close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

İbrâhîm Sûresi 3. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Elleżîne yestehibbûne-lhayâte-ddunyâ ‘alâ-l-âḣirati veyesuddûne ‘an sebîli(A)llâhi veyebġûnehâ ‘ivecâ(en)(c) ulâ-ike fî dalâlin ba’îd(in)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Onlar dünya yaşayışını ahiretten üstün tutup severler, halkı Allah yolundan menederler ve o yolu eğriltmek isterler. Onlardır pek uzak bir sapıklığa dalanlar.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
(Ki onlar) Dünya hayatını sevip ahirete tercih ederek (zalim ve bâtıl yönetimleri destekleyen ve insanları aldatıp) Allah yolundan çeviren ve onun (İslam gerçeğinin) eğrilmesini (yanlış ve eksik öğretilmesini ve istismar edilmesini) isteyen, işte onlar (bu yüzden de sinsi ve) derin bir sapkınlık içine düşen kimselerdir.
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Onlar ki, dünya hayatını biricik sevgi nesnesi olarak seçip, ahirete tercih ederler ve başkalarını Allah'ın yolundan çevirip, o yolu eğri ve dolambaçlı göstermeye çalışırlar. İşte onlar çok uzak ve derin bir sapıklık içerisindedirler.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Kâfirler, dünya hayatını âhirete, ebedî yurda tercih edenler, insanları Allah yolundan, İslâm'a girmekten alıkoyanlar, İslâmî hayatı yaşamaya, İslâmî faaliyetlere engel tedbirler alanlar, Allah yolunda tezat, tenakuz ortaya çıksın isteyenler, bu beklenti içine girenlerdir. İşte onlar tamamen başlarına buyruk bir hayat, koyu bir cehalet, dalâlet ve bozuk düzen içindedirler.
bk. Kur’an-ı Kerim, 2/257; 57/9.  
Ahmet Varol
swap_vert close
Onlar dünya hayatını ahirete tercih eder, (başkalarını) Allah'ın yolundan alıkoyar ve onda çarpıklık ararlar. İşte onlar uzak bir sapıklık içindedirler.
Ali Bulaç
swap_vert close
Onlar, dünya hayatını ahirete tercih ederler. Allah'ın yolundan alıkoyarlar ve onu çarpıtmak isterler (veya onda çarpıklık ararlar). İşte onlar, uzak bir sapıklık içindedirler.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Onlar, o kimselerdir ki, dünya hayatını ahiret üzerine tercih edip severler; Allah yolundan alıkoyarlar ve onun eğrilmesini isterler. İşte bunlar, hakdan çok uzak bir sapıklık içindedirler.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Onlar ki, ahiret hayatına karşı dünya hayatını severek tercih ediyorlar. (İnsanları) Allah’ın yolundan saptırıyorlar. Onu eğri büğrü görmek istiyorlar. İşte onlar, çok büyük bir sapıklık içindedirler.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
O kâfirler, dünya hayatını âhirete tercih ederler, Allah yolundan alıkoyarlar ve onun yolunu eğri göstermek isterler. İşte onlar uzak bir sapıklık içindedirler.
Besim Atalay
swap_vert close
Dünya dirliğini, ahret dirliğine üstün tutanlar, Allahın yolundan yüz çevirenler, yolu da eğriltmek istiyenler, işte bunlar, en batak sapkınlıkta
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Onlar, dünya hayatını ahirete tercih ederler. (Başkalarını) Allah yolundan çevirip onu eğri ve çelişkili göstermeye çalışırlar. İşte onlar derin bir sapıklık içindedirler.
Cemil Said
swap_vert close
Dünyâ hayâtını âhiret hayâtına tercîh idenler, insânları Allâh yolundan ayıranlar, eğri yollara sapdırmak isteyenler derin bir dalâletdedirler.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Onlar dünya hayatını ahirete tercih ederler, Allah'ın yolundan alıkoyup onun eğriliğini isterler. İşte onlar uzak bir sapıklık içindedirler.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Dünya hayatını ahirete tercih edenler, (insanları) Allah yolundan çevirip onu eğri ve çelişkili göstermek isteyenler var ya, işte onlar derin bir sapıklık içindedirler.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Onlar, dünya hayatını âhirete tercih eden, Allah yolundan alıkoyan ve onu eğri göstermek isteyenlerdir; işte onlar derin bir sapkınlık içindedirler.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Dünya hayatını ahirete tercih edenler, Allah yolundan alıkoyanlar ve onun eğriliğini isteyenler var ya, işte onlar (haktan) uzak bir sapıklık içindedirler.
