close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

İsrâ Sûresi 101. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Velekad âteynâ mûsâ tis’a âyâtin beyyinât(in)(s) fes-el benî isrâ-île iż câehum fekâle lehu fir’avnu innî leezunnuke yâ mûsâ meshûrâ(n)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Andolsun ki biz, Musa'ya dokuz tane apaçık delil vermiştik; sor İsrailoğullarına; Musa, onlara gelince Firavun ya Musa demişti, şüphe yok ki ben seni büyülenmiş sanıyorum.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Andolsun, Biz Musa’ya apaçık dokuz (çeşit) ayet (mucize) vermiştik; işte İsrailoğullarına sor; (Hz. Musa İlahi emirler ve mucizelerle) onlara geldiği zaman Firavun ona: "Gerçekten ben seni büyülenmiş (boş hayal ve kuruntulara sürüklenmiş) sanıyorum" diyerek (reddetmişti).
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Gerçek şu ki, biz Musa'ya apaçık dokuz tane delil vermiştik. Sor İsrailoğullarına: Musa onlara gelince, Firavun “Ya Musa!” Demişti. “Şüphe yok ki ben, senin büyülenmiş olduğunu sanıyorum.”
Ahmet Tekin
swap_vert close
Andolsun ki biz Mûsâ'ya, hak peygamber olmasının delili olarak açık açık dokuz âyet, dokuz mûcize verdik. İsrâiloğulları'na sor. Mûsâ kendilerine geldiğinde Firavun ona: “Ey Mûsâ, kesinlikle ben senin büyülenerek aklının etki altına alındığını zannediyorum” dedi.
Ahmet Varol
swap_vert close
Andolsun biz Musa'ya apaçık dokuz ayet (mucize) vermiştik. İşte İsrailoğullarına sor: Hani o (Musa) onlara gelmişti de, Firavun ona: "Doğrusu ey Musa, ben seni büyülenmiş sanıyorum" demişti.
Ali Bulaç
swap_vert close
Andolsun, biz Musa'ya apaçık dokuz ayet (mucize) vermiştik; işte İsrailoğullarına sor; onlara geldiği zaman Firavun ona: 'Gerçekten ben seni büyülenmiş sanıyorum' demişti.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Yemin olsun ki, biz Mûsa'ya apaçık dokuz mûcize verdik. İsrailoğullarına sor, Mûsa onlara geldiği vakit, Firavun ona şöyle demişti: “Ya Mûsa! Ben seni, muhakkak büyülenmiş zannediyorum.”
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Andolsun! Biz Musa’ya apaçık dokuz mucize verdik. Onlara gittiği zaman, İsrailoğullarını onlardan istedi.(*) Firavun ona: “Ey Musa! Ben seni büyülenmiş bir adam olarak görüyorum” dedi.
(*) Celaleyn.  
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Andolsun, Mûsâ'ya apaçık dokuz mu‘cize verdik. İsrâiloğullarına sor! Kendilerine Mûsâ geldiği zaman, Firavun, “Ey Mûsâ! Ben, seni büyülenmiş sanıyorum” dedi.[296]
[296] Hz. Mûsâ’ya verilen 9 mucize hakkında geniş bilgi için bk. Bayraklı, KUR’ÂN TEFSÎRİ, XI, 400-401.  
Besim Atalay
swap_vert close
Biz Musa'ya dokuz açık âyet verdik, sorsana İsrail oğullarına; Musa gelince onlara, Firavun dedi ki: «Musa! Seni büyülenmiş sanırım !»
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Andolsun, biz Musa'ya apaçık dokuz mucize verdik. İsrailoğullarına sor (sana anlatsınlar): Hani Musa onlara gelmiş ve Firavun da ona: “Ben senin kesinlikle büyülendiğini biliyorum ey Musa!” demişti.
Kur’an’da bu ayetle beraber Neml sûresi 27/12 ayetinde Hz. Musa’ya dokuz ayet/dokuz mucize verildiği ifade edilmektedir. Hz. Musa’ya verilen dokuz mucize: 1- Asasının ejderha olması (Şuara, 26/32), 2- Elini koynuna sokarak ışık vermesi (Şuara, 26/33), 3- Denizin yarılarak yol olması (Şuara 26/63), 4- Taştan on iki pınar fışkırması (A’râf 7/160, Bakara 2/60), 5- Tur Dağının İsrailoğullarının üzerine kaldırılması (Bakara 2/63), 6- Gökten kudret helvası ve bıldırcın sunulması (Bakara 2/57, Taha 20/80), 7- Konuşmasındaki sıkıntının giderilmesi (Taha 20/25-35), 8- Çekirge, ekin böceği, kurbağa ve kan yağması (A’râf 7/133), 9- Ürünlerde aşırı derecede noksanlığın başlamasıdır (A’râf 7/130).  
