close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Hûd Sûresi 113. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Velâ terkenû ilâ-lleżîne zalemû fetemessekumu-nnâru vemâ lekum min dûni(A)llâhi min evliyâe śümme lâ tunsarûn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Ve zulmedenlere meyletmeyin, sonra ateşle azaba uğrarsınız ve Allah'tan başka bir dostunuz yoktur, sonra yardım da görmezsiniz.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
(Hakk davasına ve halkına ekonomik ve ahlâki olarak) Zulmedenlere (asla) eğilim göstermeyin (onları hiçbir şekilde desteklemeyin), yoksa size de ateş dokunur (Allah’ın azabına ve gazabına uğrayıverirsiniz). Sizin Allah’tan başka velileriniz (sahibiniz ve destekçiniz) olmadığına (göre), sonra yardım da edilmezsiniz.
[Not: Bu iki ayet Hz. Peygamber Efendimizin: "Hud Suresi’nin bu tehditleri Beni ihtiyarlattı" buyurdukları İlahi tembih ve tavsiyelerdir.]  
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Yaratılış gayesi dışında yaşayanlara eğilim göstermeyin. Yoksa, ahirette size ateş dokunur ve Allah'tan başka koruyucunuz olmadığına göre o zaman, O'nun tarafından da yardım edilmez size.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Baskı, zulüm ve işkenceyle temel hak ve hürriyetleri, Allah yolunu, Allah yolundaki faaliyetleri engelleyenlere, haksızlık edenlere yakınlık, eğilim göstermeyin, onların fiillerine iştirak etmeyin, yardımcı olmayın, desteklemeyin ki, size ateş dokunmasın. Sizin Allah'ın dışında kulları durumundakilerden koruyucunuz, emirlerine itaat edeceğiniz otorite yoktur. Değilse Allah'ın yardımına nâil olamazsınız.
Ahmet Varol
swap_vert close
Zulmedenlere meyletmeyin. Yoksa size ateş dokunur. Sizin Allah'tan başka dostlarınız yoktur. Sonra yardım da göremezsiniz.
Ali Bulaç
swap_vert close
Zulmedenlere eğilim göstermeyin, yoksa size ateş dokunur. Sizin Allah'tan başka velileriniz yoktur, sonra yardım göremezsiniz.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Bir de zalimlere (sevgi beslemek, yağcılık yapmak veya yaptıkları işlere rızâ göstermek suretiyle) meyletmeyin; sonra size ateş dokunur (Cehennemlik olursunuz). Allah'dan başka yardımcılarınız da yoktur; sonra azabından kurtarılamazsınız.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Zulmedenlere meyletmeyin, Allah’ın dışında hiçbir dost bulamazken size de ateş dokunur. Sonra size yardım da edilmez.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Zulmedenlere meyletmeyiniz; sonra ateş size de dokunur. Sizin Allah'tan başka dostlarınız yoktur. Sonra yardım da göremezsiniz.
Besim Atalay
swap_vert close
Yılışmayın zalimlere, size ateş dokunur, sizinçin Allahtan özge dost yoktur, yardım da olunmazsız
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Ve asla zulmedenlerden yana eğilim göstermeyin (onlara sempati duymayın)! Yoksa ateş size de dokunur. Sizin Allah'tan başka (hiçbir yardımcını) hiçbir dostunuz yoktur, (kendinize başka bir dost/yardımcı aramayın), aksi taktirde (O'ndan) yardım göremezsiniz.
“Zalimlerden yana eğilim göstermek” günümüzün en büyük felaketidir. Zalimlerden yana olmak, Allah’a karşı olmak demektir. Zalimin zulmüne seyirci olmak, mazluma zulmetmektir, zulme karşı çıkmamak da zulümdür. Müslüman hangi şartlarda olursa olsun Hakkın, haklının ve mazlumun yanında yer almalı, zulme, zalime ve haksızlığa karşı çıkarak erdemli bir duruş sergilemelidir.  
