close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Hûd Sûresi 120. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Vekullen nekussu ‘aleyke min enbâ-i-rrusuli mâ nuśebbitu bihi fu-âdek(e)(c) vecâeke fî hâżihi-lhakku vemev’izatun veżikrâ lilmu/minîn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Peygamberlere ait haberlerin hepsinden, gönlünü yatıştıracak olanlarını, sana hikaye ediyoruz ve bu kıssalarda, sana gerçek haberler, inananlara da öğüt ve ibret var.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
(Ey Resulüm!) Sana (geçmiş) elçilerin haberlerinden (doğru) kıssaların (ve ibretli vak’aların) hepsini aktarıyoruz. Ki onunla kalbini (imanda) sabit ve sağlam kılıyoruz. Bununla Sana Hakk (ve hikmet öğretilmiştir) ve mü’minlere de bir öğüt ve uyarı gelmiştir.
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Böylece peygamberlerin haberlerinden, senin kalbini sağlamlaştıracak herşeyi sana anlatıyoruz ki, sana gerçekler ulaşmış olsun, mü'minlere de böylece bir öğüt ve hatırlatma gelmiştir.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Rasullerin karşılaştıkları sıkıntılı durumlardan bazılarını, senin aklını, kalbini peygamberlik görevini ifaya, eziyetlere tahammüle hazır hale getirecek, ihtiyatını ve cesaretini artıracak olanların hepsini sana kıssalarıyla anlatıyoruz. Bu sûrede sana doğru bilgiler anlatılıyor, mü'minlere de bir öğüt, bir uyarı, bir hatırlatma yapılıyor.
Ahmet Varol
swap_vert close
Peygamberlerin haberlerinden kalbini sağlamlaştıracak her şeyi sana anlatıyoruz. Bunda sana hak ve mü'minlere öğüt ve uyarı geldi.
Ali Bulaç
swap_vert close
Sana elçilerin haberlerinden -kalbini sağlamlaştıracakdoğru haberler aktarıyoruz. Bunda sana hak ve mü'minlere bir öğüt ve uyarı gelmiştir.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Peygamberlerin haberlerinden kalbini kuvvetle tatmin edeceğimiz her haberi, sana hâdise olarak anlatıyoruz. Bu sûrede de sana hak, müminlere bir öğüt ve bir ihtar geldi.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Peygamberlerin haberlerinden senin kalbini sağlamlaştıracak her şeyi sana anlatıyoruz. Bu surede de müminler için zikir, öğüt ve hak olan bilgiler sana geldi.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Peygamberlerin haberlerinden senin kalbini teskin edeceğimiz her haberi anlatıyoruz. Bunda sana gerçeğin bilgisi, müminlere de bir öğüt ve bir uyarı gelmiştir.
Besim Atalay
swap_vert close
Peygamberlerin haberlerinden, gönlüne huzur vereceğimiz, herbir şeyi anlatırız, bunda sana hak geldi, inanmış olan kimselere, öğüt de geldi, anma da geldi
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
(Ey Muhammed!) Resullerin haberlerinden, senin gönlünü takviye edecek her şeyi sana aktarıyoruz. Bu kıssalar sana gerçeği ilettiği gibi inananlar için de öğüt ve hatırlatma niteliğindedir.
Cemil Said
swap_vert close
Rasûllerimizin hikâyelerini kalbini kuvvetleşdirmek ve îmân idenlere va’az ve ’ibret olmak içün anlatıyoruz.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Peygamberlerin başlarından geçenlerden, sana anlattığımız her şey, senin gönlünü pekiştirmemizi sağlar; sana bu belgelerle gerçek; inananlara da öğüt ve hatırlatma gelmiştir.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
(Ey Muhammed!) Peygamberlerin haberlerinden, kendileriyle senin kalbini pekiştirdiğimiz her bir haberi sana aktarıyoruz. Bunlarda, sana hak, mü’minlere de bir öğüt ve hatırlatma gelmiştir.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Peygamberlerin haberlerinden, senin kalbini kuvvetlendireceğimiz bilgilerin her birini sana anlatıyoruz. Bunlarda sana gerçeğin bilgisi, müminlere de bir öğüt ve bir uyarı ulaşıyor.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Peygamberlerin haberlerinden senin kalbini (tatmin ve)  teskin edeceğimiz her haberi sana anlatıyoruz. Bunda sana gerçeğin bilgisi, müminlere de bir öğüt ve bir uyarı gelmiştir.