Cemil Said
swap_vert close
Mûsâ’ya dokuz zâhir mu’cize virdik. Benî İsrâîl’den sor. Mûsâ Fir’avn’ın karşusına çıkdığı vakit Fir’avn Mûsâ’ya: "Zan iderim ki sen bir sihirbazsın" didi.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
And olsun ki, Musa'ya dokuz tane apaçık mucize verdik. İsrailoğullarına sor, Musa onlara geldiğinde, Firavun kendisine: "Ey Musa! Ben seni büyülenmiş sanıyorum" demişti.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Andolsun, biz Mûsâ’ya apaçık dokuz mucize verdik. İsrailoğullarına sor (sana anlatsınlar): Hani Mûsâ onlara gelmiş ve Firavun da ona, “Ben senin kesinlikle büyülendiğini zannediyorum ey Mûsâ!” demişti.[323]
Hz. Mûsâ’ya verilen dokuz mucizenin yılana dönüşen asa, elinin bembeyaz kesilmesi, çekirge, ekin biti, kurbağa, kan, taştan su fışkırması, denizin yarılması ve Tûr dağının İsrailoğullarını korkutması olduğu rivayet edilmiştir.  
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Andolsun biz Mûsâ’ya açık seçik dokuz âyet verdik. Haydi İsrâil-oğulları’na sor; Mûsâ onlara geldiğinde Firavun ona, “Ey Mûsâ” demişti, “Senin büyülenmiş olduğunu düşünüyorum!”
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Andolsun biz, Musa'ya açık açık dokuz âyet verdik. Haydi İsrailoğullarına sor. Musa onlara geldiğinde Firavun ona, «Ey Musa! dedi, senin büyülenmiş olduğunu sanıyorum!»  
 Müfessirler, meâlde geçen «âyet» kelimesinin, ya «mucize» veya «Tevrat âyeti» demek olduğunu belirtmişlerdir ki, birinci anlayışa göre Hz. Musa’ya verilmiş olan bu dokuz mucizeyi ashâptan İbn Abbas şöyle sıralamıştır: Yılanlaşan asâ, ışık veren el, çekirge, ekin böceği, kurbağa, kan, taştan su fışkırması, denizin yarılması ve Tûr dağının İsrailoğullarını korkutması. İkinci anlayışa göre, tefsirlerde bu dokuz âyet şöyle sıralanmıştır: Allah’a eş koşmayın. Haksız yere adam öldürmeyin. Zina etmeyin. Faiz yemeyin. Büyü yapmayın. Suçsuz insanı, öldürmesi için sultana teslim etmeyin. İsraf etmeyin. Namuslu kadınlara iftira atmayın. Savaştan kaçmayın.  
Edip Yüksel
swap_vert close
Musa'ya apaçık dokuz mucize verdik. Dilersen İsrail oğullarına sor. Onlara gittiğinde, Firavun ona, "Musa, senin büyülenmiş olduğunu sanıyorum," demişti
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Andolsun biz Musa'ya apaçık dokuz mucize verdik. (Ey Peygamber!) İsrailoğullarına sor, Musa kendilerine geldiğinde Firavun ona: "Ey Musa! Ben senin büyülenmiş olduğunu sanıyorum" demişti.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Celâlim hakkı için Musâya açık açık dokuz âyet verdik, sor Benî İsraîle, onlara geldiği vakıt Fir'avn ona dedi ki: her halde ben seni ya Musâ! Bir büyüye tutulmuş zannediyorum
Emrah Demiryent
swap_vert close
Kasem olsun ki, biz Mûsâ’ya apaçık dokuz mu‘cize vermiştik. İşte İsrâiloğullarına sor: Hani, o (Mûsâ) onlara gelmişti de Firavun ona, “Ey Mûsâ! Ben senin kesinlikle büyülenmiş olduğunu düşünüyorum” demişti.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Ant olsun ki Biz Musa'ya apaçık dokuz âyet¹ verdik. İsrailoğulları'na sor. Onlara geldiğinde, Firavun ona, “Ey Musa! Ben kesinlikle büyülenmiş olduğunu görüyorum.” demişti.
1- Mucize, kanıt.  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Andolsun ki biz Musâya açık açık dokuz âyet verdik. İşte İsrail oğullarına sor: O, bunlara geldiği vakit Fir'avn ona: «Musa, ben seni herhalde büyülenmiş sanıyorum» demişdi.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Celâlim hakkı için, (biz) Mûsâ'ya apaçık dokuz mu'cize verdik;(3) (Ey Resûlüm!)İşte İsrâiloğullarına sor! (Mûsâ) onlara geldiği zaman, bunun üzerine Fir'avun ona: “Ey Mûsâ! Doğrusu ben seni sihirlenmiş zannediyorum” demişti.
