close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Hûd Sûresi 29. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Veyâ kavmi lâ es-elukum ‘aleyhi mâlâ(en)(s) in ecriye illâ ‘ala(A)llâh(i)(c) vemâ enâ bitâridi-lleżîne âmenû(c) innehum mulâkû rabbihim velâkinnî erâkum kavmen techelûn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Ey kavmim, bu yüzden bir mal da istemem sizden; ecrim, ancak Allah'a ait ve ben, inananları kovacak da değilim; şüphe yok ki onlar, Rablerine kavuşacaklar, fakat sizi görüyorum ki bilgisiz bir kavimsiniz.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
"(İyi düşünün) Ey kavmim! Ben bu (tebliğ ve tavsiyelerime) karşılık sizden bir mal (makam ve menfaat) istemiyorum. Benim ücretim (sevabım) yalnızca Allah’a aittir. (Siz hor görüyor ve hoşlanmıyorsunuz diye) Ben iman edenleri (yanımdan) kovacak da değilim. Onlar mutlaka Rablerine kavuşacak (niyet ve gayretlerinin karşılığına erişecekler)dir. Ne var ki, ben sizi gerçekten cahillik eden bir toplum (olarak) görmekteyim." (Bu ayete göre, kamu görevi yapanların, ayrıca halktan ücret ve hediye talep etmeleri rüşvettir.)
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Ey kavmim! Bu mesajı size ulaştırdığım için sizden bir menfaat da beklemiyorum. Benim çabalarımın karşılığı Allah katındadır. Ve siz istemiyor, beğenmiyorsunuz diye bana inananları da yanımdan kovacak değilim. Çünkü onlar, Rableriyle karşılaşacaklarını biliyorlar. Ama size gelince, sizin eğriden doğrudan habersiz, yol yordam bilmez bir topluluk olduğunuzu görüyorum.
Ahmet Tekin
swap_vert close
“Ey kavmim, tebliğ görevime karşılık sizden bir mal, bir bedel istemiyorum. Benim ücretim, mükâfatım ancak Allah'a aittir. Ben iman edenleri kovamam. Onlar Rablerine kavuşacaklar. Fakat ben sizi bilgiden, muhakemeden uzak, tutarsız davranan, cehalette ısrar eden bir kavim olarak görüyorum.” dedi.
bk. Kur’an-ı Kerim, 6/52-53; 10/72; 26/111.  
Ahmet Varol
swap_vert close
Ey kavmim! Bunun karşılığında sizden bir mal istemiyorum. Benim ecrim yalnızca Allah'a aittir. İman edenleri de kovacak değilim. Onlar Rabblerine kavuşacaklardır. Ancak ben sizi cahillik eden bir topluluk olarak görüyorum.
Ali Bulaç
swap_vert close
'Ey Kavmim, ben sizden buna karşılık bir mal istemiyorum. Benim ecrim, yalnızca Allah'a aittir. Ben iman edenleri kovacak değilim. Onlar gerçekten Rablerine kavuşacaklar. Ancak ben sizi, cahillik etmekte olan bir kavim görüyorum.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Ey Kavmim! peygamberliği tebliğ işinden dolayı sizden bir mal istemiyorum. Benim mükâfatım ancak Allah'a aittir ve ben iman edenleri (isteğiniz gibi) kovacak değilim. Elbette onlar Rablerine kavuşacaklar (eğer kendilerini kovarsam, beni ona şikâyet ederler). Ancak ben, sizi cahillik yapmakta olan bir topluluk görüyorum.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
29, 30. “Ey kavmim! Ben bu görevime karşı sizden bir mal istemiyorum. Benim ücretim, yalnızca Allah’a aittir. Ben o inananları kovacak da değilim. Onlar Rableri ile karşılaşacaklar. Ben yalnızca sizin cahil bir toplum olduğunuzu görüyorum. Ey kavmim! Eğer onları kovarsam, Allah’a karşı kim bana yardım edebilir? Artık düşünmeyecek misiniz?!”
