Ve senin[⁵⁷⁸⁷] şanını yüceltmedik mi?[⁵⁷⁸⁸]
[5787] Lafzen: “senin için”. Bkz: 1. âyetin ilk notu.
[5788] Zımnen: Senin adını vasfı zikr olan Kur’an’da anarak; ya da: Sen gelmeden senin geleceğini müjdeleyerek (Krş: 61:6); veya: seni âlemlere rahmet kılarak; yahut: Adını dillere destan ederek. Zımnen: Bunu, gelecek hakkında müjdeli haber taşıyan Duhâ 4-5 gibi vahiyler ve peygamberlikle yaptık. Vahiy ve peygamberlik muhatabının hem sorumluluğu artırarak yükünü ağırlaştırıyor (kavlen sakîlen: “ağır bir söz” 73:5), hem de müjdeli vahiyler ve nübüvvetin şerefiyle yükünü hafifletiyordu. İşte hemen arkadan gelen 5 ve 6. âyetler, mesânî olan vahyin çift kutuplu tabiatına uygun olan bu özelliğini dile getirmektedirler.
Zemahşerî, adını yüceltmeyi, Nebi’nin adının şehadet getirirken, ezan okurken, kamet getirirken, namazın teşehhüdünde, hutbelerde, yine Kur’an’da, “Allah ve Rasulü..”, “Rasule itaat Allah’a itaattir”, “Allah’a itaat edin Rasulüne itaat edin”, “Allah’ın Rasulü” gibi ibarelerde Allah’ın adıyla yan yana zikredilmesi olarak açıklamıştır.