(3)İbn-i Abbâs (ra)’a göre, Mûsâ (as)’a verilen dokuz mu‘cize şunlardır: “Ejderhâya dönüşen asâsı, Yed-i Beyzâ (ışık veren eli), onun duâsı bereketiyle; çekirge, ekin biti ve kurbağaların istîlâları ile içilmek istenen herhangi bir suyun hemen kana dönmesi âfetlerinin Mısırlıların üzerinden kaldırılması, asâsını vurması ile taşların yarılıp su fışkırması, denizin yarılarak geçebilecekleri yolların açılması ve Tûr Dağı’nın İsrâiloğullarının üzerine kaldırılarak korkutulmalarıdır.” (İbn-i Kesîr, c. 2, 403)  
İhsan Aktaş
swap_vert close
Muhakkak ki biz (İsrailoğullarına elçi olarak göndermek üzere) Musa’ya açık dokuz ayet (kanıt, delil) vermiştik. (Musa) onlara geldiğinde, (Ey Musa! Firavun’dan) İsrâiloğullarını da (serbest bırakmasını) iste (demiştik). Firavun ona: "Doğrusu ey Musa, ben seni büyülenmiş sanıyorum" demişti. *
(*) Müfessirler, buradaki “dokuz âyet”in Hz. Mûsâ’nın elinde gerçekleştirilen dokuz mûcize veya Tevrat’ın dokuz âyeti yani dokuz buyruğu, hükmü anlamına gelebileceğini belirtmişlerdir. Birinci yoruma göre Firavun’a yönelik dokuz mûcize şunlardır: 1- Yılan şekline dönüşen Hz. Musa’nın asası. 2- Hz. Musa’nın ışık yayan, parlayan sağ eli. 3- Sihirbazların tümünün oyun ve sihirlerinin bozulması. 4- Kıtlık. 5- Tufan. 6- Çekirge afeti. 7- Buğday güvesi afeti. 8- Kurbağa afeti. 9- Bir ara bakteriler yüzünden Nil nehrinin kan rengine dönüşmesi… Ayrıca buradaki İsra 101. ayet dikkatlice incelendiğinde Firavun’un Hz. Musa’nın açık mucizeleri karşısında ’Ben senin büyülenmiş olduğunu sanıyorum’ demesi, dokuz mucizenin hepsini gördükten sonraki düşüncesi olarak kabul edilebilir. Hz. Musa’ya hayatı boyunca verilen ayetlerin/delil kanıtların toplam sayısının dokuzun üzerinde olduğu ayetlerle sabittir. Allahu Teala’nın İsra Suresi 101. ayetinde dokuz ayet/kanıt, delil, buyururken, Firavun’un o konuşma anına kadar hakikati idrak edebilmesi için kendisine açıkça gösterilen mucize sayısını kast etmiş olma ihtimali kuvvetle muhtemeldir… En doğrusunu Alemlerin Rabbi olan Allahu Teala bilir. İkinci yorum ise şöyle bir rivayete dayanmaktadır: İki yahudi Hz. Peygamber’e gelerek buradaki “dokuz âyet”le ne kastedildiğini sormuşlar, o da bunların şu dokuz dinî ve ahlâkî buyruktan ibaret olduğunu belirtmiştir: Allah’a ortak koşmayın, haksız yere adam öldürmeyin, zina etmeyin, faiz yemeyin, sihir yapmayın, suçsuz insanı öldürmesi için zalim yöneticiye teslim etmeyin, savurganlık yapmayın, namuslu kadınlara iftira atmayın, savaştan kaçmayın (bk. Taberî, XV, 172; Zemahşerî, II, 377; İbn Atıyye, III, 488,er- Razi). Muhammed Hamîdullah bu dokuz âyetin, Tevrat’taki “on emir”den, cumartesi yasağı dışındaki hükümler olduğunu belirtir (Le Saint Coran, s. 292; krş. a.e., s. 281). Kaynak: Kur’an Yolu Tefsiri Cilt: 3 Sayfa: 526) Not: 101. ayetle ilgili bu şekildeki mealimiz aşağıdaki tefsirlere dayanmaktadır. Çünkü yüce Allah bir konu hakkında vahiy gönderdikten sonra kendi elçisine’’ bu konuyu İsrailoğullarına da sor!’’diye emretmesi pek uygun görülmüyor. Çünkü konuyla ilgili vahiy geldikten sonra zaten Hz. Peygambere hem gerekli bilgi verilmiş hem de bu konuda şüphesi kalmamıştır. Yani İsrailoğullarına bunu sormasına gerek yoktur. İşte bu