Edip Yüksel
swap_vert close
Onlar ki dünya hayatını ahirete yeğlerler, ALLAH'ın yolundan saptırırlar ve onu eğriltmek isterler. Bunlar, alabildiğine sapmışlardır.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Onlar, o kimselerdir ki dünya hayatını ahirete tercih ederler, (insanları) Allah'ın yolundan çevirirler ve onun eğrilmesini isterler. İşte bunlar, çok büyük bir sapıklık içindedirler.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Onlar ki Dünya hayatı sever, Âhırete tercih ederler de Allah yolundan çevirirler ve onun eğrilmesini isterler, işte bunlar çok uzak bir dalâl içindedirler
Emrah Demiryent
swap_vert close
Onlar, dünya hayatını âhirete tercih ederler. (İnsanları) Allah yolundan çevirip onu eğri ve çelişkili göstermeye çalışırlar. İşte onlar derin bir sapıklık içindedirler.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Onlar, dünya hayatını ahiret hayatına tercih ederler. Allah'ın yolundan alıkoyarlar ve onda eğrilik ararlar. İşte onlar, derin bir sapkınlık içindedirler.
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Ki onlar dünyâ hayaatını âhiretden üstün (tutub) sevenler, (insanları ve birbirini) Allahın yolundan alıkoyanlar, onu (o yolu) eğriliğe çevirmek isteyenlerdir. İşte onlar (hakdan) uzak bir sapıklık içindedirler.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Onlar ki, dünya hayâtını (severek) âhirete tercîh ederler;(2) (insanları) Allah yolundan çevirirler ve ona (o yola) bir eğrilik (bulmak) isterler. İşte onlar, (haktan) uzak bir sapıklık içindedirler.
(2)“Âkıbeti (işin sonunu) görmeyen ve bir dirhem (azıcık) hâzır lezzeti, ileride bir batman (kilolarca)lezzetlere tercîh eden hissiyât-ı insâniye (insanın hisleri) akıl ve fikre galebe ettiğinden (üstün geldiğinden), ehl-i sefâheti (günahlara dalanları) sefâhetinden (beyinsizliklerinden) kurtarmanın yegâne çâresi, aynı lezzetinde (lezzetinin içinde) elemini (acısını) gösterip hissini mağlûb etmektir.*يَسْتَحِبُّونَ الْحَيٰوةَ الدُّنْيَا [Dünya hayâtını (severek âhirete) tercîh ederler] âyetinin işâretiyle, bu zamanda âhiretin elmas gibi ni‘metlerini, lezzetlerini bildiği hâlde, dünyevî kırılacak şişe parçalarını ona tercîh etmek, ehl-i îmân iken ehl-i dalâlete, o hubb-ı dünya (dünya sevgisi) ve o sır için tâbi‘ olmak tehlikesinden kurtarmanın çâre-i yegânesi (tek çâresi), dünyada dahi Cehennem azâbını ve elemlerini göstermekle olur. (...) Yoksa bu zamandaki küfr-i mutlakın (dinsizliğin) ve fenden gelen dalâletin (haktan sapmanın) ve sefâhetten gelen tiryâkīliğin (alışkanlığın) inâdı karşısında, Cenâb-ı Hakk’ı tanıttırdıktan sonra ve Cehennemin vücûdunu (varlığını) isbât ile ve onun azâbı ile insanları fenâlıktan, seyyiâttan (günahlardan)vazgeçirmek, ondan belki de yirmiden birisi ders alabilir. Ders aldıktan sonra da: ‘Cenâb-ı Hakk, Gafûru’r-Rahîmdir (bağışlayıcı ve merhamet edicidir). Hem Cehennem pek uzaktır’ der. Sefâhetine devâm edebilir. Kalbi, rûhu hissiyâtına mağlûb olur.” (Mektûbât, Hutbe-i Şâmiye, 395)  
İhsan Aktaş
swap_vert close
Onlar ki, dünya hayatını (severek) ahirete tercih ederler; (insanları) Allah yolundan çevirirler de o yolu eğri büğrü göstermek isterler. İşte onlar haktan, (doğru yoldan) çok uzak bir sapıklık içindedirler.