Cemil Said
swap_vert close
Zulm idenlere istinâd itmeyiniz ateşde yanarsınız, Allâh’a karşu sizi kimse muhâfaza idemez hiç bir yerden muzâheret görmezsiniz.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Haksızlık yapanlara yönelmeyin, yoksa ateş size de dokunur. Sizin Allah'tan başka dostunuz yoktur; sonra, yardım da göremezsiniz.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Zulmedenlere meyletmeyin. Yoksa size de ateş dokunur. Sizin Allah’tan başka dostlarınız yoktur. Sonra size yardım da edilmez.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Zalimlerin yanında olmayın; sonra ateş sizi de yakar. Allah’tan başka dostlarınız olmadığına göre bir yerden yardım da göremezsiniz!
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Zulmedenlere meyletmeyin; sonra size ateş dokunur (cehennemde yanarsınız).  Sizin Allah'tan başka dostlarınız yoktur. Sonra (O'ndan da)  yardım göremezsiniz!
Edip Yüksel
swap_vert close
Zalimlere sakın sempati duymayın, onları desteklemeyin, yoksa size ateş dokunur. Sizin ALLAH'tan başka dostlarınız yoktur, sonra size yardım da edilmez.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Ve zulüm yapanlara yakınlık göstermeyin ki, size de ateş dokunmasın. Allah'dan başka yardımcılarınız da yoktur. Sonra yardım da göremezsiniz.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Ve zulm edenlere meyl etmeyin ki size ateş dokunur, ve Allahdan başka velîleriniz de yoktur sonra kurtulamazsınız
Emrah Demiryent
swap_vert close
(Ey îmân edenler! Yaptıklarına rıza göstermek sûretiyle ya da başka şekillerde) zulmedenlere (asla) meyletmeyin, yoksa ateş size de dokunur. Sizin Allah’tan başka dostlarınız yoktur. Sonra (O’ndan da) yardım göremezsiniz.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Zulmedenlere eğilim göstermeyin. Sonra size de ateş dokunur. Allah'ın yanı sıra başka evliyanız¹ da yoktur. Sonra yardım da göremezsiniz.
1- Koruyucular, yardımcılar, gözeticiler, destekleyiciler, yandaşlar. Kur'an'da yer alan, “veli” ve velinin çoğulu olan “evliya” sözcüğü; dost, dostlar olarak çeviriye konu edilmektedir. Oysaki bu sözcükler, etik anlamda dostluğu değil; siyasi bağlamda, yönetmeyi, korumayı, gözetilmeyi ifade etmektedir.  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Bir de zulmedenlere meyletmeyin. Sonra size ateş çarpar. Zâten sizin Allahdan başka yardımcılarınız yokdur. Sonra (Ondan da) yardım göremezsiniz.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Zulmedenlere de meyletmeyin! Yoksa ateş size dokunur!(2) Hem sizin, Allah'dan başka hiçbir dostunuz yoktur; sonra size yardım edilmez.
(2)“*وَلَا تَرْكَنُوا اِلَي الَّذٰينَ ظَلَمُوا فَتَمَسَّكُمُ النَّارُ [Zulmedenlere de meyletmeyin! Yoksa ateş size dokunur!] âyet-i kerîmesi fermânıyla; zulme, değil yalnız âlet olanı ve tarafdar olanı, belki ednâ (çok az) bir meyledenleri dahi dehşetle ve şiddetle tehdîd ediyor. Çünki rızâ-yı küfür (küfre râzı olmak), küfür olduğu gibi, zulme rızâ da zulümdür.” (Mektûbât, 28. Mektûb, 210)  
İhsan Aktaş
swap_vert close
Ve asla zulmetmiş olanlardan yana eğilim göstermeyin (onlara sempati bile duymayın)! Yoksa (eğer onlara meyleder ve sempati duyarsanız öteki dünyada) ateş size de dokunur. Sizin Allah’ın yanı sıra başka veliniz (sahibiniz, koruyucunuz ve yardımcınız) yoktur, sonra size yardım da edilmez. *
(*) Zalimlerden, ezip sömürenlerden yana eğilim göstermek” günümüzün en büyük felaketidir. Zalimlerden, ezip sömürenlerden yana olmak, Allah’a karşı olmak demektir. Zalimin zulmüne veya sömürü düzenlerine seyirci olmak, mazluma zulmetmektir, zulme ve sömürüye karşı çıkmamak da zulümdür. Müslüman hangi şartlarda olursa olsun her zaman hakkın, haklının, mazlum ve ezilen halkların yanında yer almalı, zulme, haksızlığa ve her türlü sömürü düzenlerine karşı çıkarak erdemli bir duruş sergilemelidir.  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Sakın ola ki haksızlık yapıp zulmedenlere meyletmeyin. Yoksa size ateş dokunur da, ateşe karşı sizi koruyacak Allah’dan başka hiçbir kimse bulunmaz ve size yardımda edilmez.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Sakın kıyıcılara bel bağlamayın. Yoksa, yandığınız gündür! Sizin için Allah’tan başka koruyucu yoktur. Sonra Ondan yardım da göremezsiniz.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Zulüm edenlere gönülden meyletmeyin. Yoksa size ateş dokunur. Allah/tan başka da sizin hiçbir yârınız yoktur. Sonra ondan da yardım görmezsiniz.
