close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

İsrâ Sûresi 83. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Ve-iżâ en’amnâ ‘alâ-l-insâni a’rada veneâ bicânibih(i)(s) ve-iżâ messehu-şşerru kâne yeûsâ(n)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
İnsana nimet verdik mi yüz çevirir, uzaklaşır, fakat bir şerre uğradı mı ümidini tamamıyla keser, yeise düşer.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Biz (lütuf hazinemizden) insana nimet (servet ve etiket) verdiğimiz zaman (nankörleşip ibadetten ve insani değerlerden) yüz çevirir. (Allah’ı anmaktan vazgeçip uzaklaşır.) Ona (bir) kötülük (ve zarar) dokunduğunda ise hemen, (aciz ve çaresiz biçimde) ümitsizliğe kapılır.
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
İnsana nimet verdik mi, yüz çevirir uzaklaşır fakat bir şerre uğradı mı, hemen umutsuzluğa düşer.
Ahmet Tekin
swap_vert close
İnsanoğluna nimet verdiğimiz zaman, şükretmez, küstahlık yaparak bize itaatten uzaklaşır. Ona bir zarar ziyan dokunacak olursa da, iyice karamsarlığa düşer.
bk. Kur’ân-ı Kerim, 10/12; 17/67.  
Ahmet Varol
swap_vert close
İnsana nimet verdiğimizde yüz çevirir ve yan çizer. Ona bir şer dokunduğunda da ümitsizliğe kapılır.
Ali Bulaç
swap_vert close
İnsana bir nimet verdiğimizde sırt çevirir ve yan çizer; ona bir şer dokunduğu zaman da umutsuzluğa kapılır.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Biz, insana (sağlık ve genişlik gibi) nimet verdiğimiz zaman, Allah'ı anmaktan yüz çevirip yan çizer. Ona fenalık dokununca da pek ümitsiz olur, (Allah'ın ihsanından ümidini keser).
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
İnsana bir nimet verdiğimiz zaman, yüz çevirip kendine doğru çeker. Ona bir şer dokunduğu zaman ise büsbütün ümitsiz olur.
[Bu davranışın sebebi, insanın kendini yeterli ve kâinatın merkezi olduğunu, en doğru yolda bulunduğunu görmesidir.]  
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
İnsana nimet verdiğimiz zaman yüz çevirip yan çizer; ona bir zarar ziyan dokunacak olsa iyice karamsarlığa düşer.
Besim Atalay
swap_vert close
İnsana nimet verirsek, yüz çevirir, yan çizer, bir kötülük dokunursa, umutsuzluğa düşer
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
İnsana nimet verdiğimizde yüz çevirip yan çizer. Kendisine kötülük dokununca da umutsuzluğa düşer.
Cemil Said
swap_vert close
Bir insâna bir ni’met ihsân itdiğimiz vakit bizden yüz çevirir kenara çekilir sonra bir felâkete dûçâr oldığı vakit me’yûs olur.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
İnsana nimet verdiğimiz zaman yüz çevirerek yan çizer; başına bir kötülük gelince de yese düşer.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
İnsana nimet verdiğimizde yüz çevirip yan çizer. Kendisine şer dokununca da umutsuzluğa düşer.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
İnsana nimet verdiğimiz zaman yüz çevirip yan çizer; başına bir kötülük gelince de hemen karamsarlığa düşer.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
İnsana nimet verdiğimiz zaman (bizden) yüz çevirip yan çizer; ona bir de zarar ziyan dokunacak olsa iyice karamsarlığa düşer.
Edip Yüksel
swap_vert close
İnsana nimet verdiğimiz zaman, yüz çevirip yan çizer. Kendisine kötülük dokununca da umutsuzluğa düşer
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Biz insana nimet verdiğimiz zaman, Allah'ı anmaktan yüz çevirip uzaklaşır. Ona fenalık dokununca da ümitsizliğe kapılır.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Öyleya biz insana ni'met verdiğimiz zaman aldırmaz, yan büker, kendisine şer dokunduğu zaman da pek me'yus olur
Emrah Demiryent
swap_vert close
Biz (her) ne zaman insana bir nimet bahşetsek (şımarıp kibirlenerek, bize itaatten, şükürden) yüz çevirip yan çizer. Ve ne zaman ki ona bir şer/musibet dokunsa, hemen ümitsizliğe düşer.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Ve kimi insana nimet verdiğimiz zaman, yüz çevirerek uzaklaşır. Ve ona bir kötülük dokunduğunda umutsuzluğa düşer.
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
İnsana ni'met verdiğimiz zaman (zikrullahdan) yüz çevirip yan çizer. Ona şer dokununca da pek ümidsiz olur.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
İnsana ni'met verdiğimiz zaman, (şükürden) yüz çevirip yan çizer. Ona (fakirlik ve hastalık gibi) şer dokunduğu zaman da iyice ümidsiz olur.
