close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

İsrâ Sûresi 104. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Vekulnâ min ba’dihi libenî isrâ-île-skunû-l-arda fe-iżâ câe va’du-l-âḣirati ci/nâ bikum lefîfâ(n)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Ve bundan sonra İsrailoğullarına dedik ki: Yeryüzünde oturun, eğleşin, ahiret hakkındaki vaadimizin yerine gelme zamanı çatınca hepinizi derleyip tapımıza getirirler.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Ve onun ardından İsrailoğullarına (şunları) söyledik: "Haydi, (şimdilik) bu arz’a (yeryüzünün farklı coğrafyalarına) yerleşin (Hakk dinin gereklerini ve insani görevlerinizi yerine getirin. Çünkü) ahiret va’adi geldiği vakit ise hepinizi derleyip-toplayıp bir araya getireceğiz!"
[Not: Bu Ayet-i Kerime binlerce yıl sonra, yeryüzündeki dağınık Yahudilerin Filistin’e gelip İsrail’i kuracaklarına ama şımarıp-azgınlaşıp helak olacaklarına açıkça işaret eden bir mucizedir.]  
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Ve bundan sonra İsrailoğullarına dedik ki: Yeryüzünde rahatça oturun ve yaşayın, ahiret hakkındaki vaadimizin yerine gelme zamanı çatınca, hepinizi derleyip huzurumuza getiririz.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Arkasından da İsrâiloğulları'na: “O topraklarda siz oturun. Âhiret ve kıyametle ilgili vaat gerçekleştiği zaman hepinizi, mü'mini, kâfiri toplayıp bir araya getireceğiz.” dedik.
Ahmet Varol
swap_vert close
Onun ardından İsrailoğullarına dedik ki: "Bu yerde siz oturun. Ahiret vaadi geldiğinde hepinizi biraraya getiririz."
Ali Bulaç
swap_vert close
Ve onun ardından İsrailoğullarına söyledik: 'O toprak (yurt)ta oturun, ahiret va'di geldiğinde hepinizi derleyip-toplayacağız.'
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Arkasından İsraîloğullarına şöyle dedik: Firavun'un sizi çıkarmak istediği arazide siz oturun. Sonra ahiret vaadi (kıyamet) geldiği zaman, onları da sizi de bir araya getireceğiz (Sonra aranızda hüküm vererek iyi ve kötü olanlarınızı ayıracağız).
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Ondan sonra İsrailoğullarına: “Yeryüzüne yerleşin, ikinci vaadimiz gelince, hepinizi bir yerde toplarız” dedik.(*)
(*) Bu surede, Yahudilerin iki kere bozgunculuk yapacaklarına, iki kere üstünlük sağlayacaklarına, yeryüzünde sürgünlere maruz kalacaklarına, nihayet hepsinin bir yerde toplanacaklarına işaret vardır.  
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Bundan sonra İsrâiloğulları'na, “Bu yerde siz oturunuz! Âhiret vaadi gerçekleşince, hepinizi karmakarışık bir topluluk olarak getiririz” dedik.
Besim Atalay
swap_vert close
Sonra İsrail oğullarına dedik ki: «Yerleşesiniz burada, ahretin günü geldiği zaman, sizleri derleyip getireceğiz ! »
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Arkasından İsrailoğullarına şöyle dedik: “Bu topraklarda oturun, ahiret günü gelince hepinizi toplayıp bir araya getireceğiz.”
“Bu topraklarda oturun” ifadesi, Kudüs için söylenmiştir. Zira Firavun zulmünden kaçarak Kızıldeniz’den karşıya geçen İsrailoğulları uzun ve yorucu bir yolculuktan sonra Filistin’e yerleşmiştir. İsrailoğullarının Mısır’a dönmesi Hz. Yusuf zamanında gerçekleşmiştir.  
Cemil Said
swap_vert close
Ândan sonra Benî İsrâîl’e "Bu memleketde oturınız âhiret va’desi geldiği zamân sizin hepinizi cem’ ideceğiz" didik.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Sonra İsrailoğullarına: "Bu memlekette siz oturun, kıyamet koptuğunda hepinizi bir araya getiririz." dedik.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Bunun ardından İsrailoğullarına şöyle dedik: “Bu topraklarda oturun, ahiret va’di (kıyamet) gelince hepinizi toplayıp bir araya getireceğiz.”
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Arkasından da İsrâiloğulları’na, “Yurdunuzda oturun! Âhiret vakti gelince hepinizi toplayıp bir araya getireceğiz!” dedik.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Arkasından da İsrailoğullarına: «O topraklarda oturun! Ahiret vâdi tahakkuk edince, hepinizi toplayıp bir araya getireceğiz» dedik.
Edip Yüksel
swap_vert close
Ondan sonra İsrail oğullarına, "Bu ülkede yerleşin. Verilen son söz geldiğinde sizi bir araya toplayacağız," dedik.
