close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

İbrâhîm Sûresi 30. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Vece’alû li(A)llâhi endâden liyudillû ‘an sebîlih(i)(k) kul temette’û fe-inne masîrakum ilâ-nnâr(i)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Onlar, halkı onun yolundan çıkarıp saptırmak için Allah'a benzerler kabul ettiler. De ki: Geçinin şimdilik, çünkü gerçekten de dönüp varacağınız yurt ateştir.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
(Bunlar insanları) O’nun yolundan saptırmak için Allah’a eşler koştular (Kur’an’ın hükmünü değiştirip dejenere edenleri, sahte şefaatçileri ve din istismarcısı kişileri O’na denk tuttular). De ki: "(Dünyada bir müddet) Yararlanın (bakalım). Çünkü elbette sizin varacağınız yer (cehennem) ateşidir."
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Onlar, halkı O'nun yolundan çıkarıp saptırmak için Allah'la rekabet edebilecek güçlerin var olabileceğini kabul ettiler. De ki: “Bu dünyada geçinin bakalım şimdilik; çünkü gerçekten dönüp varacağınız yer ateştir!”
Ahmet Tekin
swap_vert close
İnsanları Allah yolundan, İslâm'dan uzaklaştırıp dalâleti tercihlerinin önünü açmak için bile bile taş yığınlarını, putları, şahısları Allah'a eşler, ortaklar koştular. “- Biraz daha zevkü safa sürün. Cezalandırma ve nihaî dönüş yeriniz ateştir.” de.
bk. Kur’an-ı Kerim, 10/70.  
Ahmet Varol
swap_vert close
O'nun yolundan saptırmak için Allah'a eşler koştular. De ki: "(Şimdilik) geçim sürün. Dönüşünüz şüphe yok ki ateşedir."
Ali Bulaç
swap_vert close
O'nun yolundan saptırmak için Allah'a eşler koştular. De ki: 'Yararlanın. Çünkü elbette sizin varışınız ateşedir.'
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Onlar, Allah'ın yolundan saptırmak için Allah'a eşler uydurdular. De ki: “-Eğlenip keyfinize bakın, çünkü gidişiniz muhakkak ateştir.”
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Allah’ın yolundan saptırmak için Allah’a eşler koştular. De ki: “Yaşayın, şüphesiz varacağınız son durak ateştir.”
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
İnsanları Allah yolundan saptırmak için O'na ortaklar koştular. De ki: “Biraz daha oyalanınız! Sonunda dönüşünüz ateşedir.”
Besim Atalay
swap_vert close
Yolundan saptırmakçin, Allaha eşler koştular, de ki: «Metahlanasız, ateştir döneyiniz!»
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
(Onlar insanları) Allah'ın yolundan saptırmak için O'na eşler koştular. De ki: “(dünyada istediğiniz gibi) yaşayın! Çünkü varacağınız yer ateştir.”
İnsanları, Allah’ın kendisine has olan özelliklerini bir kısım insanlara yakıştırarak, Allah’ın dışında otoriteler kabul ederek onlar üzerinden saptırdılar. Eski zamanlarda insanlar putlar yaparak Allah’a eş koşarlardı. Onun için putperestler “put” bulmakta bayağı zorlanırdı. Çünkü pişmiş topraktan ya da kaliteli taştan yapılacak heykeller için yetenekli ustalar gerekiyordu. Ama günümüzde artık putların yerini insanlar aldığı için böyle bir problem yok! Çünkü insanlar tapmak için kendi aralarından bir zavallı çıkarıyorlar ve onu kutsamaya başlıyorlar, o da kısa zamanda “Put”a dönüşüyor. Ya da makama, şöhrete, paraya taparak onları putlaştırıyorlar. Anlayacağınız, eskiye göre putperestlik kolaylaşmıştır! Onun için putperestlerin sayısı her geçen gün artmaktadır.  
Cemil Said
swap_vert close
İnsânları Allâh yolundan çevirmek içün Allâh’a şirk koşuyorlar. Ânlara di ki: "Dünyâda eğleniniz, âhiretde meskeniniz ateş olacakdır.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Allah'ın yolundan sapıtmak için O'na eşler koşmuşlardı. De ki: "Yaşayın bakalım, hiç şüphesiz varacağınız yer ateş olacaktır."
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Allah’ın yolundan saptırmak için O’na ortaklar koştular. De ki: “Bir süre daha faydalanın. Çünkü varışınız ateşedir.”
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Allah’a ortaklar koştular ki halkı O’nun yolundan saptırsınlar. De ki: “Biraz daha oyalanın; sonunda döneceğiniz yer ateştir!”