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Ahiret hayatına karşılık dünya hayatını sevmek isteyenler ve Allah’ın yolunda eğrilikler arayarak, insanları O nun yolundan çevirip alıkoyanlar, çok uzak bir sapıklığa düşmüşlerdir.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
O Kimseler ki bu dünya yaşayışını öbür dünya yaşayışından üstün tutarlar, insanları Allah’ın yolundan alıkoyarlar, bu yolu iğriltmek de isterler, işte bunlar büyük bir sapkınlık içindedirler.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Onlar ki dünya diriliğini âhirete tercih edip nâs/ı Allah yolundan alıkorlar, o yolu eğriliğe çevirmek isterler [⁴]. İşte onlar Haktan uzak bir sapıklıktadırlar.
[4] Tanrı yoluna eğri büğrü derler.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
Ki onlar, dünya hayatını ahirete tercih ederler ve (insanları) Allah yolundan alıkoyarlar ve o yolu kötü/eğri gösterirler. İşte onlar derin bir sapıklık içindedirler.
Kadri Çelik
swap_vert close
Onlar, dünya hayatını ahirete tercih ederler, Allah'ın yolundan alıkoyarlar ve bu yolu eğri göstermeye yeltenirler. İşte onlar, derin bir sapıklık içindedirler.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Onlar, âhirete karşılık şu gelip geçici dünya hayatını tercih eden, insanları Allah’ın yolundan alıkoyan ve sinsi propagandalarla hakîkati çarpıtarak bu yolu halkın gözünde kötü ve eğri göstermeye çalışan kimselerdir. İşte bunlar, derin bir sapıklık içindedirler. Bu kâfirler, Kur’an’ın Arapça olmasına itiraz edecek olurlarsa, şunu iyi bilsinler ki:
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Âhiret’e Dünya Hayatı’nı tercih eden, Allah’ın yolundan alıkoyan ve onun eğri olmasını isteyen kimseler! İşte onlar uzaklaştıran bir sapkınlık içindedir.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Vay dünya hayatını ahrete tercih edenlere! Vay Hak yolcusunu yolundan edenlere, vay basiti karmaşık hale getirenlere! Aslında onlar, büyük bir yalnızlık bunalımı içerisindedirler.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Bir deneme, bir imtihan hayatı olarak yaşadıkları dünya hayatını asıl kabul edip, kendilerini dünya hayatına adayıp, asıl hayatları olan ahiret hayatını unutanlar. Ahiret hayatları için hiçbir hazırlık yapmayanlar. İnsanları Allah’ın yolundan ayırıp, Allah’ın yasalarına karşı çıkanlar. Allah’ın yolunu eğriltmek, yasalarını çıkarlarına göre kullanmak isteyenler. Büyük bir sapıklık içindedirler.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Onlar dünya hayatını ahirete tercih eder; [*] Allah yolundan alıkoyar ve o (yol)un eğriliğini isterler. İşte onlar uzak bir sapkınlık içindedir.
Benzer mesajlar: Tevbe 9:23; Nahl 16:107; Fussilet 41:17.  
Mehmet Türk
swap_vert close
(Çünkü) onlar dünya hayatını âhiret hayatından çok severler, (insanları) Allah’ın yolundan çevirirler ve onu çarpıtmak¹ isterler. İşte onlar (haktan çok) uzak bir sapkınlık içerisindedirler.
1 Allah’ın dinini kendi keyiflerine göre tanımlarlar, doğruya eğri derler.  
Muhammed Esed
swap_vert close
Onlar ki, dünya hayatını biricik sevgi nesnesi olarak seçip ² onu ahiret [düşüncesine bütünüyle] yeğ tutarlar; ve başkalarını Allah’ın yolundan çevirip onu eğri ve dolambaçlı göstermeye çalışırlar. İşte çok derin, onulmaz bir sapıklık içinde olan, böyleleridir.