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
“Ey kavmim! Allah'ın emirlerini bildirmeye karşılık sizden herhangi bir mal istemiyorum. Benim ödülüm ancak Allah'a aittir. Ben iman edenleri kovacak değilim; çünkü onlar Rabblerine kavuşacaklardır. Fakat ben sizi, bilgisizce davranan bir kalabalık olarak görüyorum.”
Besim Atalay
swap_vert close
Ey ulusum! Bu iş için sizden bir şey istemem, Allahadır ancak benim sevabım, ben inan etmiş olanları kovmam, onlar kavuşacak Tanrılarına, görüyorum sizin bilgisiz bir ulus olduğunuzu?
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
“Ey kavmim! Bu uyarı çabalarıma karşılık sizden maddi bir karşılık istemiyorum, benim hizmetimin karşılığını verecek olan Allah'tır. İnananları yanımdan kovacak değilim, çünkü onlar Rablerine kavuşacaklardır. Fakat sizin gerçeklerden habersiz bir toplum olduğunuzu görüyorum.”
Bkz. 6/52-53, 10/72, 26/111“İnananları yanımdan kovacak değilim” ifadesi, inkârcıların Hz. Nuh’a ashabının aşağı sınıftan kimselerden oluştuğunu ve bunları etrafından uzaklaştırdığı takdirde belki kendisine kulak verebileceklerini îma edenlere karşı “böyle bir şey asla yapmam” anlamında bir söylemdir. Aynı durum Hz. Peygamber’le Kureyş müşrikleri arasında yaşanmıştı. Hz. Peygamber Suhayb, Ammar, Selman ve Bilal gibi fakir Müslümanlarla beraberken müşrikler; “biz bunlarla beraber mi oturup kalkacağız? Bunları yanından uzaklaştırırsan belki sana kulak veririz,” demişlerdi. Bunun üzerine, “Sabah akşam Rablerinin rızasını isteyerek, O'na yalvaranları kovma! Onların hesabından sana bir sorumluluk, senin hesabından da onlara bir sorumluk yok ki, onları kovup da zalimlerden olasın!” (En’am 6/52) ayeti nazil oldu.  
Cemil Said
swap_vert close
"Ey kavmim ben sizden bilmukâbele mal istemiyorum benim mükâfâtım Allâh’dandır. Bir gün Allâh’ın huzûruna çıkacaklarına inananları yanımdan ayıramam fakat görüyorum ki siz bir câhil kavimsiniz."
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
"Ey milletim! Buna karşılık ben sizden bir mal da istemiyorum. Benim ücretim Allah'a aittir; inananları da kovacak değilim; çünkü onlar Rableriyle karşılaşacaklar; fakat ben sizi cahil bir millet olarak görüyorum."
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
“Ey kavmim! Buna karşı ben sizden herhangi bir mal da istemiyorum. Benim mükâfatım ancak Allah’a âittir. Ben o iman edenleri (teklifinize uyarak) kovacak da değilim. Çünkü onlar Rablerine kavuşacaklardır. Fakat ben sizin bilgisizce davranan bir toplum olduğunuzu görüyorum.”
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Ey kavmim! Buna karşılık sizden herhangi bir mal istemiyorum. Benim ecrim sadece Allah’a aittir. (Siz istiyorsunuz diye) ben iman edenleri kovacak değilim; onlar (imanları sayesinde) rablerine kavuşacaklardır. Fakat ben sizi bilgisizliğe gömülmüş bir topluluk olarak görüyorum.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Ey kavmim! Allah'ın emirlerini bildirmeye karşılık sizden herhangi bir mal istemiyorum. Benim mükâfatım ancak Allah'a aittir. Ben iman edenleri kovacak değilim; çünkü onlar Rablerine kavuşacaklardır. Fakat ben sizi, bilgisizce davranan bir topluluk olarak görüyorum.  