Edip Yüksel
swap_vert close
Günlünü pekiştirmek için elçilerin tarihlerinden sana yeterince aktarmaktayız. Bunda, senin için gerçek, ve inananlar için de bir aydınlatma ve uyarı gelmiştir.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Peygamberlere ait haberlerden kalbini yatıştıracak olanlardan her türlüsünü sana kıssa olarak anlatıyoruz. Bunda da sana bir hakikat, müminlere de bir öğüt ve ibret gelmiştir.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Peygamberlerin haberlerinden kalbini tesbit edeceğimiz her türlüsünü sana kıssa olarak anlatıyoruz, bu Sûrede de sana hak ve mü'minlere bir mev'ıza ve tezkir geldi
Emrah Demiryent
swap_vert close
(Resûlüm!) Peygamberlerin başından geçen olaylar arasından, senin kalbini teskin edecek olan her şeyi sana bildiriyoruz. Böylece, bu kıssalar çerçevesinde sana hakikat bilgisi ulaşırken, mü’minlere de bir öğüt ve bir uyarı gelmiş bulunuyor.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Elçilerin haberlerinden, kalbini kuvvetlendirecek her şeyi sana anlatıyoruz. Bu hususta sana Hakk, müminlere de öğüt ve hatırlatma geldi.
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Peygamberlerin haberlerinden — onunla kalbini (tatmin ve) tesbîit edeceğimiz — her çeşidini sana kıssa olarak anlatıyoruz. Bunda, (bu sûre ile) de sana hak ve mü'minlere bir öğüd ve bir muhtıra gelmişdir.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
(Ey Resûlüm!) Peygamberlerin haberlerinden, kendisi ile senin kalbini takviye edeceğimiz herşeyi sana anlatıyoruz. Bunda (bu sûrede) de sana hak ve mü'minlere bir nasîhat ve bir ihtar geldi.
İhsan Aktaş
swap_vert close
Ve böylece (geçmiş) elçilerin haberlerinden senin gönlünü (tatmin ve) teskin edeceğimiz her haberi sana anlatıyoruz. Bunda (Kur’an’da) sana gerçeğin bilgisi, mü’minlere de bir öğüt ve bir uyarı (mesaj) gelmiştir. *
(*) Yani, Kur’an bütün bunları sırf olayların seyrini vermek için, sırf hikâye etmiş olmak için anlatmıyor, tersine bu olayları, bu ahlakî gerçekleri sergilemek ve inananların inancını güçlendirmek, pekiştirmek için kullanıyor… (M. Esed Meali Hûd-120.Ayet Açıklaması)  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Sana anlattıklarımızın, senin kalbine yerleştirdiğimiz elçilerin haberlerindendir. Bu anlatılanlar sana gerçek yaşanmış doğrular olarak gelmiş olup, inananlar için bir öğüt ve hatırlatmadır.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Bizim sana bütün elçilerin olaylarını anlatmamız senin yüreğini pekleştirmek içindir. Bunlarla sana doğru yol gösterilmiş, öğüt verilmiş, inananlar da uyandırılmış oluyor.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Peygamberlerin haberlerinden hepsini yani kalbini mutmain kılacağımız her şeyi sana hikâye ediyoruz. Sana bu sûre de hak [¹] geldi, mü/minler için öğüt ve yâd edilecek şey geldi.
[1] Tevhit, nübüvvet, adle delâlet eden deliller.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
(Ey Peygamber!) Biz elçilerin haberleri içinde, kalbini sabitleyecek/güçlendirecek olanlarının her birini sana anlatıyoruz. Çünkü bu (haberlerde) senin için gerçek, inananlar için bir öğüt ve uyarı gelmiş bulunmaktadır.
