close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

İnşikak Sûresi 19. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Leterkebunne tabekan ‘an tabak(in)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Elbette geçeceksiniz bir halden bir hale.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Ki siz mutlaka tabakadan tabakaya binip atlayacak (uzaydaki yüksek katlara, mekânlara veya manevi makamlara ulaşacaksınız. Ya da, ibadet, istikamet ve kanaatle boyut değiştirip enerji bedenlerinizle velayet mertebelerinde dolaşacak)sınız.
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Siz ey insanlar! Hiç şüphesiz bir halden bir hale geçeceksiniz yani doğum, gençlik, ihtiyarlık, hastalık, sağlık, fakirlik, zenginlik, ölüm, kıyamet, ahiret gibi safhalardan geçeceksiniz.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Elbette siz, ey inkâr edenler, kademe kademe artan şiddetli azaplara dûçâr olacaksınız.
Ahmet Varol
swap_vert close
Muhakkak ki siz bir halden başka bir hale geçeceksiniz.
Ali Bulaç
swap_vert close
Siz, gerçekten tabakadan tabakaya bineceksiniz.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Sizler, muhakkak halden hale binib geçeceksiniz.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Siz kat bekat bir şeye bineceksiniz. (Veya birbirine benzer dönemlerden geçeceksiniz.)
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
16,17,18,19. Hayır! Şafağa, geceye ve onun topladığı şeylere, dolunay şeklini alan Ay'a yemin ederim ki siz halden hale geçersiniz.
Besim Atalay
swap_vert close
Siz en gücün, halden hale uğrarsınız
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Muhakkak siz biri diğeriyle bağlantılı olarak halden hale geçeceksiniz.
Bu âyet insan hayatının farklı devrelerine işaret etmektedir. Yani “anne rahminde belli aşamalardan geçerek beden elbisesi giyeceksiniz; doğumla dünyaya gelerek orada gençlik, ihtiyarlık, hastalık, sağlık, fakirlik, zenginlik gibi merhalelerden geçeceksiniz; ölümle âhirete ulaşacak ve orada da hesap verme ve dünyada yaşadıklarınıza göre değerlendirme gibi safhalardan geçeceksiniz.”  
Cemil Said
swap_vert close
16,17,18,19. Şemsin gurûbundan sonra kalan kırmızılığa, etrâfı kaplayub setr iden giceye, bedr-i tâm hâlinde olan kamere kasem iderim ki ey insân hâlden hâle gireceksin.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Şüphesiz siz bir durumdan diğerine uğratılacaksınız. (tabakadan tabakaya bineceksiniz)
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Şüphesiz siz hâlden hâle geçeceksiniz.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Siz halden hale geçeceksiniz.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
16, 17, 18, 19. Hayır! Şafağa, geceye ve onda basan karanlığa, dolunay olmuş aya yemin ederim ki, halden hale geçersiniz.
Edip Yüksel
swap_vert close
Siz evreden evreye binip geçeceksiniz.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Ki, siz elbette halden hale geçeceksiniz.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Ki sizler binip binip gececeksiniz elbette tabakadan tabakaya
Emrah Demiryent
swap_vert close
Şüphesiz siz; (bebeklik, çocukluk, gençlik, olgunluk, yaşlılık, ölüm, kıyamet, yeniden diriltiliş ve âhiret hayatındaki değişik safhalardan geçerek) bir hâlden başka bir hâle geçeceksiniz.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Kesinlikle tabakadan tabakaya bineceksiniz.¹
1- Kıyamet Günü halden hale sürekli değişecek ama asla yok olup gitmeyeceksiniz.  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
siz (ey insanlar), hiç şübhesiz, o halden bu haale bineceksiniz.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
(Ki siz ey insanlar!) Mutlaka tabakadan tabakaya binecek (hâlden hâle geçecek)siniz!
