close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

İsrâ Sûresi 86. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Vele-in şi/nâ leneżhebenne billeżî evhaynâ ileyke śümme lâ tecidu leke bihi ‘aleynâ vekîlâ(n)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Ve dilersek sana vahyettiğimizi senden de gidermeye muktediriz, sonra bize karşı onu koruyacak bir kimse de bulamazsın.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Yemin olsun ki, eğer dilersek Sana vahyettiğimizi ortadan kaldırırız (ayetleri kalbinden silip çıkarırız); sonra Bize karşı da (Sana sahip çıkacak) kendine bir vekil (koruyucu) da bulamazsın.
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Andolsun eğer dilersek, sana vahyettiğimizi senden tamamen gideririz de, onun geri alınması için, bize karşı sana yardım eden bir vekil de bulamazsın.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Yemin olsun ki, sünnetimizin, düzenimizin yasaları içinde, irademizin tecellisine uygun olsa sana vahyettiğimizi ortadan kaldırırız. Sonra sen de bize karşı, bu konuda kendini savunacak bir hâmi, bir koruyucu bulamazsın.
Ahmet Varol
swap_vert close
Andolsun, eğer dilersek sana vahyettiğimizi tamamen gideririz. Sonra onun için bize karşı bir vekil bulamazsın. [5]
5.Yani onun geri alınmasında sana yardım edecek bir vekil bulamazsın.  
Ali Bulaç
swap_vert close
Andolsun, eğer dilersek, sana vahyettiklerimizi gerçekten gideriveririz, sonra bunun için bize karşı bir vekil bulamazsın.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Yemin olsun ki, eğer dilesek, sana vahyettiğimiz Kur'an'ı kalblerden ve yazılı satırlardan gideririz; sonra onu kalblere ve satırlara geri çevirecek bize karşı, kendine bir vekil bulamazsın.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Eğer istesek, sana vahyettiğimizi (silip) gideririz. Sonra, Bize karşı senin için onu koruyacak hiçbir sahip bulamazsın.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Andolsun, dilesek sana vahyettiğimizi ortadan kaldırırız; sonra bu durumda sen de bize karşı hiçbir koruyucu bulamazsın.
Besim Atalay
swap_vert close
Eğer biz dileseydik, sana vahiy etmiş olduğumuzu, herhalde silerdik; bir vekil bulamazdın sen bize karşı
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Andolsun ki, eğer isteseydik sana vahyettiğimizin tamamını giderirdik (senin hafızandan silerdik) ve onun sana tekrar verilmesi için (bize hesap soracak) bir kimse de bulamazdın.
Cemil Said
swap_vert close
İstese idik sana vahy itdiklerimizi geri alırdık ve o vakit nezdimizde sana vekâlet idecek kimseyi bulamaz idin.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Dileseydik and olsun ki, sana vahyettiğimizi alıp götürürdük. Sonra bize karşı duracak bir vekil de bulamazdın.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Andolsun, dileseydik biz sana vahyettiğimizi tamamen ortadan kaldırırdık; sonra bu konuda bize karşı kendine hiçbir yardımcı da bulamazdın.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Gerçek şu ki, biz dilersek sana vahyettiğimizi ortadan kaldırırız; bundan sonra da sen bize karşı güvenip dayanacağın birini bulamazsın.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Hakikaten, biz dilersek sana vahyettiğimizi ortadan kaldırırız; sonra bu durumda sen de bize karşı hiçbir koruyucu bulamazsın.
Edip Yüksel
swap_vert close
Dilesek sana vahyettiğimizi geri alırız ve bize karşı her hangi bir koruyucu da bulamazsın
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Yemin olsun ki, dilersek sana vahyettiğimizi ortadan kaldırırız; sonra bize karşı kendine bir vekil (koruyucu) bulamazsın.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Celâlim hakkı için dilersek sana vahyettiğimizi de tamamen gideriveririz, sonra bize karşı kendine bir vekîl de bulamazsın
Emrah Demiryent
swap_vert close
Kasem olsun ki, eğer dilersek, sana vahyettiğimizi (Kur’ân’ı, hafızalardan/kalplerden ve yazılı satırlardan) tamamen gideririz sonra onun (geri getirilmesi) için bize karşı kendine bir vekil de bulamazsın.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Eğer dilersek, sana vahyettiklerimizi ortadan kaldırırız; sonra Bize karşı kendine bir vekil¹ bulamazsın.
1- Koruyucu, dayanak.  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Andolsun sana vahy etdiğimizi de, dilersek, muhakkak gideriveririz. Sonra bize karşı onu (geri getirmek için) kendine bir vekîl de bulamazsın.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Celâlim Hakkı için, eğer dilersek sana vahyettiğimizi (Kur'ân'ı) tamâmen ortadan kaldırırız; sonra onun (geri getirilmesi) için bize karşı kendine bir vekîl de bulamazsın.
