close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

İbrâhîm Sûresi 44. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Veenżiri-nnâse yevme ye/tîhimu-l’ażâbu feyekûlu-lleżîne zalemû rabbenâ aḣḣirnâ ilâ ecelin karîbin nucib da’veteke venettebi’i-rrusul(e)(k) eve lem tekûnû aksemtum min kablu mâ lekum min zevâl(in)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Kendilerine azabın gelip çatacağı o günü haber ver, korkut insanları. Zulmedenler diyecekler ki: Rabbimiz, yakın bir zamanadek bırak bizi, tekrar dünyaya dönelim de davetine icabet edelim ve peygamberlere uyalım. Siz değil misiniz daha önce, bize bir zeval yoktur diye yemin edenler?
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
(Şimdi Sen) Azabın kendilerine geleceği gün (ile) insanları uyarıp-korkut ki, (o gün) zulmedenler şöyle diyecekler: "(Ya Rabbi) Bizi yakın bir süreye kadar ertele ki, Senin çağrına cevap verelim ve elçilere itaat edelim." Oysa daha önce, kendiniz için hiç zeval (yok edilme, sonu gelme ve hesaba çekilme) yoktur diye and içenler, sizler değil miydiniz?
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Bunun içindir ki insanları, azabın başlarına geleceği gün için uyar; o gün ki, yaratılış gayesine aykırı davrananlar: “Ey Rabbimiz!” derler. “Bize kısa bir süre daha ver ki, senin çağrına icabet edelim, senin elçilerine uyup peşlerinden gidelim!” Fakat Allah da onlara: “Siz bir vakitler kıyamet gibi, ceza gibi bir şeyin, sizin için söz konusu olmadığına, yemin edip durmuyor muydunuz?” diye karşılık verecektir.
Ahmet Tekin
swap_vert close
İnsanları, azâbın geleceği gün konusunda uyar. O gün baskı, zulüm ve işkence ile temel hak ve hürriyetleri, Allah yolunu, Allah yolundaki faaliyetleri engelleyenler, haksızlık edenler: “Rabbimiz, kısa bir müddet bizim cezamızı ertele. Senin davetine icabet edelim. Rasule ve görevlilerine tâbi olalım.” diyecekler. Onlara: “Daha önce, sizin için bir zeval olmadığına, hesaba çekilmiyeceğinize dair yeminler etmemiş miydiniz?” denilir.
bk. Kur’an-ı Kerim, 6/27-28; 23/99-100.  
Ahmet Varol
swap_vert close
İnsanları kendilerine azabın geleceği günle korkut. Öyle ki zulmedenler: "Ey Rabbimiz! Bizi yakın bir süreye kadar ertele ki, çağrına icabet edelim ve peygamberlere uyalım" derler. "Daha önce sizin için bir zeval (yokluk) olmadığına dair yemin etmemiş miydiniz?
Ali Bulaç
swap_vert close
Azabın kendilerine geleceği gün (ile) insanları uyarıp-korkut ki, (o gün) zulmedenler, şöyle diyecekler: 'Bizi yakın bir süreye kadar ertele ki, Senin çağrına cevap verelim ve elçilere uyalım.' Oysa daha önce, kendiniz için hiç zeval yoktur diye and içenler, sizler değil miydiniz?
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
İnsanlara, azabın kendilerine geleceği günü haber verip onları korkut ki, o gün, zulmedenler şöyle diyecektir: “-Ey Rabbimiz! Bize yakın bir zamana kadar izin ver; senin çağrına uyalım, Peygamberlerin izinde gidelim.” Hani ya, bundan önce: “- Bize hiçbir zeval yoktur.” diye yemin etmemiş miydiniz?
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
İnsanları öyle bir gün ile korkut ki azap onlara geldiğinde zalimler: “Ey Rabbimiz! Kısa bir süreye kadar bizi beklet. Sen’in çağrına cevap verelim, peygamberlere uyalım” derler. (Rableri onlara:) “Bize asla zeval olmaz! diye yemin eden siz değil mi idiniz?
