close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

İnsân Sûresi 30. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Vemâ teşâûne illâ en yeşâa(A)llâh(u)(c) inna(A)llâhe kâne ‘alîmen hakîmâ(n)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Ve Allah dilemedikçe onlar, dileyemezler; şüphe yok ki Allah, her şeyi bilir, hüküm ve hikmet sahibidir.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
(Gerçi) Allah dilemedikçe, siz (bir şey) dileyemezsiniz! (Beyniniz, irade ve tercih etme yeteneğiniz bile Allah’tandır. Siz dileyemezsiniz, ancak Allah’ın dilediğini dileyebilirsiniz anlamındadır.) Gerçekten Allah (her şeyi hakkıyla) bilip durandır, Hüküm ve Hikmet sahibi olandır.
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Ama Allah size o yolu göstermeyi dilemedikçe, siz onu dileyemezsiniz. Çünkü bilin ki Allah herşeyi görendir ve yaptığı herşeyi yerli yerince yapandır.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Ancak, Allah'ın sünnetine, düzeninin yasalarına uygun iradesinin tecelli etmesi halinde siz de iradenizi ve tercihinizi kullanarak isabetli davranabilirsiniz. Allah her şeyi bilir, hikmet sahibi ve hükümrandır.
Ahmet Varol
swap_vert close
Allah dilemedikçe de siz (bir şey) dileyemezsiniz. Şüphesiz O bilendir, hikmet sahibidir.
Ali Bulaç
swap_vert close
Allah dilemedikçe siz dileyemezsiniz. Gerçekten Allah bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
(Şunu da bilin ki,) Allah dilemeyince siz (hayır ve şerri) dileyemezsiniz. Çünkü Allah Alîm'dir= her şeyi bilir, Hakîm'dir= hikmet sahibidir;
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Fakat Allah dilemedikçe (hak etmediğiniz müddetçe) isteyemezsiniz. Şüphesiz Allah, her şeyi bilen ve her şeyi yerli yerinde yapandır.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
29,30,31. Şüphesiz ki bu bir öğüttür. Artık, dileyen Rabbine bir yol tutar. Zaten siz ancak Rabbinizin dilediğini dilersiniz. Şüphesiz Allah her şeyi bilendir; hikmet sahibidir. Allah, dileyeni rahmetine dahil eder. Zâlimlere gelince, onlar için elem verici bir azap hazırlamıştır.[702]
[702] İnsân sûresinden çıkarılacak genel ilkeler için bk. Bayraklı, KUR’ÂN TEFSÎRİ, XX, 235.  
Besim Atalay
swap_vert close
Allah dilemedikçe bir şey dileyemezsiz, Allah bilgin, Allah bilge
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Allah dilemedikçe siz bir şey dileyemezsiniz. Hiç kuşkusuz Allah her şeyi bilir ve her işi yerinde yapar.
Bkz. 74/56, 81/29Burada Allah’ın iradesinin her şeyin üzerinde olduğu ve O’nun bilgisi ve takdiri olmadan kimsenin hiçbir şey yapamayacağı vurgulanmaktadır. Ancak bilinmelidir ki; cüz’i (serbest) irade insanın emrindedir. Allah’ın insana vermiş olduğu bu irade sayesinde insan yaşadığı her saniyeyi nasıl kullanacağına kendisi karar verir, kendine dokunacak olan hayrı ve şerri yine kendi meydana getirir. Yani kendi hayat filminin aktörü-aktrisi yine kendisidir. İnsan hayatında “nötr” zaman yoktur. Bütün zamanlar onun kendi iradesiyle doldurulur. Allah sadece diler ve takdir eder. Allah cüz’i iradeye sınır koymamıştır. Eğer koymuş olsaydı o zaman şer olmazdı.  
