close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

İbrâhîm Sûresi 50. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Serâbîluhum min katirânin vetaġşâ vucûhehumu-nnâr(u)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Gömlekleri katrandandır, yüzlerini de ateş kaplamış.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Onların giyimleri (bedenlerini kavuran) katrandandır, yüzlerini ise ateş bürümektedir.
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Giysileri katrandan olacak ve yüzlerini de ateş bürüyecektir.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Gömlekleri katrandandır, yüzlerini de ateş bürümektedir.
bk. Kur’an-ı Kerim, 23/104; 25/3; 37/22; 38/37-38.  
Ahmet Varol
swap_vert close
Gömlekleri katrandandır. Yüzlerini de ateş bürür.
Ali Bulaç
swap_vert close
Giyimleri katrandandır, yüzlerini ateş bürümektedir.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Gömlekleri katrandadır ve yüzlerini de ateş kaplar.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Gömlekleri katrandandır, yüzlerine ateş bürünüyor.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Onların gömlekleri katrandandır; yüzlerini de ateş bürümektedir.
Besim Atalay
swap_vert close
Gömlekleri katrandan; yüzlerini ateş kaplar
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
49-50. O gün, suçluların zincirlerle birbirine bağlanmış olduğunu göreceksin. Onların giysileri katrandan olacak ve yüzlerini ateş bürüyecektir.
Cemil Said
swap_vert close
Gömlekleri katrandan olacak ve yüzleri ateşle setr olunacakdır.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Gömlekleri katrandan olacak, yüzlerini ateş bürüyecektir.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Gömlekleri katrandandır. Yüzlerini de ateş bürüyecektir.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Onların giysileri katrandandır; yüzlerini de ateş bürüyecektir.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Onların gömlekleri katrandandır, yüzlerini de ateş bürümektedir.
Edip Yüksel
swap_vert close
Giysileri katrandandır ve yüzlerini ateş kaplar.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Gömlekleri katrandandır ve yüzlerini ateş kaplar.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Gömlekleri katrandan, ve yüzlerini ateş kaplıyor
Emrah Demiryent
swap_vert close
Gömlekleri katrandandır, yüzlerini de ateş kaplayacaktır.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Onların giysileri katrandandır ve yüzlerini ateş sarmıştır.
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Gömlekleri katrandandır. Yüzlerini de ateş bürüyecekdir.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Onların gömlekleri katrandandır;(2) yüzlerini de ateş kaplar!
(2)“Ehl-i Cehennem ise, nasıl ki dünyada gözüyle, kulağıyla, kalbiyle, eliyle, aklıyla ve hâkezâ (bunlar gibi) bütün cihâzâtıyla (azalarıyla) günahlar işlemiş; elbette Cehennemde onlara göre elem verecek, azab çektirecek ve küçük bir Cehennem hükmüne gelecek muhtelifü’l-cins (değişik cins) parçalardan yapılmış elbise giydirilmek, hikmete ve adâlete münâfî (ters) görünmüyor.” (Mektûbât, 28. Mektûb, 236-237)  
İhsan Aktaş
swap_vert close
Giysileri (kötü ruhlarını örtüp bürüyen bedenleri adeta) katrandandır (katran gibi kapkaradır), yüzlerini ise ateş kaplar. *
(*) 50. âyet de hesap gününde günahkâr ruhları kaplayacak olan anlatılamaz acıları, insanı dondurucu korkuları dile getiren temsilî bir ifadedir (Râzî, XIX, 148-149; Elmalılı, V, 3034, Esed, II, 512) Kıyametin kopması, insanların Allah’ın huzurunda toplanmaları ve suçluların âyette tasvir edildiği şekilde Allah’ın huzuruna getirilmeleri, Allah’ın herkese dünyada yaptığı iyi işlerin karşılığında mükâfat, kötü işlerin karşılığında ise ceza vermesi içindir; Allah’ın ilmi her şeyi kuşatmış olduğu için kimin ne yaptığını bilir, hiçbir şey O’nun bilgisi dışında kalmaz, kimsenin yardımına ihtiyaç duymaksızın hepsinin hesabını anında görür, O’nun hesabı çabuktur. Kaynak: (Kur’an Yolu Tefsiri Cilt: 3 Sayfa: 327) Ayrıca 50. ayetle ilgili ‘’Mefatihu-l ğayb, Envarut-tenzil ve Esrarurut-te’vil ve Ruhu-l meani ‘’adlı tefsirlerin metinlerine bakılabilir. وأقول حظ العقل من هذا أن جوهر الروح جوهر مشرق لامع من عالم القدس وغيبة الجلال، وهذا البدن جارٍ مجرى السربال والقميص له، وكل ما يحصل للنفس من الآلام والغموم، فإنما يحصل بسبب هذا البدن، فلهذا البدن لذع وحرقة في جوهر النفس، لأن الشهوة والحرص والغضب إنما تتسارع إلى جوهر الروح بسببه، وكونه للكثافة والكدورة والظلمة هو الذي يخفي لمعان الروح وضوءه وهو سبب لحصول النتن والعفونة، فتشبه هذا الجسد بسرابيل من القطران والقطر (مفاتيح الغيب ، التفسير الكبير) ويحتمل أن يكون تمثيلاً لما يحيط بجوهر النفس من الملكات الرديئة والهيئات الوحشية فيجلب إليها أنواعاً من الغموم والآلام (انوار التنزيل واسرار التأويل – البيضاري) وجوز أن تكون في الكلام استعارة تمثيلية بأن تشبه النفس الملتبسة بالملكات الرديئة كالكفر والجهل والعناد والغباوة بشخص لبس ثياباً من زفت وقطران، ووجه الشبه تحلى كل منهما بأمر قبيح مؤذ لصاحبه يستكره عند مشاهدته، ويستعار لفظ أحدهما للآخر، ولا يخفى ما في توجيه الاستعارة التمثيلية بهذا من المساهلة وهو ظاهر،( روح المعاني)  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Onların giysileri simsiyah katran olup, yüzlerini her tarafından ateşler sarmıştır.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Onların gömlekleri katrandan olacak, kendilerini ateş kaplıyacaktır.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Onların gömlekleri katrandandır. Yüzlerini de ateş kaplar.