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Kendilerine azabın geleceği güne karşı insanları uyar ki, zâlimler, “Ey Rabbimiz!” derler, “Bizi yakın bir süreye kadar ertele de senin çağrına uyalım, peygamberlere tâbi olalım!” Peki önceden, sizin için son olmadığına yemin etmemiş miydiniz?
Besim Atalay
swap_vert close
«Gelecek olan azap günüyle insanları kocundur, zalimler diyecekler: «Bizi yakın bir zamançin bırak da, biz uyalım hem çağrına, hem de peygamberlere»; onlara denilecek ki: «Bundan önce, siz kendinize hiçbir yok olma yok !» diye ant içerdiniz
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
(Bunun içindir ki,) insanları, kendilerine azabın geleceği gün konusunda uyar! O gün, zulmedenler: “Ey Rabbimiz! Bize yakın bir zamana kadar izin ver ki senin çağrına icabet edelim, resullere uyup arkalarından gidelim” diyecekler. (Onlara şöyle denilecek:) “Daha önce siz, sonunuzun gelmeyeceğine dair yemin etmemiş miydiniz?”
Cemil Said
swap_vert close
Yâ Muhammed! İnsanları o ’azâbdan haberdâr it! "Yâ rabbî bizi biraz daha beklet, senin da’vetine icâbet ve rasûlüne itâ’at ideceğiz" diyu bağıracaklar, ânlara "Hiç zevâl bulmıyacağınıza dâir kasem itmiyor mı idiniz? "
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
44,45. İnsanları, kendilerine azabın geleceği gün ile uyar. Haksızlık edenler: "Rabbimiz! Bizi yakın bir süreye kadar ertele de çağrına gelelim, peygamberlere uyalım" derler. Siz daha önce, sonunuzun gelmeyeceğine yemin etmemiş miydiniz! Üstelik kendilerine yazık edenlerin yerlerinde oturdunuz. Onlara, yaptıklarımız da sizlere açıklanmıştı. Size misaller de vermiştik.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
(Ey Muhammed!) İnsanları, kendilerine azabın geleceği gün ile uyar. Zira o gün zalimler, “Ey Rabbimiz! Yakın bir süreye kadar bizi ertele de senin çağrına uyalım ve peygamberlerin izinden gidelim” diyecekler. Onlara şöyle denilecek: “Daha önce siz, sonunuzun gelmeyeceğine yemin etmemiş miydiniz?”
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Kendilerine azabın geleceği, bu yüzden zalimlerin, “Rabbimiz! Bize kısa bir süre daha ver de senin davetine uyalım, peygamberlere tâbi olalım” diyecekleri ve onlara, “Sizin için bir yok oluş bulunmadığına daha önce yemin etmemiş miydiniz?” diye sorulacağı güne karşı insanları uyar.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Kendilerine azabın geleceği, bu yüzden zalimlerin: «Ey Rabbimiz! Yakın bir müddete kadar bize süre ver de senin davetine uyalım ve peygamberlere tâbi olalım» diyecekleri gün hakkında insanları uyar. (Onlara denilir ki:) «Daha önce, sizin için bir zevâl olmadığına, yemin etmemiş miydiniz?»
Edip Yüksel
swap_vert close
Halkı, azabın kendilerine geleceği gün konusunda uyar. Zalimler, "Rabbimiz bizi yakın bir süreye kadar ertele de senin çağrına katılalım ve elçilere uyalım," diyecekler. Oysa daha önce siz, sonunuzun gelmeyeceğine yemin etmemiş miydiniz?
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Ey Peygamber! İnsanları, azabın geleceği gün ile korkut. O gün, zalimler şöyle diyecekler: "Ey Rabbimiz! Bizi yakın bir zamana kadar ertele de senin davetine uyalım ve peygamberlere tâbi olalım." Onlara: "Daha önce ahirete intikal etmeyeceğinize dair yemin etmemiş miydiniz?" denilir.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Hem inzâr ile haber ver insanlara o azâbın geleceği günü, o vakıt diyecek ki o zulmedenler yarabbenâ! Bizi yakın bir ecele te'hır buyur, da'vetine icabet edelim ve Peygamberlerin izince gidelim, hani ya bundan evvel yemin etmiş değil miydiniz: Sizin için zeval yoktu ya?