İhsan Aktaş
swap_vert close
Ve eğer dileseydik; elbette sana vahyettiğimizi de (Kur’an’ı da) senden (hafızandan) giderirdik, sonra da onun geri gelmesi için, bize karşı kendine bir vekil (bir yardımcı) da bulamazdın. *
(*) Bu ayeten de anlaşılıyorur ki, 85. ayette geçen (روح)’’Ruh’’ifadesi,’’ vahiy ve Kur’an’’ anlamındadır. Çünkü 85. ayette ruh konusu işlendikten hemen sonra, 86’dan 89’a kadar gelen bütün ayetlerde yine ‘’vahiy ve Kur’an’’dan söz edilmesi, 85. ayette geçen ‘’Ruh’’ dan kasıt ‘’vahiy ve Kur’an’’ olduğunu söylemek siyak ve sibak açısından da birbirleriyle tam uyumlu olurlar. ( ولئن شئنا لنذهبن بالذي أوحينا إليك ) يعني القرآن . معناه : إنا كما منعنا علم الروح عنك وعن غيرك لو شئنا لنذهبن بالذي أوحينا إليك يعني القرآن (تفسير البغوي)  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Biz istersek sana vahyettiğimizi siler yok ederiz. Sende bizim bu yok etmemize karşı, kendine bir yardımcı (dayanak) bulamazsın.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Eğer Biz dileseydik o senin gönlüne bildirdiğimiz Kar’an’ı ne olursa olsun ortadan kaldırırdık da sonra sen Bize karşı bir yardımcı bulamazdın.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
* Dileseydik sana vahiy ettiğimiz Kur/an/ı ortadan kaldırırdık, sonra sen bize karşı hiçbir vekil bulamazdın.
İsmail Yakıt
swap_vert close
Andolsun Biz isteseydik sana vahyettiğimizi ortadan kaldırırdık. Sonra da bu konuda bize karşı hiçbir yardımcı da bulamazdın.
Kadri Çelik
swap_vert close
Şüphesiz eğer dilersek, sana vahyettiğimiz şeyleri gerçekten gideriveririz de sonra bunun için bize karşı bir vekil de bulamazsın.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Nitekim, ey Muhammed; eğer dileseydik, sana vahiy yoluyla bildirdiğimiz her şeyi geri alabilirdik ve o zaman sen, onun sana tekrar verilmesi için bize hesap soracak bir kimse de bulamazdın.
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Yemin olsun, eğer dilersek, sana vahyettiğimizi elbette gideririz! Sonra bize karşı sana vekîl bulamazsın.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Resulüm! Eğer istersek, sana öğrettiklerimizin hepsini bir çırpıda silebiliriz. Sonra, bu bilgileri geri almak için bize karşı hiçbir şey yapamazsın.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Sen onlara yalan yanlış şeyler söylersen iyi olmaz. O zaman seni görevden alır, sana vahyettiklerimizi ortadan kaldırırız! Seni de şiddetli bir şekilde cezalandırırız! Sen de bize karşı hiçbir koruyucu bulamazsın! Onun için onların emirlerimizi iki de bir sorgulamalarına karşılık sakın kendinden bir şey söyleme! Sadece Rabbinden gelen emirleri onlara açıkla! İster anlasınlar ister anlamasınlar! Sen onların anlayıp anlamadıklarından sorumlu değilsin!
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Dilersek sana vahyettiğimizi gideririz; sonra bize karşı kendin için hiçbir [vekil] (güven kaynağı) da bulamazsın.
Mehmet Türk
swap_vert close
Eğer dilersek sana vahiyle verdiğimiz bilgileri de ortadan kaldırırız. Sonra da sen Bize karşı hiçbir koruyucu bulamazsın.
Muhammed Esed
swap_vert close
Ve eğer dileseydik, sana ne ki vahyettiysek (hepsini) giderirdik; ve o zaman sen de seni Bize karşı kayıracak kimse bulamazdın. ¹⁰²
102 Lafzen, “Bize karşı [yahut “Bizim yanımızda”] seni koruyacak” -yani, “sana doğru yolu bulman için başka vasıtalar temin edecek”: vahyî hidayetin, kelimenin mutlak anlamıyla, ahlakın tek kaynağı olduğunu işaret eden bir ifade. “Vahyin giderilmesi” yahut geri alınması, onun insanların kalbinden ve belleğinden silinmesi, keza yazılı bir metin olarak da ortadan kalkması anlamına geliyor.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Eğer dileseydik, sana vahyettiğimizin tamamını elbette giderirdik. Sonra bize karşı, onu sana geri getirecek bir yardımcı da bulamazdın. 10/15-16, 42/15, 45/17-18
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Ve eğer istersek, kesinlikle sana vahyettiklerimizin tamamını gideririz. Ardından da Bize karşı seni savunacak bir koruyucu otorite bulamazsın.[²³²⁵]
[2325] Benzer ibareler için krş: 68 ve 75. âyetlerin sonu.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
Andolsun ki, biz dilersek sana vahyettiğimizi (Kur'an'ı bile) ortadan kaldırırız. (Hafızalarınızdan siler atıveririz) Sonra (onu geri getirmek için) bize karşı kendine bir yardımcı da bulamazsın.