nedenle birçok tefsirde geçen bu şekildeki yorum ve ona dayalı yaptığımız meal bizce daha uygun görülmektedir. Yani (فاسأل) emri, Hz. Musa’ya hitap olup bununla yüce Allah Musa’ya Firavun’dan İsrailoğullarını serbest bırakmasını iste demiştir. (الله اعلم) ﴿ فاسأل بنى اسرائيل} اى فقلنا له {اذ جاءهم} سلهم يا موسى من فرعون وقل له ارسل معى بنى اسرائيل (روح البيان في تفسير القرآن). { فَسْئَلْ بَنِى إِسْرٰءيلَ } فقلنا له: سل بني إسرائيل، أي: سلهم من فرعون وقل له: أرسل معي بني إسرائيل (تفسير الكشاف) فَٱسْأَلْ بَنِى إِسْرٰءيلَ إِذْ جَاءهُمْ } فقلنا له سلهم من فرعون ليرسلهم معك (انوار التنزيل واسرار التأويل) وقيل الخطاب لموسى فتكون عاطفة على قول محذوف أي فقلنا له اسأل بني إسرائيل أي اسأل فرعون، وبني إسرائيل مفعول ثان وإذ ظرف لما مضى متعلق بآتينا على الأول وبالقول المقدر على الثاني القول الثالث: إنه خطاب لموسى عليه أن يسأل فرعون في إطلاق بني إسرائيل قاله ابن عباس (النكت والعيون - الماوردي) . (تفسير سورة سورة الإسراء من كتاب إعراب القرآن وبيانه المعروف بـإعراب القرآن و بيانه).ويجيز السيوطي أن يكون الخطاب (أي فاسأل بني اسرائل) لموسى عليه السلام أيضا بحسب اختلاف التفسير- 2- أو متعلّق بفعل محذوف تقديره قلنا له - أي موسى- اسأل فرعون بني اسرائيل (كتاب الجدول في إعراب القرآن - سورة الإسراء) - ويرى آخرون أن الخطاب لموسي ولقد آتينا موسى تسع آيات بينات، فقلنا له حين مجيئه إلى بنى إسرائيل: اسألهم عن أحوالهم مع فرعون، ...(الوسيط في تفسير القرآن الكريم)  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Biz daha önce Musa’ya dokuz açıklayıcı ayet verdik. Bunu İsrail oğullarına sor. Musa kendisine verilen dokuz ayetle Firavuna gelince, Firavun “Kesinlikle ben senin, sihre uğramış birisi olduğunu zannediyorum” dedi.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Ant olsun ki Biz Musa’ya dokuz tane açıklayıcı belge verdik. Haydi git, İsrailoğullarını iste dedik. Musa onların yanına gelince Firavun onlara şunu dedi. "Musa! Ben öyle sanıyorum ki seni büyülemişler."
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
* Biz Musa/ya İsrail oğullarına geldiği zaman dokuz açık mûcize [²] verdik. Ya Muhammed sen onu İsrail oğullarından sor [³]. Fir/avun ona «— Musa! Seni her halde büyülü sanıyorum» demişti.
[2] Yahut Musa'ya «İsrail oğullarını Firavun'dan iste» dedik.[3] Yed-i beyza, asa.. İlâahır gibi veya Allah'a şerik koşmamak, zina etmemek... gibi vesaya.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
Andolsun Biz Musa’ya apaçık dokuz mucize [âyât] verdik.⁴⁷ İsrailoğullarına sor! Hani Musa onlara gelmişti de Firavun ona: “Ey Musa! Muhakkak ben senin kesinlikle büyülenmiş olduğunu zannediyorum” demişti.
47 Krş. A’râf, 7/133  
Kadri Çelik
swap_vert close
Şüphesiz biz Musa'ya apaçık dokuz ayet (mucize) vermiştik. İşte İsrail oğullarına sor; onlara geldiği zaman Firavun ona, “Gerçekten ben seni büyülenmiş sanıyorum” demişti.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Hiç kuşkusuz Biz, Mûsâ’ya tam dokuz tane apaçık mûcize vermiştik fakat Firavun ve halkı, yine de inanmamışlardı (7. Ârâf: 133). İsterseniz sorun İsrail Oğulları’na, onlar da bunu doğrulayacaklardır: Hani Mûsâ, onlara bir Peygamber olarak gelip apaçık mûcizeler gösterince Firavun, “Ey Mûsâ!” demişti, “Bana öyle geliyor ki, sen büyü ile donanmış usta bir sihirbazsın.”