2 Zemahşerî ve Râzî’ye göre, yestehibbûn fiil formunun yukarıdaki anlam akışı içindeki asıl anlamı budur -yani, insanın bütün duygularına ve duyarlığına olduğu gibi el koyan, ruhsal kaynaklarını bütünüyle emip yoksullaştıran ve dolayısıyla onu manevî/ahlakî gerçeklere karşı kaçınılmaz biçimde ilgisiz ve yalıtılmış kılan dizginsiz bir sevgiyle dünya hayatını seçmek.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
O kâfirler dünya hayatını ahirete tercih ederler,1 insanları Allah’ın gerçek dininden saptırırlar ve O’nun yolunu eğri büğrü göstermeğe çalışırlar.2 İşte onlar derin bir sapıklık içindedirler.3, 12/200, 11/15-16, 17/18-19, 42/20, 211/18-19, 47/1, 32/16-174-175, 3/164, 62/2
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Onlar ki, sevgilerini dünya hayatına hasrederek onu âhirete tercih ederler; başkalarını da Allah yolundan çevirirler; dahası o (yolu) çapraşık ve dolambaçlı göstermeye çabalarlar. İşte onlar, derin bir sapıklığa gömülmüşlerdir.[¹⁹⁸⁵]
[1985] Krş: 7:45, 86; 11:19. Allah’ın dosdoğru yolunu eğri büğrü, çapraşık ve dolambaçlı göstermenin her türünü kapsar. Bunun bir türü cepheden saldırı yöntemiyle dini hayattan dışlama amacıyla yapılır, bir başka türü de sûret-i haktan görünerek sahte kutsallık icadı yoluyla yapılır.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
O kafirler ki, dünya hayatını ahirete tercih ederler, (halkı) Allah yolundan alıkoymaya çalışırlar ve o yolu bozmaya yeltenirler. İşte onlar (doğru yoldan çok) uzak bir sapıklık içindedirler. (Onların artık kurtuluş yolunu bulmaları mümkün değildir)
Osman Fırat
swap_vert close
O kimseler ki, dünyâ hayâtını âhirete tercih ederler, Allâh’ın yolundan saptımaya çalışırlarve yolun eğrisine çabalarlar, İşte onlar, doğru yoldan uzak bir sapıklık içindedirler.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Onlar ki, dünya hayatını ahiret üzerine seve seve tercih ederler ve Allah'ın yolundan çevirirler ve onun için eğrilik isterler, işte onlar pek uzak bir sapıklıktadırlar.
Suat Yıldırım
swap_vert close
1, 2, 3. Elif, Lâm, Râ. Bu, Rab'lerinin izniyle insanları karanlıklardan aydınlığa, azîz ve hamîd (üstün kudret sahibi ve her işi övgüye lâyık olan) Allah'ın yoluna, göklerde ve yerdeki her şeyin sahibinin yoluna insanları çıkarman için sana indirdiğimiz bir kitaptır. Kendilerini bekleyen o çetin azaptan ötürü vay o inkârcıların hallerine! Vay onlara ki, âhirete inanmalarına rağmen, bile bile dünyayı âhirete tercih ederler. İnsanları Allah yolundan çevirir de o yolu eğri büğrü göstermek isterler. İşte onlar haktan, doğru yoldan çok uzak bir sapıklık içindedirler. [2, 257; 57, 9]
Kâfirler, Allah’ın rızasına tâbi olmayıp, Allah’ın dininin kendilerine tâbi olmasını isterler. Bu din, bütün örf, âdet, gelenek ve alışkanlıklarını doğrulasın, ama hoşlanmadıkları bir tek inanç ve ibadeti bile şart koşmasın isterler. Ancak bu hale getirdikten sonra dini kabul etmeye giderler.  
Süleyman Ateş
swap_vert close
Ki onlar, dünya hayatını ahirete tercih ederler, Allah'ın yoluna engel olur ve onun eğrilmesini isterler. İşte onlar,derin bir sapıklık içindedirler.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Dünyâ hayâtını âhirete tercîh idüb sevenler Allâh'ın yolunı bağlayub nâsı men' idenler ve halkı eğri yola çevirmek isteyenler hakdan uzak dalâletdedirler.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Onlar, dünya hayatını Âhiretten çok seven, çarpıtma yaparak Allah’ın yolundan uzaklaşma/uzaklaştırma peşinde olan kimselerdir. Onlar derin bir sapkınlık içindedirler.