Emrah Demiryent
swap_vert close
(Resûlüm!) İnsanları, kendilerine azabın geleceği (hesap) gün (ü) ile korkut! (O gün) zâlimler (kâfirler) şöyle diyecekler: “Rabbimiz! Bizi (dünyaya gönderip) yakın bir vakte kadar (kısa bir zaman için bile olsa, ecelimizi) ertele ki, senin davetine uyalım ve o peygamberlere tâbi olalım!” (O zaman onlara şöyle buyurulur:) “Daha önce siz (dünyada iken,) sizin için bir zeval olmadığına (dünya hayatından başka bir hayat olmadığına dair) yemin etmemiş miydiniz?
Erhan Aktaş
swap_vert close
Azabın kendilerine geleceği gün ile insanları uyar. O zaman kendilerine haksızlık¹ yapanlar: “Rabb'imiz! Bize biraz daha süre ver de Senin çağrını kabul edelim ve resullere uyalım.” diyecekler. Allah da: “Daha önce sizin için bir tükenişin, inişe geçişin olmadığına yemin edenler sizler değil miydiniz? Diyecek.
1- Vahyin çağrısına uymamakla.  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
İnsanlara o azabın kendilerine geleceği günün, tehlikesini anlat ki (o gün) o zaalimler: «Ey Rabbimiz, bizi yakın bir müddete kadar gecikdir de Senin da'vetine icabet edelim, peygamberlere tâbi olalım» diyecek (ler) dir. Halbuki daha evvel siz (dünyâda) kendinize «hiç bir zeval yokdur» diye yemîn etmediniz miydi?
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
(Ey Resûlüm!) O hâlde insanları, kendilerine azâbın geleceği gün (kıyâmet) ile korkut! Zîrâ (o gün) o zulmedenler: “Rabbimiz! Bizi (dünyaya gönderip) yakın bir vakte kadar (kısa bir zaman için bile olsa, ecelimizi) te'hîr et ki, senin da'vetine uyalım ve o peygamberlere tâbi' olalım!” derler. (Onlara şöyle denilir:) “Hâlbuki daha önce (dünyada iken) sizin için hiçbir (şekilde) sona erme olmadığına dâir yemîn etmemiş miydiniz?”
İhsan Aktaş
swap_vert close
Ve (ey Resul!) O hâlde insanları, kendilerine azabın geleceği gün (kıyamet) ile uyar! (O gün) o zulmetmiş olanlar: ’Rabbimiz! Bizi (dünyaya gönderip) yakın bir vakte kadar (kısa bir zaman için bile olsa, ecelimizi) tehir et ki, senin davetine uyalım ve (tebliğ yapan) elçilere tâbi’ olalım!’ derler. (Onlara şöyle denilir:) ’’Oysa daha önce (dünyadayken) sizin için (insan nesli için) hiçbir (şekilde) zeval olmadığına (sonsuza dek dünya hayatı hep bu şekilde devam edeceğine, ölenlelerin yerine hep yenileri geleceğine ve böylece yeni bir hayat için diriliş ve kıyametin asla olmayacağına) dair, yemin etmemiş miydiniz?
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
İnsanları azabın kendilerine geleceği gün ile uyar. Zalimler “Rabbimiz yakın bir zamana kadar bizim (hesabımızı) ertele de, senin davetine icabet edip, elçilere tabi olalım” derler. Sizin için hesap gününde hiçbir sıkıntının olmayacağına dair, daha önceden de yemin edip durmuyor muydunuz?
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
İnsanları kendilerine azap getirecek olan o dirilme günüyle uyar. Kıyıcılar diyecekler: «Çalabımız! Bize biraz olsun ara ver de Senin çağrına gelelim. Hem de Senin peygamberlerine uyalım.» Oysa ki bundan önce: «Bizim sonumuz kötü gelmez» diye ant içen sizler değil misiniz?
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
43, 44. Nâs/ı, kendilerine gelecek azap günü ile korkut, zalimler o gün «— Ey Rabbimiz! Az bir vakit bize mühlet ver ki dâvetine icabet edelim, peygamberlere de tâbi olalım» diyecekler. Onlara denir ki bundan evvel dünyada sizin için hiçbir zeval [¹] yok diye yemin etmemiş miydiniz?