Mahmut Özdemir
swap_vert close
And olsun Musa’ya dokuz açık âyet (mu’cize) verdik! İsrail’in oğullarına sor; onlara geldiğinde Firavun ona: “Ben, seni iyi biliyorum; ey Musa, büyülenmişsin!” dedi.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Musa'ya dokuz açık mucize verdik. İstersen kendilerine böyle bir şeyin gelip gelmediğini İsrailoğullarına sor. Hatırlarsın gösteri sonunda Fıravun Musa’ya: " Musa! Sanki büyülenmiş gibisin " deyince
Mehmet Çoban
swap_vert close
Andolsun biz Musa’ya açık açık dokuz ayet verdik. Haydi! İsrailoğullarına sor. Onlar ayetlerimizdeki gerçeklere şahitlik edecekler. Musa dokuz ayetimizi ulaştırınca Firavun ona; “Ey Musa! Senin büyülenmiş olduğunu sanıyorum!” dedi.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Yemin olsun ki Musa’ya apaçık dokuz ayet (mucize) vermiştik. [*] (Musa) yanlarına geldiğinde Firavun’un ona “Ey Musa, senin büyülenmiş olduğunu sanıyorum.” dediğini İsrailoğullarına sor!
Bu dokuz ayet (delil, mucize), “[‘asa-]değnek”, “[yed-i beyzâ’]-beyaz el”, “denizin yarılması”, “kendisinden on iki su fışkıran kaya”, “tufan”, “çekirge sürüsü ve kımıl (yaban sineği)”, “kurbağa istilası”, “suyun kana dönüşmesi” ve “dağın onların üzerine kaldırılması”dır.  
Mehmet Türk
swap_vert close
Yemin olsun Biz Mûsa’ya apaçık dokuz mûcize¹ vermiştik. (Ey Muhammed! Onlara bir de Mûsa) İsrâil oğullarına (tebliğe) geldiğinde, Firavun’un ona: “Ey Mûsa! Gerçekten ben senin büyülendiğini zannediyorum.” dediğini sor.
1 Burada bahsedilen dokuz mûcize: “âsâ, yed-i beyzâ, tûfân, çekirge, haşere, kurbağa, suların kan olması, mal noksanlığı ve can noksanlığı” mûcizeleridir. Konuyla ilgili olarak Bk. (A’raf: 133, Hûd: 96, Neml: 12, Mü’min: 23-24)  
Muhammed Esed
swap_vert close
VE GERÇEK ŞU Kİ, Biz Musa’ya dokuz açık mesaj verdik. ¹¹⁹ Nitekim, sor İsrailoğulları’na, ¹²⁰ [Musa] onlara geldiğinde [ve Firavun’a başvurduğunda ¹²¹ neler olduğunu sana anlatsınlar]. Firavun ona: “Ey Musa!” demişti, “Gerçek şu ki, ben senin büyüyle donanmış olduğunu düşünüyorum!” ¹²²
119 Bazı müfessirler bu “dokuz ayet”in Hz. Musa’nın eliyle gerçekleştirilen mucizelere işaret ettiğini; ötekiler ise (Neseî, İbni Hanbel, Beyhakî, İbni Mâce ve Taberânî gibi muhaddislerin derlemelerinde kayıtlı bir Hadis’e dayanarak) bunun, başta tevhid ilkesi olmak üzere, Hz. Musa’ya yöneltilen dokuz özel emre ya da ahlakî prensibe delalet ettiğini ileri sürmüşlerdir. Bununla birlikte, bize kalırsa, bu “dokuz” sayısı, tıpkı klasik Arapça’da “çokluk” ya da “taaddüd” bildirmek için kullanılan “yedi” ve “yetmiş” sayıları gibi “çokluk” bildiren deyimsel bir ifadeden başka bir şey değildir.120 Yani, bugünkü İsrailoğulları’na. Bu ifadenin tam olarak anlamı şudur: “Kur’an’ın bu konuda anlattıklarını onlara sor; kendi kitaplarına bakacak olurlarsa, bu anlatılanları doğrulamak zorunda kalacaklardır”. Bu “doğrulama”, öyle görünüyor ki, bu anlatım akışı içinde Hz. Musa ile Firavun kıssasından bahsedilmesinin sebebini de ortaya koyacak şekilde, 104. ayette söylenenlerle alakalıdır. (Sözkonusu kıssa, 7:103-137 ve 20:49-79’da daha ayrıntılı bir biçimde anlatılmaktadır.)121 Karş. 7:105 -“bırak, İsrailoğulları benimle gelsinler!”122 Yahut: “Senin büyülenmiş olduğunu düşünüyorum!” Ne var ki, bizim çeviri metninde, edilgen yapıdaki meshûr sözcüğü için -Allah’ın Hz. Musa’ya mucizevî belirtiler verdiğine ilişkin sonraki ayetteki atfı da gözönünde bulundurursak- tercih ettiğimiz karşılık Taberî’nin bu konudaki açıklamasına dayanmaktadır.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Andolsun ki Musa’ya apaçık dokuz ayet vermiştik. İsrailoğullarına sor! Musa onlara bu belgeler/mucizelerle geldiğinde Firavun ona: “Ey Musa, ben senin kesinlikle büyülenmiş biri olduğunu düşünüyorum!” demişti. 7/117-160-171, 27/12, 28/30...32
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
DOĞRUSU Biz Musa’ya, (Risaletinin) apaçık belgeleri olan dokuz[²³³²] âyet[²³³³] verdik. İstersen sor İsrâiloğullarına; (Musa) onlara geldiğinde, Firavun ona “Gerçek şu ki, ben senin sihirlenmiş biri olduğunu zannediyorum!” demişti.
