close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Hûd Sûresi 62. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Kâlû yâsâlihu kad kunte fînâ mercuvven kable hâżâ(s) etenhânâ en na’bude mâ ya’budu âbâunâ ve-innenâ lefî şekkin mimmâ ted’ûnâ ileyhi murîb(un)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Ey Salih dediler, bundan önce sen aramızda, hakkında iyi ümitler beslediğimiz birisiydin, şimdi atalarımızın taptıkları şeylerden bizi vaz geçirmek mi istiyorsun? Ve biz, gerçekten de senin bizi davet ettiğin şey hakkında şüphe içindeyiz, tereddüt etmekteyiz.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
(Bunun üzerine, yine peygambere) Dediler ki: "Ey Salih! Sen (böyle davalara ve iddialara kalkışmadan, tabularımıza ve tağutlarımıza karışmadan) önce; aramızda, kendisinden (hayır ve hizmet) umulan (ve saygı duyulan) birisiydin. (Şimdi) Atalarımızın taptıklarına kulluk yapmaktan (uyageldikleri ve o şekilde ibadet ettikleri din anlayışından ve alışageldiğimiz bu hayat tarzından) sen bizi vazgeçirip engelleyecek misin? Doğrusu bizi davet ettiğin şeyden (adil ve asil bir sistemin gerçekleşebilmesinden; Allah’ın dininin, bugünkü düzenden daha çok huzur ve refah vereceğinden) kuşku verici bir tereddüt içindeyiz."
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
“Ey Salih!” dediler. “Sen bundan önce aramızda, büyük umutlar beslenen biriydin. Şimdi bizi, atalarımızın kulluk edegeldiği şeylere kulluk etmekten mi alıkoyacaksın? Doğrusu bizi çağırdığın şeyden son derece şüphe ve kaygı içindeyiz.”
Ahmet Tekin
swap_vert close
Kavmi: “Ey Sâlih, sen, bundan önce içimizde, hakkında büyük umutlar beslenen biri idin. Atalarımızın taptıklarına tapmaktan ilahi ilmin-hikmetin gereği bizi yasaklıyor musun? Biz, kulluk ve ibadete davet ettiğin, teşvik ettiğin şeye karşı sû-i zannımızın beslediği şüpheler içindeyiz.” dediler.
Ahmet Varol
swap_vert close
Onlar: "Ey Salih! Sen bundan önce aramızda hakkında ümit beslenen biri idin. Bizi babalarımızın taptıklarına tapmaktan men mi ediyorsun? Doğrusu senin bizi kendisine çağırdığın şeyden şüphe içindeyiz, kuşkuluyuz" dediler.
Ali Bulaç
swap_vert close
Dediler ki: 'Ey Salih, bundan önce sen içimizde kendisinden (iyilikler ve yararlılıklar) umulan biriydin. Atalarımızın taptığı şeylere tapmaktan sen bizi engelleyecek misin? Doğrusu biz, senin bizi davet ettiğin şeyden kuşku verici bir tereddüt içindeyiz.'
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Onlar: “-Ey sâlih, sen bundan önce aramızda ümid edilen (güvenilen) bir kimse idin. Şimdi, babalarımızın taptığı şeylere (putlara) tapmaktan bizi vaz geçirmek mi istiyorsun? Doğrusu biz, senin bizi dâvet ettiğin Allah'a ibadetten kuşkulandırıcı bir şüphe içindeyiz” dediler.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Onlar dediler ki: “Ey Salih! Bundan önce sen içimizde, itibarı sağlam biri idin.. Babalarımızın ibadet ettiği putlara ibadet etmemizi mi bize yasaklıyorsun? Ve biz, senin bizi ona çağırdığın meselede şüphe içindeyiz. O mesele bizi kuşkulandırıyor.”
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Dediler ki: “Ey Sâlih! Sen bundan önce içimizde ümit beslenen biri idin. Şimdi babalarımızın taptıklarına tapmaktan bizi alıkoyuyor musun? Doğrusu biz, bizi kendisine çağırdığın şeyden ciddi bir şüphe içindeyiz.”
