“Ey kavmim! Bu uyarı çabalarıma karşılık sizden maddi bir karşılık istemiyorum, benim hizmetimin karşılığını verecek olan Allah'tır. İnananları yanımdan kovacak değilim, çünkü onlar Rablerine kavuşacaklardır. Fakat sizin gerçeklerden habersiz bir toplum olduğunuzu görüyorum.”
Bkz. 6/52-53, 10/72, 26/111“İnananları yanımdan kovacak değilim” ifadesi, inkârcıların Hz. Nuh’a ashabının aşağı sınıftan kimselerden oluştuğunu ve bunları etrafından uzaklaştırdığı takdirde belki kendisine kulak verebileceklerini îma edenlere karşı “böyle bir şey asla yapmam” anlamında bir söylemdir. Aynı durum Hz. Peygamber’le Kureyş müşrikleri arasında yaşanmıştı. Hz. Peygamber Suhayb, Ammar, Selman ve Bilal gibi fakir Müslümanlarla beraberken müşrikler; “biz bunlarla beraber mi oturup kalkacağız? Bunları yanından uzaklaştırırsan belki sana kulak veririz,” demişlerdi. Bunun üzerine, “Sabah akşam Rablerinin rızasını isteyerek, O'na yalvaranları kovma! Onların hesabından sana bir sorumluluk, senin hesabından da onlara bir sorumluk yok ki, onları kovup da zalimlerden olasın!” (En’am 6/52) ayeti nazil oldu.