İsmail Yakıt
swap_vert close
Onların giysileri/gömlekleri katrandandır ve yüzlerini de ateş bürür.
Kadri Çelik
swap_vert close
Gömlekleri katrandandır, yüzlerini de ateş bürümektedir.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Elbiseleri, zift gibi kapkara, sakız gibi yapışkan, alevi görür görmez parlayan, çirkin kokulu, kızgın ve çamurumsu bir madde olan katrandan olacak, yüzlerini de alev alev ateş bürüyecek.
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Gömlekleri katrandandır; Ateş onların yüzlerini kaplıyor;
Mehmet Çakır
swap_vert close
Gömlekleri katranlı yapış yapış, yüzlerini ateş sarmış alev alev.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Onların gömlekleri katrandandır. Yüzlerini ateş bürümektedir.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Onların gömlekleri katrandandır; yüzlerini de ateş kaplayacaktır. [*]
Kur’an’da sadece bu ayette geçen [katırân] kelimesi “[ebhel]” adlı bir ağaçtan alınıp uyuz olmuş develerin yaralarına sürülen yakıcı bir “reçine”dir. Bunun cehennemliklerin derilerine sürüleceği ve adeta bir gömlek gibi üzerlerine yapışacağı, çok kolay tutuştuğu için kişilere ekstra acılar vereceği, pis kokulu ve iğrenç bir renkte olacağı ifade edilmektedir.  
Mehmet Türk
swap_vert close
(Onların) giyimleri katrandandır, yüzlerini de ateş bürür.
Muhammed Esed
swap_vert close
giysileri katrandan olacak ve yüzlerini ateş bürüyecek. ⁶⁵
65 Râzî’ye göre “katrandan (katirân) giysiler” ifadesiyle “ateşle bürünmüş yüzler” ifadesi, Hesap Günü’nde günahkar ruhları kaplıyacak olan anlatılmaz acıları, yakıcı, dondurucu korkuları dile getiren mecazî ifadelerdir. (Keza bkz. 73. sure, 7. not.)  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Onların elbiseleri katrandan olacak ve yüzlerini de ateş bürüyecek. 7/41, 22/19
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Onların giysileri katrandandır;[²⁰²²] suratlarını ise ateş yalazı bürüyecektir.
[2022] Katırân, ebhel adı verilen sabin ardıcı/kara ardıç’tan elde edilen bir tür reçinedir. Bu reçine kaynatıldıktan sonra uyuz develere sürülür, çok yakıcı olmasından dolayı deve bu hastalıktan kurtulurdu. Bazen aşırı kullanıldığında hayvanın dokularına nüfuz ederek o bölgeyi yakıp kavururdu. Koyu renkte ve pis kokulu olup ateşte çok çabuk yanma özelliğine sahiptir (Keşşaf). Klasik tefsir otoriteleri, bu âyetin tefsiri sadedinde ruh ve ruh-beden ilişkisi üzerine hayli spekülasyon yapmışlardır. Bunların başında gelen Râzî bu âyeti açıklama sadedinde şunları söyler: “Ruh, ulvî âlemden ve yüceliğin insan idrakini aşan boyutundan parlayıp ışık saçan bir cevherdir. Beden adeta bu ruhun elbisesi gibidir. Ruhun maruz kaldığı bütün acı ve ıstırapların nedeni sadece bu bedendir. Bu yüzden bedenin ruha yanaşıp onu yakması söz konusudur. Nitekim şehvet, hırs ve öfke de ruh cevherine beden (arazından) dolayı sirayet etmiştir. Bu beden kesif, katı, bulanık ve karanlık olduğu için ruhun ışığını gizlemiştir. Kokma ve kokuşmanın nedeni de bedendir. Bu yüzden beden katrandan gömleklere benzer.” (Tefsir XIX, 117). Razi’nin burada dile getirdiği düşünceler, düalist gnostisizmin beden ve ruh tezinin bir özeti gibidir. Tabii ki vahyin desteklemediği “gaybı taşlama” türünden bir spekülasyondur. Sufi jargonundaki “beden ruhun hapisanesidir” tezi de aynı kaynağa aittir. Hint kökenli fakirizm ve zühd anlayışının temelinde de bu akide yatar. Aynı akide, Pavlus gibi Yahudi gnostikler tarafından Hıristiyanlığa taşınmış ve bedene eziyet yüceltilmiştir. Bu düalist akidede beden ve ruh sadece birbirinden kopuk değil, birbirinin zıttına konuşlandırılır. Ruh mutlak “iyi”dir, beden mutlak “kötü”dür. Ruh “hayır”, beden “şer” kaynağıdır. Bu düşüncenin en uç noktası, ruh ve bedenin iki ayrı ‘yaratıcı ilkeye’ ait olduğu tezidir. Maniheizmden