Besim Atalay
swap_vert close
Dediler ki: «Ey Salih ! bundan önce, aramızda hayır umulan birisiydin, atalarımızın taptıklarından, bizleri alıkoymak mı dilemektesin? Senin çağırdığın şeyden, bizler çok şüpheliyiz»
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Dediler ki: “Ey Salih, bundan önce sen içimizde sevilen sayılan (güvenilir) bir adamdın. Atalarımızın taptığı şeylere tapmamızdan sen bizi engelleyecek misin? Doğrusu biz, senin bizi davet ettiğin şeyden kuşku verici bir tereddüt içindeyiz.”
Cemil Said
swap_vert close
Didiler ki: "Yâ Sâlih hep ümîdimiz sende idi. Babalarımızın ’ibâdet itdiklerine ’ibâdet itmemizi men’ mi ideceksin? Senin da’vet itdiğin dîn bizde şübhe uyandırıyor."
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
"Ey Salih! Sen bundan önce, aramızda kendisinden iyilik beklenir bir kimseydin; şimdi babalarımızın taptıklarına bizi tapmaktan men mi ediyorsun? Doğrusu bizi çağırdığın şeyden şüphe ve endişedeyiz" dediler.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Onlar şöyle dediler: “Ey Salih! Bundan önce sen, aramızda ümit beslenen bir kimseydin. Şimdi babalarımızın taptıklarına tapmamızı bize yasaklıyor musun? Şüphesiz, biz senin bizi çağırdığın şeyden derin bir şüphe içindeyiz.”
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Dediler ki: “Ey Sâlih! Sen bundan önce aramızda kendinden iyi şeyler beklenen biriydin. Şimdi babalarımızın taptığı şeylere tapmaktan bizi engellemeye mi kalkışıyorsun? Doğrusu bizi çağırdığın din konusunda şüphelerimiz var!”
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Dediler ki: Ey Sâlih! Sen bundan önce içimizde ümit beslenen birisiydin. (Şimdi)  babalarımızın taptıklarına tapmaktan bizi engelliyor musun? Doğrusu biz, bizi kendisine (kulluğa)  çağırdığın şeyden ciddi bir şüphe içindeyiz.
Edip Yüksel
swap_vert close
Dediler ki: "Ey Salih, sen bundan önce, aramızda popüler bir umut kaynağıydın. Atalarımızın tapmış olduklarından sen şimdi bizi men mi ediyorsun? Biz, senin bizi çağırdığın şeylerden kuşku içindeyiz."
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Dediler: "Ey Salih,! Bundan önce sen bizim içimizde ümit beslenir bir zat idin. Şimdi bizi babalarımızın taptıklarına tapmaktan mı engelliyorsun? Biz, doğrusunu istersen bizi davet ettiğin şeyden kuşkulandıran bir şüphe içindeyiz."
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Ey Salih! Dediler: bundan evvel sen bizim içimizde ümid beslenir bir zatidin, şimdi bizi babalarımızın tapındığına tapmaktan nehiy mi ediyorsun? Her halde biz, senin bizi da'vet ettiğin şeyden çok kuşkulandıran bir şekk içindeyiz
Emrah Demiryent
swap_vert close
Onlar, “Ey Sâlih! Sen bundan önce aramızda hakkında ümit beslenen (fayda umulan, iyi) biri idin. Bizi babalarımızın taptıklarına tapmaktan men mi ediyorsun? Doğrusu senin bizi kendisine çağırdığın şeyden, şüphe ve tereddüt içindeyiz” dediler.
Erhan Aktaş
swap_vert close
“Ey Salih! Sen, bundan önce aramızda ümit beslenen biriydin. Şimdi atalarımızın kulluk ettiklerine kulluk etmekten bizi vazgeçirmek mi istiyorsun? Ve biz, gerçekten de senin bizi çağırdığın şey hakkında şüphe içindeyiz, kaygılanıyoruz.” dediler.