Kadri Çelik
swap_vert close
Peygamberlerin haberlerinden sana bu tüm anlattıklarımız, senin gönlünü pekiştirmemizi sağlayan şeylerdir. Sana bunda hak, iman edenlere de bir öğüt ve hatırlatma gelmiştir.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Ey Peygamber! Bak,geçmiş Peygamberlerin başından geçen olaylar arasından, senin yüreğini pekiştirecek olan her şeyi sanaanlatıyoruz. Böylece, bu kıssalar çerçevesinde sana hakîkat bilgisi ulaşırken, müminlere de bir öğüt ve bir uyarı gelmiş bulunuyor.
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Senin gönlünü sabitleyecek şekilde sana Rasûller’in uyarıcı haberlerinden her birini anlatıyoruz. Sana, bunlarda Müminler için hatırlatmalar, bir uyarı ve Hakk geldi.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Resulüm! Tanrı elçileriyle ilgili olarak anlattığımız bu öyküler, senin içini rahatlatacaktır. Söylenenlerin hepsi gerçek olaylar olup inanlar için unutulmaz bir ders niteliğindedir.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Sana Resullerin hayatından anlatıyoruz ki örnek al. Kalbini teskin et! Başına gelenlerin sadece senin başına geldiğini zannetme! Geçmişte Resullerimizin başına daha büyük sıkıntılar gelmiştir. Anlattıklarımız geçmişe ait gerçeklerdir. İçinde müminlere de öğütler ve uyarılar vardır. Onun için dikkatli bir şekilde anlatılanları düşünün, öğüt alın. Aksi halde azaba uğrarsınız.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Elçilerin haberlerinden [*] senin kalbini pekiştireceğimiz her şeyi sana anlatıyoruz. Bunlarda sana gerçeğin bilgisi, müminlere de bir öğüt ve (gerçeği) hatırlatıcı (mesaj) gelmiştir. [*]
Buradaki [min] edatı Hz. Muhammed’e vahyedilen kıssaların bütün peygamberlerin hayatlarını içermediğini göstermektedir. Benzer mesajlar: En‘âm 6:34; A‘râf 7:101: Tâhâ 20:99; Kasas 28:3.,Kıssaların anlatılma gerekçeleriyle ilgili bilgi için bkz. A‘râf 7:176; Yûsuf 12:111; Tâhâ 20:99; Kâf 50:37; Hâkka 69:12; Nâzi‘ât 79:26.  
Mehmet Türk
swap_vert close
(Ey Muhammed!): Biz, sana Peygamberlerin haberlerinden -kalbini kendisiyle sağlamlaştıracak- doğru haberler aktarıyoruz. Bu (Kur’an’da) sana mutlak doğrular, mü’minlere bir öğüt ve hatırlatma gelmiştir.
Muhammed Esed
swap_vert close
VE BÖYLECE, elçilerin haberlerinden senin yüreğini güçlendirecek her şeyi sana anlatıyoruz. ¹⁵⁴ Öyle ki, bu kıssalarla hak ulaşıyor sana ve ayrıca müminlere de bir öğüt, bir hatırlatma.
154 Yani, Kur’an bütün bunları sırf olayların seyrini vermek için, sırf hikaye etmiş olmak için anlatmıyor, tersine bu olayları, bu kıssaları (ya da onların işe yarar kesitlerini) ahlakî gerçekleri sergilemek ve inananların inancını güçlendirmek, pekiştirmek için kullanıyor (bkz. yukarıda 73. notun ikinci kısmı ve ayrıca 131. not).  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Bizim sana aktardığımız elçilerin bazı haberlerinden her biri senin yüreğini perçinlememiz içindir. Bu konuda sana hem hak/Kuran, hem de müminler için bir öğüt ve hatırlatma gelmiştir. 7/101, 9/70, 20/99
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
BAK, elçilerin haberlerinden senin gönlünü[¹⁸¹⁸] takviye edecek olan kısmını sana aktarmış bulunuyoruz. Bu haberlerin içerisinde, hem sana hakikat hem de mü’minlere bir öğüt ve uyarı ulaşmış olmaktadır.
