close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

İnsân Sûresi 14. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Ve dâniyeten ‘aleyhim zilâluhâ ve żullilet kutûfuhâ teżlîlâ(n)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Ağaçların gölgeleri, yakındır onlara ve meyveleri, adamakıllı ram olmuştur onlara.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
(Meyvelerin) Gölgeleri onlara pek yakındır ve devşirilmeleri kolaylaştırıldıkça kolaylaştırılmıştır.
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Cennet ağaçlarının gölgeleri onları kuşatmıştır. O ağaçların meyveleri kolay toplanacak şekilde onlara iyice yaklaştırılmıştır.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Üzerlerine Cennet gölgeleri sarkmıştır. Meyvelerin dallarından koparılarak yenilmesi oldukça kolaylaştırılmıştır.
Ahmet Varol
swap_vert close
Gölgeleri kendilerine yakındır. Devşirilecek meyveleri de eğdirildikçe eğdirilmiştir.
Ali Bulaç
swap_vert close
(Meyvelerin) Gölgeleri onlara pek yakın ve devşirilmeleri kolaylaştırıldıkça kolaylaştırılmış.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
(O cennetteki ağaçların) gölgeleri üzerlerine sarkmış, meyvaları da bol bol önlerine konmuştur.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
O Cennetin gölgeleri, onları kuşatmıştır. Meyveleri aşağı sarkıtılmıştır.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Cennetin gölgeleri üstlerine yaklaşmış, meyveleri de aşağı eğdirildikçe eğdirilmiştir.
Besim Atalay
swap_vert close
Üstlerine cennetin gölgeleri yayılmış, yemişleri iyicene sarkmıştır!
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
(Cennet ağaçlarının) gölgeleri üzerlerine sarkar, kolayca koparılabilen meyveleri onların istifadelerine sunulur.
Cemil Said
swap_vert close
Civârdaki ağaçlar ânları gölgeleriyle ihâta idecek ve meyveleri kolayca toplanabilmek içün (ağaçlar) eğilecekdir.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Meyve ağaçlarının gölgeleri üzerlerine sarkmış ve onların koparılması kolaylaştırılmıştır.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Üzerlerine cennetin gölgeleri sarkmış, cennetin meyveleri (kolayca alınacak şekilde) yakınlaştırılarak hazırlanmıştır.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Ağaçların gölgesi hemen üzerlerinde, meyveleri emirlerine âmâde kılınmış.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
(Cennet ağaçlarının) gölgeleri, üzerlerine sarkar; kolayca koparılabilen meyveleri istifadelerine sunulur.
Edip Yüksel
swap_vert close
Ağaçların gölgesi üzerlerine sarkmış ve meyveler yaklaştırılarak koparılmaları kolaylaştırılmıştır.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Üzerlerine cennet gölgeleri sarkmış, meyveleri bol bol önlerine konmuştur.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Üzerlerine o Cennet gölgeleri sarkmış ve devşirimleri mebzûl mebzûl önlerine konmuştur
Emrah Demiryent
swap_vert close
(Cennet ağaçlarının) gölgeleri, üzerlerine yakındır, meyveleri de (kolayca alınabilecek şekilde) sarkıtılmıştır.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Meyve ağaçlarının gölgeleri üzerlerine sarkacak, meyveleri yemeye hazır olarak yaklaştırılacak.
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Ve gölgeleri onlara yakın, meyveleri de emirlerine (her an ve her suretle) boyun eğdirilmiş olarak.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
(Cennet ağaçlarının) gölgeleri üzerlerine yakındır, meyveleri de (kolayca koparabilecekleri şekilde) iyice sarkıtılmıştır.
İhsan Aktaş
swap_vert close
Ve (cennet ağaçlarının kutlu) gölgeleri üzerlerine sarkar, (meyvelerinin) devşirilmesi de son derece kolaylaştırılacaktır.
