İşte bunlar, senin Rabbinin, sana hikmetten (doğru bilgiden) vahyettiği (ulaştırdığı) şeylerdendir. Öyleyse (ey bu mesajı duyan insanoğlu!) Allah’la beraber, sakın başka bir ilah edinme, (başkasına yalvarıp yakarma) yoksa kınanmış ve kovulmuş vaziyette cehenneme atılırsın. *
(*) Hikmetin bir anlamı, “söz ve fiilde isabet”tir. Seyyid Şerîf el-Cürcânî’nin, ise “Hikmet insanın gücü ölçüsünde nesnelerin mahiyet ve hakikatlerini bilmesidir” Sözlükte ise, Hikmet, akıl, anlama, kavrama ve doğru bilgidir. Not: Bazı kimseler hikmeti, Hz. Peygamberin sünneti olarak algılıyorlar. Oysa bu tamamen yanlıştır. Çünkü Bakara-269. ayette (يُؤتِي الْحِكْمَةَ مَن يَشَاء وَمَن يُؤْتَ الْحِكْمَةَ فَقَدْ أُوتِيَ خَيْرًا كَثِيرًا الخ) ‘’Allah himeti dileyene (bu uğurda yeteneklerini kullanan ve çalışıp gereğini yapana) verir. Kime bu hikmet (bilgi) verilirse, şüphesiz ona çokça hayır (maddi ve manevi bir servet) verilmiş demektir. Oysa bunu ancak akıl sahipleri anlar.’’ şeklindeki ayetin mesajı genel olup her insana bu hikmet verilebilir. Eğer hikmet sünnet anlamında ise, ‘’o zaman Allah peygamberden başka kimselere de sünneti verir’’ şeklinde çok yanlış bir anlam ortaya çıkar. Demek ki hikmetin sünnetle bir alakası yoktur. Hikmet doğru bilgidir, doğru kavrayıştır, söz de ve eylemde isabettir. Yani eğer hikmet, sünnet ve hadis ise, o zaman ayete göre (ذلِكَ مِمَّا أَوْحَى إِلَيْكَ رَبُّكَ مِنَ الْحِكْمَةِ) "İşte bunlar, senin Rabbinin sana hikmetten vahyettiği (ulaştırdığı) şeylerdendir…’’ ifadesinden hareketle haşa Hz. Peygamberin sünnetleri ile konuştuğu sözler ve hadisleri de tıpkı Kur’an gibi vahiy oluyor. Öyleyse onun bütün sözleri ve sünnetleri vahyin ürünü olduğu için, bütün sünnetlerini harfiyen yerine getirmek de farz oluyor. Daha açık bir ifadeyle günlük kıldığımız bütün nafile ve sünnet namazların, Ramazan ayı dışında tuttuğumuz bütün nafile oruçların vs. tamamı da bize farz olurlar. Çünkü hikmetin, sünnet ve hadis olduğunu iddia edenlere göre haşa hadis ve sünnetleri de gönderen Allah’tır. Buna göre demek ki, haşa sünnet ve hadis = Kur’an’dır. Hâlbuki böyle bir düşünce ve inanış ise şirkten başka bir şey değildir. Hikmetle ilgili metinleri aşağıya alınan tefsir ve lügatlara bakabilirsiniz. Ayrıca hitap Hz. peygamberin şahsında bütün insanlaradır.
والحكمة: معرفة الحقائق على ما هي عليه دون غلط ولا اشتباه، وتطلق على الكلام الدال عليها. وتقدم في قوله{ يؤتي الحكمة من يشاء } [البقرة: 269) ألتحرير والتنوير) الحكمة - العقل و الفهم و الفطنة و إصابة القول و الحِكْمَةُ العلم والتفقُّه (تعريف و معنى الحكمة في المعجم الوسيط) والخطاب للنبيّ والمرادُ كلُّ من سمع الآية من البشر (الجامع لاحكام القرآن)