Cemil Said
swap_vert close
Lâkin ânlar ancak Allâh’ın istediğini arzu idebilür. Allâh ’âlim ve hakîmdir.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Allah dilemedikçe siz dileyemezsiniz. Doğrusu Allah, bilendir, Hakim'dir.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Allah’ın dilemesi olmadıkça siz dileyemezsiniz. Şüphesiz Allah hakkıyla bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Ancak Allah’ın (bir şeyi) dilemesi sayesinde dileyebilirsiniz. Şüphesiz Allah her şeyi bilendir, hikmet sahibidir.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Sizler ancak Rabbinizin dilemesi (izin vermesi) sayesinde (bir şeyi) dileyebilirsiniz. Şüphesiz Allah her şeyi bilendir, hikmet sahibidir.
Edip Yüksel
swap_vert close
ALLAH dilemedikçe siz dileyemezsiniz. ALLAH Bilendir, Bilgedir.
Bak 57:22-23.  
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Allah dilemedikçe siz dileyemezsiniz. Kuşkusuz Allah, bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Maamafih Allah dilemeyince dilemezsiniz, çünkü yegâne alîm, hakîm Allahdır
Emrah Demiryent
swap_vert close
Allah dilemedikçe (irâdesi/yaratması olmadıkça) siz (değil bir şey yapmak, onu) dileyemezsiniz (bile). Şüphesiz Allah her şeyi hakkıyla bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.
Kul, kendi fiilinin yaratıcısı değildir. Fiili yaratan Allah Teâlâ, cüzî irâdesi ile kesbeden insandır. Allah Teâlâ’nın irâdesi ve yaratması olmadan hiçbir şey gerçekleşmez. O her şeyin yaratıcısıdır. Kullarına düşünme, tercih ve karar kabiliyetini veren de Allah Teâlâ’dır. Bunu her an yaratarak devam ettiren de Allah Teâlâ’dır. Âyet-i kerîmede, kulun dilemesinin, Allah Teâlâ’ya nispet edilmesinin anlamı budur.  
Erhan Aktaş
swap_vert close
Allah dilemedikçe siz dileyemezsiniz.¹ Kuşkusuz Allah, Her Şeyi Bilen'dir, En İyi Hüküm Veren'dir.
1- Allah size seçme hakkı tanımasaydı siz istediğiniz şeyi seçme imkânına sahip olamazdınız.  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
(Bununla beraber) Allah dilemeyince siz (bunu) dileyemezsiniz. Çünkü Allah hakkıyle bilendir, tam bir hukûm ve hikmet saahibidir.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Bununla berâber, Allah (sizin serbestçe istemenizi) dilemedikçe, (siz)isteyemezsiniz!(1) Muhakkak ki Allah, Alîm (herkesin hâlini bilen)dir, Hakîm (her işi hikmetli olan)dır.
(1)“Hazret-i Ya‘kūb’dan sorulmuş ki: ‘Ne için Mısırdan gelen gömleğinin kokusunu işittin de, yakınında bulunan Ken‘an kuyusundaki Yûsuf’u görmedin?’ Cevâben demiş ki: ‘Bizim hâlimiz şimşekler gibidir; bazen görünür, bazen saklanır. Bazı vakit olur ki, en yüksek mevki‘de oturup her tarafı görüyoruz gibi oluruz. Bazı vakitte de ayağımızın üstünü göremiyoruz!’ Elhâsıl, insan her ne kadar fâil-i muhtâr (istediğini yapmakta serbest) ise de, fakat وَماَتَشاَؤُنَ اِلَّا اَنْ يَشاَءُاللّٰهُ [Ve Allah (sizin serbestçe istemenizi) dilemedikçe, (siz) isteyemezsiniz!] sırrınca, meşîet-i İlâhiye(Allah’ın istemesi) asıldır kader hâkimdir. Meşîet-i İlâhiye, meşîet-i insâniyeyi geri verir! اِذَا جاَءَالْقَدَر عَمِيَ الْبَصَرُ [Kader geldiği zaman göz kör olur!] (kāidesi) hükmünü icrâ eder. Kader söylese; iktidâr-ı beşer(insanın iktidârı) konuşmaz, ihtiyâr-ı cüz’î (insanın irâdesi) susar!” (Mektûbât, 15. Mektûb, 41)  