[1] Ahiret veya fakirlik veya ihtiyarlık.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
(Ey Peygamber!) İnsanları azabın geleceği gün ile uyar. Zira (o gün) zalimler, “Rabbimiz! Bizi yakın bir süreye kadar ertele de Sen’in çağrına gelelim ve elçilere de tabi olalım” derler. Onlara, “Sizler daha önce yemin etmemiş miydiniz? Hani size zevâl yoktu!”⁶
6 Krş. Nahl, 16/38  
Kadri Çelik
swap_vert close
İnsanları azabın kendilerine geleceği gün hakkında uyarıp korkut ki, (o gün) zulmedenler, şöyle diyecekler: “Bizi yakın bir süreye kadar ertele de senin çağrına cevap verelim ve peygamberlere uyalım.” (Onlara denilir ki:) “Daha önce, sizin için bir zeval olmadığına (sonunuzun gelmeyeceğine) yemin etmemiş miydiniz?”
Mahmut Kısa
swap_vert close
Öyleyse ey Müslüman! Bu korkunç gün gelip çatmadan önce insanlığı uyar:O gün azapla yüz yüze gelen zâlimler, “Ey Rabb’imiz!” diye yalvaracaklar, “Ne olur, bize azıcık daha mühlet ver de, senin çağrına uyup elçilerinizinden gidelim!” Bunun üzerine Allah,“Öyle mi?” diye karşılık verecek, “Oysa bir zamanlar, kesinlikle helâk edilmeyeceğinize ve kıyâmet, âhiret, cennet, cehennem diye bir şeyin olmadığına dâir yemin edip durmuyor muydunuz?”
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Onlara Azab’ın geleceği gün İnsanlar’ı uyar! Zulmetmiş olanlar: -“Rabbimiz! Bizi yakın bir süreye kadar ertele de davetine icabet edelim, Rasûller’e uyalım!” derler. ‘Sizin için hiçbir zeval yok!’ diye önceden yemin etmiş değil miydiniz?
Mehmet Çakır
swap_vert close
Resulüm! bu felaketin kaçınılmaz olduğunu insanlara hatırlat. O gün, zalimlerin itiraf günüdür, yani: " Ya Rab! N'olur bize biraz daha süre tanı da senin davetini kabul edip, elçilerine uyalım " diyecekleri gündür. Yahu siz eskiden, size zeval olmayacağına yemin etmez miydiniz?
Mehmet Çoban
swap_vert close
Hesap günü onlar şöyle der; “Ey Rabbimiz! Yakın bir müddete kadar bize süre ver! Senin davetine uyalım! Elçilerine tabi olalım!” Bütün anlatılanların başlarına geleceğini söyle! Onların sözlerine karşılık: “Daha önce bizim başımıza hiçbir şey gelmeyecek, biz hesap gününü, cehennemi inkâr ediyoruz diye yemin etmemiş miydiniz?”
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Kendilerine azabın geleceği, bu yüzden zalimlerin “Rabbimiz! Yakın bir süreye kadar bizi ertele (bize süre ver) [*] de senin davetine icabet edelim ve elçilere uyalım!” diyecekleri gün hakkında insanları uyar! (Onlara şöyle denecek:) “Daha önce, sizin için bir yok oluş olmadığına yemin etmemiş miydiniz?
Benzer mesaj: Münâfikûn 63:10.  
Mehmet Türk
swap_vert close
(Ey Muhammed!) Azap kendilerine gelince zâlimlerin: “Ey Rabbimiz! Bize biraz daha mühlet ver de Senin davetine uyalım ve Peygamberlere itaat edelim.” diyecekleri gün ile insanları uyar. (O gün onlara): “Siz, daha önce (dünyada) sonunuzun gelmeyeceğine yemin etmemiş miydiniz?” denilecek.¹
1 Bu âyet: “Biz öldükten sonra asla diriltilmeyeceğiz” diyen Kureyşli müşriklere cevap olarak inmiştir. (Kurtubî)  
Muhammed Esed
swap_vert close
Bunun içindir ki, insanları, azabın başlarına geleceği Gün için uyar; o Gün ki, zulmedenler: “Ey Rabbimiz!” derler, “Bize kısa bir süre daha ver ki Senin çağrına icabet edelim; Senin elçilerine uyup peşlerinden gidelim!” ⁵⁷ [Fakat Allah da onlara:] “Siz bir vakitler kıyamet gibi, ceza gibi bir şeyin sizin için sözkonusu olmadığına ⁵⁸ yemin edip durmuyor muydunuz?” [diye karşılık verecektir].
