close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Kaf Sûresi 37. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
İnne fî żâlike leżikrâ limen kâne lehu kalbun ev elkâ-ssem’a ve huve şehîd(un)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Şüphe yok ki bunda, gönlü olana, yahut görerek kulak verene ibret ve öğüt var elbet.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Hiç şüphesiz bunda, (duyarlı ve anlayışlı) kalbi olan, ya da (kâinat ve tabiattaki İlahi sanata ve yaratılış harikalarına) bir şahit olarak (Kur’an’a ve Resulüllah’a) kulak kabartıp (dersini alan) kimse için, elbette bir öğüt (zikir) vardır.
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
İşte sağlam bir kalbi olup da, huzur içinde kulak veren için, bunda gerçekten önemli bir mesaj vardır.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Bu sûrede, hakkı idrak edebilecek aklı ve gönlü olan, dikkatli bir şekilde kulak veren kimse için öğütler vardır.
Ahmet Varol
swap_vert close
Şüphesiz bunda kalbi olan yahut kendini vererek kulak asan kimse için bir öğüt vardır.
Ali Bulaç
swap_vert close
Hiç şüphesiz, bunda, kalbi olan ya da bir şahid olarak kulak veren kimse için elbette bir öğüt (zikir) vardır.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Muhakkak ki bu sûrede anılanlarda, aklı olan, yahud kendisi huzurlu bir kalb içinde olduğu halde (nasihatlere) kulak veren kimse için, bir ihtar; (bir ibret dersi) vardır.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
İşte (sağlam) bir kalbi olup da huzur içinde kulak veren için bunda, gerçekten önemli bir mesaj vardır.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Şüphesiz ki bunda, aklı olan veya hazır bulunup kulak veren kimseler için bir öğüt vardır.
Besim Atalay
swap_vert close
Kalbi olan, kulak tutan, tanık bulunan bir kimseye bunda öğüt var
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Şüphesiz bunda kalpleri açık olan veya zihnini derleyip toplayarak can kulağıyla dinleyen kimseler için ibretlik bir uyarı vardır.
Cemil Said
swap_vert close
Kalbi olan, kulak viren ve gören her âdeme bu bir nasîhatdir.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Doğrusu bunda, kalbi olana veya hazır bulunup kulak verene ders vardır.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Şüphesiz bunda, aklı olan yahut hazır bulunup kulak veren kimseler için bir öğüt vardır.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Aklı olan veya şuurlu olarak söze kulak veren kimse için bunda büyük ibret vardır.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Şüphesiz ki bunda aklı olan veya hazır bulunup kulak veren kimseler için bir öğüt vardır.
Edip Yüksel
swap_vert close
Bunda, zeka sahibi olan yahut tanık olarak kulak veren herkes için bir mesaj vardır.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Şüphesiz ki bunda kalbi olan ve hazır bulunup kulak veren kimse için elbette bir öğüt vardır.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Şübhesiz ki bu söylenende kalbi olan yâhud şuhud halinde kulak tutan kimse için uyandıracak bir ıhtar vardır
Emrah Demiryent
swap_vert close
Şüphesiz bunda, (kâfirlerin helâkinden bahseden âyette, hakkı idrak edebilecek aklı ve) kalbi olan ya da hazır bulunup, (âyetleri) dikkatli bir şekilde dinleyen kimse için (nice) öğütler vardır.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Kuşkusuz bunda kalbi¹ olan ve can kulağıyla dinleyen ve tanık olan kimseler için kesinlikle alınacak öğüt vardır.
1- Aklı olan. Vicdanı, aklıselimi, sağduyu sahibi ve gönül temizliği olan.  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Şübhesiz ki bunda aklı olan, yahud, kendisi huzuur (-ı kalb) içinde olarak, kulak veren kimseler için elbette bir öğüd (ve haatıra) vardır.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Şübhesiz ki bunda, kalbi olan veya (fikren) hazır bulunup kulak veren kimseler için gerçekten bir ibret vardır.
