2, 3. Ve senin üzerinden, (sorumluluğunun, sıkıntılarının, insanların geleceği ile ilgili endişenin) ağır yükünü (hafifletip) almadık mı? Ki o, (sorumluluk duygusu) senin belini bükmüştü; *
(*) Bu ağır yükün peygamberlik görevinin getirdiği ağır sorumluluktur. Nitekim “Doğrusu Biz senin üzerine ağır bir söz bırakacağız” anlamındaki Müzzemmil-5. ayetle Hz. peygambere tevdi edilen ağır sözden peygamberlik görevinin ağır bir görev olduğu kolayca anlaşılır. Hakiketen de bu görev çok ağırdı ve tek başına altından kalkılması zordu. Hz. Peygamber aldığı görev gereği hem tebliğine devam edecek, hem de sabır talimatlarına uyarak tepkiler karşısında asla geri çekilmeyecek, karşılaştığı zorluklarla, azgınlıklarla, karanlıklarla tek başına mücadele edecekti. Hz. Peygamberin görevi gerçekten çok ağırdı ama ayette bu yükün hafifletildiğinden bahsedilmektedir. Bu ifadeden anlaşılmaktadır ki, ilk tebliğden itibaren peygamberin tebliğine uyanlar çoğalmaya başlamış, bu yeni müminler ortaya koydukları maddî-manevî destekleriyle peygamberin yükünü kısmen de olsa hafifletmişlerdir.