57 Karş. 6:27.58 Lafzen, “sizin için herhangi bir düşüşün [veya “yıkımın”] olmadığına” -yani, bu dünya hayatından, günahkarların hak ettikleri cezayı bulacakları bir ahiret hayatına geçişin vuku bulmayacağına: Kur’an’da sıkça dile getirilen, ölümden sonrasına ve dolayısıyla Allah’ın nihaî yargılamasına karşı pek çoklarının gösterdiği inkarcı tavıra ilişkin bir atıf.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
İnsanları, kendilerine böyle bir azabın geleceği gün hakkında uyar. O gün kendilerine yazık eden zalimler: “Rabbimiz! Bize birazcık daha mühlet ver de senin çağrına uyalım, böylece elçilere tabi olalım.” derler. Onlara: “Sizler değil miydiniz, daha önce ‘Diriliş yok, hesap verme diye bir şey yok!’ diye yemin edenler?” denilecek. 23/99...108, 42/44, 63/10-11
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Bu yüzden, başlarına azabın geleceği gün için insanları uyar. Zalimler (o gün) diyecekler ki: “Rabbimiz! Bize kısa bir süre daha tanı da, senin çağrına katılalım ve elçilere tabi olalım!” (Onlara denilecek ki): “Ne oldu? Daha önceki (hayatta), sizin için hiçbir tükenişin olamayacağına yemin edip durmuyor muydunuz?
Orhan Kuntman
swap_vert close
(Ey Muhammed) İnsanları, azabın geleceği gün ile uyar ki, o gün (o zalimler) "Ey Rabbimiz, bizi yakın bir süreye kadar ertele (dünyada biraz daha yaşamamız için süre tanı) de, senin davetini kabul edip peygamberlere tabi olalım" diye yalvarırlar. Fakat onlara: "Siz daha önce bizim için (dünyada) hiç zeval yoktur, (bu nimet bizim elimizden yitmez, dünya hayatından başka bir hayat yoktur, Allah ölen kimseyi diriltmez) diye yemin etmemiş miydiniz?
Osman Fırat
swap_vert close
(Ey Muhammed!) İnsanları, kendilerine azabın geleceği gün ile uyar. Zira o gün zalimler, "Ey Rabbimiz! Yakın bir süreye kadar bizi ertele de senin çağrına uyalım ve resullerin izinden gidelim" diyecekler. (Onlara şöyle denilecek): "Daha önce siz, sonunuzun gelmeyeceğine yemin etmemiş miydiniz?"
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Ve nâsı korkut, o azabın kendilerine geleceği bir gün ile ki, o zalim olanlar diyeceklerdir ki: «Ey Rabbimiz! Bizi bir yakın vakte kadar tehir et, senin davetine icabet edelim, ve peygamberlere tâbi olalım.» (Onlara denilecektir ki:) «Sizin için bir zeval yoktur diye siz evvelce yemin etmiş değil mi idiniz?»
Suat Yıldırım
swap_vert close
Hem, azabın geleceği günü hatırlatarak insanları uyar! O gün zalimler: “Ey bizim Rabbimiz! diyecekler, ne olur, bize kısa bir süre ver de senin çağrına uyma imkânı bulalım ve peygamberlerin izince gidelim. ”Peki, daha önce hiç zeval bulmayıp sürekli yaşayacağınıza dair yemin eden siz değil miydiniz? [23, 99-100; 6, 27-28]
Süleyman Ateş
swap_vert close
İnsanları, kendilerine azabın geleceği şu güne karşı uyar ki, zalimler: "Rabbimiz, derler, bizi yakın bir süreye kadar ertele de senin çağrına gelelim, elçilere uyalım! "Peki, önceden sizin için hiç zeval olmadığına (sürekli yaşayacağınıza) yemin etmemiş miydiniz?"