İhsan Aktaş
swap_vert close
Şüphesiz bunda, aklı olan yahut hazır bulunup kulak veren kimseler için bir öğüt vardır. *
(*) Not: Ayette geçen (قلب)’’kalb’’ akıl anlamındadır. Zaten Kur’an’da geçen kalb kelimesinin kan pompalayan biyolojik organla hiçbir alakası yoktur. Kur’an’daki kalb, yerine göre ya beyin ya da beynin fonksiyonları için kullanılır. لِمَن كان له قلبٌ} قال ابن عباس: أي: عقل. قال الفراء: وهذا جائز في اللغة أن تقول: ما لَكَ قلب، وما معك قَلبُك، تريد العقل (زاد المسير في علم التفسير) .  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Samimi bir kalbi ve (elçilerin getirdiği mesajlara) kulak veren birisi için, bunlarda alınacak öğütler var ve o kişi, doğru olana (bu habere) şahitlik edendir.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Gerçekten bunda yüreği olanlar, kulak asanlar, görenler için kesin bir öğüt vardır.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
İşte bu zikrolunan şeylerde pâk bir yüreği olan veya bu sûreyi dinlerken kulak veren kimseler hakkında ibret vardır.
İsmail Yakıt
swap_vert close
Muhakkak ki bunda kalp/akıl²⁰ sahipleri, hazır bulunup da kulak verenler için bir hatırlatma/öğüt [zikrâ] vardır.
20 Kur’an anlama ve idrak merkezi olarak genelde “kalp” kelimesini kullanır. Kur’an, hayat fonksiyonlarını nefs kelimesiyle ifade ederken düşünce fonksiyonlarını da akılla ifade ediyor. Metafizik fonksiyonlar da ruh kavramıyla açıklanmaktadır. Kalp; akıl, nefs ve ruhun ortak “idrak merkezidir. Kalp kelimesi metafizik ve psikolojk bir kavram olarak ele alınmalıdır. Fizyolojik olarak ele alındığında ise yürek dediğimiz organ anlaşılır.  
Kadri Çelik
swap_vert close
Hiç şüphesiz bunda, kalbi olan ya da bir şahit (hazır) bulunup kulak veren kimse için elbette bir uyarı ve hatırlatma vardır.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Hiç kuşkusuz bu anlatılanlarda, duyarlılığını yitirmemiş bir kalbi olan ya da açık yüreklilikle bu mesaja kulak verebilen kimseler için önemli bir uyarı, bir öğüt vardır.Âhireti inkâr edenler, şunu bir kez daha düşünsünler:
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Bunda, o tam bir şahid olduğu halde Kulak vermiş veya kalbi olan kimseler için elbette hatırlatmalar vardır.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Bu gibi toplu helâk olaylarında kafası çalışan, duymasını ve görmesini bilen herkes için unutulmayacak dersler vardır...
Mehmet Çoban
swap_vert close
Şüphesiz anlattığımız gerçekleri dinleyecekler için dersler vardır. Kalbi gerçeklere yönelenler açıklananlardan öğütler alır.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Şüphesiz ki bunda (akıl eden) bir kalbi olan, yani [*]görerek ona kulak verenler için gerçeği hatırlatan (dersler) vardır.
Burada geçen [ev] edatı “veya” değil, “ve, yani” anlamında yorumlanmalıdır. “Kulak vermek” demek, aslında kalbin işlevinin gerçekleşmesi demektir.  
Mehmet Türk
swap_vert close
Şüphesiz bu (Kitap)’ta, vicdanı olan ya da uyanık bir zihinle kulak veren kimse için gerçekten öğüt alınacak bir ders (zikir) vardır.
