Onların üzerinde yemyeşil, capcanlı[⁵⁴⁸⁹] ipek elbiseler, atlastan kaftanlar bulunacak; ve onlar tarifsiz gümüşten künyeler-bilezikler takınacak;[⁵⁴⁹⁰] dahası Rableri onlara temiz ve temizleyici olan tarifsiz bir içecek ikram edecek.[⁵⁴⁹¹]
[5489] Hudrun, lafzen “yeşil” rengi, mecazen “canlılığı” ifade eder. Akleden kalbi diri tuttukları için bunun alâmetini üzerlerinde taşıyacaklar.
[5490] Ruhlarını ubudiyet ve ibadetle özgür kıldıkları, yüreklerinin bileğine kelepçe takmadıkları için bileklerine cennet takısı takılacak. Burada “gümüş” olarak geçen bilezikler, Kehf 31 ve Fâtır 33’te altın olarak geçer. Altın ve gümüş değeri sembolize eder. Aynı şeyin iki ayrı cins olması, mü’minin makbul amelleri arasındaki kalite farkının cennete yansıyacağına delâlet eder. Altının güneş ışığını, gümüşün ay ışığını temsil edişinden yola çıkarak, birincisinin gün ışığı gibi doğrudan, ikincisinin ay ışığı gibi dolaylı sevabı temsil ettiği de düşünülebilir.
[5491] Fe‘ûl vezni, hem fail hem mef‘ûle delâlet eder. Zımnen: İçlerini tüm korku, kaygı, endişe, kin ve kirden yıkayan bir içecek sunacak.