Şaban Piriş
swap_vert close
Onlar dünya hayatını ahiretten daha çok severler, Allah'ın yolundan alıkoyup, onun eğri büğrü olmasını isterler. İşte onlar derin bir sapıklık içindedirler.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Onlar, dünya hayatını âhirete tercih eden, halkı Allah'ın yolundan alıkoyan ve o yolu eğri göstermeye çalışanlardır. İşte onlar pek derin bir sapıklık içindedirler.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Onlar ki sefil ve iğreti hayatı âhirete tercih ederler ve Allah yolundan alıkoyup o yolu eğri-büğrü yapmayı isterler. İşte bunlar, dönüşü olmayan bir sapıklık içindedirler.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
anlar kim severler yaķın dirliġi āħiret üzere daħı yıġarlar Tañrı yolından daħı isterler anı egrilıķ iken şunlar azġunlıķ içindedür ıraķ.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Anlar kim severler yaḳın dirligi āḫiret üzere. Daḫı yıġarlar Tañrı yolın‐dan. İsterler egrilikler, anlar azġunluḳ içindedürler.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
O kəslər ki, dünyanı (fani dünya malını) axirətdən (axirət ne’mətlərindən) üstün tutur, (insanları) Allah yolundan döndərir (islam dinini qəbul etməyə mane olur) və o yolu əyri hala salmaq istəyirlər. Onlar (haqq yoldan) azıb uzaq düşmüşlər.
M. Pickthall (English)
swap_vert close
Those who love the life of the world more than the Hereafter, and debar (men) from the way of Allah and would have it crooked: such are far astray.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
Those who love the life(1873) of this world more than the Hereafter, who hinder (men) from the Path of Allah and seek therein something crooked: they are astray by a long distance.
1873 The Unbelievers are here characterised in three ways: (1) they love this ephemeral life and its vanities more than the true Life which goes into the Hereafter; (2) they not only harm themselves but mislead others; (3) their own crooked minds search for something crooked in Allah's straight Path (Cf. 7:45). But in doing so, they go farther and farther from the Truth.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
اَلَّذ۪ينَ
onlar ki
يَسْتَحِبُّونَ
daha çok severler
الْحَيٰوةَ
hayatını
الدُّنْيَا
dünya
عَلَى الْاٰخِرَةِ
âhirete göre
وَيَصُدُّونَ
ve alıkoyarlar
عَنْ سَب۪يلِ
yolundan
اللّٰهِ
Allah
وَيَبْغُونَهَا
ve onu isterler
عِوَجاًۜ
bir eğrilik
اُو۬لٰٓئِكَ
işte onlar
ف۪ي ضَلَالٍ
bir dalâlet içindedirler
بَع۪يدٍ
uzak
Onlar ki dünya hayatını âhirete göre daha çok severler (ve tercih ederler), (insanları) Allah yolundan alıkoyarlar ve onu eğri göstermek isterler. İşte onlar (haktan) uzak (derin) bir dalâlet içindedirler.
الَّذ۪ي
İsim
الَّذ۪ي
O kimse ki, o şey ki, o zat ki, o ki
اِسْتَحَبُّ
Fiil-X
ح ب ب
Sevdi
حَيَاة
İsim
ح ي ي
Hayat
دُنْيَا
İsim
د ن و
Dünya, yakın
عَلَى
Zamir
عَلَى
Üzerinde, hakkında, karşı, dolayı, -a, -e
اٰخِر
İsim
ا خ ر
Âhiret, son, ard (ardından gelenler vb.)
صَدَّ
Fiil-I
ص د د
Alıkoydu, yüz çevirdi, men etti, şamata etti
عَن
Ayrılma hâl eki
عَن
-den, -dan, hakkında
سَبِيل
İsim
س ب ل
Yol
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
بَغٰى
Fiil-I
ب غ ي
Azgınlık etti, saldırdı, haksızlık etti, taşkınlık etti
عِوَج
İsim
ع و ج
Eğrilik, sapma
اُولٰٓئِك
İşaret zamiri
اُولٰٓئِك
İşte onlar, işte, böylece
فِى
Bulunma hâl eki
فِى
İçinde, -de, -da
ضَلَال
İsim
ض ل ل
Dalâlet, sapma, şaşkınlık, boşa çıkma, boşa gitme
بَعِيد
İsim
ب ع د
Uzak