Diyanet Vakfı
swap_vert close
(İnsanları) Allah yolundan saptırmak için O'na ortaklar koştular. De ki: (İstediğiniz gibi) yaşayın! Çünkü dönüşünüz ateşedir.
Edip Yüksel
swap_vert close
ALLAH'ın yolundan saptırmak için O'na eşler koştular. De ki: "Biraz eğlenin, son yolculuğunuz ateşe olacaktır."
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Allah'ın yolundan saptırmak için Allah'a eşler koştular. De ki: "Şimdilik eğleniniz! Çünkü varacağınız yer ateştir. "
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Ve Allahın yolundan sapıtmak için Allaha menendler uydurdular, de ki: keyfinize bakın çünkü gidişiniz ateşedir
Emrah Demiryent
swap_vert close
(Onlar insanları) O’nun yolundan saptırmak için Allah’a ortaklar koştular. (Resûlüm! Israrla hakkı inkâr edip, Allah’a ortaklar koşan o kâfirlere) De ki: “(Şimdilik) keyfinize bakın (bakalım!) Şüphesiz (sonunda) gideceğiniz yer ateştir!”
Erhan Aktaş
swap_vert close
O'nun yolundan saptırmak için Allah'a birtakım eşler koştular. De ki: “Yararlanın bakalım! Gideceğiniz yer ateştir.”
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Onlar Allaha, (insanları) Onun yolundan sapdırmak için, (eşler), benzerler tutdular. De ki: «(Şimdilik) eğlenin. Çünkü (nasıl olsa) dönüşünüz, hiç şübhesiz ki, ateşedir».
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Hem O'nun yolundan saptırmak için Allah'a ortaklar koştular. De ki: “Keyfinize bakın! Artık şübhesiz ki dönüşünüz, ateşedir!”
İhsan Aktaş
swap_vert close
Ve (insanları) O’nun yolundan saptırmak için Allah’a denkler oluşturdular. (Kur’an’ın hükmünü değiştiricileri, iddia ettikleri şefaatçileri ve din istismarcısı kişileri O’na denk tuttular). De ki: "Geçici arzularla oyalana durun, nasıl olsa varacağınız yer ateş olacaktır!"*
(*) İnsanları, Allah’ın kendisine has olan özelliklerini bir kısım insanlara yakıştırarak, Allah’ın dışında otoriteler kabul ederek onlar üzerinden saptırdılar. Eski zamanlarda insanlar putlar yaparak Allah’a eş koşarlardı. Onun için putperestler “put” bulmakta bayağı zorlanırdı. Çünkü pişmiş topraktan ya da kaliteli taştan yapılacak heykeller için yetenekli ustalar gerekiyordu. Ama günümüzde artık putların yerini insanlar aldığı için böyle bir problem yok! Çünkü insanlar tapmak için kendi aralarından bir zavallı çıkarıyorlar ve onu kutsamaya başlıyorlar, o da kısa zamanda “Put”a dönüşüyor. Ya da makama, şöhrete, paraya taparak onları putlaştırıyorlar. Anlayacağınız, eskiye göre putperestlik kolaylaşmıştır! Onun için putperestlerin sayısı her geçen gün artmaktadır. (C. Külünkoğlu Meali 30. Ayet Açıklaması)  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
İnsanları Allah’ın yolundan çevirmek için, kendilerinin icat ettikleri putları Allah’ın yerine koydular. Böylelerine deki “(Dilediğiniz gibi) Yaşayın. Sizin döneceğiniz yer ateştir.”
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Onlar insanları Allah’ın yolundan saptırmak için Allah’a oş koştular. Onlara de ki: «Gönenip durun. Ancak, ne olursa olsun döneceğiniz yer ateş olacaktır.»
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Onlar halkı Allah/ın yolundan çıkarmak için Allah/a eşler yaptılar. Onlara de ki şimdilik faydalanın; çünkü uğrayacağınız yer ateştir.
İsmail Yakıt
swap_vert close
Onlar Allah’a rakip eşler [endâd] koştular. Sonuçta (insanları) Allah’ın yolundan saptırdılar. De ki: “Geçici nimetlerle oyalanın bakalım! Muhakkak ki varacağınız yer ateştir.”
Kadri Çelik
swap_vert close
O'nun yolundan saptırmak için Allah'a eşler koştular. De ki: “Yararlanın (bakayım); sonuçta elbette sizin dönüşünüz ateşedir.”
Mahmut Kısa
swap_vert close
Çünkü onlar, insanları Allah’ın yolundan saptırmak için birtakım varlıkları mutlak itaat makâmına yücelterek ve Allah’tan başka otoritelerin egemenliğini kabul ederek O’na ortaklar koştular. Ey Müslüman, onlara de ki: “Şimdilik bir süre daha yaşayın bakalım; nasıl olsa eninde sonunda varacağınız yer cehennem olacak!