İhsan Aktaş
swap_vert close
Ve (bilhassa o zalim) insana (sağlık, servet ve genişlik gibi) nimet verdiğimiz zaman, (bizi anmaktan, şükredip, itaat etmekten) yüz çevirip yan çizer. Ona fenalık dokununca da pek ümitsiz olur.*
(*) Aşağıdaki tefsir metninde geçtiği gibi, buradaki insandan maksat, 82. ayette geçen zalim ve nankör kimslerdir, bütün insanlar değil. وقوله تعالى: وإذا أنعمنا على الإنسان الآية. "الإنسان" في هذه الآية لا يراد به العموم، وإنما يراد به بعضه وهم الكفرة، (تفسير ابن عطية )  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
İnsanlara nimet verdiğimiz zaman, yüz çevirir ve yan çizer. Ona bir kötülük isabet ettiğinde hemen ümitsizliğe düşer.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Biz insana ne zaman bir iyilik edecek olursak, o yüz çevirir, yan çizer. Ne zaman da başına bir kötülük gelecek olursa hemen umutsuzluğa düşer.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Her ne zaman biz insana sıhhat ve nimet gibi nimet verecek olsak o, şükürden yüz çevirerek yan çizer, ona hastalık, fakirlik gibi bir fenalık dokunursa hemen pek ümitsiz olur.
İsmail Yakıt
swap_vert close
İnsana nimet verdiğimiz zaman, yüz çevirerek yan çizer ve ona bir zarar dokunduğunda da ümitsizliğe kapılır.
Kadri Çelik
swap_vert close
İnsana bir nimet verdiğimizde yüz çevirir ve uzaklaşır; ona bir şer dokunduğu zaman da ümitsiz olur.
Mahmut Kısa
swap_vert close
İnsanoğluna katımızdan zenginlik, sağlık, güzellik, güç, zeka gibi bir nîmet verdik mi, bunları kendisine kimin verdiğini unutur, bu nîmetlerle şımarıp ayetlerimizden yüz çevirir ve kibirlenerek yan çizer; başına bir belâ gelince de, bunun bir imtihân olduğunu düşünmez, kendisini tamamen dağıtıp büsbütün ümitsizliğe düşer. O hâlde, ey Müslüman!
Mahmut Özdemir
swap_vert close
İnsan’a nimet verdiğimiz zaman yüz çevirdi; yanına yattı / yan çizdi. Ona Şerr dokunduğu zaman ümitsiz oldu.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Biz insanoğluna azıcık varlık koklattık mı, başlar burun kıvırıp aykırılamaya. Başına bir iş geldi mi de, aman ne üzülür ne üzülür.
Mehmet Çoban
swap_vert close
İnsanlara güzel iyi şeyler verdiğimiz zaman Rabbini unutur, yasalarımıza aykırı davranır. Ama bir felakete uğrarsa, bir kötülükle karşılaşırsa hemen umutsuzluğa düşer. Umutsuzluğa düşünce tekrar Rabbini hatırlar, tekrar yasalarımıza uymaya söz verir. Ama felaketten kurtulunca yine hemen sözünden döner. Rabbiniz ister ki her zaman Rabbinizi hatırlayın! Her zaman Rabbinizin yasalarına uyun! Uyun ki; Rabbiniz sizin iyiliklerinize kat kat karşılık versin! Ufak tefek yanlışlarınızda, gizli kalmış kabahatlerinizde, sizi yanlışlardan arındırmak için yardım etsin!
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Biz o (nankör) insana nimet verdiğimizde yüz çevirip yan çizer. Kendisine bir sıkıntı dokununca da iyice karamsarlığa düşer.
Mehmet Türk
swap_vert close
Biz, insana bir nîmet verdiğimiz zaman yüz çevirip yan çizer(ek Bizden) uzaklaşır, fakat kendisine bir şer dokunduğu zaman da hemen karamsarlığa kapılır.¹
1 Bk. (Fussilet: 44, 51)  
Muhammed Esed
swap_vert close
çünkü, Biz insana ne zaman nimet bahşetsek yüz çevirir, [Bizi düşünmekten] küstahça yan çizer; ve kendisine bir kötülük, bir darlık dokunsa hemen mutsuzluğa düşer. ⁹⁹
99 Karş. 11:9-10 ve ilgili notlar.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Biz insana ne zaman bir nimet tattırmışsak yüz çevirdi ve yan çizdi. Kendisine bir kötülük dokununca da ümitsizliğe düşer 10/12, 11/9, 16/52...54. 39/8
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Zira ne zaman Biz insana nimet ihsan etmişsek, mesafe koydu ve (sorumluluklarından) yan çizdi; ne zaman da başına bir ziyan gelse, tuttu umutsuzluğa kapıldı.[²³²²]
[2322] Galiba halk irfanının mahsulü olan şu duanın temelinde bu âyet yatar: Ya Rab! Çok verip azdırma, az verip bezdirme!  
Orhan Kuntman
swap_vert close
(Kafir) İnsana nimet verdiğimiz zaman (o nimeti kendisine ihsan eden Rabbine şükretmekten) yüz çevirir. (O nimetle şımarır zevk ve sefasının peşine düşer) Ona bir zarar dokununca da, bu kez umudunu yitirir karamsar olur.