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
«Ey Saalih, dediler, sen bundan evvel içimizde ümîd beslenen bir (zât) din. (Şimdi) atalarımızın tapdığı şeylere tapmamızdan bizi vaz geçirmek mi istiyorsun? Senin bizi (kulluğuna) da'vet etdiğin (Rab) den hakıykaten şek içindeyiz, şübheleniciyiz».
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Dediler ki: “Ey Sâlih! (Sen) bundan önce aramızda gerçekten ümid beslenen bir kimse idin; (şimdi) atalarımızın tapageldiği şeylere kulluk etmekten bizi men' mi ediyorsun? Doğrusu biz ise, senin bizi kendisine da'vet etmekte olduğun şeyden kuşku veren ciddî bir şübhe içindeyiz.”
İhsan Aktaş
swap_vert close
Onlar: “Ey salih, sen bundan önce aramızda ümit edilen (güvenilen) bir kimse idin. Şimdi ne oldu da bizi atalarımızın taptığı ilahlara tapmaktan vazgeçirmeye çalışıyorsun? Doğrusu, bizi (kabul etmeye) çağırdığın şey hakkında (bu yeni inanç konusunda) kaygı verici bir şüphe içindeyiz.” dediler. *
(*) Lafzen, “Bundan önce aramızda umut beslenen biriydin”; Hz. Salih’in geleneksel inançlarını bırakıp Tek Allah’a kulluk etmeleri yolunda içten bir istek ve büyük bir çabayla karşılarına çıkıp da onları şaşırttığı güne kadar, kavmi tarafından muhtemelen müstakbel bir lider olarak görülmesine önayak olan parlak zekasına, seçkin niteliklerine ve sağlam kişiliğine işaret eden bir îma. (M. Esed Meal Açıklaması)  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Kavmi “Ey Salih! Sen bundan önce aramızda çok iyi şeyler yapacağını umduğumuz birisi idin. Atalarımızın ibadet ettiklerine kulluk etmemizi mi yasaklıyorsun? Bizi davet ettiğin, bir olan Allah’a kulluk etmede tereddüt ve şüphe içindeyiz” dediler.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Dediler: "Ey Salih! Sen bundan önce bizim aramızda kendinden iyi işler beklenen bir kimse idin. Şimdi bizi atalarımızın taptıklarına tapmaktan alıkoymak mı istiyorsun? Biz senin bizi kendisine çağırdığın Allah’tan iyiden iyiye şüphe ediyoruz."
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Onlar dediler: Salih! Sen bundan evvel aramızda kendinden hayır umulur bir kimseydin [⁶]. Babalarımızın taptıklarına tapmayı bize yasak mı ediyorsun? Biz, bizi dâvet ettiğin şeyde [⁷] daimî bir şüphe içindeyiz.
[6] Ulu kimse idin, nasiyende büyüklük, doğruluk eserleri görülürdü. Umur-u hususta müsteşar idin.[7] Tevhit, istiğfar ve tövbede, putlardan yüz çevirmede.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
Dediler ki: “Ey Salih! Sen bundan önce bizim aramızda ümit beslenen bir kimse idin. Şimdi ise atalarımızın/ babalarımızın taptıklarına tapmaktan bizi menediyorsun! Muhakkak ki biz, bizi çağırdığın şeyde kaygı verici [murîb] bir ikilem [şekk] içinde kaldık.”¹⁹
19 Krş. Sebe’, 34/50  
Kadri Çelik
swap_vert close
“Ey Salih! Sen bundan önce, içimizde ümit beslenilen bir kimseydin; şimdi babalarımızın taptıklarına tapmaktan bizi men mi ediyorsun? Doğrusu bizi çağırdığın şeyden çok kuşkulandıran bir şüphe içindeyiz” dediler.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Bu güzel dâvete karşılık kavminin inkârcıları, “Ey Sâlih!” dediler, “Sen şu ana kadar, aramızda büyük umutlar beslenen biriydin. Parlak zekân ve dürüstlüğün sayesinde, seni geleceğin lideri olarak görüyorduk. Fakat sen, tek Allah’a kulluk iddiasıyla ortaya çıkarak bütün umutlarımızı suya düşürdün. Demek sen bizi, atalarımızın geçmişten beri tapındığı şeylere tapmaktan ve onların bıraktığı ilkelere göre yaşamaktan alıkoyacaksın, öyle mi? Doğrusunu istersen, bizi kendisine çağırdığın bu din hakkında epey kaygı ve şüphelerimiz var bizim.”