İhsan Aktaş
swap_vert close
16,17,18,19. Hayır (boşuna yaratıldığınızı zannetmeyin)! Kasem ederim akşamın alaca karanlığına, (yerkürenin kendi ekseni etrafında dönmesiyle oluşan) geceye ve onun (o gecenin) içinde barındırdığına, dolunay hâlindeki aya ki (ey insanlar!) Elbette siz, bir (manyetik) katmandan (uzayın bir manyetik alanından) bir diğer katmana (uzayın başka bir manyetik alanına, aya ve gezegenlere) bineceksiniz. *
(*) Ay’a ve daha sonra gezegenlere gidiş: İşte bu ayette Ay’a yemin edildikten sonra insanoğlunun ilk önce Ay’a, daha sonra da semanın farklı mekânlarına/gezegenlere çıkabileceğine 1400 sene önce işaret vardır. (الله اعلم ) Aşağıdaki arapça metnine de bakılabilir. Burada “ve” vurgusuyla Ay’a dikkat çekildikten sonra gelen diğer ayette “tabakadan tabakaya, binip geçileceği” söylenmiştir. Daha önceden Kur’an’ı anlamaya çalışanlar 18. ayetle 19. ayeti ayrı düşünmüşler ve “tabakadan tabakaya geçişi” başka türlü değerlendirmeye çalışmışlardır... Ayetin ifadesinde gelecekte gerçekleşecek bir olaydan bahsedilmektedir ve bu olayın olduğu zamanda insanların neden iman etmediği sorgulanmaktadır. Yani gelecekte bu olay olduğu zaman da iman etmeyen insanlar olacaktır. Ayrıca ayette geçen “tabaka” kelimesi Kur’an’ın diğer yerlerinde de geçer. Örneğin: 71-Nuh Suresi 15. ayette maddi tabakaları/uzayın farklı mekânları/ ifade etmekte; fakat manevi bir tabakayı veya halleri ifade etmemektedir. Ayette “binip geçilmesinden” bahsedilmesi de, Ay’a gidilmesine işaret edildiği görüşünü desteklemektedir. (İst. Kuran Araştırmaları Grubu Mealleri) Konuyla ilgili aşağıdaki tefsir metinlerine bakılabilir. Özetle, İnşikak suresinin 19. ayetinde insanoğlunun gelecekte (uzayda) tabakadan tabakaya bineceği (yani uzayın bir manyetik mekânından diğer manyetik mekâna araçla seyahat edeceği) bildirilmiştir. {لَتَرْكَبُنَّ طُبقاً عَنِ طَبَقٍ} فيه سبعة تأويلات أحدها: سماء بعد سماء، قاله ابن مسعود والشعبي(النكت والعيون – الما وردي) من خلال الآية الكريمة ﴿ لَتَرْكَبُنَّ طَبَقًا عَن طَبَقٍ ﴾ نرى إشارة إلى إمكانية صعود الإنسان إلى القمر، خصوصًا أن هذه الآية تأتي بعد ذكر القمر ﴿ وَالْقَمَرِ إِذَا اتَّسَقَ ﴾، وهذه الإشارة تحققت في القرن العشرين، بما يدل على أن القرآن كتاب الله، وأنه يتطابق مع العلم الحديث -- « من خلال الآية الكريمة ﴿ لَتَرْكَبُنَّ طَبَقًا عَن طَبَقٍ ﴾ نرى إشارة إلى إمكانية صعود الإنسان إلى القمر، خصوصًا أن هذه الآية تأتي بعد ذكر القمر ﴿ وَالْقَمَرِ إِذَا اتَّسَقَ ﴾، وهذه الإشارة تحققت في القرن العشرين، بما يدل على أن القرآن كتاب الله، وأنه يتطابق مع العلم الحديث - وهذا يعني أن المراد بركوب الطبق في الآية الكريمة: ركوب المركبة الفضائية، وأن الله سبحانه– كما قال بعضهم – يقسم بهذه الظواهر الكونية على أن الإنسان لن يقتصر على ركوب الدواب والسفن والإبل التي سخرها الله له خلال آلاف السنين ؛ بل سيأتي زمن تتطور فيه العلوم، ويركب هذا الإنسان طبقًا بعد طبق. أي: تتطور هذه الوسائل المستخدمة للنقل من القطار مثلاً، إلى الطائرة، ثم إلى المراكب الفضائية، ثم إلى المراكب الفضائية المتطورة جدًا. وأضاف الباحث قائلاً:« والذين يزعمون أن المقصود بالطبقات هو أحوال الموت والحياة، أسألهم: هل ورد في القرآن الكريم لفظ ( طبق – طباق – أطباق ) إلا فيما يخص السماوات فقط ؟ ».(لَتَرْكَبُنَّ طَبَقاً عَن طَبقٍ – موقع اعجاز القرآن والسنة | اعجاز القرآن ...» ﴿ لَتَرْكَبُنَّ طَبَقًا عَنْ طَبَقٍ ﴾ [الانشقاق: 19].