close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

İnsân Sûresi 20. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Ve-iżâ raeyte śemme raeyte na’îmen ve mulken kebîrâ(n)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Ne yana baksan nimetler görürsün, ne yana baksan, pek büyük ve zevalsiz bir saltanat ve devletler.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
(Ve zaten cennette) Her nereye baksan, (güzellik ve özellikleri üstün) bir nimet ve büyük bir mülk (saltanat) görürsün (hayret ve hayranlık duyarsın).
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Orada nereye baksan hep nimet ve büyük bir saltanat görürsün.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Orada, nereye baksan bir nimet ve pek büyük bir sultan ve saltanat görürsün.
bk. Kırâat ilminin Kur’an tefsirindeki yeri, Karaçam 121.  
Ahmet Varol
swap_vert close
Her nereye baksan bir nimet ve büyük bir mülk görürsün.
Ali Bulaç
swap_vert close
Her nereye baksan, bir nimet ve büyük bir mülk görürsün.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Orada her nereye baksan, bir nimet ve pek büyük bir mülk (saltanat) görürsün.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Orada nereye baksan, bol bir nimet ve büyük bir saltanat görürsün.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Orada nereye bakarsan, nimet ve büyük bir saltanat görürsün.
Besim Atalay
swap_vert close
Her neye bakarsan, nimet görürsün, büyük de bark görürsün
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Orada her nereye baksan, bir nimet ve pek büyük bir mülk (saltanat) görürsün.
Cemil Said
swap_vert close
O cennete nazar ider isen orada vasf idilemez ni’metler ve vâsi’ ikâmetgâhlar görirsin.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Oranın neresine baksan, nimet ve büyük bir saltanat görürsün.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Orada, görünce (sonsuz) nimetler ve büyük bir mülk (hükümranlık) görürsün.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Orada etrafa göz gezdirdiğinde benzersiz nimetler ve muhteşem bir saltanat ¬görürsün.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Ne yana bakarsan bak, (yığınla) nimet ve ulu bir saltanat görürsün.
Edip Yüksel
swap_vert close
Nereye baksan nimetler ve büyük bir yönetim görürsün.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Orada nereye baksan bir nimet ve pek büyük bir mülk görürsün.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Ve gördüğün zaman orada bir na'îm ve pek büyük bir mülk görürsün
Emrah Demiryent
swap_vert close
Orada her nereye baksan, nimet ve büyük bir mülk (saltanat) görürsün.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Nereye baksan orada nimetler, büyük bir mülk ve saltanat görürsün.
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Orada herhangi bir yeri gördüğün zaman (büyük) bir ni'met, bol bir (ihtişam ve) saltanat görürsün.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
(Orada) nereyi görsen, (ta'rîfi mümkün olmayan) bir ni'met ve büyük bir mülk görürsün!
İhsan Aktaş
swap_vert close
Ve orada ne tarafa baksan (hayale gelmez) nimetler, (ihtişam ve) büyük bir saltanat görürsün.
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Gördüğünde, orada nimetler ve büyük bir mülk görürsün.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Nereye baksan orada bir dirlik, büyük bir egelik görürsün.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Herhangi tarafa baksan orada dille târif olunmaz nimet, büyük bir saltanat göreceksin.
İsmail Yakıt
swap_vert close
Gördüğün zaman, (onların) hep büyük bir nimet ve büyük bir saltanat olduğunu anlarsın.
Kadri Çelik
swap_vert close
Her nereye baksan, bir nimet ve büyük bir mülk görürsün.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Her nereye baksan, muhteşem güzellikte nîmetler ve muazzam bir kudret, zenginlik ve saltanat göreceksin.
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Gördüğün zaman, her yerde bol nimetler ve büyük mülk gördün.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Nereye bakarsan bak, bolluk ve mükemmel bir düzenleme görürsün.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Orada sonsuz nimetler ve büyük bir mülk görürsün.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
(Cennette) her nereye bakarsan, (pek çok) nimet ve büyük bir otorite görürsün.
Mehmet Türk
swap_vert close
O (cennette) her nereye bakarsan bak, bir nîmet ve yüce bir saltanat, görürsün.
Muhammed Esed
swap_vert close
ve [nereye] baksan, [yalnız] kutsanmışlık ve aşkın bir düzen göreceksin.
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Cennette nereye baksan, hep nimet ve görkemli bir saltanat görürsün. 9/72, 39/20
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Nereden bakacak olsan, sınırsız bir nimet deryası ve görkemli bir iktidar göreceksin.[⁵⁴⁸⁸]
[5488] Ebedî saadet diyarında sevginin sonsuz iktidarıdır bu iktidar.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
Nereye bakacak olsan, orada, eşsiz bir nimet ve saltanat görürsün,
Osman Fırat
swap_vert close
Orada, görünce sonra yine bakınca büyük bir nimet mülkünü görürsün.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Ve orada göreceğin zaman, bir nîmet ve bir büyük mülk görmüş olursun.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Hangi tarafa baksan hep nimet, servet, ihtişam, büyük bir saltanat görürsün.
Süleyman Ateş
swap_vert close
Orada nereye baksan, bir ni'met ve büyük bir mülk görürsün.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Her ne tarafa baksan orada bol ni'metler ve ve büyük mülk görirsin.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Orayı gördüğünde nimetleri ve büyük bir saltanatı da görmüş olursun.
Şaban Piriş
swap_vert close
Nereye baksan, nimet ve büyük bir saltanat görürsün.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Nereye baksan bir dolu nimet ve bir büyük saltanat görürsün.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Oraya baktığında, nereye göz atsan büyük bir nimet, büyük bir mülk ve yönetim görürsün.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
daħı ķaçan göresin anda göresin diñlenmek daħı pādişāhlıķ ulu.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Daḫı ḳaçan baḳsañ görürsin dürlü ni‘metler, daḫı ulu mülk görürsin.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
(Orada) hara baxsan, ne’mət və böyük bir mülk görərsən.
M. Pickthall (English)
swap_vert close
When thou seest, thou wilt see there bliss and high estate.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
And when thou lookest, it is there thou wilt see a Bliss and a Realm Magnificent.
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
وَاِذَا
ve o vakit ki
رَاَيْتَ
gördün
ثَمَّ
orada
رَاَيْتَ
gördün
نَع۪يماً
bir nimet
وَمُلْـكاً
ve bir saltanat
كَب۪يراً
büyük
Ne yana bakarsan bak, (tarifi mümkün olmayan) bir nimet ve büyük bir saltanat görürsün.
اِذَا
İsim
اِذَا
O zaman ki, ne zaman ki, o takdirde
رَاَى
Fiil-I
ر ا ي
Gördü, anladı, bildi, düşündü
ثَمّ
Zarf
ثَمّ
Orada, ötede
رَاَى
Fiil-I
ر ا ي
Gördü, anladı, bildi, düşündü
نَعِيم
İsim
ن ع م
Çok nimet
مُلْك
İsim
م ل ك
Hükümranlık, mülk, hükümdarlık, hakimiyet, saltanat
كَبِير
İsim
ك ب ر
Kebîr (Allah'ın ismi, esmasıdır. Anlaşılamayacak kadar azamete ve büyüklüğe sahip olan demektir), pek büyük