Sakın zinaya¹ yaklaşmayın,² şüphesiz o, iğrenç bir hayâsızlık ve çok kötü bir yoldur.
1 Zina: İslâmî hükümlerle yükümlü bulunan bir erkeğin, kendisine cinsel istek duyulacak bir kadına, İslâm ülkesinde nikâh akdine dayanmaksızın cinsel temasta bulunmasıdır. Bundan daha azına meselâ; öpmek, sarılmak veya uyluk arasına sürtünmek gibi hareketlere -haram olmakla birlikte- had cezasını gerekmez. Zinaya zorlanan kadına ve erkeğe had cezası gerekmediği konusunda İslâm bilginlerinin görüş birliği vardır. Zina eden erkeğe “zânî” kadına ise “zâniye” denir. Bekâr erkek veya bekâr kadının zina cezası yüz değnek, evli ve iffetli erkek veya kadının zina cezası ise taşla öldürme (recm)’dir. Recm cezası, sünnetle sabittir. Bk. (Tecrid-i Sarih 1162, 1482 ve 2176 numaralı hadisler.) Çünkü Peygamber (s.a.v) Mâiz’e ve Benî Gâmid’ten bir kadına recm cezasını uygulamıştır. Recm’in meşrûluğu konusunda sahabenin icmaı vardır. Ancak hâricîler recmi inkâr etmiştir. Hz. Peygamber (s.a.v.): “Müslüman bir kimsenin kanı şu üç durumda helal olur. Zina eden evli kimse, kısas ve İslâm toplumundan ayrılarak dinini terkedeni (mürted) öldürmek” (Buhârî, Müslim, Ebu Dâvud, Tirmizî, İbnu Mâce). Zina haddi ve recm cezasının uygulanması için; ya zina edenlerin dört defa itiraf etmeleri ya da olayın dört şahitle belirlenmiş olması gerekir.2 “Zinaya yaklaşmayın,” ifâdesi zinaya sebep olabilecek davranışların da haram olduğunu kapsar.