 Hz. Nuh’un kavmi inanmış fakir kimselere tenezzül etmiyor ve onlarla beraber olmak istemiyorlardı. Bunun için Nuh (a.s.)’ın onları yanından kovmasını teklif ettiler. O büyük peygamber elbette cahillerin sözüne bakarak Allah’a iman etmiş, Allah katında değeri olan kimseleri yanından kovacak değildi.  
Edip Yüksel
swap_vert close
"Ey halkım, buna karşılık sizden herhangi bir para istemiyorum. Ücretim ancak ALLAH'tan gelir. İnananları da kovamam; onlar, Rab'leriyle karşılacaklar. Fakat, sizi cahillik eden bir topluluk olarak görüyorum."
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
"Ey kavmim! Ben sizden herhangi bir mal mülk istemiyorum. Benim mükafatım ancak Allah'a aittir. Ve ben ona iman edenleri kovacak değilim. Onlar elbette Rablerine kavuşacaklar. Fakat ben de sizi cahillik eden bir kavim görüyorum."
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Hem ey kavmim! Buna karşı ben sizden bir mal istemiyorum, benim ecrim ancak Allaha âiddir, ve ben o iyman edenleri koğacak değilim, elbette onlar rablarına kavuşacaklar, ve lâkin ben sizi cahillik eder bir kavim görüyorum
Emrah Demiryent
swap_vert close
Ey kavmim! (Yapmış olduğum tebliğden dolayı) sizden herhangi bir mal/mülk istemiyorum. Benim ecrim yalnızca Allah’a aittir. Ve (siz aşağı görüyorsunuz diye) îmân edenleri (yanımdan) kovacak da değilim. Çünkü onlar (âhirette) Rablerin (in kendilerine vadettiği nimetler) e kavuşacaklardır. Fakat ben sizi, câhillik eden bir topluluk olarak görüyorum!
Erhan Aktaş
swap_vert close
“Ey halkım! Buna karşı sizden herhangi bir ücret istemiyorum. Benim ücretim, yalnızca Allah'a aittir. Siz, hor görüyorsunuz diye, iman edenleri yanımdan kovacak değilim. Onlar, Rabb'lerine kavuşacaklardır. Fakat ben, sizi cahillik eden bir halk olarak görüyorum.”
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Ey kavmim, bundan (bu tebliğlerimden) dolayı sizden hiç bir mal istemiyorum. Benim mükâfatım Allahdan başkasına âid değildir ve ben îman edenleri tardedici de değilim. Çünkü onlar muhakkak ki Rablerine kavuşanlardır. Ancak ben sizi cahillik eder bir kavm görüyorum».
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
“Ey kavmim! Buna (bu yaptığım teblîğe) karşı sizden bir mal istemiyorum. Benim ücretim ancak Allah'a âiddir(1) ve ben îmân edenleri kovucu da değilim. Şübhesiz ki onlar, Rablerine kavuşacak kimselerdir; fakat ben, sizi câhillik etmekte olan bir kavim olarak görüyorum.”