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Dediler ki: -“Ey Salih! Bundan önce aramızda istenen / makbul bir kimseydin. Bize, atalarımızın kulluk ettiği şeylere kulluk etmemizi yasaklıyorsun ha? Biz, davet ettiğin şeyden elbette kuşku verici şüphe içindeyiz”.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Halk: " A Salih! Sen bu olaydan önce aramızda sevilen biriydin. Şimdi sen, ata tanrılarını bize yasak mı ediyorsun. Doğrusu, senin bize yaptığın tek tanrı çağrısında derin kuşkularımız var. "
Mehmet Çoban
swap_vert close
Dediler ki: "Ey Salih! Sen bundan önce bizim aramızda ümit beslenen bir kişiydin. Biz asaletin, soyun, bilgin ve kabiliyetlerinden dolayı seni başımıza layık görüyorduk. Seninle toplumumuzun daha iyi olacağını, düşmanlarımıza karşı üstünlük kazanacağımızı, güçlü, kuvvetli olacağımızı sanıyorduk. Şimdi ise sen bizi üzerinde bulunduğumuz atalarımızın yolundan uzaklaştırıyorsun. Hâlbuki atalarımız bize çok güzel, iyi bir yol bırakmıştır. Bizler atalarımızın bize bıraktıklarından şeref duyuyoruz. O yolda üstünlük ve gelecek görüyoruz. Ama senin şu anda söylediklerinden şüphedeyiz. Senin söylediklerinin bize güzellik iyilik ve gelecek vaat edeceğinden kuşkuluyuz."
Mehmet Okuyan
swap_vert close
(Kavmi ise) şöyle demişti: “Ey Salih! Elbette sen bundan önce içimizde ümit beslenen birisiydin. (Şimdi) babalarımızın taptıklarına tapmaktan bizi engelliyor musun? [*] Şüphesiz ki bizi kendisine (kulluğa) çağırdığın şeyden kuşkulandıran bir şüphe içindeyiz.” [*]
Benzer mesajlar: Bakara 2:170; Mâide 5:104; A‘râf 7:28; Yûnus 10:78; Hûd 11:53-54, 87; Enbiyâ 21:52-53; Şu‘arâ 26:70-74; Lokmân 31:21; Sebe’ 34:43; Sâffât 37:69-74; Zuhruf 43:22, 23.,Benzer mesaj: İbrâhîm 14:9.  
Mehmet Türk
swap_vert close
(Toplumu da Salih’e): “Ey Salih! Bundan önce sen içimizde hakkında ümit beslenen birisiydin. (Yani şimdi) sen bize, atalarımızın taptıklarına tapmayı mı yasaklıyorsun? Doğrusu biz, senin bizi davet ettiğin şeyden çok ciddi bir şüphe içerisindeyiz.” dediler.
