“Yahut senin altından (yapılmış) bir evin olmalı veya göğe (uzaya) yükselmelisin. (Oradan) bize okuyabileceğimiz bir kitap indirmedikçe, senin göğe (uzaya) yükselişine de asla inanmayacağız.” dediler. (Resulüm!) Sen (onlara) de ki: Rabbim her türlü noksandan uzaktır. Ben de (sizin gibi) ancak beşer olan bir elçiyim.*
(*) Müşrikler, âyetlerde beyân edilen bu ve buna benzer mûcizeleri her vesileyle Peygamberimiz (a.s.)’dan talep ediyorlar; fakat bu isteklerini hep inkâr ve alay tarzında dile getiriyorlardı. Yoksa Resûlullah (s.a.s.)’e iman etmek gibi bir niyetleri yoktu… Diğer taraftan Kur’an’ı tebliğ eden Hz. Muhammed (s.a.s.), elçi olarak gönderilmiş bir insandır. Onun, bunun dışında bir iddiası olmamıştır. Hiçbir zaman ilâh olduğunu, güçlü olduğunu, yerleri ve gökleri yönettiğini iddia etmemiştir. İlk günden itibaren Allah’tan vahiy getiren bir insan olduğunu söylemiştir. Allah Teâlâ ona şöyle demesini emretmiştir: “Size «Allah’ın hazîneleri yanımda» demiyorum, gaybı da bilmiyorum. Yine size «ben bir meleğim» de demiyorum. Ben ancak bana vahyedilene tâbi oluyorum. De ki: «Kör ile gören bir olur mu? Hiç düşünmüyor musunuz?»” (En‘âm 6/50) Dolayısıyla onun dâvasında doğruluğunu öğrenmek isteyenler, onun tebliğ ettiği dine bakmalıdırlar. Onun ne kadar haklı ve tutarlı olduğunu sorgulamalı, bu konuda iknâ olurlarsa hemen iman etmelidirler. İkinci olarak peygamberlik iddiasıyla ortaya çıkmış kişinin bir insan olarak davranışlarına, ahlâkına, davet ettiği şeyle hal ve davranışlarının uyumluluğuna bakmalı ve ona göre karar vermelidirler. Bütün bunlara rağmen ondan yeri yarmasını veya göğü parça parça üzerlerine düşürmesini istemeleri tamamen saçmalıktan başka bir şey değildir. Peygamberlikle böyle şeylerin hiçbir alakası yoktur. Fakat bu gerçeğin farkında olmayan inatçı kâfirler, peygamberin insan olmasına itiraz edip, bunu imansızlıklarına bir gerekçe olarak ileri sürmüşlerdir: Kaynak: (Ö. Çelik Tefsiri) Hz. Muhammed (s)’e Allah tarafından bahşedilen tek mucize Kur’an’ın kendisi olduğu için (bkz. bu surenin 59. ayetinin ilk kısmı ve yukarıda 71. not) sonraki pasajda Hz. Peygamber’e, bu tür taleplerin anlamsız ve tutarsız olduğunu bildirmesi emredilmektedir. (M. Esed Meali İsra-93. Ayet Açıklaması)