Mahmut Özdemir
swap_vert close
O’nun yolundan saptırmaları için Allah’a denkler / ortaklar / benzerler kıldılar. De ki: -“Yaşayın bakalım! Sizin gidişiniz, Ateş’edir”.
Mehmet Çakır
swap_vert close
İnsanları doğru yoldan alıkoymak için, Allah'a denk tanrılar uydurdular. Resulüm de ki: " şimdilik keyfinize bakın ama, sonunda yanacaksınız. "
Mehmet Çoban
swap_vert close
İnsanları Allah’ın yolundan saptırmak için; Allah’ın yetkileri bizde de var dediler. Biz de insanlara yasalar koyarak yönetiriz iddiasında bulundular. Biz de kendi kafamıza göre toplumlar, insanlar yaratırız diye havalandılar. İnsanlardan biz de gelecek yaratırız diyenlere de ki; istediğiniz gibi yaşayın! Nasılsa sonunuz ateştir.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
(İnsanları) O’nun yolundan saptırmak için Allah’a ortaklar koştular. De ki: “(İstediğiniz gibi) yaşayın! Şüphesiz ki varışınız ateşedir.” [*]
Benzer mesaj: Zümer 39:8.  
Mehmet Türk
swap_vert close
(O kâfirler insanları) Allah’ın yolundan saptırmak için,¹ Allah’a eşler koştular.² (Sen onlara): “(Şimdilik) keyfinize bakın bakalım, (nasıl olsa) varacağınız yer kesinlikle cehennemdir.” de.
1 Aslında Allah’ın dengi olmadığını bu kâfirler de bilir ama insanları saptırmak için Ona eşler uydururlar.2 Bunu sadece: “bu putlar, Allah’ın ortaklarıdır” şeklinde değil de çoğunlukla Allah’ın kendisine has sıfatlarını bir kısım insanlarda da var sayarak Allah’a, şirk koştular. Hatta onları Allah’tan da ileriye götürdüler.  
Muhammed Esed
swap_vert close
Çünkü, onlar Allah’a rekabet edebilecek güçlerin var olduğunu vehmettiler ⁴³ ve sonuç olarak O’nun yolundan saptılar. De ki: “[Bu dünyada] avunup durun bakalım, nasıl olsa yolunuzun sonu ateş olacak!”
43 Lafzen, “Allah’a eşler/ortaklar koştular (endâd)”. Bizim bu cümleyle ilgili açıklayıcı çevirimiz (ki Râzî tarafından bütünüyle doğrulanmaktadır) hk. yapılmış bir açıklama için bkz. 2. sure, 13. not. Li-yudillû ifadesinin başında yer alan li ön-eki amaç (ya da niyet) değil, fakat lâmu’l-‘âkibeh denen ve sonuç bildiren lâm’dır (Râzî) ve çeviri de buna göre yapılmıştır.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Onlar Allah’ın yolundan saptırmak için Allah’a birilerini denk tutmuşlardı.1 De ki: “Biraz daha bu dünyanın keyfini sürün bakalım. Nasıl olsa varacağınız yer ateştir.”2, 13/151, 7/191, 34/40-41, 216/55, 29/66, 67/29
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Allah’a, O’nun yolundan saptırmak için eşdeğer rakip güçler tasavvur ettiler.[²⁰¹⁰] De ki: “Geçici arzularla oyalanadurun, nasıl olsa varacağınız yer ateş olacaktır!”
[2010] Endâden kelimesi rakip ve düşman eşe delâlet eder (Bkz: 41:9, ilgili notlar). Buradaki sapma, şeytanın ya da başka soyut-somut varlıkların kötülük ilâhı olarak tasavvur edilmesine bir atıftır (Âyet 22). Doğaldır ki, bu durumda kötülüğün yaratıcısı olarak görülen varlık, zıt bir işlevle de olsa, Allah’a rakip ilan edilmiş demektir. Bu tür bir şeytan tasavvuru tevhidden ciddi bir sapıştır (Bkz: Âyet 22, not 25).  
Orhan Kuntman
swap_vert close
Onlar, halkı Allah yolundan alıkoymak için O'na ortaklar koştular. De ki: (ey müşrikler şimdilik) Eğlenin bakalım! (Fakat biliniz ki) Sonunda dönüp gideceğiniz yer cehennem ateşi olacaktır.