İsmail Yakıt
swap_vert close
Sakın zulmedenlere yönelmeyin! Sonra size ateş dokunur. Sizin Allah’tan başka dostlarınız yoktur. Sonra size yardım da edilmez.
Kadri Çelik
swap_vert close
Zulmedenlere eğilim göstermeyin; yoksa size ateş dokunur. Sizin Allah'tan başka velileriniz yoktur, sonra yardım da göremezsiniz.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Ey iman edenler! Kim olursa olsun zulüm ve haksızlık yapan kimselere asla güvenip bel bağlamayın; onlara, duygu ve düşünce plânında kesinlikle meyletmeyin; yoksa cehennem ateşi size de dokunur! Çünkü onlara ilgi duymak ve sevgi beslemek, yaptıkları kötülükleri onaylamak anlamına gelir. Unutmayın ki, sizin Allah’tan başka hiçbir yardımcınız, hiçbir dostunuz yoktur; öyleyse kendinize başka bir dost aramayın, aksi hâlde ilâhî yardımdan yoksun kalırsınız!
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Zulmetmiş kimselere (yönelip) destek olmayın; yoksa Ateş size de dokunur. Sizin için Allah’tan başka hiçbir veliyy yoktur. Sonra yardım edilmezsiniz.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Haksızlık yapanlara meyletmeyin, yoksa siz de yanarsınız. Zaten Allah'tan başka dostunuz yok, sonra büsbütün desteksiz kalırsınız.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Sakın zulmedenlere samimiyet göstermeyin! Onlara dostluk elinizi uzatmayın! Sonra onlara dokunduğu gibi size de cehennem ateşi dokunur. Sizin Allah’tan başka dostunuz yoktur. Allah’tan başka dost tutarsanız Allah tarafından da size yardım edilmez.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Haksızlık edenlere eğilim göstermeyin; ateş size de dokunur. Allah’ın peşi sıra dostlarınız (da) olmaz. Sonra size yardım da edilmez. [*]
Kime karşı olursa olsun bir müslüman asla zulmetmemeli ve zalimlere destek olmamalıdır.  
Mehmet Türk
swap_vert close
(Ey îman edenler!) Sakın zâlimlere meyletmeyin¹ (eğer onlara meylederseniz) cehennem ateşi, size dokunur. (Unutmayın ki) sizin, Allah’tan başka dostlarınız olmadığına göre sonra (Ondan da) yardım göremezsiniz.²
1 Onlara uymak bir tarafa, onlara meyil bile etmeyin, şirin görünmeye çalışmayın, yaptıkları zulümler karşısında sessiz kalmayın…2 Ortada kalakalırsınız. Cehenneme girmekten kendinizi kurtaramazsınız.  