Dünyanın onyedi yanına dağılan, dillerini kaybeden ve korkunç işkence ve katliamlara uğrayan Yahudilerin, 1948'de Filistin'de İsrail bayrağı altında tekrar bir araya gelmeleri büyük ve tarihsel bir sürprizdi. Komşu Arap ülkelerini, 1967 yılında altı günde bozguna uğratan İsrail askerleri, Sina yarımadasına ellerinde Kuran'ın 2:249 ayetinin son bölümü yazılı pankartlarla girerken sözde Müslümanlara Kuran'dan bir ders veriyorlardı. Yahudilerin büyük bir finansal, kültürel ve politik güç olarak uluslararası platformda sayılarından çok büyük bir güce sahip olmaları, hem iyilik ve hem kötülük konusunda dünya çapında örnekler sergilemeleri, Kuran'ın Yahudiler'den neden o kadar çok sözettiğini açıklar.  
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Arkasından İsrailoğullarına şöyle dedik: "Firavun"un sizi çıkarmak istediği arazide siz oturun! Sonra ahiret vaadi (kıyamet) geldiği vakit, hepinizi toplayıp bir araya getireceğiz."
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Arkasından da Benî İsraîle dedik ki: haydin Arzda sâkin olun, sonra Âhıret va'di geldiği vakıt hepinizi dürüp bükerek getireceğiz
Emrah Demiryent
swap_vert close
Bunun ardından İsrâiloğullarına şöyle buyurduk: “(Firavun’un sizi çıkarmak istediği) bu topraklarda oturun, âhiret vaadi (hesap günü) gelince hepinizi toplayıp bir araya getireceğiz.”
Erhan Aktaş
swap_vert close
“Arkasından İsrâîloğulları'na, güven içinde o yerde yerleşin! Sonra ahiret için verilen süre dolunca hepinizi toplayıp bir araya getireceğiz.” dedik.
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Arkasından da İsrâîl oğullarına (şöyle) dedik: (Haydin), o yerde siz oturun. Sonra âhiret va'di geldiği vakit onları da, sizi de bir araya getireceğiz».
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Ve onun ardından İsrâiloğullarına şöyle buyurduk: “(Fir'avun'un sizi çıkarmak istediği) bu yerde oturun; artık âhiret va'di (kıyâmet) geldiği zaman, hepinizi (sizi ve onları toplayıp) bir araya getireceğiz.”
İhsan Aktaş
swap_vert close
Ve onun ardından İsrâiloğullarına dedik ki: Bu yerde oturun; artık âhiret va’di (kıyamet) geldiği zaman, (hesabe çekmek için) hepinizi (sizi, onları ve bütün insanları toplayıp) bir araya getireceğiz.
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Sonra İsrail oğullarına “Bu topraklar üzerine yerleşin. Bizim size vaat ettiğimiz son vaadimizin vakti gelince, sizi bir araya getireceğiz” demiştik.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Sonra da İsrailoğullarına dedik: "Bu yurtta siz oturun. Sonra gün gelince de sizi onlarla birlikte derleyip getireceğiz."
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Bundan sonra İsrail oğullarına dedik ki siz mev/ut olan arzda sakin olun. Âhiret vâdesi gelince sizi onlarla beraber birbirine karışık olarak getiririz.
İsmail Yakıt
swap_vert close
Bunun ardından İsrailoğullarına dedik ki: Siz yeryüzünde oturunuz. Ahiret vaadi geldiğinde iyi kötü hepinizi bir araya [lefîfen] getiririz.
Kadri Çelik
swap_vert close
Ve onun ardından İsrail oğullarına dedik ki: “O yerde (Filistin'de) oturun, ahiret vaadi geldiğinde hepinizi bir araya getiririz.”
Mahmut Kısa
swap_vert close
Ve ardından İsrail Oğulları’na, “Kudüs’tekibu bereketli yurda güven içinde yerleşin!” dedik, “Ama unutmayın; kıyâmet kopup da âhiret vaadinin zamanı gelince, hepinizi bir araya toplayacak ve bütün yaptıklarınızın hesabını soracağız.” Ve işte, birçok Peygamber tarafından yüzyıllar öncesinden müjdelenen Son Elçi ve vahiy zincirinin son halkası ve zirvesi olan Kur’an geldi:
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Bunun ardından İsrail’in oğullarına dedik ki: -“Arz’a (Ülke’ye) yerleşin!”. Ardından Âhiret’in vaadi geldiği zaman sizi ayrı ayrı (yerlerden ve toplumlardan) derlenmiş olarak getirdik.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Bu olaydan sonra İsrailoğullarına: " Artık şu topraklara yerleşin, vakit tamam olunca biz, hepinizi sıra yapar götürürüz " dedik...