(1)Bakınız; (sahîfe 216, hâşiye 1)  
İhsan Aktaş
swap_vert close
Ve “Ey kavmim! Bu uyarı çabalarıma karşılık sizden maddi bir karşılık (makam, mevkî) istemiyorum, benim ücretimi verecek olan Allah’tır, (kendilerine hakaret edip ayak takımı dediğiniz o) inanmış kimseleri yanımdan kovacak da değilim, şüphesiz onlar Rablerine kavuşacaklardır. Fakat ben sizin bilgisizce davranan bir toplum olduğunuzu görüyorum. *
(*) Kavminin mal ve servete düşkün olan ileri gelenleri Hz. Nûh’un da peygamberliği istismar ederek para, makam ve mevki sahibi olmak istediğini, bu yolla kavmi içerisinde üstünlük sağlamaya çalıştığını düşünüyorlardı (bk. Mü’minûn 23/24). Hz. Nûh âyetteki açıklamasıyla böyle bir niyetinin bulunmadığını ilân etti. İlâhî mesajı karşılıksız olarak tebliğ etmek peygamberlerin tevhid mücadelesinde büyük önem taşımaktadır… Tarih boyunca inkârcı toplumların ileri gelenleri peygambere inanan fakirleri küçümsemişlerdir. Nitekim Hz. Peygamber zamanındaki ileri gelen müşrikler de ona inanan fakirlere karşı aynı davranışı sergilemişlerdi (bk. En‘âm 6/52). 27. âyetten itibaren konunun akışından ve Hz. Nûh’un kavmine verdiği cevaptan anlaşılacağı üzere aristokrat müşrikler fakir müminlerle aynı mecliste bulunmayı içlerine sindiremiyorlardı. Bu sebeple Hz. Nûh’un çağrısını kendisiyle baş başa tartışmak maksadıyla fakir müminleri yanından kovmasını istediler. Böyle bir teklif Allah’ın emrine aykırı olduğu gibi aklıselime de aykırıydı; bu zulmü ne din kabul ederdi ne de akıl! Çünkü İnsanlık şerefiyle bağdaşmayan bu teklifi kabul ettiği takdirde Allah’ın azabını hak edeceğini bilen Nûh,”Onları kovarsam beni Allah’a karşı kim koruyabilir, düşünmüyor musunuz?” (11/30) diyerek bunun büyük bir haksızlık olacağına işaret etti. Kaynak: (Kur’an Yolu Tefsiri)  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Ey Kavmim! “(Uyarılarıma karşılık) sizden bir mal da istemiyorum. Benim tebliğimin karşılığı Allah’a aittir. Aynı zamanda ben, Rablerine kavuşacaklarına kesinlikle iman edenleri dışlayacak değilim.. Ancak siz, cahil bir topluluk olarak görüyorum.”
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
"Ey ulusum! Bunun için ben sizden karşılık olarak hiç bir mal istemiyorum. Benim karşılığımı vermek yalnız Allah’a düşer. Ben inananları yanımdan kovmam ki. Çünkü, onlar çalaplarına kavuşacaklardır. Ancak, görüyorum ki sizler kendini bilmiyenler takımısınız.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Ey kavmim! Bundan dolayı sizden hiçbir mal istemiyorum. Benim ücretim yalnız Allah/a aittir. Mü/min olanları istediğiniz gibi kovacak değilim. Çünkü onlar Rablerine kavuşacaklardır. Fakat ben sizi nâdan bir kavim görüyorum»;
İsmail Yakıt
swap_vert close
“Ey kavmim! Buna karşı ben sizden (herhangi) bir mal/ ücret istemiyorum. Benim ücretim Allah’a aittir. Ben o inananları kovacak da değilim. Şüphesiz onlar Rablerine kavuşacaklar! Fakat ben sizi cahillik eden bir topluluk [kavm] olarak görüyorum.”
Kadri Çelik
swap_vert close
“Ey kavmim! Buna karşılık ben sizden bir mal da istemiyorum. Benim ücretim sadece Allah'a aittir. İman edenleri de kovacak değilim; çünkü onlar Rableriyle karşılaşacak olanlardır. Lakin ben sizi, cahil bir topluluk olarak görüyorum.”
