close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

İsrâ Sûresi 49. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Ve kâlû e-iżâ kunnâ ‘izâmen verufâten e-innâ lemeb’ûśûne ḣalkan cedîdâ(n)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Biz dediler, kemik ve toz haline geldikten sonra mı yeniden halk edilecek, dirileceğiz?
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
(Müşrikler:) "Biz kemikler haline gelip (dağıldıktan), toprak olup ufalandıktan sonra mı, gerçekten biz mi yeni bir yaratılışla diriltileceğiz?" demektedirler.
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Onlar bir de şöyle diyorlar: “Kemik ve toz haline geldikten sonra mı, yeni bir yaratılışla yaratılıp, tekrar diriltileceğiz?”
Ahmet Tekin
swap_vert close
Bir de onlar: “Sahi biz, bir kemik yığını, kokmuş toz toprak olmuşken mi; yepyeni bir hilkat, yepyeni bir yaratılışla mı, biz mi diriltileceğiz?” diyorlar.
bk. Kur’ân-ı Kerim, 36/78-79; 79/10-12.  
Ahmet Varol
swap_vert close
Dediler ki: "Kemikler ve ufalanmış toz haline geldikten sonra mı, gerçekten biz mi yeni bir yaratılışla diriltileceğiz?"
Ali Bulaç
swap_vert close
Dediler ki: 'Biz kemikler haline geldikten, toprak olup ufalandıktan sonra mı, gerçekten biz mi yeni bir yaratılışla diriltileceğiz?'
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Bir de şöyle dediler: “-Biz, kemik ve toz yığını olduğumuz vakit mi, gerçekten biz mi yeni bir yaratılışla diriltileceğiz?”
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
(Onun için) dediler ki: “Biz kemikler ve toz toprak olduğumuz zaman mı yeni bir şekilde diriltileceğiz?”
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Bir de onlar dediler ki: “Sahi biz, bir kemik yığını ve kokuşmuş bir toprak olmuş iken, yepyeni bir yaratılış ile diritileceğiz, öyle mi?”
Besim Atalay
swap_vert close
Dediler ki : «Bizler kemik olarak utandıktan sonra mı, yeniden diriliriz?»
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Ve onlar (bir de şöyle) dediler: “Biz kemik ve toz haline dönüştükten sonra diriltilerek yaradılışın yeni bir aşamasına mı geçeceğiz?”
Cemil Said
swap_vert close
"Biz kemik ve kül oldığımız vakit yeni bir şekilde tekrâr kalkabilür miyiz?" diyorlar.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
"Biz kemik ve ufalanmış toprak olduğumuz zaman, yeniden mutlaka dirilecek miyiz? derler.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Dediler ki: “Biz bir yığın kemik, bir yığın ufantı olduğumuz zaman mı yeniden bir yaratılışla diriltilecekmişiz, biz mi?”
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Dediler ki: “Biz bir kemik yığını haline gelmiş, ufalanmışken yepyeni bir yaratmayla dirilecek mişiz, öyle mi?”
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Bir de onlar dediler ki: Sahi biz, bir kemik yığını ve kokuşmuş bir toprak olmuş iken, yepyeni bir hilkatte diriltileceğiz, öyle mi!
Edip Yüksel
swap_vert close
Dediler ki: "Kemik ve ufak parçalar haline geldikten sonra mı yeni bir yaratılışla diriltileceğiz?!"
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Bir de onlar dediler ki: "Biz, bir kemik yığını olduğumuz ve ufalanıp toz olduğumuz vakit mi, gerçekten biz mi, yeni bir yaratılışla diriltileceğiz?
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Bak seni nelere kıyas ettiler de nasıl dalâlete düştüler, onun için bir yol bulmağa tab-ü tüvanları yok
Emrah Demiryent
swap_vert close
Ve (o müşrikler) dediler ki: “(Biz) bir kemik yığını ve ufalanmış bir toprak hâline geldiğimiz zaman mı, gerçekten biz mi yeni bir yaratılışla tekrar diriltileceğiz?”
Erhan Aktaş
swap_vert close
“Biz kemik yığını ve toz toprak olduktan sonra, gerçekten de yeni bir yaratılışla mı diriltileceğiz?” dediler.
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Dediler ki: «Biz bir sürü kemik, kırıntı ve döküntü (haalinde bir toprak) olduğumuz vakit mı, hakıykaten biz mi yeni bir yaratılışla diriltileceğiz»?