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Orada gölgeleri onların üzerine sarkmış ve meyvelerini kendilerinin kopardığı eğilmiş ağaçlar var.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Ağaçları yakından gölge salacak, alçacık yemişleri kolayca toplanacaktır.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
12, 18. Sabırlarına karşı mükâfat olmak üzere onlara Cennet, ipekli elbise verdi. Onlar orada tahtlar üzerinde yan gelecekler, ne güneş ne de sert soğuk görmeyecekler [³]. Onun ağaçları onlara yakından gölge salacak, meyveleri de kolay kolay toplanacaktır. Onlara gümüşten billûr gibi şeffaf kaplar, sürahilerle her nevi içki dolaştırılacak, gümüşten olan o şeffaf kapları onlara, arzu ettikleri [⁴] kadar verecekler. Onlara zencefil [⁵] katılmış şarap içirilecek. Zencefil tadında olan o içki Cennette öyle bir kaynaktır ki kolay içilmekte ona Selsebil adı verilir [⁶].
[3] Veya ne güneş, ne ay görmeyecekler, belki güneşsiz, ay'sız ziyadar olacak.[4] Veya kanacakları.[5] Zencefil Araplar indinde lezzetli, kokulu bir şey sayılmakla onların örfüne göre zencefil tadı verecek şarap verilecek demek olur.[6] Yani suyu leziz, tatlı, onda zencefil acılığı da yoktur, kolay içilir veya o, Selsebil adlı bir çeşmedir.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
(Cennet ağaçlarının) gölgeleri üzerlerine sarkmış ve meyvelerini devşirmek ise kolaylaşmıştır.
Kadri Çelik
swap_vert close
(Meyvelerin) Gölgeleri onlara pek yakın ve onların devşirilmeleri kolaylaştırıldıkça kolaylaştırılmış.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Çünkü cennet ağaçlarının huzur ve esenlik veren gölgeleri onları bürüyecek, meyveleri —ellerini uzatsalar alacakları şekilde— önlerinde eğildikçe eğilecektir.
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Oranın gölgeleri onların üzerine düşmüş olarak, meyveleri kolay devşirilsin diye iyice alçaltılmıştır / bodurlaştırılmıştır.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Sakinlerin başını eğip geçtiği gölgeler, yerlere kadar sarkan meyveler,
Mehmet Çoban
swap_vert close
Üzerlerine cennetin gölgeleri sarkmış, cennetin meyveleri kolayca alınacak şekilde yakınlaştırılarak hazırlanmıştır.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
(Cennet ağaçlarının) gölgeleri onların (cennetliklerin) üzerlerine sarkacak, meyveleri (kolayca toplanması için) eğdirilecektir.
Mehmet Türk
swap_vert close
(Cennet ağaçlarının) gölgeleri, onlara yaklaştırılacak ve (meyvelerinin) devşirilmesi de son derece kolaylaştırılacaktır.
Muhammed Esed
swap_vert close
çünkü o [bahçe]nin [kutlu] gölgeleri başlarını örtecek ¹⁴ ve meyve salkımları kolayca alınacak şekilde ¹⁵ (yere doğru) sarkıtılacaktır.
14 “Gölgeler” (zilâl) teriminin temsîlî anlamı için bkz. 4:57, not 74. Belirtmek gerekir ki, gölgenin varlığı, ışığın varlığını gerektirir (Cevherî); bu da “cennet” kavramının taşıdığı vasıflardan biridir.15 Lafzen, “bütün eğikliği ile”.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Cennet ağaçları gölgelerini onların üzerine düşürecek, meyveleri de kolayca toplanacak şekilde dallarından sarkmış olacak. 2/25, 47/15, 52/22
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
zira cennetin (kutlu) gölgesi[⁵⁴⁷⁸] üzerlerine düşecek, oranın salkımları emre âmâde kılınacak.[⁵⁴⁷⁹]
[5478] Bir başka ifadesiyle: Cennetin sayesinde sayebân olacaklar. Buradaki gölge, cennet teriminin de ifade ettiği gibi semasının yeşilliklerle kaplı olduğuna delâlet eder. Güneşi ve Ay’ı görmemelerinin ilk anlamı budur. [5479] Zımnen: Onlar dünyadayken Allah’ın emrine âmâde oldukları için.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
Meyve ağaçlarının gölgeleri üzerlerine sarkmıştır ve meyveleri de bol bol önlerine konmuştur.