Mahmut Kısa
swap_vert close
“Ey halkım! Ben bu mesajı size ulaştırmama karşılık, sizden herhangi bir maddî çıkar beklemiyorum.Benim mükâfatımı verecek olan, yalnızca Allah’tır. Ey inkârcılar! Ben, yoksul ve zayıf oldukları için küçümsediğiniz ve birlikte oturmaya tenezzül etmediğiniz şu müminleri, sizi memnun etmek için yanımdan kovacak değilim! Çünkü onlar, gün gelecek Rab’lerine kavuşacak ve yüce mahkemede şâhitlik yapacaklardır. Kendilerini kovduğum için beni O’nun huzurunda şikâyet ederlerse, hâlim nice olur? Eğer bunlar iman etmeden önce kötülük yapmışlarsa, geçmişleri beni ilgilendirmez. Çünkü artık tövbe edip tertemiz bir hayata başladıklarını biliyorum. Fakat buna karşılık, sizin hak hukuk tanımayan, dürüstlük ve erdemlilik nedir bilmeyen câhil bir topluluk olduğunuzu görüyorum.”
Mahmut Özdemir
swap_vert close
-“Ey kavmim! Sizden buna karşı bir mal da istemem. Benim ücretim (ödülüm) ancak Allah’a aittir. Ben inanmış kimseleri kovacak değilim. Onlar, rabb’leriyle karşılaşacaklardır; ama ben sizi câhillik edecek bir kavim olarak görüyorum”.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Sevgili milletim! Ben, bundan dolayı sizden bir şey istemiyorum. Benim ücretim Allah'tan. Ama ben, sizin cahilce sözlerinize bakarak inananları dışlayamam. Çünkü yarın onlar, Rab'lerinin huzuruna çıkacaklar.
Mehmet Çoban
swap_vert close
"Ey kavmim! Tebliğlerim için sizden bir mal, bir ücret istemiyorum. Benim ücretim Allah’a aittir. Üstelik siz istemiyor, hor görüyorsunuz diye; Rabbime inanan insanları yanımdan kovacak değilim! Çünkü onlar Rabbine kavuşacaklardır. Rabbimin azabından kurtulanlar onlardır. Ben onları nasıl kovarım? Görüyorum ki sözlerinizle, davranışlarınızla cahillik içindesiniz."
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Ey kavmim! Buna (tebliğe) karşılık sizden herhangi bir mal istemiyorum. Benim ödülüm yalnızca Allah’a aittir. [*] Ben iman edenleri kovacak değilim. [*] Şüphesiz ki onlar, Rablerine kavuşacaklardır. Fakat ben sizi, bilgisizce davranan bir topluluk olarak görüyorum.
Benzer mesajlar: En‘âm 6:90; Yûnus 10:72; Hûd 11:51; Yûsuf 12:104; Furkân 25:57; Şu‘arâ 26:109, 127, 145, 164, 180; Sebe’ 34:47; Yâsîn 36:21; Sâd 38:86; Şûrâ 42:23; Tûr 52:40; Kalem 68:46.,Benzer mesaj: Şu‘arâ 26:114.  
Mehmet Türk
swap_vert close
(Ve Nûh onlara): “Ey kavmim! Ben sizden buna karşılık bir mal istemiyorum, (zâten) benim mükâfatım, tamamen Allah’a aittir. Ve ben îman ederek gerçekten Rablerine kavuşan (kimseleri yanımdan) kovamam. Ancak ben, sizi cahil bir topluluk olarak görüyorum.”
Muhammed Esed
swap_vert close
“Ey kavmim; üstelik bu mesaj[ı size ulaştırdığım] için sizden bir çıkar da ummuyorum; benim (çabalarımın) karşılığı ancak Allah katındadır. Ayrıca, ben imana erişenleri[n hiç birini] yanımdan kovmayacağım. ⁵⁰ Çünkü onlar Rablerine kavuşacaklar[ını biliyorlar]; ama size gelince, sizin [doğrudan eğriden habersiz, yol yordam] bilmez bir topluluk olduğunuzu görüyorum!