Muhammed Esed
swap_vert close
Bunda şüphesiz kalpleri açık olanlar, ²⁷ [yani] uyanık bir zihinle kulak verenler için bir uyarı vardır; ²⁸
27 Zemahşerî’nin yorumu; lafzen, “bir kalp sahibi olanlar”.28 Lafzen, yahut “kulak verir ki o bir şahittir (ve huve şehîdun)”; Zemahşerî bu son ifadeyi, “aklını işleterek”, yani uyanık bir zihinle şeklinde açıklar (karş. şehîd kelimesinin ayet 21’deki benzer kullanımı). Yukarıdaki cümleciğin başındaki “yahut” (ev) bağlacı bir alternatifi belirtmek için kullanılmış olmayıp, tersine -Kur’an’da sıkça kullanıldığı gibi- daha önce söylenmiş olan bir sözü genişletmeyi/aydınlatmayı amaçlayan “yani”, “başka bir deyişle” gibi ifadelere benzeyen açıklayıcı bir fonksiyona sahiptir.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Şüphesiz bunda, aklıselim olan ve sözü can kulağıyla dinleyip anlayan herkes için alınacak bir öğüt vardır. 12/111
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Elbet bunda, (akleden) bir kalbe sahip olanlar için[⁴⁶⁹¹] ibretlik bir uyarı vardır; veya pür dikkat bir şahit olarak kulak verenler için…[⁴⁶⁹²]
[4691] Bu ibare gösteriyor ki, Kur’an kalb derken fizikî bir organı değil, akletme ve inanma yetisini kastetmektedir. Kalb’in iki aslî mânası vardır: 1) Bir şeyin en şerefli ve en saf kısmı. 2) Sürekli dönen, yerinde durmayan. Kur’an’da genellikle “akıl” anlamında kullanılır. Kur’an’da bağırsak dahi geçerken hassaten “beynin” geçmemiş olmasının gerekçesi budur. Akleden kalp beyin, fıkheden kalp yürektir, denilebilir. [4692] Yani, selim bir akla veya sağlıklı bir gözlem ve bilgiye sahip olanlar için. İkili bilgi kaynağına dair benzer bir kullanım için bkz: 67:10. Şahit ile ğaib birbirlerinin karşıtıdır. Vahye kulak verip onu anlayanlar, onun naklettiği ğaybi hakikatleri görür gibi olurlar. Bu da onları şahit kılar. Akleden bir kalbe sahip olmayanlar şahit olamazlar. Mücahid, “Akleden kalbin ‘tanık olması’ onu anlamasıdır; bunu yapmayana Kur’an’ın söyleyeceği hiçbir şey yoktur” der.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
Şüphe yok ki bunda (bu suredeki uyarılarda) vicdanı olan ve öğüt kabul eden kimseler için ibretler vardır.
Osman Fırat
swap_vert close
Şüphesiz bunda (anlayacak) kalpleri olanlar veya işitecek ve şahit olcaklar için bir öğüt vardır
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Şüphe yok ki, bunda elbette bir öğüt vardır, kendisi için bir kalb olan veya kendisi şahid olarak kulak veren kimse için.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Elbette bunda, içinde bir kalb taşıyan veya zihnini derleyip toplayarak can kulağıyla dinleyen kimseler için alacak bir ders vardır.
Süleyman Ateş
swap_vert close
Muhakkak ki bunda, kalbi olan, yahut şahid olarak (zihnini toplayarak dikkatle) kulak veren kimse için bir öğüt vardır.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Bunda hakâyık-ı tefekküre müste'id kalbi ve işitdiği şeyi anlamağa müsâ'id kulağı olan içün mev'iza ve 'ibret vardır.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Bunda, kalp[*] sahibi olan veya gidip (oraları bizzat) görerek anlatılanları dinleyen birinin aklından çıkmayacak bilgiler vardır.
[*] Kalp (sağduyu) sahibi : İnsanın karar verme organı kalbidir (ruhudur). İçindeki sese kulak verenler, aklıselim ve hissiselim ile doğru sonuçlara ulaşabilir. Önceki nesillerin ve medeniyetlerin bize kalan bilgilerini ve kalıntılarını inceleyenler, gerçeklerden (ayetlerden) uzaklaşan toplumların nasıl ve neden gücünü yitirdiği, okuyup araştırarak (ilmel yakin) veya gezip görerek (aynel yakin) öğrenilebilir.  