Mazdeizme, Paulikanizmden Bogomilizme, Kabalacılıktan İslam mistisizmine varana dek tüm “batıni” akımlarda bu akidenin derin izleri görülür. Kur’an, keskin bir ruh-beden ayrılığı tezini asla desteklemez. İnsana dair ilimlerin müktesebatı da, bu sonucu giderek daha fazla teyit etmektedir. Yine Kur’an, bedene ait olan “eylemi” tüm dindarlığın temeline yerleştirir. Dahası var: Kur’an, ödül ve ceza sisteminin başat rol oynadığı ahiretin temeline, insanın bedeniyle yapıp ettikleri “amel” ve “iktisabı” yerleştirir. Eylemlerden oluşan salih ameli, imanın hemen ardına koyar. Kur’an’ın inşâ ettiği hiçbir akıl, beden ve ruhu birbirine karşı konuşlandırıp bedeni ıstırabın yegane kaynağı sayamaz. Razi ve ondan önce benzer tezleri dillendiren İbn Sina ve Gazzali gibi isimlerin bu konuda söyledikleri, spekülatif bilgi (zan) kapsamında değerlendirilmelidir. Vahyin koyduğu ilke bellidir: “Zan, asla hakikatin yerine geçemez”. Gayb bir mû’min için zannın ve spekülasyonun değil, imanın konusudur. Gayb taşlanacak bir alan değil, iman edilecek bir alandır.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
Gömlekleri katrandandır ve yüzlerini ateş bürümektedir.
Osman Fırat
swap_vert close
Gömlekleri katrandan ve yüzlerini de ateş kaplamaktadır.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Onların gömlekleri katrandandır ve onların yüzlerini ateş kaplayacaktır.
Suat Yıldırım
swap_vert close
49, 50. O gün suçlu kâfirlerin birbirine yaklaştırılarak kelepçelendiğini görürsün. Gömlekleri katrandandır, yüzlerini ise ateş kaplar. [37, 22; 25, 3; 38, 37-38; 23, 104]
Süleyman Ateş
swap_vert close
Gömlekleri katrandandır, yüzlerini de ateş kaplamaktadır.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Gömlekleri katrandan olub yüzlerini ateş kaplar.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Gömlekleri katrandan olur, yüzlerini de cehennem ateşi kaplayacaktır.
Şaban Piriş
swap_vert close
Gömlekleri katrandandır, yüzlerini ise ateş bürümüştür.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Gömlekleri katrandandır; yüzlerini ateş kaplar.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Gömlekleri katrandandır. Yüzlerini ateş bürümüştür.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
göñlekleri anlaruñ ķatrāndan daħı örte yüzlerini od.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Göñlekleri ḳaṭrāndan, daḫı örte yüzlerin od.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Köynəkləri qətrandan olacaq, üz-gözlərini də atəş bürüyəcəkdir!
M. Pickthall (English)
swap_vert close
Their raiment of pitch, and the Fire covering their faces.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
Their garments(1927) of liquid pitch,(1928) and their faces covered with Fire;
1927 Sirbal; plural, Sarabil: a garment or coat of mail, breast plate; something covering the most vital parts of the body; like the shirt or the Indian kurta. 1928 Qatiran'. black pitch, a resinous substance exuding from certain kinds of trees like the terebinth or the pines, or distilled from wood or coal. It catches fire readily. Issuing from the upper garments (Sarabil) the flames soon cover the face, the most expressive part of man's essence or being. The metaphor of fetters (n 1926) is now changed to that of pitch, which darkens and sets on fire the soul of man.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
سَرَاب۪يلُهُمْ
elbiseleri
مِنْ قَطِرَانٍ
katrandandır
وَتَغْشٰى
ve kaplar
وُجُوهَهُمُ
yüzlerini
النَّارُۙ
ateş
Onların elbiseleri katrandandır, yüzlerini de ateş kaplamaktadır.
سَرَاب۪يل
İsim
س ر ب ل
Elbiseler
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
قَطِرَان
İsim
ق ط ر
Katran
غَشِيَ
Fiil-I
غ ش و
Kapladı, kuşattı, örttü, sardı, bürüdü
وَجْه
İsim
و ج ه
Yüz, vech, teveccüh
نَار
İsim
ن و ر
Ateş