Mehmet Çoban
swap_vert close
Arkasından İsrailoğullarına; “O topraklarda oturun! Ahiret hayatında hepinizi toplayıp bir araya getireceğiz!” dedik.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Arkasından da İsrailoğullarına “O topraklarda yerleşip oturun! Ahiret vaadi geldiğinde hepinizi toplayıp bir araya getireceğiz.” demiştik.
Mehmet Türk
swap_vert close
Ve ondan sonra da İsrâil oğullarına: “O yerde¹ oturun, kıyamet (günü) gelince hepinizi toplayıp bir araya getireceğiz.” dedik.
1 Şam ve Mısır’da...  
Muhammed Esed
swap_vert close
Ve sonra İsrailoğulları’na: “Şimdi artık yeryüzünde güvenlik içinde yerleşin” dedik, “fakat, [unutmayın ki,] Son Gün’e ilişkin söz gerçekleştiği zaman, karışık bir bütün[ün parçaları] olarak hepinizi bir araya getireceğiz!” ¹²⁵
125 Râzî’ye göre lefîf terimi, iyinin ve kötünün, güçlünün ve zayıfın, mutlu olanın, mutsuz olanın hep bir arada bulunduğu, birbirinden farklı sayısız unsurdan terekküb etmiş insan kalabalığını, kısacası bütün çeşitliliği içinde insanlığı ifade etmektedir. Terim, açıkça anlaşılmaktadır ki, burada, yine İsrailoğulları’nın Hz. İbrahim soyundan gelmiş olmalarından ötürü “seçilmiş kavim” oldukları ve dolayısıyla peşinen ve ister istemez Allah’ın kayrasına layık oldukları yolundaki asılsız iddiayı çürütmek için kullanılmıştır. Kur’an, Kıyamet Günü’nde bütün insanlığın yargılanacağını ve kimsenin bu bakımdan bağışık tutulmayacağını bildirerek bu iddiayı reddetmektedir.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Ardından da İsrailoğullarına: “Ülkeye güvenlik içinde yerleşin fakat ahiret vaadi gerçekleştiğinde, hepinizi huzurumuzda bir araya getireceğiz.” dedik. 18/99-100, 20/102, 27/87, 39/68...71
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Derken onların ardından İsrâiloğullarına “(Artık) yurd(unuz)a güvenlik içinde yerleşin!” dedik; “fakat âhirete ilişkin vaad gerçekleştiği zaman, sizi parçası olduğunuz (insanlıkla) bir araya getireceğimizi de (olup-bitmiş bir iş gibi kesin bilin)!”[²³³⁵]
[2335] Parantez içi açıklamamız, ci’nâ mazi fiilinin vurgusuna dayanır.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
Sonra İsrailoğullarına: "O beldede oturun, ahiret va'di gelince (kıyamet kopunca) hepinizi toplayıp bir araya getireceğiz" dedik.
(Ey Muhammed, Musa’ya 9 mucize verdik, çünkü o devir sihir devri idi; Musa da sihirbazları mağlup edip imana getirdi. Sana ise en büyük mucize olarak Kuranı verdik)  
Osman Fırat
swap_vert close
Bunun ardından İsrailoğullarına şöyle dedik: Bu topraklarda oturun, ahiret va’di (kıyamet) gelince hepinizi toplayıp bir araya getireceğiz.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Ve ondan sonra İsrailoğullarına dedi ki: «O yerde oturun, sonra ahiret vaadi gelince sizleri dürülüp toplanılmış bir halde (Mahşere) getireceğiz.»
Suat Yıldırım
swap_vert close
Bu olaydan sonra İsrailoğullarına da dedik ki: “Haydin, yerleşin size gösterilen yere! Ne zaman ki âhiret vâdesi gelir, işte o vakit hepinizi bir araya toplar, hakkınızda gereken hükmü veririz! ”
101 - 104 bölümü Hz. Mûsâ - Firavun kıssasına yer verir. Gaye Firavun’un inad, kibir ve saltanatına rağmen Hz. Mûsâ’nın tebliğinin başarılı olduğunu, Mekkeli müşriklere hatırlatmak, aynı âkıbetin kendilerini de beklediğini vurgulamaktır.  
Süleyman Ateş
swap_vert close
Onun ardından İsrail oğullarına: "O ülkede oturun, ahiret zamanı gelince hepinizi toplayıp bir araya getireceğiz," dedik.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Ve sonra Benî İsrâîl'e "Arzda sâkin olunuz. Âhiretin vakti geldikde sizi onlarla karışık olarak mahşere getiririz" didik.[¹]
[1] Bundan evvel Mûsâ ve Fir'avn kıssası hakkında Bakara ve Âl-i 'İmrân Sûrelerinde tafsîlât geçdi.  