أتى عصر الفضاء، واجتاز الإنسان أجوازه، وحلَّق في أجواء السماء مستخدمًا المنطاد والطائرات الشراعية، ثم الطائرات بأنواعها المختلفة، ثم وصل إلى القمر بواسطة المحطات الفضائية، وها هو يستعد لرحلة الهبوط على كوكب المريخ، وسيحاول الإنسان في المستقبل أن يسافر بين النجوم، وحينما فعل الإنسان ذلك وجد القرآن أمامه يشير إلى ركوب الأطباق *ثل الإشارة إلى اجتياز الفضاء عند نزول القرآن، في الوقت الذي لم يتمكن فيه الإنسان من غزو الفضاء إلا في القرن الماضي - نبوءةً من نبوءات القرآن، وصدق تعالى حيث يقول: ﴿ وَلَتَعْلَمُنَّ نَبَأَهُ بَعْدَ حِينٍ ﴾ [ص: 88) القسم بركوب طبق عن طبق (1) المسألة الأولى: قرىء: {لَتَرْكَبُنَّ } على خطاب الإنسان في يا أيها الإنسان: {ولتركبن} بالضم على خطاب الجنس لأن النداء في قوله: { يأَيُّهَا ٱلإِنسَـٰنُ إِنَّكَ كَادِحٌ } [الإنشقاق: 6] للجنس ... (مفاتيح الغيب – الرازي)  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Halden hale (bebeklik, çocukluk, gençlik, olgunluk, yaşlılık zenginlik, fakirlik gibi) değişeceksiniz.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
siz ne de olsa kılıktan kılığa gireceksiniz.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Siz elbette halden hale uğrayacaksınız.
İsmail Yakıt
swap_vert close
Elbette siz hâlden hâle [tabak] geçersiniz.
Kadri Çelik
swap_vert close
Ki şüphesiz siz (Allah'a doğru) birbiriyle uyumlu bir aşamadan diğerine geçeceksiniz.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Siz de evrendeki diğer tüm varlıklar gibi hâlden hâle geçecek ve Rabb’inizle buluşuncaya dek aşama aşama ilerleyeceksiniz. Yolculuğunuz ana rahminde başlayacak; oradaki yaratılış evrelerini tamamladıktan sonra doğum, çocukluk, gençlik, olgunluk, ihtiyarlık merdivenlerini birer birer tırmanacak; sonra ölüm, berzah, diriliş, hesap aşamalarından geçerek yolculuğun son aşamasına, ebedî âhiret yurduna varacaksınız ve orada ya cennet nîmetleri içinde sonsuz bir hayat yaşayacak, ya da ebedî cehennem azâbına mahkûm olacaksınız!
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Elbette, tabakadan tabakaya bindirilip geçersiniz.
Mehmet Çakır
swap_vert close
siz bakalım daha ne hallere gireceksiniz.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Şüphesiz siz halden hale geçeceksiniz.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Siz elbette bir hâlden (başka) bir hâle geçeceksiniz.
Mehmet Türk
swap_vert close
Elbette siz, halden hale¹ geçeceksiniz.
1 Yani siz, hep aynı halde kalmayacaksınız. Gençlik, yaşlılık, ölümden sonra diriliş, mahşerde cezâ ve mükâfat aşamasına geleceksiniz.  
Muhammed Esed
swap_vert close
[işte böylece, ey insanlar,] siz adım adım ilerleyeceksiniz. ¹⁰
10 Yahut: “bir safhadan/durumdan diğerine” (Zemahşerî): yani, kesintisiz bir ilerleme içinde -hamilelik, doğum, büyüme, yaşlanma, ölüm ve sonunda yeniden dirilme.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Siz mukadder sona doğru adım adım ilerliyorsunuz. 22/5-6, 23/12...17
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
ey insanlar; mukadder sona doğru) safha safha, adım adım ilerleyeceksiniz.[⁵⁶⁴⁵]
[5645] Veya: “Bir boyuttan diğer boyuta geçerek ilerleyeceksiniz”. Burada zikredilen insan tekinin veya soyunun yeryüzündeki serüvenidir. Zira âhiret âyetleri muzari değil mazi olarak gelir. Oysa ki burada kasemden sonra geldiği için muzari gelecek zamana kilitlenmiştir. Zımnen: Hayat bir güne benzer; sabahı, akşamı, gecesi ve yeniden dirilişi var. İyisi ve kötüsü, acısı ve tatlısı var. Mü’mini ve kâfiri, sâdıkı ve fâsıkı var. Ama mutlaka bir sonu ve Hesap Günü var. Bu âyette insanoğlunun yer ve gök katmanlarındaki yolculuğuna da bir işaret bulunabilir. Parantez içi açıklamamızın gerekçesi bir sonraki âyettir.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
Siz kuşkusuz bir halden bir hale geçirileceksiniz!..