(Ruh da bizim yaratığımızdır., bizim buyruğumuz altındadır. Cahiller, diğer nesneleri ortak koştukları gibi, Rablerine ruhu da ortak koşabilirler ve bilmeden fitneye sebep olabilirler; onun için ruhtan fazla bahsetme ve ümmetini de bu hususta uyar.)  
Osman Fırat
swap_vert close
Eğer isteseydik o sana vahyettiğimizi giderirdik (silerdik). Ve sonra bize karşı (onu geri getirecek) bir vekil de bulamazdın.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Zât-ı akdesime andolsun ki, eğer dilesek, sana vahyetmiş olduğumuzu elbette gideririz, sonra senin için Bize karşı onunla (o giderileni iade için) bir vekil bulamazsın.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Eğer dileseydik sana vahyettiğimiz Kur'ân'ı hafızalardan ve sayfalardan giderirdik. Sonra, sen de onu ele geçirmek için karşımızda bir yardımcı da bulamazdın.
Süleyman Ateş
swap_vert close
Andolsun, biz dilesek, sana vahyettiğimiz(ayetler)i tamamen gideririz; sonra onun (geri alınması) için bize karşı sana bir yardımcı bulamazsın.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Eğer dilesek sana vahiy iylediğimiz Kur'ân'ı götürirdik (size unutdırır ve kaldırırdık) sonra kendine bize karşı vekîl bulamazdın.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Zorlayıcı düzen koysaydık[1] sana vahyettiğimizi de geri alırdık. Sonra bize karşı kendine bir vekil bulamazdın.
[*] Maide 5/48 ve dipnotu  
Şaban Piriş
swap_vert close
Eğer dileseydik, sana vahyettiğimizi elbette giderirdik. Sonra sen kendine, bize karşı bir vekil de bulamazdın.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Dileseydik, sana vahyettiklerimizi gideriverirdik; sen ise Bize karşı dayanacak bir vekil bulamazdın.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Yemin olsun, biz dilesek sana vahyetmiş olduğumuzu tamamen gideriveririz, sonra onu elde etmek için bizim katımızda kendine bir vekil de bulamazsın.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
daħı eger dilersevüz giderevüz anı kim vaḥy eyledük saña andan bulmayasın senüñ içün aña üzerümüze iş sürici ya'nį girü döndürici.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Eger biz dilese‐y‐dük giderürdük ol nesneyi ki vaḥy eyledük saña. Andanṣoñra ṭapumazsın bizüm üstümüze vekīl, ḥıfẓ idici.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Əgər istəsəydik, sənə vəhy etdiyimizi (qəlbindən) çıxardıb aparardıq. Sonra Bizə qarşı özün üçün bir müdafiəçi (vəkil) də tapa bilməzdin. (Əgər Biz Qur’anı sənə unutdursaq, yenidən heç kəs onu sənin yadına sala bilməz).
M. Pickthall (English)
swap_vert close
And if We willed We could withdraw that which We have revealed unto thee, then wouldst thou find no guardian for thee against Us in respect thereof.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
If it were Our Will, We could take away that which We have sent thee by inspiration:(2286) then wouldst thou find none to plead thy affair in that matter as against Us,-
2286 Even the spiritual knowledge that comes to us conies because of the favour and mercy of Allah. If He were to withhold it, who can call Him in question?  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
وَلَئِنْ
ve andol-sun eğer
شِئْنَا
dilersek
لَنَذْهَبَنَّ
mutlaka gide- ririz
بِالَّـذ۪ٓي
o şeyi ki
اَوْحَيْنَٓا
vahyettik
اِلَيْكَ
sana
ثُمَّ
son- ra
لَا تَجِدُ
bulamazsın
لَكَ
ken- dine
بِه۪
onun için
عَلَيْنَا
Bize karşı
وَك۪يلاًۙ
bir vekil
Eğer Biz dileseydik sana vahyettiğimizi tamamen ortadan kaldırırdık sonra bu konuda Bize karşı kendine bir vekil de bulamazdın.
اِن
Edat
اِن
Eğer,  -se, -sa
شَاءَ
Fiil-I
ش ي ا
Diledi, istedi
ذَهَبَ
Fiil-I
ذ ه ب
Gitti, giderdi, götürdü
الَّذ۪ي
İsim
الَّذ۪ي
O kimse ki, o şey ki, o zat ki, o ki
اَوْحٰى
Fiil-IV
و ح ي
Vahyetti, işaret etti
اِلٰى
Edat
اِلٰى
-e kadar, -a kadar, -e, -a
ثُمّ
Zarf
ثُمّ
Sonra
لَا
Edat
لَا
Hayır, yapmayın, asla, hiç
وَجَدَ
Fiil-I
و ج د
Buldu
لَكَ
Zamir
لَكَ
Sana, senin
بِه
Zamir
بِه
Onunla, kendisiyle
عَلَى
Zamir
عَلَى
Üzerinde, hakkında, karşı, dolayı, -a, -e
وَكِيل
İsim
و ك ل
Vekîl (Allah'ın ismi, esmasıdır. Her konuda güvenilmesi gereken tek zat demektir), vekil