(İşte Kur'an böyle kimselerin zararını artırır. Ey Muhammed, insanların Rablerinin nimetleri karşısında birbirine bu kadar ters düşen davranışlarda bulunmasının sebebi bazı kafirlerin -Cebriyeci görüşe kapılarak "Ne yapayım Rabbim beni böyle yaratmış" demesi, böylece sorumluluktan kurtulmaya çalışmasıdır)  
Osman Fırat
swap_vert close
Biz İnsana nimet verdiğimizde yüz çevirip yan çizer. Ve ona şer dokununca da umutsuzluğa düşer.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
İnsana nîmet verdiğimiz zaman kaçınır, yan çizer ve ona bir şer isabet edince de pek mey'us olur.
Suat Yıldırım
swap_vert close
İnsana her ne zaman nimet versek, Allah'ı anmaktan yan çizer, umursamaz. Başına bir dert gelince de ümitsizliğe düşer. [17, 67; 10, 12]
Süleyman Ateş
swap_vert close
İnsana ni'met verdiğimiz zaman, yüz çevirip yan çizer. Ona bir zarar dokununca da umutsuzluğa düşer.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Biz, insânlara ni'met ihsân ider isek i'râz iderler ve yan yan çekilerek uzaklaşırlar. Eğer onları bir şer mess ider isek son derece ye'se düşerler.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
İnsana ne zaman nimet versek yüz çevirir ve yan çizer. Başına bir kötülük gelince de umutsuzluğa kapılır.
Şaban Piriş
swap_vert close
İnsana bir nimet verdiğimiz zaman yüzçevirir ve yan çizer. Başına bir bela gelince de ümitsizliğe düşer.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Biz ne zaman insana bir nimet bağışlasak, o yüz çevirir, yan çizer. Başına bir kötülük gelince de ümitsizliğe düşer.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
İnsana nimet verdiğimizde yüz çevirip yan çizer. Kendisine şer dokununca da hemen ümitsiz oluverir.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
daħı ķaçan eylük eyledük ādemiye yüz döndürdi daħı ıraķ eyledi yanını ya'nį ḥaķdan. daħı ķaçan yoķandı aña yavuzlıķ oldı yavlaķ ümidsüz.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Daḫı ḳaçan ki ni‘metler virsevüz ādem oġlanlarına ṣaġlıḳ ve baylıḳ, yüzḳaytarur ve ıraḳ ider özini tekebbürlik bile ve ḳaçan yitişse özine şer, ḫasta‐lıḳ ve yoḫsulluḳ gibi, ümīẕ keser Allāh raḥmetinden.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
İnsana bir ne’mət (sağlamlıq, var-dövlət) verdiyimiz zaman (Bizdən) üz çevirib uzaq gəzər. Ona bir pislik üz verdikdə isə mə’yus olar!
M. Pickthall (English)
swap_vert close
And when We make life pleasant unto man, he turneth away and is averse; and when ill toucheth him he is in despair.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
Yet when We bestow Our favours on man, he turns away and becomes remote on his side (instead of coming to Us), and when evil seizes him he gives himself up to despair!(2283)
2283 Truth saves us from two extremes: when we are happy, we are saved from being puffed up, for we realise that everything comes from Allah; and when we suffer misfortunes, we are not in despair, for we know that Allah is our sure refuge and help (Cf. 41:51).  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
وَاِذَٓا
ve o za-man ki
اَنْعَمْنَا
nimet verdik
عَلَى الْاِنْسَانِ
insana
اَعْرَضَ
yüz çevirdi
وَنَاٰ
ve uzak- laştı
بِجَانِبِه۪ۚ
yan
tarafıyla
وَاِذَا
ve o za-man ki
مَسَّهُ
ona do- kundu
الشَّرُّ
şer
كَانَ
oldu
يَؤُ۫ساً
umutsuz
Biz insana (dünyevi bir) nimet verdiğimiz zaman (Bizi unutur ve bizden) yüz çevirip yan çizer. Ona (fakirlik ve hastalık gibi bir) şer dokunduğu zaman da (hemen) umutsuzluğa düşer.
اِذَا
İsim
اِذَا
O zaman ki, ne zaman ki, o takdirde
اَنْعَمَ
Fiil-IV
ن ع م
Nimet verdi, nimet bahşetti
عَلَى
Zamir
عَلَى
Üzerinde, hakkında, karşı, dolayı, -a, -e
اِنْسَان
İsim
ا ن س
İnsanlar, insanlardan olan, kabile
اَعْرَضَ
Fiil-IV
ع ر ض
Yüz çevirdi, çekindi, döndü
نَاٰ
Fiil-I
ن ا ي
Uzaklaştı
جَانِب
Etken fiil
ج ن ب
Yan tarafında, yanında
اِذَا
İsim
اِذَا
O zaman ki, ne zaman ki, o takdirde
مَسَّ
Fiil-I
م س س
Dokundu, gelip çattı
شَرّ
İsim
ش ر ر
Şer, şerli, en kötü
كَانَ
Fiil-I
ك و ن
İdi, oldu
يَـُٔوس
İsim
ي ا س
Çok ümitsiz, umutsuz