(Ki güneşin batışı gibi, fani dünyaya vedâ edeceksiniz. Kabrinizde -gecenin karanlığında uyuduğunuz gibi- bir süre geçireceksiniz ve uykunuzda güzel ve korkunç rüyalar gördüğünüz gibi kabrinizde de, güzel veya kötü bir şekilde karşılanacaksınız!.. Gecenin zulmetinin ayın nuruyla aydınlığa kavuştuğu gibi, kıyâmet gününde tekrar diriltildiğinizde, uykudan uyanıp şuur kazanacaksınız. Ve yaptığınız her şeyin hesabını mutlaka vereceksiniz.)  
Osman Fırat
swap_vert close
Ki, siz, mutlaka tabakadan tabakaya bineceksiniz!
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Elbette ki halden hale mülâki olacaksınız.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Siz halden hale geçeceksiniz!
Süleyman Ateş
swap_vert close
Ki, siz, mutlaka tabakadan tabakaya bineceksiniz!
Bu âyeti müfessirler: "Halden hale, nesilden nesle geçecek, değişikliklere uğrayacaksınız" şeklinde açıklamışlardır. Fakat yıldızlara âidolan ışık ve karanlık olaylarına, özellikle Aya yemîn edildikten sonra "Siz, mutlaka tabakadan tabakaya bineceksiniz!" denmesi, son uzay çalışmalarına işâret olmalıdır. Bu âyet, insanın nesilden nesle geçerek tekâmül etmesine işâret olduğu gibi, uzay gemileri aracılığıyla Aya, göğün derinliklerine gitme çabalarına da işâret olabilir.  
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Siz insânlar, halden hâle tahvîl olunursunuz.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Kesinlikle basamak basamak ilerleyeceksiniz.
Şaban Piriş
swap_vert close
Elbette sen, bir aşamadan bir aşamaya geçeceksin.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Siz bir tabakadan diğerine geçeceksiniz.(2)
(2) Buna “Gerek birey, gerekse toplum olarak hayatınızın çeşitli dönemlerinde halden hale geçeceksiniz” anlamı verilmiştir. İbni Abbas’a göre ise bu âyet Peygamberimize hitap etmekte ve onun nice hallerden geçerek sonunda zafere erişeceğini bildirmektedir. (Buhârî, Tefsir 84:2.) Bu takdirde, Peygamberimizin Miraçta kat ettiği mertebelerin kastedilmiş olması da söz konusudur. Her iki halde de, onun izinden giden ümmetinin de bu hitapta payının bulunduğunda kuşku yoktur.  
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Ki siz boyuttan boyuta/halden hale mutlaka geçeceksiniz.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
binesiz bir ḥala bir ḥalden.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Bir ḥālden bir ḥāle döneceksiz.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Siz (ey kafirlər, qiyamət günü) haldan-hala düşəcəksiniz!
M. Pickthall (English)
swap_vert close
That ye shall journey on from plane to plane.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
Ye shall surely travel from stage to stage.(6047)
6047 Man travels and ascends stage by stage. In 67:3 the same word in the form tibaqa was used of the heavens, as if they were in layers one above another. Man's spiritual life may similarly be compared to an ascent from one heaven to another.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
لَتَرْكَبُنَّ
mutlaka bineceksiniz
طَبَقاً
tabakaya
عَنْ طَبَقٍۜ
tabakadan
Siz mutlaka (bu duruma gelmek için) tabakadan tabakaya binecek (nefsinize binip nefis mertebelerini bir bir geçecek)siniz!
رَكِبَ
Fiil-I
ر ك ب
Bindi
طَبَق
İsim
ط ب ق
Tabaka
عَن
Ayrılma hâl eki
عَن
-den, -dan, hakkında
طَبَق
İsim
ط ب ق
Tabaka