[2332] Bu dokuz ‘âyet’ İsrailoğulları Mısır’dan çıktıktan sonra gelen ilâhî talimatlar olamayacağına göre, vahyi destekleyen vahiy dışı ilâhî kudret delilleri olması makul tek seçenektir. Çünkü bir sonraki âyette (ve 27:12’de), Hz. Musa’nın Firavun ve toplumuna risaletinin delilleri olan bu dokuz âyetle gittiği belirtilmektedir. Kaldı ki, ilâhî talimatların muhatabı sadece Firavun ve toplumu değil, asıl İsrâiloğullarıydı. Bu dokuz rakamını lafzen alanlar, 7:133’te sayılan tufan, çekirge, kurbağa, zararlı böcekler ve kan (kırmızı su)’dan oluşan beş mucizevî âfete, Hz. Musa’ya verilen âsâ, beyaz el (yed-i beyzâ), suyun yarılması, kayadan su fışkırması gibi diğer ilâhî kudret delilleri de ekleyerek dokuz rakamına ulaşmışlardır. A’râf 133’te sayılan beş musibet, 132. âyette geçen âyetten yola çıkarak, “ilâhî kudret delîli” diye adlandırılabilir. Fakat onun yerine, “ilâhî kudret delîli” denilmeye daha layık olan şu hususlar da konulabilir: 1) Hz. Musa’nın Rabbiyle konuşması (7:143). 2) Men ve selva verilmesi. 3) Sıcaktan bunalan kavmin gölgelenmesi. 4) Rabbinin dağa tecelli etmesi (7:143). 5) Kazanacağının vaat edilmesi (28:35). Fakat buradaki “dokuz”un “bir çok” ya da “çeşitli” anlamına kinaye olması da mümkündür. [2333] Âyâtin beyyinâtin tamlamasının anahtarı olan beyyine, “gözlemlenebilen kanıt ve belge” demektir. Önceki rasullerin risaletlerini doğrulayan dışardan bir “kanıt” ve “belge” olduğu için bu isim verilmiştir. Musa’ya olduğu gibi İsa’ya da “apaçık kanıtlar” verilmiş (2:87), bunların niteliği ise Âl-i İmran 49’da dile getirilmiştir. Metinde geçen âyât’ı, inkârcı muhataplar olağanüstü niteliklerinden dolayı hep “sihir” olarak algılamışlardır. İnsanlık aklının tekâmül ettiği bir zamanda tüm insanlığa gönderilen son peygambere verilen “apaçık kanıtlar”, öncekiler gibi vahiy dışında değil vahiy içinde yer almıştır (10:15 ve 46:7). Bunlar Kur’an’da yer alan gayba ilişkin âyetlerdir ve inkârcı ilk muhataplar da, söz konusu âyetlere “sihir” ithamında bulunmuşlardır (46:7).  
Orhan Kuntman
swap_vert close
Andolsun ki, biz Musa'ya dokuz mucize verdik. (Ey Muhammed) İsrailoğullarına sor! (Onlar da bunu tasdik ederler. Musa a.s. peygamber olarak) Onlara geldiğinde Firavun ona: "Ey Musa, ben senin büyülenmiş olduğunu sanıyorum" deyince,
Osman Fırat
swap_vert close
Andolsun biz Mûsâ’ya açık açık dokuz mu’cize vermiştik. Ve İsrâiloğulları’na sor: Mûsâ onlara geldiği zaman, Fir’avn ona: ’’Ey Mûsâ, ben seni büyülenmiş sanıyorum" demişti.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Kasem olsun ki, Biz Mûsa'ya açık açık dokuz âyet verdik. İşte İsrailoğullarına sor. Onlara geldiği zaman O'na Fir'avun dedi ki: «Ey Mûsa! Şüphe ki ben seni elbette büyülenmiş zannetmekteyim.»