Muhammed Esed
swap_vert close
“Ey Salih!” diye karşılık verdiler, “Sen bundan önce aramızda büyük umutlar beslenen biriydin! ⁹¹ (Şimdi) bizi atalarımızın kulluk edegeldiği şeylere kulluk etmekten mi alıkoyacaksın? Doğrusu şu ki, bizi çağırdığın (dâvâ) hakkında son derece ciddî bir şüphe ve kaygı içindeyiz!” ⁹²
91 Lafzen, “Bundan önce aramızda umut beslenen biriydin”; Hz. Salih’in geleneksel inançlarını bırakıp Tek Allah’a kulluk etmeleri yolunda içten bir istek ve büyük bir çabayla karşılarına çıkıp da onları şaşırttığı güne kadar, kavmi tarafından muhtemelen müstakbel bir lider olarak görülmesine önayak olan parlak zekasına, seçkin niteliklerine ve sağlam kişiliğine işaret eden bir îma.92 Lafzen, “gerçek şu ki, bizi davet ettiğin şey hakkında kaygılandırıcı bir şüphe içindeyiz”. Hatırlanmalıdır ki, İslam öncesi Araplar, düzmece tanrılarına da, Allah’ın kızları olarak gördükleri meleklere de, insan ile, varlığını bu anlayış içinde reddetmedikleri Allah arasında meşru aracılar gözüyle bakıyorlardı; bunun sonucu olarak, peygamberlerinin kendilerinden bu düzmece tanrıları ya da yarı-tanrıları bırakmalarını istemesi onlar için son derece sarsıcı bir vaka durumundaydı. Semûdluların yukarıdaki cevabı sanki, “sizin O’ndan başka tanrınız yok!” şeklindeki tevhîdî uyarısından vazgeçse, Hz. Salih’in, peygamber olduğu yolundaki iddiasını kabule hazır olduklarını îma eder gibidir; Hz. Salih’in sonraki ayette verdiği karşılığı da bütünüyle açıklayan bir yorumdur bu.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Onlar da: Ey Salih, bundan önce aramızda sen gelecek vaat eden biriydin. Şimdi sen bizi atalarımızın taptıklarına kulluktan alıkoymaya mı çalışıyorsun? Tereddüt eder bir halde; “Doğrusu biz, davet ettiğin şeyler hakkında şüphe içindeyiz” dediler. 2/170
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Onlar şöyle dediler: “Ey Sâlih! Doğrusu sen, bundan önce içimizde (hep) gelecek vaat eden biriydin.[¹⁷⁵⁷] Şimdi kalkıp sen bizi atalarımızın kulluk ettiği şeylere tapmaktan mı alıkoyacaksın? Ama şunu iyi bil ki, biz senin davet ettiğin şeye dair şüphe içindeyiz” demişlerdi; mütereddit bir hâlde…[¹⁷⁵⁸]
[1757] Hz. Sâlih üzerinden Allah Rasûlü’nün Mekke’deki saygın konumu dile getiriliyor. Dün “el-Emîn” diye onu öven Mekke, ne olmuştu da bugün onu dövme ve ona sövme yarışına girmişti? Cevabı belliydi: Kötülerin itirazı iyiye değil, aktif iyiye idi. Çünkü her iyinin aktifleşince ilk yaptığı şey kötülükle mücadeleydi (Bkz: 74:2, not 2). [1758] Çevirimizin gerekçesi için bkz: 14:9, not 12.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
Kavmi ise "Ey Salih, sen bundan evvel (peygamberlik davasına kalkışmadan önce) aramızda ümit beslenen (itibarlı) birisiydin, (şimdi) atalarımızın taptığı putlara tapmamızdan bizi vaz geçirmek mi istiyorsun? (Biz bunu senden beklemezdik, kaldı ki) Kuşkusuz biz, bizi davet ettiğin şeyden (Rabbimizden başka ilah olmadığından) şüphe içindeyiz" dediler.
Osman Fırat
swap_vert close
Dediler ki: "Ey Sâlih, sen bundan (Risaletten) önce bizim aramızda ümit beslenen kişi idin. Şimdi atalarımızın taptıklarına tapmaktan bizi men mi ediyorsun? Biz kesinlikle senin bizi o çağırdığına şüphe kuşku içindeyiz!.. ’’?
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Dediler ki: «Ey Sâlih! Sen bundan evvel bizim içimizde ümit beslenilen bir zât idin. Sen babalarımızın ibadet eder oldukları şeylere ibadet etmekten bizi nehy eder misin? Ve şüphe yok ki, biz kendisine bizi dâvet ettiğin şeyden bir şekk içindeyiz. Şüphedeyiz.»