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Ve dediler ki: “(Biz) bir kemik yığını ve ufalanmış bir toprak hâline geldiğimiz zaman mı, gerçekten biz mi yeni bir yaratılışla diriltilecek kimseleriz?”
İhsan Aktaş
swap_vert close
Bir de onlar dediler ki: ‘’Sahi biz, kemik ve ufalanmış toprak olduğumuz zaman, gerçekten yeni bir yaratılışla mı diriltileceğiz?’’
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Onlar “Şimdi biz, kemik yığını olmuş ve toprağa karışmışken, yeni bir yaratılışla, yeniden mi diriltileceğiz?” derler.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Şunu da dediler: "Biz bir yığın kemik, b,r avuç toprak olduktan sonra, ne olursa olsun, yeni baştan diriltilecek miyiz?"
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Biz, kemik, döküntü ve kırıntı olunca yeniden yaratılıp dirilecek miyiz? dediler.
İsmail Yakıt
swap_vert close
Bir de diyorlar ki: “Biz kemik yığını olup, ufalanıp toprağa karıştıktan sonra mı sahiden yeniden diriltileceğiz?”
Kadri Çelik
swap_vert close
Dediler ki: “Biz kemikler haline geldikten, toprak olup ufalandıktan sonra mı, gerçekten biz yeni bir yaratılışla mı diriltileceğiz?”
Mahmut Kısa
swap_vert close
İnkarcılar, “Biz mezarda çürüyüp kemik ve toz yığını hâline geldikten sonra mı,sahiden bu hale geldikten sonra mı yeni bir yaratılışla diriltilecekmişiz?” dediler.
Mahmut Özdemir
swap_vert close
-“Bir yığın kemik ve ufalanmış toprak olduğumuz zaman mı, gerçekten biz mi yeni bir yaratılış olarak yeniden diriltilmiş (olacağız)?” dediler.
Mehmet Çakır
swap_vert close
" Aa! kemiklerimiz un ufak olduktan sonra mı, sahi biz yeniden diriltilecekmişiz öyle mi ?" diyorlar.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Onlar cahilce konuşup; “Sahi biz, bir kemik yığını, kokuşmuş bir toprak olmuş iken, yepyeni bir yaratılışla mı diriltileceğiz?” Dediler.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Şöyle dediler: “Biz kemik ve ufalanmış toprak olmuşken mi yepyeni bir varlık olarak mı diriltilecekmişiz?” [*]
Benzer mesajlar: Ra‘d 13:5; İsrâ 17:98; Meryem 19:66; Mü’minûn 23:35, 82; Neml 27:67; Secde 32:10; Yâsîn 36:78; Sâffât 37:16, 53; Duhân 44:35; Kâf 50:3, 15; Vâkı‘a 56:47; Teğâbun 64:7; Nâzi‘ât 79:11.  
Mehmet Türk
swap_vert close
(Kâfirler bir de): “(Ne yani) biz (kabirlerimizde) kemik haline geldikten ve toprak olup ufalandıktan sonra, diriltilerek yaradılışın yeni bir aşamasına mı geçeceğiz?” dediler.
Muhammed Esed
swap_vert close
Ve onlar [bir de şöyle] diyorlar: “Demek biz kemiğe, toza toprağa dönüştükten sonra, gerçekten yepyeni bir yaratma eylemiyle diriltileceğiz, öyle mi?”
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Ve bir de “Biz kemik yığınına dönüşmüş ve ufalanıp toprağa karıştıktan sonra yeni bir yaratılışla tekrar diriltileceğiz öyle mi?” diyorlar. 13/5, 17/97...99, 23/35, 36/78-79
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Bir de tutmuş diyorlar ki: “Ne yani, şimdi biz kemik yığınına dönüşüp oradan da toza toprağa karıştıktan sonra yepyeni bir yaratılışla tekrar diriltilecek mişiz, öyle mi?”
Orhan Kuntman
swap_vert close
Onlar aynı zamanda, "Biz, bir kemik yığını; ufalanıp toprak parçaları olduğumuz zaman, gerçekten biz mi, yeni bir yaratılışla diriltilecek mişiz?" dediler.
Osman Fırat
swap_vert close
Dediler ki: "Biz kemik, bir yığın ufantı olduktan sonra mı, biz mi yeniden bir yaratılışla diriltilecekmişiz?
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Ve dediler ki: «Biz kemikler ve döküntüler olduğumuz zaman mı, biz mi yeni bir yaradılmış olarak elbette diriltileceğiz?»
