara biz ḫalḳ itdik. ) Biz semāvāt ve arżı altıgünde ḫalḳ itdik. Ḥālbu ki onda bize zorluḳ ve müşkilāt yoḳdur.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
And olsun ki, Biz göyləri, yeri və onların arasında olanları altı gündə yaratdıq və Bizə heç bir yorğunluq da üz vermədi.
M. Pickthall (English)
swap_vert close
And verily We created the heavens and the earth, and all that is between them, in six days, and naught of weariness touched Us.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
We created the heavens(4975) and the earth and all between them in Six Days,(4976) nor did any sense of weariness touch Us.(4977)
4975 Allah's creation of the heavens and the earth in long stages or periods of time, as we count time, shows how things evolve in their own good time. We must therefore be patient if Good does not seem to come to its own according to our ideas. Our will should merge itself in Allah's Will, and we should praise Him, realising that He is All-Good and that all adjustments will be in the Hereafter. 4976 Cf. 7:54 , n. 1031; and 41:12. n. 4477. 4977 Cf. 35:35.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
وَلَقَدْ
ve andolsun gerçekten
خَلَقْنَا
yarattık
السَّمٰوَاتِ
gökleri
وَالْاَرْضَ
ve yeri
وَمَا
ve o şeyleri ki
بَيْنَهُمَا
ikisi ara-sındadır
ف۪ي
için-de
سِتَّةِ
altı
اَيَّامٍۗق
gün
وَمَا مَسَّنَا
ve Bize dokunmadı
مِنْ لُغُوبٍ
bir yorgunluk
Andolsun, gökleri, yeri ve ikisi arasında bulunanları altı günde (safhada) Biz yarattık. Bize bir yorgunluk da dokunmadı.
قَد
Edat
قَد
Katiyen, muhakkak, doğrusu, hakikaten, kesin olarak, andolsun
خَلَقَ
Fiil-I
خ ل ق
Yarattı
سَمَٓاء
İsim
س م و
Gök, sema
اَرْض
İsim
ا ر ض
Yeryüzü, yer, arz, toprak, yurt
مَا
Zamir
مَا
Ne, şey, geçmiş zamanın olumsuzluk eki
بَيْن
İsim
ب ي ن
Arasında
فِى
Bulunma hâl eki
فِى
İçinde, -de, -da
سِتَّة
İsim
س ت ت
Altı
يَوْم
İsim
ي و م
Gün, gündüz
مَا
Zamir
مَا
Ne, şey, geçmiş zamanın olumsuzluk eki
مَسَّ
Fiil-I
م س س
Dokundu, gelip çattı
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
لُغُوب
İsim
ل غ ب
Usanç, şiddetli yorgunluk