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Sonra İsrailoğullarına dedik ki “Bu topraklarda siz oturun. Ahiretin zamanı gelince sizi de derleyip bir araya getireceğiz.”
Şaban Piriş
swap_vert close
İsrailoğullarına: -Ülkede oturun, ahiret vaadi geldiği zaman hepinizi bir araya getireceğiz. dedik.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Ondan sonra da İsrailoğullarına “Ülkeye yerleşin,” buyurduk. “Âhiretin vadesi geldiğinde, hepinizi derleyip huzurumuza getiririz.”
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Bunun ardından, İsrailoğullarına şöyle dedik: "Şu toprakta oturun. Âhiret vaadi/ikinci vaat gelince, sizi toplayıp bir araya getireceğiz."
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
daħı eyitdük andan śoñra benį isrāyil’e “sākin oluñ yirde ya'nį mıśr yirinde pes ķaçan gele āħiret va'desi getürevüz sizi ķarışup iken.”
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
daḫı biz eyitdük Fir‘avn ġarḳ olduḳdan ṣoñra: Benī İsrā’īl sākin oluñuzyirlerde, pes ḳaçan gelse āḫiret va‘desi ki ḳıyāmetdür, getürür‐biz sizi biri bi‐rüñüzle ḳarışmış.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Və bundan sonra İsrail oğullarına dedik: “Siz (Şam) ərazisində sakin olun. Axirət və’dəsi (qiyamət) gəlib çatdıqda sizin hamınızı (sizi və Fir’on əhlini, yaxud mö’minləri və kafirləri) birlikdə (bir-birinizə qarışmış halda məhşərə) gətirəcəyik!”
M. Pickthall (English)
swap_vert close
And We said unto the Children of Israel after him: Dwell in the land; but when the promise of the Hereafter cometh to pass we shall bring you as a crowd gathered out of various nations.'
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
And We said thereafter to the Children of Israel, "Dwell securely in the land(2313) (of promise)": but when the second of the warnings came to pass, We gathered you together in a mingled crowd.(2314)
2313 The Israelites were taken to the Promised Land in Palestine , and they established their own kingdom there, but they forfeited Allah's favour by their sins and backslidings and will have to answer like all souls by the laws of personal responsibility at the Day of Judgement. 2314 The second of the warnings: the first was probably that mentioned above, in 17:5 and the second that mentioned in 17:7 (middle). When this second warning clue to the rejection of Jesus came to pass, the Jews were gathered together in a mingled crowd. Some commentators understand the second warning to be the Day of Judgement, the Promise of the hereafter. (R).  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
وَقُلْنَا
ve buyur-duk
مِنْ بَعْدِه۪
onun ardından
لِبَن۪ٓي ٔاِسْرَٓاي۪لَ
İsrâiloğullarına
اسْكُنُوا
oturun
الْاَرْضَ
bu yerde
فَاِذَا
artık o vakit ki
جَٓاءَ
geldi
وَعْدُ
vaadi
الْاٰخِرَةِ
âhiretin
جِئْنَا
getirdik
بِكُمْ
sizi
لَف۪يفاًۜ
bir araya
Ve bunun ardından İsrâîloğulları'na şöyle buyurduk: "(Firavun'un sizi çıkarmak istediği) Bu yerde oturun! Artık âhiret vaadi (olan kıyamet) gelince hepinizi bir araya getireceğiz."
قَالَ
Fiil-I
ق و ل
Dedi, buyurdu, söyledi
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
بَعْد
İsim
ب ع د
Sonra, ard, öte
بُنَيَّ
İsim
ب ن ي
Oğulcuğum, yavrucuğum. بَن۪ٓي , بَنُٓوا: Oğullar, evlatlar.
اِسْرَٓائ۪ل
Özel isim
اِسْرَٓائ۪ل
Hz. Yakup (a.s.)'ın diğer ismidir. Onun soyundan gelenlerede İsrailoğulları denir.
سَكَنَ
Fiil-I
س ك ن
Yerleşti, mesken tuttu, sukûn buldu, dinlendi, oturdu, istirahat etti, huzur buldu
اَرْض
İsim
ا ر ض
Yeryüzü, yer, arz, toprak, yurt
اِذَا
İsim
اِذَا
O zaman ki, ne zaman ki, o takdirde
جَاءَ
Fiil-I
ج ي ا
Geldi, ortaya çıktı, meydana geldi
وَعْد
İsim
و ع د
Vaad, söz
اٰخِر
İsim
ا خ ر
Âhiret, son, ard (ardından gelenler vb.)
جَاءَ
Fiil-I
ج ي ا
Geldi, ortaya çıktı, meydana geldi
بِكُمْ
Zamir
بِكُمْ
Sizin için, kendinize, size karşı
لَفِيف
İsim
ل ف ف
Bir araya toplanan insanlar