Süleyman Tevfik
swap_vert close
(Yâ Muhammed) Nâsı inzâr it. 'Azâbın geldiği gün zâlimler: "Yâ Rabbî! Bizi biraz olsun te'hîr it. Da'vetine icâbet idelim ve rasûllere tâbi' olalım" dirler. Onlara dinir ki: "Size zevâl olmadığına evvelce yemîn itmez mi idiniz"
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Sen insanları, o azabın geleceği günle ilgili olarak uyar. Yanlışlar içinde olan o kimseler, şöyle diyeceklerdir: “Rabbimiz! Kısa bir süreliğine bizi geri gönder de çağrına olumlu karşılık verelim ve elçilere uyalım.” Onlara denir ki “Bizim düzenimiz bozulmaz diye daha önce yemin edenler siz değil miydiniz?”
Şaban Piriş
swap_vert close
İnsanları, kendilerine azabın geleceği gün ile uyar. Zulmedenler: -Rabbimiz! Bizi yakın bir süreye kadar ertele de çağrına uyalım, peygamberlere tabi olalım, derler. Siz daha önce, sonunuzun gelmeyeceğine yemin etmemiş miydiniz?!
Ümit Şimşek
swap_vert close
İnsanları, başlarına azabın geleceği gün hakkında uyar ki, o günde zalimler “Rabbimiz, ecelimizi yakın bir zamana ertele de Senin davetine cevap verip peygamberlere uyalım” derler. Hani, bundan önce hiç zeval bulmayacağınıza dair yemin edenler siz değil miydiniz?
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
İnsanları, azabın kendilerine ulaşacağı gün konusunda uyar. O gün, zalimler şöyle derler: "Ey Rabbimiz! Bizi yakın bir süreye kadar geri bırak da çağrına cevap verip resullere uyalım." Daha önce siz, kendiniz için çöküş ve bitiş yoktur diye yemin etmediniz mi?
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
daħı ķorķıducı ħaber vir ādemįlere ol günden kim gele anlara 'aźāb pes eyide anlar kim žulm eylediler “iy çalabumuz! mühlet vir bize bir zamāna degin yaķın uy virevüz ķıġırduġuña ya'nį peyġamber daħı uyavuz yalavaçlara.” “daħı olmaduñuz mıdı and içdüñüz ilerüden ya'nį dünyede yoķdur sizüñ hįç ırılmaķ?”
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Daḫı ḳorḳudı ḫaber vir ādemlere ol günden kim gele anlara ‘aẕāb. Daḫıdiyeler anlar kim ẓulm eylediler. İy Çalabumuz, mühlet vir bize bir zamānadegin yaḳın. Oy virevüz ḳıġırduġuña, daḫı uyavuz peyġamberlere. Daḫıolmaduñuz mı‐dı and içerdüñüz bundan evvel, yoḳdur sizüñ‐çün hīç ırıl‐maḳ?
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
İnsanları onlara əzab gələcəyi günlə qorxut. O gün zalımlar: “Ey Rəbbimiz! Bizə bir az möhlət ver. Biz Sənin də’vətini qəbul edər (iman gətirər) və peyğəmbərlərə tabe olarıq!” deyərlər. Bəs əvvəlcə sizə heç bir zaval toxunmayacağı barədə and içməmişdiniz?!
M. Pickthall (English)
swap_vert close
And warn mankind of a day when the doom will come upon them, and those who did wrong will say: Our Lord! Reprieve us for a little while. We will obey Thy call and will follow the messengers. (It will be answered): Did ye not swear before that there would be no end for you?