Suat Yıldırım
swap_vert close
Mûsâ'ya, açık açık dokuz mûcize (açık belge) verdik. İşte İsrailoğullarına sor: Mûsâ kendilerine geldiğinde Firavun ona: (“Bana bak) Mûsâ! ” dedi, “Ben senin büyülendiğini zannediyorum. ”
Bazıları bu âyeti çarpıtarak, hadisleri inkâr etmeye sebep göstermek isterler. Oysa bunu diyen kâfirlerin esas maksadı, vahyi saçma buldukları için o sözlerin ancak bir büyü etkisiyle olabileceğini iddia etmekti. İmdi onlara kanıp Kur’ân vahyini de reddetmek mi gerekir? Kur’ân’da Hz. Mûsâ’nın sihirden etkilendiği de yer alır (20,57-66). Bu hadis inkârcıları buna ne diyecekler? Gerçek şu ki bir zehirin, bir mikrobun, bir yaralamanın Hz. Peygamberi geçici etkisi altına alması gibi, sağlığı da büyü ile etkilenebilir. Fakat büyü, ilahî mesaja tesir edemez.  
Süleyman Ateş
swap_vert close
Andolsun biz Musa'ya açık açık dokuz mu'cize vermiştik. İşte İsrail oğullarına sor: Musa onlara gelmiş; Fir'avn ona: "Ey Musa, ben seni büyülenmiş sanıyorum" demişti.
Hz. Mûsâ'ya verilen mu'cizeler: "Ejderha olan 'asâ, ışık veren el, çekirge, kımıl (bit veya at sineği), kurbağa, kan, taştan suyun fışkırması, denizin yarılması, Dağın, İsrâîl Oğullarının başının üstüne kaldırılmasıdır.  
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Biz Mûsâ'ya dokuz âşikâr mu'cize virdik, Benî İsrâîl'e sor. O, mu'cizelerle geldikde Fir'avn: "Yâ Mûsâ Ben seni sihre uğramış zan idiyorum" didi.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Musa’ya elçiliğini ispatlayan dokuz belge(mucize) verdik. Sor İsrailoğullarına; o belgeler geldiğinde Firavun ona demişti ki “Ben senin büyülenmiş biri olduğuna kanaat getirdim.”
Şaban Piriş
swap_vert close
Andolsun ki Musa'ya apaçık dokuz ayet verdik. İsrailoğullarına sor! Musa onlara geldiğinde Firavun kendisine: -Ey Musa, ben senin kesinlikle büyülenmiş olduğunu zannediyorum, demişti.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Biz Musa'ya apaçık dokuz âyet vermiştik.(14) İstersen İsrailoğullarına sor: Musa onlara geldiğinde, Firavun “Ey Musa,” demişti, “ben senin büyülendiğini düşünüyorum.”
(14) Bir hadiste bu dokuz âyet şöyle sıralanmıştır: “Hiçbir şeyi Allah’a ortak koşmayın, hırsızlık yapmayın, zina etmeyin, Allah’ın haram kıldığı bir cana haksız yere kıymayın, suçsuz insanları öldürtmek için sultana gammazlık yapmayın, büyü yapmayın, faiz yemeyin, namuslu kadına iftira atmayın, savaştan kaçmayın. Bir de, ey Yahudiler, özellikle siz, Cumartesi yasağını çiğnemeyin.” (Tirmizî, İstizân: 33; Nesâî, Tahrim: 18.) 27:12’nin açıklamasına da bakınız.  
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Yemin olsun, biz, Mûsa'ya açık-seçik dokuz mucize verdik. İsrailoğullarına sor: Hani, Mûsa onlara geldiğinde Firavun ona şöyle demişti: "Ben senin kesinlikle büyülendiğini düşünüyorum, ey Mûsa!"
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
daħı bayıķ virdük mūsa'ya ŧoķuz nişānlar bellüler pes śor benį isrāyil’e ol vaķt kim geldi anlara pes eyitti aña fir'avn “bayıķ ben gümānsuz bilürin seni iy mūsā bügülenmişsin!”
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Taḥḳīḳ biz virdük Mūsāya ṭoḳuz āyetler, beyān idiciler. Pes ṣor Benī İsrā’īlegeldügi vaḳt özlerine. Eyitdi Mūsāya Fir‘avn: Taḥḳīḳ ben seni yā Mūsā delüṣaġınur‐men, didi.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Biz Musaya doqquz aşkar mö’cüzə (əsa, günəş kimi parlayan yədi-beyza, çəyirtkə və digər həşərat, qurbağa, qan, qıtlıq, daşların arasından fəvvarə verib çıxan su, dənizin yarılması və Tur dağının qaldırılıb İsrail oğullarının başları üstündə saxlanılması) verdik. İsrail oğullarından soruş: (Musa) onların yanına gəldikdə, Fir’on ona: “Ya Musa! Mənə elə gəlir ki, sən ovsunlanmışsan (ağlın başında deyildir)”, - demişdi.