Osman Fırat
swap_vert close
Cennetin gölgeleri, üzerlerine inmiş, meyvalarının koparılması için de (dalları) eğdirildikçe eğdirilmiştir.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Ve onların üzerlerine (o cennetin) gölgeleri yakındır, meyveleri de kemal-i itaatle musahhar bulunmuştur.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Cennet ağaçlarının gölgeleri üzerlerine sarkar, meyveleri devşirmeleri pek kolay olur.
Süleyman Ateş
swap_vert close
Cennetin gölgeleri, üzerlerine yaklaşmış, meyvaları da aşağı eğdirildikçe eğdirilmiştir.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Cennet ağaçlarının sık gölgelerinde meyveler onlara yaklaşdırılur. (Oturdukları ve yatdıkları yerden ellerini uzadub koparırlar.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Ağaçların gölgeleri başlarına iner ve meyvelerini toplamak iyice kolaylaştırılır.
Şaban Piriş
swap_vert close
Ağaçların gölgeleri üzerlerine düşmüş, meyvelerini toplamak kolaylaştırılmıştır.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Cennet ağaçlarının gölgesi üzerlerine sarkmış, meyveleri ise hemen koparılacak gibi eğilmiştir.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Bahçenin gölgeleri üzerlerine eğilmiştir. Ve bahçenin meyveleri iyice yaklaştırılmıştır.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
daħı yaķın iken anlaruñ üzere gölgeleri daħı muŧį' olındı yimişleri muŧį' eylemek.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Daḫı anlar üstine yaḳındur budaḳları, gölgesi, yemişi daḫı yaḳındur. Otu‐ran daḫı, duran daḫı irişür.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
(Cənnət ağaclarının) kölgələri üstlərinə düşəcək, meyvələri də onların ixtiyarında olacaqdır (istədikləri yerdə, istədikləri zaman onları dərib yeyə biləcəklər).
M. Pickthall (English)
swap_vert close
The shade thereof is close upon them and the clustered fruits thereof bow down.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
And the shades of the (Garden) will come low over them, and the bunches (of fruit), there, will hang low in humility.(5846)
5846 Without sun and moon there will of course be no shade in the literal sense of the word. But for full comfort, there will be sheltering shade for rest and change from whatever light there be. But the whole idea here is that of humility. Even the shadows show humility: cf. 13:15. So does the fruit in hanging low for man. Man has now reached the height of his dignity. (R).  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
وَدَانِيَةً
ve yakın olarak
عَلَيْهِمْ
üzerlerine
ظِلَالُهَا
gölgeleri
وَذُلِّلَتْ
ve sarkıtılmış
قُطُوفُهَا
meyveleri
تَذْل۪يلاً
bir sarkılışla
(Cennet ağaçlarının) Gölgeleri, onların üzerlerine düşmüş, meyveleri de (kolayca kopartabilmeleri için) aşağıya sarkıtılmıştır.
دَانِيَة
Etken fiil
د ن و
Sarkmış, yakın olan, sarkan
عَلَى
Zamir
عَلَى
Üzerinde, hakkında, karşı, dolayı, -a, -e
ظِلّ
İsim
ظ ل ل
Gölge
ذَلَّلَ
Fiil-II
ذ ل ل
Boyun eğdirdi, sarkıtıldı
قُطُوف
İsim
ق ط ف
Meyveler
تَذْلِيل
Fiilimsi-II
ذ ل ل
Sarkılış