[Hal böyleyken,] onlar yine de, çürük ve asılsız tasarımlara dayanan oyunlarını oynamaya devam etmekteler; ⁶¹ oysa, onların bütün oyunları, bütün düzenleri Allah’ın bilgisi içindedir. [Kafirler hakikat karşısında asla başarıya ulaşamazlar] velev ki bu oyunları dağları yerinden oynatacak kadar [yetkince kurgulanmış veyahut güçlü kuvvetli] olsun.
61 Lafzen, “oyunlarını/düzenlerini kurdular”, yani, Allah’la beraber başka tanrısal güçlerin de mevcudiyetine inandılar, düzmece tanrılar uydurdular: Taberî’nin bu ayete ilişkin uzun yorumlarının sonlarına doğru verdiği açıklama bu yöndedir. Bizim mekr terimi için, bu anlam örgüsü içinde verdiğimiz “asılsız tasarımlara dayanan oyun/düzen” şeklindeki karşılık için bkz. 13. sure, 62. not.