Muhammed Esed
swap_vert close
Ve asla zulümde ısrar edenlerden yana eğilim göstermeyin. ¹⁴² Yoksa, [ahirette] ateş size de dokunur; ve Allah’tan başka koruyucunuz olmadığına göre, o zaman [O’nun tarafından da] yardım edilmez size! ¹⁴³
142 Rakene fiili, kişinin duygu ya da düşünce planında, bir kimseye ya da bir şeye karşı hem eğilim göstermesi anlamını, hem de o şeye ya da kimseye güvenmesi, dayanması anlamını ifade ettiği için bir tek sözcükle bir başka dile aktarılamıyor; bizim yukarıdaki lâ terkenû ibaresine ilişkin çevirimizde de bu husus gözönünde bulunduruldu. Ellezîne zalemû ifadesinde geçmiş zaman çekiminin kullanılmış olması, Kur’an’da sıkça görüldüğü üzere, zulümde kasdı ve ısrarı belirtmek içindir; bu gözönünde bulundurularak çeviride bu ifade “zulümde ısrar edenler” şeklinde aktarıldı.143 Zemahşerî’ye göre son cümlenin başındaki sümme takısı “ve sonra” ya da “bunun ardından” şeklinde çevrilemiyecek tarzda bir zamanda peşpeşelik değil, fakat daha çok başına geldiği olumsuz ifadenin olumsuzluğunu, burada “onlara Allah’ın yardım etmesinin” ihtimal dışı olduğunu (istib‘âd) pekiştiren bir vurgu ifade etmektedir.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Ve sakın yanlışta ısrar eden zalimlere en ufak meyil göstermeyin, yoksa ateş size de dokunur. Sizin Allah’tan başka evliya/dost ve koruyucunuz olmadığına göre sonra hiç yardım da göremezsiniz. 8/73, 45/19
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Zulmedenlere en ufak bir taraftarlık dahi göstermeyin![¹⁸⁰⁹] Sonra ateş size de dokunur.[¹⁸¹⁰] Sizin Allah’tan başka yardımcınız da olmadığına göre, sonra büsbütün yardımsız kalırsınız.
[1809] er-Rukûn; “hafif eğilim” demektir. Çeviriye bu mâna “en ufak” olarak yansımıştır. [1810] Zira zulüm ateş, zalim ise o ateşin ocağıdır: zalime yaklaşmak ateşe yaklaşmaktır.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
Zulmedenlere meyletmeyin, yoksa size de ateş dokunur. (Cehennem azabına maruz kalırsınız) Sizin Allah'tan başka yardımcınız yoktur. (Sonra kurtuluşa eremezsiniz)
Osman Fırat
swap_vert close
Zulmedenlere meyletmeyin. Yoksa size de ateş dokunur. Sizin Allah’tan başka dostlarınız yoktur. Sonra size yardım da edilmez.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Ve zulmetmiş olanlara meyil etmeyiniz. Yoksa size ateş dokunur ve sizin için Allah Teâlâ'dan başka yardımcılardan (kimse) yoktur. Sonra nusrete nâil olamazsınız.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Bir de sakın zulmedenlere meyletmeyin, sempati duymayın. Yoksa size ateş dokunur. Aslında sizin Allah'tan başka yardımcınız yoktur. Sonra O'ndan da yardım görmezsiniz.
Bu âyetle ilgili olarak Hz. Peygamber (a.s.): “Hûd Sûresi ve benzerleri beni ihtiyarlattı.” buyurmuştur. Kurtuluş doğruluktadır. Hedefe ulaşmanın en kısa yolu doğruluktur. Böyle olmakla beraber herhangi bir işte doğrunun hangi çizgide olduğunu tayin etmek bazan çok zordur. Ayrıca çeşitli noktalardan ilgisini kesip sarsılmadan dosdoğru olan o çizgi üzerinde yürüyebilmek daha zordur ve yine, istenilen hedefe ulaştıktan sonra, doğruluk üzere sebat etmek büsbütün zordur. İşte Efendimizi ihtiyarlatan, kendisinden ziyade, ümmetinin istikameti koruyup koruyamama endişesidir.  
Süleyman Ateş
swap_vert close
Sakın zulmedenlere dayanmayın, sonra size ateş dokunur. Sizin Allah'tan başka dostlarınız yoktur. Sonra size yardım edilmez.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Nefislerine zulm idenlere meyil itmeyiniz. (Meyil ider iseniz) sizi nâr mess ider. Sizin içün Allâh'dan başka dost yokdur, sonra da yardım olunmazsınız.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Sakın yanlış yolda olanlara bel bağlamayın; yoksa o ateş sizi de yakar. Sizin Allah ile aranıza girecek bir dostunuz yoktur. Sonra yardım da göremezsiniz.