İhsan Aktaş
swap_vert close
Oysa (ey müşrikler! Şu an öğüt alıp doğruluğu) istemiyorsunuz, ancak, Allah (özgür iradenizi ellerinizden almak suretiyle buna zorlamak) isterse o başka. Şüphesiz Allah (her şeyi) bilen, doğru hüküm verendir. (*)
(*) Mezkür cümle anlaşılmaya çalışılırken, öncelikle;(وما تشاؤن ) ifadesinin “fiil-i muzarî nefy-i hâl” olduğuna dikkat edilmelidir. Sarf/Sentax ile henüz karşılaşan kişilerin dahi bildiği üzere,) (ما ينصر kalıbı “yardım etmiyor” demektir. “Yardım etmez” şeklinde genel zamanlı bir anlam kast edebilmek için,) (لاينصرdenmesi gerekir. Yani (ما) harfinin yerinde (لا) harfinin olması gerekir. Bu nedenle (وما تشاؤن) cümlesi, “şu an itibarı ile istemiyorsunuz!” demektir. İkinci bir husus da şudur; Meallerde ‘’istemezsiniz veya isteyemezsiniz’’ şeklindeki ifadeler de çok yanlıştır, çünkü böyle olması için bu cümle) (لا تشاؤن - ولن تشاؤنşeklinde olması gerekirdi, zira (لاتشاؤن)’’ istemezsiniz, (ولن تشاؤن) ise, ‘’isteyemezsiniz’’ anlamındadır. Hâlbuki ayette böyle ifadeler yoktur. Üçüncü olarak; ayetin devamındaki) (إلا أن يشاء اللهُ cümlesi geliyor. Bunun anlamı: ‘’Ancak Allah (zorlamak) isterse o başka!’’ şeklindedir. Ama zorlamayı istemez. Buna göre; âyette, Mekke Müşriklerine önce; “Bu herkese açık bir öğüttür. Özellikle de Rabbinin yolunda gitmeyi dileyenlere” buyrulmakta, yani müşriklerin elbette imanı dileyebileceği beyan edilmektedir; “Ama şu an dilemiyorsunuz…” buyrularak, mevcut duruma dikkat çekildikten sonra “Ancak Allah (zorlamak) isterse o başka” buyrularak akıl ve iradelerinin ipotek altına alınmadığı, şu an inkârı tercih etmekteyseler de ileride başka tercihte bulunabilecekleri belirtilmektedir. Âyette söylenen şudur: Şu an realite o ki; Kur’an’dan öğüt almak niyetinde değilsiniz, ama ileride bu olur. Özetle hatalı mealler yüzünden sanki onların/o müşrik insanların ellerinde hiçbir irade yoktur, zira bu hatalı meallere göre Allah onlar için hidayeti dilemedikçe onlar da dileyemezler. Ki, bundan şöyle bir sonuç çıkar: Sanki hidayete gelmeyenlerin müsebbibi haşa yüce Allah’tır, çünkü hatalı meallere göre onların hidayeti dilemeleri Allah’ın dilemesine bağlıdır. Yani Allah dilerse onlar iman edip hidayeti bulacaklar, Allah dilemezse inkârcı olarak kalacaklar. Başka bir ifadeyle: Bugün dünya nüfusunun %85’i mümin/Müslüman değilse, demek ki haşa yüce Allah onların mümin/Müslüman olmalarını dilememiştir. Hâlbuki bu külliyen yanlıştır. Çünkü Yüce Allah insana özgür bir irade vermiştir, onun iradesi hiçbir şeye kayıtlı ve bağlı değildir. İsterse hidayet ve imanı tercih eder, isterse inkâr ve delaleti! O, kendi özgür iradesiyle hangisini tercih ederse onunla karşılaşır. Yani hadayet olmak ta inkârcı olmak ta kişinin iradesiyle gerçekleşmektedir. İşte yukarıdaki ayette Mekke müşriklerine’’ Siz öğüt almak istemiyorsunuz’’ deniliyor. Yani söz konusu ayet, ‘’Siz öğüt almak istemezsiniz veya isteyemezsiniz, ancak Allah isterse o zaman isteyebilirsiniz’’ şeklinde değildir. Bu nedenle bu şekildeki bütün mealler çok hatalıdır. Meşiet konusuna bkz: هل إن آية المشيئة هذه تعلّق مشيئة الإنسان بمشيئة الله : أنه مسيّر في مشيئته وليس مخيّرا؟ وهذا خلاف الواقع الملموس ، ولا تلائمه الآية المسبّقة : (فَمَن شَاء اتَّخَذَ إِلَى رَبِّهِ سَبِيلًا - لِمَنْ شاءَ مِنْكُمْ أَنْ يَسْتَقِيمَ) إذ توحي باختيار الإنسان في مشيئة الاستقامة وسواها..( الفرقان في تفسير القرآن بالقرآن والسنّة - ج ٣٠) والخلاصة - إن على مشيئة المكلف تتوقف الهداية، وقد فرض عليه أن يوجه فكره نحو الحق ويطلبه، ويجدّ في كسب الخير ما استطاع إلى ذلك سبيلا  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Allah dilemedikçe siz, hiçbir şey dileyemezsiniz. Şüphesiz ki Allah her şeyi bilen ve her şeyin hükmünü verendir.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Allah dilemeyince siz diliyemezsiniz. Çünkü Allah bilici, doğruyu bildirici olandır.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Fakat siz, Allah dilemedikçe bunu dilemiyorsunuz. Allah hakkıyle âlimdir, hâkimdir.
İsmail Yakıt
swap_vert close
Allah dilemedikçe sizler bir şey dileyemezsiniz. Muhakkak ki Allah Alîm’dir, Hakîm’dir.
Kadri Çelik
swap_vert close
Allah dilemedikçe siz dileyemezsiniz. Gerçekten Allah, bilendir, hikmet sahibi olandır.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Şunu iyi bilin ki, Allah bu yola girmenizi dilemediği takdirde siz,değil hidâyete ermek, onu dileyemezsiniz bile. Eğer siz bir şeyler irâde edebiliyor, muhâkeme yapabiliyor, birtakım kararlar verebiliyorsanız, Allah size bu imkanları bağışladığı içindir. Hiç kuşkusuz O, tüm varlıklar üzerinde mutlak hâkimdir ve her şey O’nun kudret ve denetimi altındadır. Dolayısıyla, O’nun izin ve irâdesi olmadan hiçbir şey gerçekleşmez. Bununla birlikte Allah, doğru yola yönelmek isteyen hiç kimseyi bundan alıkoymaz; çünkü O, sonsuz kudret ve egemenlik sahibi olmakla birlikte, aynı zamandaher şeyin en doğrusunu bilendir, her konuda en âdil hükmü veren, sonsuz hikmetiyle her şeyi yerli yerince yapan bir hakîmdir. Öyle ki:
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Allah’ın dilemesi dışında siz dilemiyorsunuz. Allah, hakîm alîmdir.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Sizin değil, sadece Allah'ın dediği olur. Çünkü Allah, her şeye bilgi ile hakimdir.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Unutmayın ki Allah’ın dilemesi olmadıkça siz dileyemezsiniz. Dilerse Allah sizin bütün yetkilerinizi, yetilerinizi, aklınızı, fikrinizi, iradenizi alır. Siz hiçbir şey yapamazsınız. Hiçbir şey dileyemezsiniz. Ortada öylece kalakalırsınız. Şüphesiz Allah hakkıyla bilen. Hüküm ve hikmet sahibidir.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
(Böyle yaparsanız) Allah’ın dilediğinden başkasını dilememiş olursunuz. [*] Şüphesiz ki Allah bilendir, doğru hüküm verendir.
Benzer mesajlar: Müddessir 74:56; Tekvîr 81:29.  
Mehmet Türk
swap_vert close
Allah dilemedikçe siz dileyemezsiniz.¹ Gerçekten Allah her şeyi bilendir, hüküm (ve hikmet) sahibidir.
