[O halde] Ey Rabbim, beni ve soyumdan gelen insanları salâtta devamlı ve duyarlı kıl! ⁵⁴ “Ve, ey Rabbimiz, bu duamı kabul buyur:
54 Yani, deyimsel olarak, “bütünüyle sana karşı teslimiyet ve yönelme tavrı içinde tut”. Zürriyyetî (“soyumdan gelenler”) sözcüğünden önce gelen min “...den [kimileri]” edatı, Hz. İbrahim’in soyundan gelenler hakkındaki isteğine karşı Allah’ın 2:124’de “zalimler Benim sözümü/ahdimi hak edemez” ya da “Benim sözüm zalimleri kapsamaz” şeklindeki cevabına ilişkin açık bir atıf teşkil etmektedir. Bununla Hz. İbrahim’e, soyundan gelen herkesin müslim ve salih olmayacağı ve dolayısıyla kimsenin, sırf Allah’ın şu ya da bu rasûlunün soyundan geliyor diye, “seçilmiş insanlar” sınıfından olduğu iddiasıyla ortaya çıkamayacağı hususu hatırlatılmaktadır. Bu ifade, sadece Hz. İbrahim’in Hz. İshâk kolundan gelen İsrailoğulları ile Hz. İsmail kolundan gelen Arapları ve bunların içinde de özellikle Kureyşlileri değil, kendisi de Kureyş kabilesine mensup olan Son Peygamber Muhammed (s)’in soyundan gelen zalim kimseleri de işaret etmektedir.