Suat Yıldırım
swap_vert close
Bir de şöyle dediler: “Sahi, biz kupkuru kemik yığını ve ufalanmış toz haline geldiğimiz zaman, biz mi yeniden yaratılıp dirileceğiz! (bu olacak iş değil! )” [36, 78-79; 79, 10-12]
Süleyman Ateş
swap_vert close
Dediler ki: "Biz kemikler haline geldikten, ufalanıp toprak olduktan sonra mı sahiden biz mi yeni bir yaratılışla diriltileceğiz?"
Süleyman Tevfik
swap_vert close
"Kemik ve toprak oldukdan sonra yeniden biz halk olarak ba's olunur mıyız?" didiler.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Şunu da dediler: “Kemikler haline gelmiş ve param parça olmuşken mi? Yani o durumdayken gerçekten biz yeni bir yaratılışla ayağa mı kaldırılacağız?”
Şaban Piriş
swap_vert close
“Biz kemik ve ufalanmış toprak olduğumuz zaman, yeni bir yaratılışla mı diriltileceğiz?“ derler.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Bir de diyorlar ki: “Biz kemik olup toza toprağa karıştıktan sonra mı yeni bir yaratılışla diriltileceğiz?”
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Dediler ki: "Biz, bir yığın kemik olduğumuz, un-ufak hale geldiğimiz zaman mı, gerçekten biz o zaman mı yeni bir yaratılışla diriltileceğiz?"
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
daħı eyittiler “ol vaķt kim olduķ süñükler daħı uvanmış süñük bayıķ biz mi dirildinilmişlerüz yaratmaķ yiñi ya'nį yiñi yaradılmışlar iken?
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Daḫı eyitdiler ol vaḳtda ki: Biz süñük ve ṭopraḳ olıcaḳ ikinci biz türbeden du‐rup yiñi ḫalḳ mı olacaġız? didiler.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Onlar: “Biz sür-sümük, çürüyüb ovxalanmış torpaq olduğumuz halda, dirildilib yeni məxluqmu olacağıq?” – deyirlər.
M. Pickthall (English)
swap_vert close
And they say: When we are bones and fragments, shall we, forsooth, be raised up as a new creation?
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
They say: "What! when we are reduced to bones and dust, should we really be raised up (to be) a new creation?"(2234)
2234 They do not realise that Allah Who created them once out of nothing can create them again with memories of their past, in order to render to Him an account of how they used or misused the talents and opportunities which they were given. If it is to be a new Creation, what then? Bones and dust or ashes may yet retain something of the personality, which was enshrined in them. But even if they were reduced to stones or iron or anything, which their minds can conceive of as being most unlike them, yet there is nothing impossible to Allah! He has dearly sent a Message that we shall have to render an account of ourselves, and His Message is necessarily true .(Cf. 17:98 and 75:3).(R).  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
وَقَالُٓوا
ve dediler
ءَاِذَا
o za-man mı
كُنَّا
olduk
عِظَاماً
bir kemik
وَرُفَاتاً
ve ufalanmış bir toprak
ءَاِنَّا
biz mi
لَمَبْعُوثُونَ
gerçekten diriltecekleriz
خَلْقاً
bir yara- tılışla
جَد۪يداً
yeni
Bir de onlar dediler ki: "Biz bir kemik (yığını) ve ufalanmış bir toprak hâline gelmişken gerçekten biz mi yeni bir yaratılışla (tekrar) diriltileceğiz?"
قَالَ
Fiil-I
ق و ل
Dedi, buyurdu, söyledi
اِذَا
İsim
اِذَا
O zaman ki, ne zaman ki, o takdirde
كَانَ
Fiil-I
ك و ن
İdi, oldu
عَظِيم
İsim
ع ظ م
Azîm (Allah'ın ismi, esmasıdır. Anlaşılamayacak kadar azamete ve büyüklüğe sahip olan demektir), çok büyük, azametli, kocaman, muazzam
رُفَاتٌ
İsim
ر ف ت
Ufalanmış, kırıntı
اِنّ
Edat
اِنّ
Şüphesiz, kesinlikle, muhakkak, elbette, gerçekten, zira, çünkü, doğrusu, daima. Cümledeki bilgiyi pekiştirmek için kullanılır.
مَبْعُوثُون
Edilgen fiil
ب ع ث
Diriltilecek olanlar, diriltilmişler
خَلْق
İsim
خ ل ق
Yaratılış, yaratmak, halk, mahluk
جَدِيد
Sıfat
ج د د
Yeni