M. Pickthall (English)
swap_vert close
And verily We gave unto Moses nine tokens, clear proofs (of Allah's Sovereignty) . Do but ask the Children of Israel how he came unto them, then Pharaoh said unto him : Lo! I deem thee one bewitched, O Moses.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
To Moses We did give Nine Clear Sings:(2308) As the Children of Israel: when he came to them,(2309) Pharaoh said to him: "O Moses! I consider thee, indeed, to have been worked upon by sorcery!(2310)
2308 Nine Clear Signs; see 7:133, n. 1091. The story of Pharaoh (or a phase of it) is here told with a view to exhibiting the decline of a soul on account of pride in outward power and dignity. 2309 To them: i.e., to Pharaoh, as sitting in his Council, with the Chiefs of his People. Cf. 7:103. The whole scene is described in some detail from the point of view of nations or Ummahs in 7:103-133. 2310 At a different and later stage in the scene, Pharaoh's Chiefs call Moses a "sorcerer well-versed" (7:109). Here Moses, who had come with Nine Signs but had not yet shown them, is reproached with being the object of sorcery: he is practically told that he is mad!  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
وَلَقَدْ
andol-sun ki
اٰتَيْنَا
verdik
مُوسٰى
Mûsâ'ya
تِسْعَ
dokuz
اٰيَاتٍ
âyet
بَيِّنَاتٍ
apaçık
فَسْـَٔلْ
haydi sor
بَن۪ٓي ٔاِسْرَٓاي۪لَ
İsrâiloğullarına
اِذْ
o za-man ki
جَٓاءَهُمْ
onlara gelmişti
فَقَالَ
bunun üze-rine demişti
لَهُ
ona
فِرْعَوْنُ
Firavun
اِنّ۪ي
doğru-su ben
لَاَظُنُّكَ
gerçekten seni zannediyorum
يَا
ey
مُوسٰى
Mûsâ
مَسْحُوراً
büyülenmiş
Andolsun ki Biz, Mûsâ'ya apaçık dokuz âyet verdik. Haydi (onları), İsrâîloğulları'na sor (sana anlatsınlar). Hani (Mûsâ) onlara geldiği zaman Firavun ona şöyle demişti: "Ey Mûsâ! Doğrusu ben senin büyülenmiş olduğunu zannediyorum."
قَد
Edat
قَد
Katiyen, muhakkak, doğrusu, hakikaten, kesin olarak, andolsun
اٰتَى
Fiil-IV
ا ت ي
Verdi
مُوسٰى
Özel isim
مُوسٰى
Hz. Musa (a.s.)
تِسْع
İsim
ت س ع
Dokuz, تِسْعٌ : doksan
ءَايَة
İsim
ا ي ي
Âyet, mucize, alamet, işaret, nişane, ibret, delil
بَيِّنَة
İsim
ب ي ن
Apaçık delil, apaçık mucize
سَاَلَ
Fiil-I
س ا ل
İstedi, sorguya çekti, sordu
بُنَيَّ
İsim
ب ن ي
Oğulcuğum, yavrucuğum. بَن۪ٓي , بَنُٓوا: Oğullar, evlatlar.
اِسْرَٓائ۪ل
Özel isim
اِسْرَٓائ۪ل
Hz. Yakup (a.s.)'ın diğer ismidir. Onun soyundan gelenlerede İsrailoğulları denir.
اِذ
Zaman zarfı
اِذ
Bir vakit, o vakti ki, bir zaman, o zaman
جَاءَ
Fiil-I
ج ي ا
Geldi, ortaya çıktı, meydana geldi
قَالَ
Fiil-I
ق و ل
Dedi, buyurdu, söyledi
لَهُ
Zamir
لَهُ
Onun, ona
فِرْعَوْن
Özel isim
فِرْعَوْن
Firavun
اِنّ
Edat
اِنّ
Şüphesiz, kesinlikle, muhakkak, elbette, gerçekten, zira, çünkü, doğrusu, daima. Cümledeki bilgiyi pekiştirmek için kullanılır.
ظَنَّ
Fiil-I
ظ ن ن
Bildi, zanda bulundu, zannetti, anladı, sandı
يَا
Nida edatı
يَا
Ey!
مُوسٰى
Özel isim
مُوسٰى
Hz. Musa (a.s.)
مَسْحُور
Edilgen fiil
س ح ر
Büyülenmiş