close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

İsrâ Sûresi 74. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Velevlâ en śebbetnâke lekad kidte terkenu ileyhim şey-en kalîlâ(n)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Sana sebat etme kabiliyeti vermeseydik andolsun ki birazcık meyledecektin onlara.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
(Ey Nebim!) Eğer Biz Seni sağlamlaştırmasaydık (Hakk’ta sabit tutarak sahip çıkmasaydık), andolsun, (çeşitli hileler ve cazip tekliflerle gelen müşrik takımına) az bir şey (de olsa) onlara meyledip eğilim gösterecektin.
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Eğer senin imanına sebat vermemiş olsaydık, belki de az kalsın onlara biraz olsun eğilim gösterecektin.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Eğer biz sana güven, ihtiyat, cesaret, güç ve sebat vermemiş olsaydık, neredeyse birazcık onlara meyledecektin.
Ahmet Varol
swap_vert close
Andolsun, eğer seni kararlı kılmasaydık, az da olsa onlara meyledecektin.
Ali Bulaç
swap_vert close
Eğer biz seni sağlamlaştırmasaydık, andolsun, onlara az bir şey (de olsa) eğilim gösterecektin.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Eğer biz sana sebat vermemiş olsaydık, sen onlara az bir şey meyledecektin.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Andolsun! Eğer sana kuvvet ve sebat vermiş olmasaydık, onlara az bir miktar meyletmeye yanaşacaktın.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Eğer seni sebatkâr kılmasaydık yani engellemeseydik, gerçekten neredeyse onlara birazcık meyledecektin.
Besim Atalay
swap_vert close
Seni sağlamlamasaydık, az kala onlara biraz eğilecektin
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Eğer senin imanını perçinlememiş olsaydık, belki de onlara biraz olsun eğilim gösterecektin.
Hz. Peygamberi hedef alan bu ayetlere bakıldığında vahiyden uzak kalan insanın Hak yoldan kopmasının ne kadar kolay olabileceği anlaşılıyor. Öyle ya vahiy ile beslenen ve doğrudan Allah’tan direktif alan bir peygamberin bile müşriklere meyletme tehlikesi varsa, ya sıradan bir insanın eğilim göstermesi çok daha kolay olmaz mı? Demek ki aynı imana sahip olmak için Hz. Peygamberi besleyen Kur’an’la beslenmek, onun ahlakıyla ahlaklanmak gerekir. Eğer besin kaynağımız aynı olursa duruşumuz, tavrımız ve kararlılığımız da aynı olur.    
Cemil Said
swap_vert close
Senin kalbine kuvvet virmiye idik, meyl itmeğe cüz-î bir şey kalmışdı.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Sana sebat vermemiş olsaydık, and olsun ki, az da olsa onlara meyledecektin.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Eğer biz sana sebat vermiş olmasaydık, az kalsın onlara biraz meyledecektin.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Hatta seni yerinde sağlam tutmasaydık neredeyse -biraz da olsa- onlara kayacaktın!
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Eğer seni sebatkâr kılmasaydık, gerçekten, nerdeyse onlara birazcık meyledecektin.
Edip Yüksel
swap_vert close
Seni sağlamlaştırmasaydık, onlara neredeyse bir parça meyledecektin
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Eğer biz sana sebat vermemiş olsaydık, nerdeyse sen onlara birazcık meyledecektin.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Ve eğer biz sana sebat vermemiş olsa idik sen onlara az bir şey meyledeyazdındı
Emrah Demiryent
swap_vert close
Eğer biz (ilâhî korumamızla) sana sebat vermeseydik, neredeyse onlara birazcık meyletmeye yaklaşacaktın. (Lâkin biz seni onların hilesinden koruyarak, onlara meyletmeye yaklaşmaktan bile muhafaza ettik.)
Erhan Aktaş
swap_vert close
Seni dirençli kılmasaydık, ant olsun ki sen, neredeyse az da olsa onlara eğilim gösterecektin.