[1818] Fuâdek: kalb ile arasındaki farkı vurgulamak için fuâd “gönül” olarak çevrilmelidir. İşitme ve görmeyle gelen kalbin yatışma ve itminan hâlini ve beş duyu ile toplanan bilgilerin iç dünyada yaptığı ilk etkiyi ifade eder. Esasen fe’d kökü, “ateşli hastalık, şiddetli ateş, et kızartma” anlamına gelmektedir (Mekâyîs). Bu durumda fuâd kalbin özel bir durumudur. Yani, Türkçe’deki “yüreği yanmak”, “kalbi tutuşmak”, “içine ateş düşmek” deyimleri fuâd ile ifade edilir. Bu âyette kelimenin bu anlamı hayli belirgindir. Zira bu sûrede anlatılan kavimlerin feci akıbeti, muhatabın içini yakıp kavuran cinstendir. Allah Rasûlü üzerinde de bu etkiyi yapmış olmalı ki, bu sûre için “beni ihtiyarlattı” itirafında bulunmuştur.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
(Ey Muhammed) Peygamberlerin haberlerinden, senin kalbini tatmin ve teskin edecek her haberi sana anlatıyoruz, bu sure ile de sana hak ve müminlere bir öğüt ve bir uyarı gelmiştir.
Osman Fırat
swap_vert close
Peygamberlerin haberlerinden, senin göğsünü/gönlünü sağlamlaştıracak her şeyi sana gelen bu gerçekle anlatıyoruz. Bunda sana ve iman edenler için bir öğüt ve nasihat gelmiştir.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Peygamberlerin bütün haberlerinden kendisiyle kalbini tesbit edeceğimiz olanlarını sana hikaye ediyoruz. Ve bunda sana hak ve mü'minler için bir öğüt ve bir muhtıra gelmiştir.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Peygamberlerin haberlerinden, senin kalbini takviye edecek her şeyi sana anlatıyoruz. Bu sûrede de sana hak ve gerçek, müminlere de bir öğüt ve talimat gelmiştir.
Süleyman Ateş
swap_vert close
Peygamberlerin haberlerinden, senin kalbini sağlamlaştıracak her şeyi sana anlatıyoruz. Bunda da sana hak ve inananlar için bir öğüt ve ibret gelmiştir.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Senin kalbini sebâtlandırmak içün sana peygamberlerin haberlerini nakl ve hikâye idiyoruz. Bunlar sana hak ve mü'minler içün mev'ıza ve nasîhat olarak geldi.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Elçilerle ilgili olarak sana anlattığımız her haberle yüreğini pekiştiriyoruz. Bu yolla sana, bütünüyle gerçek, inanıp güvenenlere öğüt ve ibret olan şeyler anlatılmaktadır.
Şaban Piriş
swap_vert close
Bizim sana her bir peygamberin haberini anlatmamız senin kalbini sağlamlaştırmak içindir. Bu konuda sana gerçek olan, güzel öğüt ve uyarı gelmiştir.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Peygamberlerin haberlerinden senin kalbine sebat verecek kıssaları Biz sana anlatıyoruz. Bu kitapta da sana hakkın tâ kendisi, mü'minler için bir öğüt ve hatırlatma gelmiştir.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Resullerin haberlerinden, kendisiyle kalbini destekleyip sağlamlaştıracağımız her şeyi sana anlatıyoruz. Bunun içinde sana hak gelmiştir. Bunda, inananlar için bir öğüt ve hatırlatma da vardır.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
daħı dükelini ḥikāyet eylerüz [119a] saña yalavaçlar ħaberlerinden anı kim ŝābit eylerüz anuñ-ile göñlüñi. daħı geldi saña uşbunda ḥaķ daħı ögüt daħı añdurmaķdur mü’minlere.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Daḫı barça ḥikāyet iderüz saña peyġamberler ḫaberinden, anuñla ẟābitolmaġ‐ıçun yüregüñ. Daḫı geldi saña bu sūrede ol nesne ki ḥaḳdur, daḫınaṣīḥatdür ve ögütdür mü’minlere.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
(Ya Rəsulum!) Biz peyğəmbərlərin xəbərlərindən (başlarına gələnlərdən) ürəyini möhkəmləndirəcək (qəlbinə qüvvət verəcək) nə varsa, (hamısını) sənə nağıl edirik. Bu (surə) sənə haqq, mö’minlərə isə moizə və öyüd-nəsihət olaraq gəlmişdir!