50 Bu ifade, inkarcıların yukarıda 27. ayette yer alan ve Hz. Nûh’a ashâbının hep aşağı sınıftan kimseler olduğunu küçümseyici bir üslupla dile getiren ve bunu yaparken de dolaylı bir biçimde o’na, eğer bu tür insanları yanından uzaklaştırırsa belki kendisine kulak verebileceklerini îma eden sözlerine bir cevap gibidir (karş. 26:111). Muhammed (s) de, görevinin ilk yıllarında, Kureyş müşriklerinin benzer tepkilerine hedef olmuştu; 6:52 hakkındaki açıklamalarında İbni Kesîr bu konuda muhtelif rivayetler kaydetmiştir.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Ey halkım, ben sizden bu tebliğe karşılık bir ücret istemiyorum. Benim ücretimi/mükâfatımı sadece Allah verecektir. Ben, iman eden kimseleri yanımdan kovacak da değilim. Zira onlar bir gün elbette Rabblerine kavuşacaklar. Fakat ben sizin cahilce hareket eden bir topluluk olduğunuzu görüyorum. 25/56, 34/47
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
İmdi ey kavmim! (Çabama karşılık) sizden bir bedel beklentisi içerisinde değilim! Benim (çabamın) karşılığı Allah’a aittir. Dahası, (bana) güvenip inanan kimseleri de etrafımdan uzaklaştıracak değilim.[¹⁷¹⁵] Çünkü onlar Rablerine kavuşacaklar(ına inanıyorlar). Ve fakat bu arada, ben de sizin cahilce davranan bir topluluk olduğunuzu düşünüyorum.[¹⁷¹⁶]
[1715] Her elçi gönderildiği kavmin karşısına, Allah’ın elçisi olmanın doğal sonucu olarak davetinin karşılığını Allah’tan alacağı haberiyle çıkar. [1716] Yani: Bir elçiye pazarlık teklif etmek kendini bilmezliktir. Fiyatı olanların değeri olanlarla pazarlığı için Kâfirûn sûresi ve notlarına bakınız.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
Ey kavmim, bu tebliğime karşılık sizden herhangi bir mal mülk istemiyorum. benim mükafatım ancak Allah’a aittir. Ve ben (sizin arzunuza uyarak) iman edenleri kovacak da değilim. Şüphe yok ki onlar (o hakir gördüğünüz müminler) Rablerine kavuşacaklardır. (Ahiret hayatında muradlarına ereceklerdir) Fakat (ey kafirler) ben sizi cahilce davranan bir topluluk olarak görüyorum, (çünkü sizler dünyadan başka birşey görmüyorsunuz, ahireti ise inkar ediyorsunuz ve ahireti, başınıza gelecek azabı düşünmek bile istemiyorsunuz)
Osman Fırat
swap_vert close
Ey kavmim! Buna karşı ben sizden herhangi bir mal da istemiyorum. Benim ücretim ancak Allah’a aittir. Ben o (beğenmediğiniz) iman edenleri kovacak da değilim. Çünkü onlar Rablerine kavuşacaklardır. Fakat ben sizin cahillik eden bir toplum olarak görüyorum.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
«Ve ey kavmim! Sizden onun üzerine bir mal istemiyorum. Benim mükâfaatım ancak Allah Teâlâ'ya aittir ve ben imân edenleri kovucu değilim. Şüphe yok ki, onlar Rablerine kavuşanlardır velâkin ben sizi cahillik eder bir tâife görüyorum.»