Şaban Piriş
swap_vert close
Şüphesiz bunda, kalbi olana veya kulak verene ve şahit olana bir ibret vardır.
Ümit Şimşek
swap_vert close
İşte bunda kalbi olan veya görerek kulak veren kimseler için bir öğüt vardır.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Hiç kuşkusuz, bunda, kalbi olan yahut tam bir tanık olarak kulak veren için mutlak bir öğüt vardır.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
bayıķ şunuñ içinde ögütlemekdür anuñ kim oldı anuñ göreli ya'nį 'aķlı yā ķulaķ duttı, ol ḥāżırken.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Şunda bu sūrede olan ḥaḳā‘iḳı düşünmege ḳalbi mezḳūr va‘ẓları diḳḳatle diñle‐mekle ḳulaġı olan kimse içün nice naṣīḥat vardır ḫuṣūṣan.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Şübhəsiz ki, bunda qəlb (ağıl) sahibi, yaxud (moizə edildiyi zaman bütün varlığı ilə) hazır olub (ona cani-dildən) qulaq asan kimsə üçün öyüd-nəsihət vardır!
M. Pickthall (English)
swap_vert close
Lo! therein verily is a reminder for him who hath a heart, or giveth ear with full intelligence..
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
Verily in this(4974) is a Message for any that has a heart and understanding or who gives ear and earnestly witnesses (the truth).
4974 As Christ said (Matt. 11:15 ), "he that hath ears to hear, let him hear". These are matters of high moment. Many spiritual lessons can be learnt from these things by anyone who has the heart and understanding to apply to Allah's teaching and can give genuine thought to what he sees, as a witness does who has to swear to the facts on his oath.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
اِنَّ
şüphe-siz ki
ف۪ي ذٰلِكَ
bunda vardır
لَذِكْرٰى
elbette bir öğüt
لِمَنْ
o kimse-ler için ki
كَانَ
oldu
لَهُ
onun için
قَلْبٌ
bir kalp
اَوْ
ve-ya
اَلْقَى
attı
السَّمْعَ
kulak
وَهُوَ
o iken
شَه۪يدٌ
şahid olan
Şüphesiz ki bunda, kalbi ol(up anlay)an veya (Allah'ın kudretine) şahid olarak (âyetlerine) kulak veren kimseler için elbette bir öğüt vardır.
اِنّ
Edat
اِنّ
Şüphesiz, kesinlikle, muhakkak, elbette, gerçekten, zira, çünkü, doğrusu, daima. Cümledeki bilgiyi pekiştirmek için kullanılır.
فِى
Bulunma hâl eki
فِى
İçinde, -de, -da
ذٰلِك
İşaret zamiri
ذٰلِك
İşte bu, bunun için, bunda böyle
ذِكْرٰى
İsim
ذ ك ر
Hatırlama, zikir, ihtar, öğüt, nasihat, uyarı, anma
مَن
Şart edatı
مَن
Kim, kimdir, kimse
كَانَ
Fiil-I
ك و ن
İdi, oldu
لَهُ
Zamir
لَهُ
Onun, ona
قَلْب
İsim
ق ل ب
Kalp, yürek
اَو
Bağlaç
اَو
Veya, ya da, hatta, yahut
اَلْقَى
Fiil-IV
ل ق ي
Attı, saldı, teklif etti, bıraktı, verdi, ilka etti, laf attı, karşı karşıya geldi, ulaştırdı
سَمْع
İsim
س م ع
Kulak, işitme, dinleme
هُوَ
Zamir
هُوَ
O
شَهِيد
İsim
ش ه د
Şehîd ( Allah'ın ismi, esmasıdır. Herkese ve her şeye şahid olan demektir), şahid