Şaban Piriş
swap_vert close
Zalimlere yönelmeyin, yoksa ateş size de dokunur. Sizin Allah'tan başka bir veliniz yoktur. Sonra yardım da görmezsiniz.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Zulmedenlere meyletmeyin; yoksa ateş size de dokunur. Sizin Allah'tan başka dostunuz zaten yoktur; sonra hiç kimseden yardım görmezsiniz.(21)
(21) Zulme yardımcı olmak, zalimle birlikte olmak, onu teşvik etmek gibi davranışlar bir yana dursun, kalbinde zulme meyil duymak bile âyetin şiddetli tehdidine hedef teşkil etmektedir. Zaten toplumlarda zulmün yaygınlaşması ve önlenemez hale gelişinin en önemli nedeni de, çoğunluğun, bizzat zulme yardımcı olmasa da meyil duymasından ve onu hoşgörmesinden başka birşey değildir. “Dosdoğru olabilmek” tanımı içinde, hiç kuşkusuz, âdil olmak ve zulme değil, adalete meyilli olmak da vardır; bir önceki âyette istikamet emredildiği gibi, arkadan gelecek âyetler de, toplumlarda zulme karşı çıkacak kimselerin bulunması gerektiğini bildirmekte ve böyle kimselerin yokluğunu veya yetersizliğini helâk sebebi olarak saymaktadır.  
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Zulmedenlere eğilim göstermeyin! Yoksa ateş sizi sarmalar. Allah'tan başka dostlarınız kalmaz, size yardım da edilmez.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
daħı meyl eylemeñ anlardın yaña kim žulm eylediler yuķaña size od. daħı yoķdur sizüñ Tañrı’dan ayruķ arķa viriciler andan arķa virinilmeyesiz.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Daḫı dayanmañuz ol kişilere ki ẓulm eylediler. Pes size cehennem odı de‐ger. Daḫı Tañrı Ta‘ālā ‘aẕābından sizi ḳurtarıcı bulmazsız, size yardım idicidaḫı bulmazsız.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Zülm edənlərə (rəğbət bəsləməklə, kömək göstərməklə) meyl etməyin, yoxsa sizə atəş toxunar (cəhənnəmlik olarsınız). Sizin Allahdan başqa dostunuz (himayədarınız) yoxdur. Sonra sizə (dünyada da, axirətdə də Onun əzabından heç bir) kömək olunmaz!
M. Pickthall (English)
swap_vert close
And incline not toward those who do wrong lest the Fire touch you, and ye have no protecting friends against Allah, and afterward ye would not be helped.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
And incline not to those who do wrong, or the Fire will seize you; and ye have no protectors other than Allah, nor shall ye be helped.
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
وَلَا تَرْكَـنُٓوا
ve meyletmeyin
اِلَى الَّذ۪ينَ
o kimselere ki
ظَلَمُوا
zulmettiler
فَتَمَسَّكُمُ
sonra size dokunur
النَّارُۙ
ateş
وَمَا
ve yok- tur
لَكُمْ
sizin için
مِنْ دُونِ
başka
اللّٰهِ
Allah'
tan
مِنْ اَوْلِيَٓاءَ
dostlar
ثُمَّ
son- ra
لَا تُنْصَرُونَ
size yardım edilmez
Sakın zulmedenlere de meyletmeyin! Sonra size ateş dokunur (cehennemde yanarsınız). Sizin Allah'tan başka hiçbir dostunuz yoktur. (Eğer ondan başka dostlar edinirseniz) Sonra size yardım da edilmez.
لَا
Edat
لَا
Hayır, yapmayın, asla, hiç
رَكَنَ
Fiil-I
ر ك ن
Meyletti
اِلٰى
Edat
اِلٰى
-e kadar, -a kadar, -e, -a
الَّذ۪ي
İsim
الَّذ۪ي
O kimse ki, o şey ki, o zat ki, o ki
ظَلَمَ
Fiil-I
ظ ل م
Zulmetti, haksızlık etti
مَسَّ
Fiil-I
م س س
Dokundu, gelip çattı
نَار
İsim
ن و ر
Ateş
مَا
Zamir
مَا
Ne, şey, geçmiş zamanın olumsuzluk eki
لَكُمْ
Zamir
لَكُمْ
Sizin için, size
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
دُون
İsim
د و ن
Başka, başkası, arka, hariç, önce, dışında
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
وَلِىّ
İsim
و ل ي
Veliyy (Allah'ın ismi, esmasıdır. Gerçek ve hakiki dost olan demektir), dost, veli
ثُمّ
Zarf
ثُمّ
Sonra
لَا
Edat
لَا
Hayır, yapmayın, asla, hiç
نَصَرَ
Fiil-I
ن ص ر
Yardım etti