Elif. Lâm. Râ. Bu (Kur’an) öyle bir kitaptır ki, bütün ayetleri muhkem kılınmış (her türlü şüpheden, değişmeden ve hükümleri nesih ve ilga olunmaktan bütünüyle korunmuş) sonra da hâkim (doğru hüküm veren) ve habir (her şeyi hakkıyla bilen Allah) tarafından detaylıca açıklanmıştır. *
(* ) Not: 1- Yalnız bu ayet bile, Kur’an da bir ayetin mensuh olması söz konusu olamayacağını ve bütün ayetlerin muhkem olduğunu ortaya koymaktadır. Ayrıca bir ayeti bile nesih etmek, Hicr- 9. ayette de aykırıdır. Çünkü o ayette yüce Allah ‘’Zikrin (Kur’an’ın) bütün ayetlerini olduğu gibi koruyacağını vurgulamaktadır’’. Hâlbuki nesih olayı olursa, o zikrin tümü korunmamış olur, yani o zikrin bazı hükümleri iptal edilmiş olur. Bu nedenle Kur’an’da nesih edilen bazı ayetlerin olduğunu iddia etmek, haşa Kur’an’ın korunmadığına ve tıpkı Tevrat ve İncil gibi bazı hükümlerinin iptal edildiğine inanmak olur ki, bu da insanın Kur’an’a olan iman ve güvenini zedelemektedir. 2- Bu ve buna benzer ayetlerden de kesin ve net olarak anlaşılıyor ki, Kur’an’ı açıklayan bizzat yüce Allah’tır, yani yine Kur’an, Kur’an’ı açıklıyor. Bu nedenle açıklama görevi Hz. Peygambere, yani hadis ve sünnete ait değildir. Elçiye sadece tebliğ ve uygulaması düşer. ((وما علي الرسول الا البلاغ )Maide-99) Çünkü bu ayette (ثُمَّ فُصِّلَتْ مِن لَّدُنْ حَكِيمٍ خَبِيرٍ). ‘’Sonra bu kitabın ayetleri doğru hüküm veren ve her şeyi bilen (Allah) tarafından detaylıca açıklanmıştır’’ denildiği gibi (وكذالك نفصل الايات) ‘’ Ve böylece bütün ayetleri detaylıca açıklıyoruz’’ şeklindeki nice ayetlerden kesin olarak anlaşılıyor ki, ayetleri açıklayan bizzat yüce Allah’tır. Bazı ayetlerde geçen (لتبين للناس)’’ li tübeyyine linnası’’ ise, ‘’insanlara bildirmek, okumak, öğretmek ve tebliğ etmek gibi anlamlardadır. İşte Nahl-44. ayette şöyle deniliyor. ‘’Ve zikri (Kur’an’ı) sana indirdik ki insanlara indirileni kendilerine hem bildiresin /okuyasın/ hem de onlar iyice düşünsünler, diye.’’ Bu nedenle, (تبين)’’tebyin’’açıklamak değildir. Ayetleri açıklamak (تفصل الاياب)’’tafsilül- ayati’’şeklindedir. Tebyin ise, ‘’bildirmek, okumak ve tebliğ etmek’’gibi anlamlara gelir. Yani Kur’an’ı yine Kur’an açıklıyor. Allah’tan başkasının söz ve hükümleri katılmış din, Allah’ın dini olamaz. Bu yüzden Allah Teâlâ, Kur’an’ın, kendi koyduğu kurallar dışında açıklanmasını en ağır suç, kendini Allah’ın yerine koyma suçu saymıştır. Yani Kur’an’ı bize yüce Allah açıklıyor. Bize düşen ise, Kur’an’ı başka kaynaklardan değil, yine Kur’an’dan anlamaya çalışıp, hükümlerini olduğu gibi uygulamaktır. Çünkü Kur’an, kendi kendini tefsir ediyor. Aşağıdaki tefsir metinlerine bakılabilir. Ayrıca ‘’Huruf-ı Mukattaa’’ için bkz: (Bakara-2/1)
كتاب أحكمت آياته أي نظمت نظما رصينا محكما معجزا، وأثبتت دائمة على حالها لا تتبدل ولا تتغير ولا تفسد، محفوظة عن كل نقص وآفة (محا سن التاويل) و"أحكمت" معناه: أتقنت وأجيدت شبه ما تحكم من الأمور المتقنة الكاملة، وبهذه الصفة كان القرآن في الأزل، ثم فصل بتقطيعه وتنويع أحكامه وأوامره على محمد ص في أزمنة مختلفة، فـ "ثم" على بابها، وهذه طريقة الإحكام والتفصيل، إذ الإحكام صفة ذاتية، والتفصيل إنما هو بحسب من يفصل له، والكتاب بأجمعه محكم مفصل، والإحكام الذي هو ضد النسخ الخ (تفسير ابن عطية) حكمت آياته نظمت نظما متقنا لا يعتريه خلل بوجه من الوجوه، أو جعلت حكيمة لانطوائها على جلائل الحكم البالغة ودقائقها، أو منعت من النسخ بمعنى التغيير مطلقا (تفسير أبي السعود) (الر كِتابٌ أُحْكِمَتْ آياتُهُ ثُمَّ فُصِّلَتْ مِنْ لَدُنْ حَكِيمٍ خَبِيرٍ) أي هذا كتاب عظيم الشأن جليل القدر، جعلت آياته محكمة النظم والتأليف واضحة المعاني، لا تقبل شكا ولا تأويلا ولا تبديلا (تفسير المراغي) أى: وأنزلنا إليك - أيها الرسول الكريم - القرآن، لتعرف الناس بحقائق وأسرار ما أنزل لهدايتهم فى هذا القرآن من تشريعات وآداب وأحكام (الوسيط في تفسير القرآن الكريم) {لِتُبَـيِّنَ للنَّاسِ} يقول: لتعرفهم ما أنزل إلـيهم من ذلك.( جامع البيان في تفسير القرآن) وما أتاكم به من القرآن ليس بمنطق يصدر عن هواه ورأيه، وإنما هو وحي من عند الله يوحى إليه. ويحتج بهذه الآية (تفسير الكشاف ) وليس في هذه الآية دليل لمسائل تخصيص القرآن بالسنّة، وبيان مجمل القرآن بالسنّة، وترجيح دليل السنّة المتواترة على دليل الكتاب عند التعارض المفروضات في أصول الفقه .فعلى الوجه الأول في تفسير{لتبين للناس} يكون المراد أن يتفكّروا بأنفسهم في معاني القرآن وفهم فوائده، (التحرير والتنوير )