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
So warn mankind of the Day when the Wrath will reach them: then will the wrong-doers say: "Our Lord! respite us (if only) for a short term: we will answer Thy call, and follow the messengers!" "What! were ye not wont to swear aforetime that ye should suffer no decline?(1924)
1924 Zawal = decline from the zenith, as that of the sun; decline from the highest point reached by a heavenly body in its course through the sky. The ungodly are apt to think that their power will remain in the ascendant, on account of some material advantages given them temporarily by Allah, but they are constantly receiving warnings in history and revelation and from the example of others before them. There is a warning to the contemporary Pagan Makkans here; but the warning is perfectly general, and for all time.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
وَاَنْذِرِ
ve uyar
النَّاسَ
insanları
يَوْمَ
bir gün ile ki
يَاْت۪يهِمُ
kendilerine gelecek
الْعَذَابُ
azap
فَيَقُولُ
ve derler
الَّذ۪ينَ
o kim- seler ki
ظَلَمُوا
zulmettiler
رَبَّـنَٓا
Rabb- imiz
اَخِّرْنَٓا
bize ertele
اِلٰٓى اَجَلٍ
bir vakte kadar
قَر۪يبٍۙ
yakın
نُجِبْ
uyalım
دَعْوَتَكَ
Senin davetine
وَنَتَّبِـعِ
ve tabi olalım
الرُّسُلَۜ
resullere
اَوَلَمْ تَكُونُٓوا
ve değil miydiniz
اَقْسَمْتُمْ
yemin etmiştiniz
مِنْ قَبْلُ
önceden
مَا
yok- tur
لَكُمْ
sizin için
مِنْ زَوَالٍۙ
bir sona erme
(Resulüm!) Kendilerine azabın geleceği, bu yüzden zalimlerin, "Rabbimiz! Bizi (dünyaya gönderip) yakın bir vakte kadar (kısa bir zaman için bile olsa, ecelimizi) ertele de Senin davetine uyalım ve resuller(in)e tabi olalım" diyecekleri gün hakkında insanları uyar. (O gün onlara denilir ki) "Siz daha önce sonunuzun gelmeyeceğine (sürekli yaşayacağınıza dair) yemin etmemiş miydiniz?"
اَنْذَرَ
Fiil-IV
ن ذ ر
Uyardı
نَاس
İsim
ن و س
İnsanlar
يَوْم
İsim
ي و م
Gün, gündüz
اَتَى
Fiil-I
ا ت ي
Geldi, getirdi
عَذَاب
İsim
ع ذ ب
Azap, ceza
قَالَ
Fiil-I
ق و ل
Dedi, buyurdu, söyledi
الَّذ۪ي
İsim
الَّذ۪ي
O kimse ki, o şey ki, o zat ki, o ki
ظَلَمَ
Fiil-I
ظ ل م
Zulmetti, haksızlık etti
رَبّ
İsim
ر ب ب
Rabb (Allah'ın esması, ismidir. Rahmetiyle terbiye eden demektir), efendi
اَخَّرَ
Fiil-II
ا خ ر
Erteledi, tehir etti, geri bıraktı, geciktirdi
اِلٰى
Edat
اِلٰى
-e kadar, -a kadar, -e, -a
اَجَل
İsim
ا ج ل
Ecel, bekleme müddeti, belirli bir süre, bir vakit, vade, müddet (bir şey için belirlenmiş, tayin edilmiş bir vakit)
قَرِيب
İsim
ق ر ب
Karîb (Allah'ın ismi, esmasıdır. Her şeye ve herkese kendisinden daha yakın olan demektir), yakın
اَجَابَ
Fiil-IV
ج و ب
İcabet etti, cevap verdi, kabul oldu, uyuldu
دَعْوَة
İsim
د ع و
Dua, davet
اِتَّبَعَ
Fiil-VIII
ت ب ع
Tabi oldu, uydu, peşine düştü, takip etti
رَسُول
İsim
ر س ل
Resul, elçi
لَم
Olumsuzluk eki
لَم
-Me, -ma (olumsuzluk eki)
كَانَ
Fiil-I
ك و ن
İdi, oldu
اَقْسَمَ
Fiil-IV
ق س م
Yemin etti
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
قَبْل
İsim
ق ب ل
Önce, öteden beri
مَا
Zamir
مَا
Ne, şey, geçmiş zamanın olumsuzluk eki
لَكُمْ
Zamir
لَكُمْ
Sizin için, size
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
زَوَال
İsim
ز و ل
Sona erme, zeval