Suat Yıldırım
swap_vert close
“Hem ey halkım! Bu tebliğimden ötürü sizden maddî bir karşılık istiyor değilim. Benim mükâfatımı verecek olan yalnız Allah Teâlâdır. Ben o iman edenleri kovacak da değilim. Elbette onlar Rab'lerine kavuşacaklar (O da onları imanlarından dolayı ödüllendirecektir). Ama ben sizin cehalet içinde yuvarlanan bir toplum olduğunuzu görüyorum. ” [6, 52-53; 10, 72; 26, 111]
Süleyman Ateş
swap_vert close
Ey kavmim, buna karşı ben sizden bir mal istemiyorum, benim ücretim Allah'a aittir. Ve (siz istemiyor, hor görüyorsunuz diye) ben, inananları (yanımdan) kovacak değilim. Çünkü onlar Rablerinin huzuruna gidecek(yaptıklarının hesabını verecek)lerdir. ( Herkes kendi amelinden sorumludur. Onları niçin kovayım?) Fakat ben sizi, cahillik eden bir kavim görüyorum.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
"Ey Kavmim! Ben sizden, risâletim içün ücret olarak mal istemem. Benim ecrim ve mükâfâtım Allâh Te'âlâ üzerinedir. Ben, îmân idenleri nezdimden tard idicilerden değilim [¹] Çünki onlar rablerine mülâkî olacaklardır. (O zamân benden şikâyet iderler). Lâkin ben, sizi tecâhül iden bir kavim görüyorum. "
[1] Kavm-i Nûh ona îmân iden fukarâ halkı huzûrundan tard itmesini müşârunileyhden taleb itmişlerdi.  
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
“Ey halkım! Buna karşılık sizden bir mal istemiyorum. Benim ücretimi sadece Allah verir. Ben inanıp güvenenleri kovacak da değilim. Onlar Rablerine kavuşacaklardır. Ben sizi, kendini bilmez bir toplum olarak görüyorum.”
Şaban Piriş
swap_vert close
-Ey Halkım, ben sizden buna karşılık bir mal istemiyorum. Benim ücretimi Allah verecektir. Ben, inanan kimseleri kovamam. Onlar, elbette Rab'lerine kavuşacaklardır. Fakat ben sizin cahillik eden bir halk olduğunuzu görüyorum.
Ümit Şimşek
swap_vert close
“Ey kavmim, bunun için ben sizden bir karşılık beklemiyorum. Benim ücretim Allah'a aittir. İman edenleri ise kovacak değilim; hiç şüphesiz onlar Rablerine kavuşacaklardır. Ben de sizi cahillik eden bir topluluk olarak görüyorum.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
"Hem ben sizden buna karşı bir mal da istemiyorum. Benim ücretim Allah'tandır. Ama ben iman edenleri paylayıp kovamam. Çünkü onlar Rablerine varacaklar. Ama sizin cehalete batmış bir toplum olduğunuzu görüyorum."
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
iy ķavmum! istemezin sizden anuñ üzere mal degül müzdüm illā [113b] Tañrı üzere. daħı degülin ben sürici anları kim įmān getürdiler bayıķ anlar göricilerdür çalabı’larını velįkin ben görürin sizi bir ķavm kim bilmezsiz.”
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Daḫı: İy ḳavmüm, didi. Men istemezin sizden anuñ üstine māl istemezin,benüm ecrüm Allāh üstinedür. Daḫı men sürmezin mü’minleri. Taḥḳīḳ an‐lar Allāh ḥażretine dursalar gerekdür. Lākin sizi cāhil ḳavm görür‐men.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Ey camaatım! Mən peyğəmbərliyi təbliğ etməyə görə sizdən bir mal, mükafat istəmirəm. Mənim mükafatım ancaq Allaha aiddir. Mən iman gətirənləri qovan deyiləm. Onlar (qiyamət günü) öz Rəbbi ilə qarşılaşacaqlar. Lakin mən sizi cahil bir tayfa görürəm!
M. Pickthall (English)
swap_vert close
And O my people! I ask of you no wealth therefor. My reward is the concern only of Allah, and I am not going to thrust away those who believe Lo! they have to meet their Lord but I see you a folk that are ignorant.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
"And O my people! I ask you for no wealth in return: my reward is from none but Allah.(1520) But I will not drive away (in contempt) those who believe: for verily they are to meet their Lord, and ye I see are the ignorant ones!