Osman Fırat
swap_vert close
Allah’ın yolundan saptırmak için O’na denkler kıldılar. De ki: "Bir süre daha (dünyadan) faydalanın. Çünkü varacağınız yer ateşedir. "
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Ve Allah için şerikler edindiler, O'nun yolundan saptırmak için. De ki: «Faidelenin, sonra muhakkak ki, dönüp gideceğiniz yer, ateştir.»
Suat Yıldırım
swap_vert close
İnsanları Allah'ın yolundan saptırmak için birtakım ortaklar uydurdular. De ki: “Azıcık yararlanın bakalım, nasılsa sonunda gideceğiniz yer ateştir! ” [10, 70]
Süleyman Ateş
swap_vert close
Allah'ın yolundan saptırmak için O'na eşler koştular. De ki: "(Şimdilik) eğlenin, gideceğiniz yer ateştir!"
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Kâfirler, nâsı Allâh'ın yolundan şaşırtmak içün Allâh'a şerîk ve emsâl kıldılar. Di ki: "Hayât-ı dünyâdan istifâde ile 'ömrinizi geçiriniz, nihâyet gideceğiniz yer cehennemdir.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Allah’ın yolundan saptırmak için Allah’a benzer nitelikte varlıklar uydurdular. De ki “Geçinip gidin ama gidişiniz kesinlikle ateşe doğrudur.”
Şaban Piriş
swap_vert close
Allah'ın yolundan saptırmak için O'na eşler koşmuşlardı. De ki: -Yaşayın bakalım, hiç şüphesiz varacağınız yer ateş olacaktır.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Halkı Onun yolundan alıkoymak için, başkalarını Allah'a denk tuttular. De ki: Nasiplenedurun; sonunda varacağınız yer ateştir.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Yolundan saptırmak için Allah'a eşler uydurdular. De ki: "Hadi, nimetlenin! Sonunda varacağınız yer ateştir."
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
daħı ķıldılar Tañrı’ya beñzerler tā azduralar “yolından. eyit “gönenüñ bayıķ dönecegüñüz od dapadur.”
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Daḫı ḳıldılar Tañrıya beñzerler tā azalar yolından. Eyit: Gönenüñ,bayıḳ inecegüñüz oddan yañadur.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Onlar (xalqı) Allah yolundan döndərmək üçün Ona (özlərindən uydurub cürbəcür) şəriklər qoşdular. (Ya Rəsulum! Onlara) belə de: “Hələ ki, (dünyada bir qədər) əylənib keg çəkin. Axırda məskəniniz atəş (Cəhənnəm) olacaqdır!”
M. Pickthall (English)
swap_vert close
And they set up rivals to Allah that they may mislead (men) from His way. Say: Enjoy life (while ye may) for lo! your journey's end will be the Fire.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
And they set up (idols) as equal to Allah, to mislead (men) from the Path! Say: "Enjoy (your brief power)! But verily ye are making straightway for Hell!"
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
وَجَعَلُوا
çünkü
koştular
لِلّٰهِ
Allah'a
اَنْدَاداً
eşler
لِيُضِلُّوا
saptırmak için
عَنْ سَب۪يلِه۪ۜ
O'nun yolundan
قُلْ
de ki
تَمَتَّعُوا
yaşayın
فَاِنَّ
şüphe- siz ki
مَص۪يرَكُمْ
dönüşünüz
اِلَى النَّارِ
ateşedir
Çünkü onlar, (insanları) Allah'ın yolundan saptırmak için O'na (mülkünde ortak olan) eşler koştular. De ki: (Dünyada belli bir süre daha) Yaşayın! Şüphesiz ki sonra dönüşünüz ateşedir.
جَعَلَ
Fiil-I
ج ع ل
Kıldı, yaptı, verdi, var etti, yarattı, uğrattı
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
اَنْدَاد
İsim
ن د د
Eşler (ortaklar, denkler)
اَضَلَّ
Fiil-IV
ض ل ل
Dalâlette bıraktı, dalâlete düşürdü, saptırdı, dalâlete sürükledi, boşa çıkardı
عَن
Ayrılma hâl eki
عَن
-den, -dan, hakkında
سَبِيل
İsim
س ب ل
Yol
قَالَ
Fiil-I
ق و ل
Dedi, buyurdu, söyledi
تَمَتَّعَ
Fiil-V
م ت ع
Faydalandı, yaşadı, yararlandı, eğlenedurdu
اِنّ
Edat
اِنّ
Şüphesiz, kesinlikle, muhakkak, elbette, gerçekten, zira, çünkü, doğrusu, daima. Cümledeki bilgiyi pekiştirmek için kullanılır.
مَصِير
İsim
ص ي ر
Dönüş, varış yeri
اِلٰى
Edat
اِلٰى
-e kadar, -a kadar, -e, -a
نَار
İsim
ن و ر
Ateş