1 Yani, sizin cüz’i iradeniz, ancak Allah’ın koyduğu sınırlar içerisinde kalır ve siz de ancak bundan sorumlusunuz. “Allah’ın Takdiri” dediğimiz dileme kapasitesine asla ulaşamazsınız. Bk. (Tekvir: 29)  
Muhammed Esed
swap_vert close
Ama Allah [size o yolu göstermeyi] dilemedikçe siz onu dileyemezsiniz: ²⁸ çünkü, bilin ki Allah her şeyi görendir, hikmet Sahibidir.
28 Bkz. 81:28-29, not 11. Bazı müfessirlerin, bu iki ayet -ve aynı zamanda bu surenin 29-30. ayetleri- arasındaki “çelişki” karşısında şaşkınlığa düşmelerinin sebebi, bu ayetlerin vecîz kurgusudur ki benim bu çevirimde açıklığa kavuştuğuna kaniyim. Bu örnekte, özellikle yukarıdaki iki ayet ile bu surenin 3. ayeti arasında açık bir bağlantı bulunmaktadır: “Biz ona yolu-yöntemi gösterdik: şükredici ya da nankör [olması artık kendisine bağlıdır]”. (Karş. ayrıca 74:56.)  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Zira Allah bu Kuran’ı indirerek öğüt almanızı dilemiş siz de Kuran’a yönelirseniz Allah’ın dileğini yerine getirmiş olursunuz. Çünkü Allah, her şeyi bilendir ve her hükmü doğru olandır. 3/133, 4/26, 6/156-157
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Bu sayede siz, zaten Allah’ın istediğini istemiş (olursunuz):[⁵⁴⁹⁵] elbette Allah her şeyi bilendir, hep hikmetle hükmedendir.
[5495] Veya: “Zaten Allah (dilemenizi) dilemese siz asla dileyemezdiniz.” Tercihimizin gerekçesi açıktır: “O kullarının nankörlüğünden razı olmaz, fakat şükredecek olursanız, işte O sizin bu tavrınızdan razı olur.” (39:7)  
Orhan Kuntman
swap_vert close
Ancak Allah dilemedikçe siz dileyemezsiniz! Çünkü Allah her şeyi hakkıyle bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.
(Kulların dileme yetkisi vardır, fakat bu dileme mutlak olmayıp Allah Teâlâ’nın, dilemesine uygun olmakla kayıt altına alındığında da kuşku yoktur. Dolayısıyla sorumluluk kula, hüküm ise Allah Teâlâ'ya aittir!.. Kulun kaderini kendi keyfine göre çizmesine imkân yoktur, kul, Rabbinin dilemesi çerçevesinde sorumludur. Allah Teâlâ ise; hiçbir kayda bağlı olmadan dilediği hükmü verir)  
Osman Fırat
swap_vert close
Allah’ın dilemesi olmadıkça siz dileyemezsiniz. Şüphesiz Allah hakkıyla bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Ve siz dileyemezsiniz, meğer ki, Allah dileyecek olsun. Şüphe yok ki bihakkın bilen, hakîm olan, ancak Allah'tır.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Ama Allah dilemedikçe, siz dileyemezsiniz. Çünkü her şeyi bilen, tam hüküm ve hikmet sahibi olan, Allah'tır. Her şeyi bildiği gibi, rahmet ve hidâyete lâyık olanları da pek iyi bilir.
Bir önceki âyet, dileyenin, Kur’ân’ın rehberliğinde Rabbine varan yolu tutacağını bildirirken, 30. âyet yüce Allah’ın dilediği kimseleri rahmetiyle kucaklayacağını bildiriyor. Demek ki samimi müminler, kendilerini bütün varlıklarıyla Allah’ın iradesine teslim ederler. Onların diledikleri, Allah’ın meşîetine, yani dilemesine uygundur.  
Süleyman Ateş
swap_vert close
Allah dilemedikçe siz dileyemezsiniz. Şüphesiz Allah bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Siz, Allâh Te'âlâ istemedikce birşey isteyemezsiniz. (Her şey O'nun meşiyyetine merbûtdur.) Allâh herkesin ehliyetini bilir ve hikmeti muktezâsını icrâ ider.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Sizin yaptığınız tercih ancak Alemlerin Rabbi[*] olan Allah’ın yaratması ile gerçekleşir. Çünkü bilen O, her kararı doğru olan O’dur.