Suat Yıldırım
swap_vert close
“Ey Salih! ” dediler, “Sen şimdiye kadar ümit bağladığımız bir kişi idin. Şimdi ne oldu sana. Ne diye bizi atalarımızın taptığı tanrılara tapmaktan vazgeçirmek istiyorsun? Doğrusu, senin çağırdığın bu fikrin doğruluğundan şüphe içindeyiz, kuşkulanıyoruz. ”
Süleyman Ateş
swap_vert close
Dediler ki: "Ey Salih, sen bundan önce bizim aramızda ümit beslenen kişi idin. Şimdi atalarımızın taptıklarına tapmaktan bizi men mi ediyorsun? Biz senin bizi çağırdığın şeyden şüphe içindeyiz, kuşkulanıyoruz!"
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Onlar: "Ey Sâlih! Bundan evvel sen aramızda hâtırı sayılanlardan idin. Bizi babalarımızın 'ibâdet itdiklerine 'ibâdetden men' mi idersin? Biz, senin bizi da'vet iylediğin şeyde şek ve şübhe üzereyiz." didiler.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Dediler ki “Bak Salih! Daha önce aramızda, kendisine ümit bağlanan biriydin. Şimdi kalkmış, atalarımızın kulluk ettiğine kul olmamızı yasaklıyorsun? Biz senin bizi çağırdığın şeyden dolayı şüpheye düşüyor, endişeye kapılıyoruz.”
Şaban Piriş
swap_vert close
-Ey Salih, bundan önce aramızda kendisinden iyilik beklenen bir kimse idin. Şimdi, atalarımızın kulluk ettiklerine bizim kulluk etmemizi mi yasaklıyorsun? Doğrusu biz, davet ettiğin şeyden iyiden iyiye şüphe ediyoruz, dediler.
Ümit Şimşek
swap_vert close
“Ey Salih,” dediler. “Sen bundan önce aramızda ümit vaad eden biriydin. Şimdi bizi atalarımızın ibadet ettiği şeylerden mi vazgeçirmek istiyorsun? Doğrusu, bizi davet ettiğin şey hakkında kaygı verici bir şüphe içindeyiz.”
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Dediler ki: "Ey Sâlih! Sen bundan önce, aramızda aranan/ümit beslenen bir kişi idin. Şimdi kalkmış, atalarımızın kulluk ettiklerine kulluk etmemizi mi yasaklıyorsun? Gerçek şu ki biz, bizi çağırdığın şey hakkında kafaları karıştıran bir kuşku içindeyiz."
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
eyittiler: “iy śāliḥ! bayıķ olduñ aramuzda ümid dutınılmış uşbundan ilerü ya'nį girü milletümüzdensin diridük. yıġarmısın biri kim ŧapavuz anı kim ŧapardı atalarumuz? daħı bayıķ biz gümān içindevüz andan kim oķırsın bizi anuñ eger gümān bıraġıcı.”
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Eyitdiler: İy Ṣāliḥ, sen bizüm içümüzde muḥterem‐idüñ bundan öñdin.Senden ḫayr umarduḳ. Bizi ḳaytarur mısın ‘ibādet eylemekden atalarumuzma‘būdlarına? Taḥḳīḳ biz gümān içindeyüz, bizi da‘vet eyledügüñ tevḥīd‐den şeke düşürici gümān.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Onlar dedilər: “Ey Saleh! Sən bundan əvvəl içərimizdə (böyüyümüz, ağsaqqalımız olmağa) ümid edilən bir adam idin. İndi atalarımızın ibadət etdiyinə (bütlərə, tanrılara) ibadət etməyi bizə qadağanmı edirsən? Doğrusu, biz sənin bizləri də’vət etdiyin (tövhid) barədə şəkk-şübhə içindəyik”.