M. Pickthall (English)
swap_vert close
And all that We relate unto thee of the story of the messengers is in order that thereby We may make firm thy heart. And herein hath come unto thee the Truth and an exhortation and a reminder for believers.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
All that we relate to thee of the stories of the messengers,- with it We make firm thy heart: in them there cometh to thee the Truth, as well as an exhortation and a message of remembrance to those who believe.(1624)
1624 The stories of the Prophets in the Qur'an are not mere narratives or histories: they involve three things: (1) they teach the highest spiritual Truth; (2) they give advice, direction, and warning, as to how we should govern our lives, and (3) they awaken our conscience and recall to us the working of Allah's Law in human affairs. The story of Joseph in the next Surah is an illustration in point.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
وَكُلاًّ
ve her- birini
نَقُصُّ
anlatı- yoruz
عَلَيْكَ
sana
مِنْ اَنْبَٓاءِ
haberlerinden
الرُّسُلِ
resullerin
مَا
o şe-yi ki
نُثَبِّتُ
sağlam-laştırırız
بِه۪
onun- la
فُؤٰادَكَۚ
kalbini
وَجَٓاءَكَ
ve sana geldi
ف۪ي هٰذِهِ
bunda
الْحَقُّ
hak
وَمَوْعِظَةٌ
ve bir hatırlatma
وَذِكْرٰى
ve bir ihtar
لِلْمُؤْمِن۪ينَ
mü'minlere
(Resulüm!) Sana resullerin haberlerinden senin kalbini sağlamlaştıracak her şeyi sana anlatıyoruz. Bu (Kur'ân)da sana hak, mü'minlere de bir nasihat ve bir hatırlatma gelmiştir.
كُلّ
İsim
ك ل ل
Hep, hepsi, bütün
قَصَّ
Fiil-I
ق ص ص
Anlattı, takip etti
عَلَى
Zamir
عَلَى
Üzerinde, hakkında, karşı, dolayı, -a, -e
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
نَبَأ
İsim
ن ب ا
Haber
رَسُول
İsim
ر س ل
Resul, elçi
مَا
Zamir
مَا
Ne, şey, geçmiş zamanın olumsuzluk eki
ثَبَّتَ
Fiil-II
ث ب ت
Sabit kıldı, pekiştirdi, sağlamlaştırdı, sebat verdi, sebatkâr kıldı
بِه
Zamir
بِه
Onunla, kendisiyle
فُؤَاد
İsim
ف ا د
Kalp, gönül, yürek
جَاءَ
Fiil-I
ج ي ا
Geldi, ortaya çıktı, meydana geldi
فِى
Bulunma hâl eki
فِى
İçinde, -de, -da
هٰذَا
İşaret zamiri
هٰذَا
Bu, budur
حَقّ
İsim
ح ق ق
Hakk (Allah'ın esması, ismidir. Hakk olan, gerçek olan demektir), hak, hakkını verdi, hakiki, gerçek, hakikat
مَوْعِظَة
İsim
و ع ظ
Nasihat, hatırlatma
ذِكْرٰى
İsim
ذ ك ر
Hatırlama, zikir, ihtar, öğüt, nasihat, uyarı, anma
مُؤْمِن
Etken fiil-IV
ا م ن
İman eden, mü'min, inanan