[*] Varlıkların Sahibi  
Şaban Piriş
swap_vert close
Allah dilemedikçe siz dileyemezsiniz. Çünkü, Allah, her şeyi bilendir, hakimdir.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Allah dilemedikçe siz birşey isteyemezsiniz.(3) Doğrusu Allah herşeyi bilen, her işi hikmetle yapandır.
(3) Kulun hidayeti de, sapıklığı da, aslında kendi tercihinin sonucudur. Ancak bu sonucun gerçekleşmesi, Allah’ın dilemesine bağlıdır; yani, kimse “Tercihim budur” diye Allah’ı birşeye zorlayamaz. Âyet kulun iradesini reddetmemekte, ancak onun yapmış olduğu tercihin gerçekleşmesini Allah’ın izin ve iradesine bağlamaktadır. Hidayete talip olana hidayeti O verir, rahmet isteyeni O rahmetine eriştirir, sapıklığı tercih edeni O saptırır. 7:175-176 ve açıklamasına da bakınız.  
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Allah dilemedikçe siz dileyemezsiniz. Allah Alîm'dir, Hakîm'dir.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
daħı dilemezsiz illā kim dileye Tañrı. bayıķ Tañrı oldı bilici dürüst işlü dürüst sözlü.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Siz dilemezsiz Tañrı Ta‘ālā dilemeyince. Tañrı Ta‘ālā her nesneyi bilicidür,ḥikmetler issidür.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
(Ey insanlar! Onu da bilin ki) Allah istəməsə, siz (bunu) istəyə bilməzsiniz. (Ancaq Allah istəsə, istəyə bilərsiniz). Həqiqətən, Allah (hər şeyi) biləndir, hikmət sahibidir!
M. Pickthall (English)
swap_vert close
Yet ye will not, unless Allah willeth. Lo! Allah is Knower, Wise.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
But ye will not, except as Allah wills;(5861) for Allah is full of Knowledge and Wisdom.
5861 Man in himself is weak; he must seek Allah's Grace; without it he can do nothing; with it he can do all. For Allah knows all things, and His wisdom comprehends the good of all.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
وَمَا تَشَٓاؤُ۫نَ
bununla beraber dileyemezsiniz
اِلَّٓا
ancak
اَنْ يَشَٓاءَ
dilemesiyle
اللّٰهُۜ
Allah'ın
اِنَّ
şüp- hesiz
اللّٰهَ
Allah
كَانَ
olandır
عَل۪يماً
Alîm
حَك۪يماًۗق
Hakîm
Bununla beraber Allah dilemedikçe siz dileyemezsiniz (ve Allah sizin için sadece hayrı diler). Çünkü Allah Alîm'dir, Hakîm'dir (her şeyi ve herkesi bilen, her işinde hikmet ve hayır olandır).
مَا
Zamir
مَا
Ne, şey, geçmiş zamanın olumsuzluk eki
شَاءَ
Fiil-I
ش ي ا
Diledi, istedi
اِلَّا
Edat
اِلَّا
Ancak, sadece, başka, hariç, dışında, yalnız
اَن
Edat
اَن
Ki, diye, iken, ötürü, -mek, -mak
شَاءَ
Fiil-I
ش ي ا
Diledi, istedi
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
اِنّ
Edat
اِنّ
Şüphesiz, kesinlikle, muhakkak, elbette, gerçekten, zira, çünkü, doğrusu, daima. Cümledeki bilgiyi pekiştirmek için kullanılır.
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
كَانَ
Fiil-I
ك و ن
İdi, oldu
عَلِيم
İsim
ع ل م
Alîm (Allah'ın ismi, esmasıdır. İlmiyle her şeyi ve herkesi bilen demektir), çok bilgili, en iyi bilen, bilgin, âlim
حَكِيم
İsim
ح ك م
Hakîm (Allah'ın esması, ismidir. Her işinde hikmet ve hayr olan demektir), hikmet dolu, hikmetli