M. Pickthall (English)
swap_vert close
They said: O Salih! Thou hast been among us hitherto as that wherein our hope was placed. Dost thou ask us not to worship what our fathers worshipped? Lo! we verily are in grave doubt concerning that to which thou callest us.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
They said: "O Salih! thou hast been of us! a centre of our hopes(1558) hitherto! dost thou (now) forbid us the worship of what our fathers worshipped? But we are really in suspicious (disquieting) doubt as to that to which thou invitest us."
1558 Salih's life with his people had been so righteous (like that of al Amin in later times) that he might have been chosen leader or king if he had only conformed to their superstitions and supported their sins. But he was born for a higher mission— that of a preacher of truth and righteousness and an ardent opponent of selfish privilege and a champion of the rights of humanity on Allah's free earth by the symbol of the she-camel: see n. 1044 to 7:73.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
قَالُوا
dediler
يَا
ey
صَالِحُ
Sâlih
قَدْ
gerçek- ten
كُنْتَ
idin
ف۪ينَا
içimiz- de
مَرْجُواًّ
ümit bes- lenen
قَبْلَ
önce
هٰذَٓا
bun- dan
اَتَنْهٰينَٓا
bizi men mi ediyorsun
اَنْ نَعْبُدَ
tapmamızdan
مَا يَعْبُدُ
taptıkları şeylere
اٰبَٓاؤُ۬نَا
babaları- mızın
وَاِنَّنَا
ve doğru-su biz
لَف۪ي شَكٍّ
elbet bir şüp-he içindeyiz
مِمَّا
o şey-den ki
تَدْعُونَٓا
bizi çağı-rıyorsun
اِلَيْهِ
kendi- sine
مُر۪يبٍ
kuşku veren
Onlar dediler ki: "Ey Sâlih! Sen bundan önce içimizde ümit beslenen birisiydin. (Şimdi) Babalarımızın taptıklarına tapmaktan bizi men mi ediyorsun? Doğrusu biz senin bizi (kulluğa) çağırdığın şeyden derin bir şüphe içindeyiz."
قَالَ
Fiil-I
ق و ل
Dedi, buyurdu, söyledi
يَا
Nida edatı
يَا
Ey!
صَالِح
Özel isim
ص ل ح
Hz. Sâlih (a.s.)
قَد
Edat
قَد
Katiyen, muhakkak, doğrusu, hakikaten, kesin olarak, andolsun
كَانَ
Fiil-I
ك و ن
İdi, oldu
فِى
Bulunma hâl eki
فِى
İçinde, -de, -da
مَرْجُوٌّ
Edilgen fiil
ر ج و
Ümit beslenen
قَبْل
İsim
ق ب ل
Önce, öteden beri
هٰذَا
İşaret zamiri
هٰذَا
Bu, budur
نَهٰي
Fiil-I
ن ه ي
Men etti, yasakladı, alıkoydu
اَن
Edat
اَن
Ki, diye, iken, ötürü, -mek, -mak
عَبَدَ
Fiil-I
ع ب د
Âbd oldu, taptı, kulluk etti
مَا
Zamir
مَا
Ne, şey, geçmiş zamanın olumsuzluk eki
عَبَدَ
Fiil-I
ع ب د
Âbd oldu, taptı, kulluk etti
اٰبَاء
İsim
ا ب و
Ataları, babaları
اِنّ
Edat
اِنّ
Şüphesiz, kesinlikle, muhakkak, elbette, gerçekten, zira, çünkü, doğrusu, daima. Cümledeki bilgiyi pekiştirmek için kullanılır.
فِى
Bulunma hâl eki
فِى
İçinde, -de, -da
شَكّ
İsim
ش ك ك
Şüphe
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
دَعَا
Fiil-I
د ع و
Çağırdı, dua etti, davet etti, yalvardı, isnad etti
اِلٰى
Edat
اِلٰى
-e kadar, -a kadar, -e, -a
مُرِيب
Etken fiil-IV
ر ي ب
Kuşku veren, şüpheci