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Eğer sana sebat vermiş olmasaydık, andolsun ki, sen onlara (belki) biraz meyl edecekdin.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Hâlbuki (biz) sana sebat vermemiş olsaydık, gerçekten nerede ise onlara az bir şey meyledecektin. (2)
(2)Kureyş ileri gelenleri, Resûl-i Ekrem (asm)’ın yanına geldikleri zamanlarda, zayıf ve fakir Müslümanları meclislerinde görmek istemediklerini, beyân ettiler. Peygamberimiz (asm) ise, bu vesîle ile belki îmâna gelirler ümîdiyle, onların tekliflerine hafif bir meyil göstermişti. Bunun üzerine bu âyet nâzil olmuştur. (Kurtubî, c. 5/10, 299)  
İhsan Aktaş
swap_vert close
Ve şayet biz sana sebat (direnme gücü) vermemiş olsaydık (bir beşer olarak), gerçekten neredeyse onlara az bir şey meyledecektin.*
(*) Bu ifade, Hz. Peygamberin derin imanının böyle bir şeyi düşünmeyi o’nun için imkânsız kılacak kadar sağlam olduğunu dile getirmektedir.  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Eğer biz seni desteklemeseydik, neredeyse az kaldı onların isteklerine uyacaktın.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Eğer seni pekitmemiş olsaydık ant olsun ki sen onlardan yana biraz olsun kayacaktın.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Eğer hakta seni sabit kılmasaydık * az kalsın onlara biraz meyil edecektin [⁴].
[4] Sekif cemaatinden bir kısmı zekâttan, namazdan af olunmak gibi birtakım şartlar ile imana gelmek istemişler, bu hususta da ısrar etmişlerdi. Peygamberimiz bunların imana gelmelerini arzu ediyordu, bir müddet sükute vardı. Sükûtünden onlar ümide düştüler. Bunun üzerine âyet-i kerîme nâzil oldu. Veya müşrikler Peygamberimizi dinden döndürmek kastında bulundulardı. Allah Peygamberimizi din-i kavimde tesbit etti. Yani ismet Allah'ın tevfikiyledir.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
Eğer Biz sana sebat vermemiş/desteklememiş olsaydık, andolsun ki az da olsa onlara meyledecektin.
Kadri Çelik
swap_vert close
Eğer biz seni sağlam kılmasaydık, kesinlikle sen onlara az bir şey (de olsa) eğilim gösterecektin.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Eğer seni çelik gibi bir iman ve kararlılık ile desteklememiş olsaydık, neredeyse onlara —az da olsa— eğilim gösterecektin.
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Sana sebat vermeseydik, az daha onlara meyledeyazdın.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Şayet seni sağlama almasaydık, onlardan yana olmana çok az kalmıştı.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Eğer ayetlerimizle seni sağlamlaştırmasaydık, onların planlarını açığa çıkarmasaydık onlara meyledecektin! Onların güzel, süslü, yumuşak sözlerine kanacaktın! Bil ki onlar seni kendi düzenlerine çağırır. Kendi düzenleri için uydurdukları sözleri sana ayet diye okutarak güya Allah’ın tasdik ettiğini kabul ettirmeye çalışırlar. Halkı da böyle yaparak aldatırlar. Sözlerinin Allah katında makbul olduğunu iddia ederler.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Seni dayanıklı (kararlı) kılmasaydık, az kalsın onlara birazcık eğilim gösterecektin. [*]
Bu ayet Hûd 11:12. ayetle birlikte okunmalıdır.  
Mehmet Türk
swap_vert close
Eğer Biz sana (hak yolda) direnme gücü vermemiş olsaydık, yemin olsun sen de onlara birazcık eğilim gösterecektin.