1520 The fourth point in Noah's address meets their accusation that he was a liar, implying that he was serving some selfish end of his own: on the contrary, he says, he seeks no reward from them but will bear any insults they heap on him, for he looks to Allah rather than men. But, fifthly if they insult the poor and needy who come to him in Faith, and think that he would send them away in order to attract the great ones of the land, he tells them plainly that they are mistaken. In fact, (sixthly), he has no hesitation in telling the blunt truth that they are the ignorant ones, and not the poor who came to seek Allah's Truth!  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
وَيَا
ve ey
قَوْمِ
kav- mim
لَٓا اَسْـَٔلُكُمْ
sizden istemiyorum
عَلَيْهِ
ona karşı
مَالاًۜ
bir mal
اِنْ اَجْرِيَ
ecrim değildir
اِلَّا
an- cak
عَلَى اللّٰهِ
Allah'a ait
وَمَٓا اَنَا۬
ve ben değilim
بِطَارِدِ
kovucu
الَّذ۪ينَ
o kimse-leri ki
اٰمَنُواۜ
iman ettiler
اِنَّهُمْ
çünkü onlar
مُلَاقُوا
kavuşacak kimselerdir
رَبِّهِمْ
Rabb- lerine
وَلٰكِنّ۪ٓي
fakat ben
اَرٰيكُمْ
sizi gö- rüyorum
قَوْماً
bir ka- vim ki
تَجْهَلُونَ
cahilce dav-ranıyorsunuz
"Ey kavmim! Buna (Allah'ın âyetlerini size tebliğ etmeme) karşılık ben sizden herhangi bir mal istemiyorum. Benim ecrim ancak Allah'a aittir. Ben iman edenleri (yanımdan) kovacak da değilim; çünkü onlar Rabblerine kavuşacaklardır. Fakat ben sizi cahilce davranan bir kavim olarak görüyorum."
يَا
Nida edatı
يَا
Ey!
قَوْم
İsim
ق و م
Kavim, topluluk, toplum
لَا
Edat
لَا
Hayır, yapmayın, asla, hiç
سَاَلَ
Fiil-I
س ا ل
İstedi, sorguya çekti, sordu
عَلَى
Zamir
عَلَى
Üzerinde, hakkında, karşı, dolayı, -a, -e
مَال
İsim
م و ل
Mal, sermaye
اِن
Edat
اِن
Eğer,  -se, -sa
اَجْر
İsim
ا ج ر
Ecir, mükâfat, ücret, (yaptıklarına) karşılık
اِلَّا
Edat
اِلَّا
Ancak, sadece, başka, hariç, dışında, yalnız
عَلَى
Zamir
عَلَى
Üzerinde, hakkında, karşı, dolayı, -a, -e
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
مَا
Zamir
مَا
Ne, şey, geçmiş zamanın olumsuzluk eki
اَنَا
Zamir
اَنَا
Ben
طَارِد
Etken fiil
ط ر د
Kovucu
الَّذ۪ي
İsim
الَّذ۪ي
O kimse ki, o şey ki, o zat ki, o ki
ءَامَنَ
Fiil-IV
ا م ن
İman etti, inandı, emin kıldı
اِنّ
Edat
اِنّ
Şüphesiz, kesinlikle, muhakkak, elbette, gerçekten, zira, çünkü, doğrusu, daima. Cümledeki bilgiyi pekiştirmek için kullanılır.
مُلَاقُوا
Etken fiil-III
ل ق ي
Kavuşacak kimseler
رَبّ
İsim
ر ب ب
Rabb (Allah'ın esması, ismidir. Rahmetiyle terbiye eden demektir), efendi
لٰكِن
Harf-i istidrak
لٰكِن
Fakat, oysa, ama
رَاَى
Fiil-I
ر ا ي
Gördü, anladı, bildi, düşündü
قَوْم
İsim
ق و م
Kavim, topluluk, toplum
جَهِلَ
Fiil-I
ج ه ل
Cahillik etti, cahilce davrandı