Muhammed Esed
swap_vert close
Eğer seni[n imanını] berkitmemiş olsaydık, belki de onlara biraz olsun eğilim gösterecektin. ⁸⁹
89 Bu ifade, Hz. Peygamber’in derin imanının böyle bir şeyi düşünmeyi o’nun için imkansız kılacak kadar sağlam olduğunu dile getirmektedir.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Eğer biz seni sağlam tutmamış olsaydık, sen de onlara az da olsa meyledecektin. 5/67
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Fakat Biz eğer kalbini iman üzere perçinlememiş olsaydık, belki o zaman birazcık olsun onlara eğilim göstermen mümkün olabilirdi.
Orhan Kuntman
swap_vert close
Eğer sana sebat vermiş olmasaydık, andolsun ki, sen onlara belki biraz meyledecektin! (Rabbi onu uyarınca; Resulullah s.a.s., onların bu teklifini tamamen red etti)
Osman Fırat
swap_vert close
Eğer biz seni sağlamlaştırmamış olsaydık, sende onlara bir parça eğilim gösterecektin.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Ve eğer Biz seni tesbit etmemiş olsa idik, az kaldı onlara biraz meyil edecek idin.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Eğer sana sebat vermeseydik nerdeyse azıcık da olsa onlara meyledecektin.
Süleyman Ateş
swap_vert close
Eğer biz seni sağlamlaştırmamış olsaydık, onlara bir parça yanaşacaktın.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Eğer senin sebâtını te'yîd itmese idik onlara az bir şey meyl iderdin.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Eğer seni sağlamlaştırmasaydık, az da olsa onlara meyledecek gibi olurdun.
Şaban Piriş
swap_vert close
Eğer seni sağlam tutmamış olsaydık, az da olsa onlara meyledecektin.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Eğer sana sebat vermemiş olsaydık, neredeyse sen de bir parça onlara meyledecektin.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Eğer biz seni sağlamlaştırmamış olsaydık, yemin olsun, onlara birazcık meylediverecektin.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
daħı eger degül misse kim ŝābit ŧuttuķ seni bayıķ yaķın olduñ-ıdı kim meyl eyleyesin anlara nesene az.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Eger seni ẟābit eylemese‐y‐dük, taḥḳīḳ yaḳın olurdı‐sen anlara meyl eyle‐mege az nesne bile.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Əgər Biz sənə səbat verməsəydik, yəqin ki, az da olsa, onlara uyacaqdın!
M. Pickthall (English)
swap_vert close
And if We had not made thee wholly firm thou mightest almost have inclined unto them a little.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
And had We not given thee strength, thou wouldst nearly have inclined to them(2270) a little.
2270 From a purely human point of view it may seem policy to make a small "concession" to men's weakness in order to fulfil a divine mission. But the divine Messenger is given special strength to resist such temptations.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
وَلَوْلَٓا
ve eğer ol- masaydı
اَنْ ثَبَّتْنَاكَ
seni sebatkâr kılmamız
لَقَدْ
and-olsun
كِدْتَ
neredeyse
تَرْكَنُ
meylede-ceksin
اِلَيْهِمْ
onlara
شَيْـٔاً
bir şey
قَل۪يلاًۗق
az
Eğer Biz seni (vahyimiz üzerinde) sebatkâr kılmasaydık, andolsun nerdeyse onlara az bir şey meyledecektin.
لَوْلَا
Tahdid edatı + Şart edatı
لَوْلَا
olmamış olsa, olmasa, keşke, eğer olmasaydı
اَن
Edat
اَن
Ki, diye, iken, ötürü, -mek, -mak
ثَبَّتَ
Fiil-II
ث ب ت
Sabit kıldı, pekiştirdi, sağlamlaştırdı, sebat verdi, sebatkâr kıldı
قَد
Edat
قَد
Katiyen, muhakkak, doğrusu, hakikaten, kesin olarak, andolsun
كَادَ
Fiil-I
ك و د
(Bir şey yapmak üzere olmak ama onu yapmamak) Nerede ise, neredeyse
رَكَنَ
Fiil-I
ر ك ن
Meyletti
اِلٰى
Edat
اِلٰى
-e kadar, -a kadar, -e, -a
شَىْء
İsim
ش ي ا
Şey, eşya
قَلِيل
İsim
ق ل ل
Az