close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Hucurât Sûresi 5. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Velev ennehum saberû hattâ taḣruce ileyhim lekâne ḣayran lehum(c) va(A)llâhu ġafûrun rahîm(un)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Ve gerçekten de onlar, sabretselerdi de sen, çıkıp yanlarına gelseydin daha da hayırlıydı onlara ve Allah, suçları örter, rahimdir.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Eğer onlar, Sen onların yanlarına çıkıncaya kadar sabretmiş olsalardı, herhalde (bu) kendileri için daha hayırlı olurdu. (Ama buna rağmen) Allah, çok Bağışlayandır, çok Esirgeyendir.
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Sen onların yanına çıkıncaya kadar bekleyip sabretselerdi, haklarında daha hayırlı olurdu. Allah çok bağışlayan ve çok acıyandır.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Eğer onlar, sen yanlarına çıkıncaya kadar sabretseler, bekleyebilselerdi, kendileri için daha hayırlı olurdu. Allah çok bağışlayıcı ve engin merhamet sahibidir.
Ahmet Varol
swap_vert close
Eğer onlar sen yanlarına çıkıncaya kadar sabretselerdi elbette kendileri için daha hayırlı olurdu. Allah bağışlayandır, rahmet edendir.
Ali Bulaç
swap_vert close
Eğer gerçekten, yanlarına çıkıncaya kadar sabretmiş olsalardı, herhalde (bu,) kendileri için daha hayırlı olurdu. Allah çok bağışlayandır, çok esirgeyendir.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Eğer onlar, sen kendilerine çıkıncaya kadar sabretselerdi, muhakkak ki haklarında hayırlı olurdu. Bununla beraber Allah Gafûr'dur= mağfireti boldur, Rahîm'dir= merhameti geniştir.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Eğer sen yanlarına çıkıncaya kadar sabretmiş olsalardı, onlar için daha yararlı olurdu. Fakat (buna rağmen) Allah, Gafur ve Rahimdir.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Eğer onlar, sen yanlarına çıkıncaya kadar sabretselerdi kendileri için daha iyi olurdu. Allah çok affedicidir; çok merhamet sahibidir.
Besim Atalay
swap_vert close
Eğer onlar, sen onlara çıkana dek sabretselerdi, onlar için daha iyi olurdu, Allah bağışlayıcı, Allah yarlıgayıcı
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Eğer onlar, sen yanlarına çıkıncaya kadar sabretselerdi, elbette kendileri için daha iyi olurdu. Bununla beraber Allah çok bağışlayandır (böyle kusurları affeder), daima kullarına karşı şefkat ve merhamet edendir.
Cemil Said
swap_vert close
Senin çıkacağın zamânı niçün beklemiyorlar? Bu haklarında daha hayırlı olur idi lâkin Allâh gafûr ve rahîmdir.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Eğer onlar, sen yanlarına çıkıncaya kadar sabretselerdi şüphesiz onlar için daha iyi olurdu. Allah bağışlayandır, merhamet edendir.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Onlar, sen yanlarına çıkıncaya kadar sabretselerdi, elbette kendileri için daha iyi olurdu. Allah, çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Sen yanlarına çıkıncaya kadar sabredip bekleselerdi elbette kendileri için daha iyi olacaktı. Yine de Allah çok bağışlayıcı, çok esirgeyicidir.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Eğer onlar, sen yanlarına çıkıncaya kadar sabretselerdi, elbette kendileri için daha iyi olurdu. Allah çok bağışlayan, çok esirgeyendir.
Edip Yüksel
swap_vert close
Sen yanlarına çıkıncaya kadar sabretselerdi kendileri için daha iyi olurdu. ALLAH Bağışlayandır, Rahimdir.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Eğer onlar, sen yanlarına çıkıncaya kadar sabretselerdi, elbette kendileri için daha iyi olurdu. Bununla beraber Allah çok bağışlayan, çok merhamet edendir.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Eğer onlar sen kendilerine çıkıncıya kadar sabretselerdi elbette haklarında hayırlı olurdu, bununla beraber Allah gafurdur rahîmdir
Emrah Demiryent
swap_vert close
Onlar, sen yanlarına çıkıncaya kadar sabretselerdi, elbette kendileri için daha hayırlı olurdu. Allah, çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Eğer onlar, sen yanlarına çıkıncaya kadar sabredip bekleselerdi, elbette daha iyi olurdu. Allah, Çok Bağışlayıcı'dır, Rahmeti Kesintisiz'dir.
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Eğer onlar, sen kendilerine çıkıncaya kadar, sabretselerdi kendileri için elbet daha hayırlı olurdu. (Bununla beraber) Allah, çok yarlığayıcı, çok esirgeyicidir.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Hâlbuki gerçekten onlar, (sen evinden) kendilerine çıkıncaya kadar sabretselerdi, (bu)kendileri için elbette hayırlı olurdu. Bununla berâber Allah, Gafûr (çok bağışlayan)dır, Rahîm(çok merhamet eden)dir.
İhsan Aktaş
swap_vert close
Ve eğer onlar, sen yanlarına çıkıncaya kadar (bağırıp çağırmadan) sabretselerdi, elbette kendileri için daha iyi olurdu. Bununla beraber Allah (yine çok) bağışlayan, (çok) merhamet edendir. *
(*) Bu pasaj (1-5) doğrudan Hz. Peygambere karşı adap ve erkân (görgü kuralları) ile ilgili olduğuna göre bugün için anlamı nedir? Çünkü şu an aramızda Hz. Peygamber yoktur. Bizler onunla karşı karşıya değiliz, onu hiç görmemişiz, sesimizi onun sesinden daha yüksek çıkarmamız, kendi aramızda konuştuğumuz gibi onunla, bağırarak konuşmamız, odaların arkasından (evinden), ona bağırarak çağırmamız, tarihi olarak artık mümkün değildir. Peki, bu kadar ayrıntıya girilerek neden uzun uzadıya bunlar anlatılıyor? Olayın kahramanını (Hz. Peygamber’i) hayatında hiç görmemiş, çağlar sonrasının biz Kur’an okuyucularına bu ayetler ne mesaj vermektedir? Öyle görünüyor ki bu ayetler Medine döneminin sonlarına doğru (H. 9 yıl) nazil olduğuna göre Müslümanlara bir arada yaşamın adap ve erkânı yani bugünkü tabirle bir "şehir kültürü" aşılamaya çalışıyor. Toplumsal değerler sistemini karşılıklı sevgi ve saygı üzerine bina etme çağrısı yapıyor. Bu cümleden olarak bir konuda Allah’ın hükmü ve resulünün açıklaması varsa, özellikle dini konularda kendi şahsi görüşümüzü bir kenara bırakmamız, Allah’tan ve peygamberinden gelene saygı göstermemiz, "sesimizi onun sesi üzerine çıkarmamız" anlamına gelir. Çünkü dinin ve şeriatın sahibi Allah, örnek uygulaması da peygamberdir. Keza toplumun seçilmiş meşru önderlerine saygı göstermek, hafife almamak, karşılarında laubali hareketlerde bulunmamak otoriteye (Allah’a ve Resulüne) saygı anlamına gelir. Keza üst üste yığılmış apartman tipi evlerde veya yan yana dizilmiş tek katlı evlerde komşuluk ilişkilerini karşılıklı sevgi ve saygı üzerine bina etmek; örneğin balkondan halı çırpmamak, telefonda bağırarak konuşmamak, yüksek sesle radyo, teyp/tv dinlememek, civardaki balkon ve pencereleri gözetlememek, kapıyı çalmadan veya zile basmadan içeri dalmamak vs. "odaların arasından bağırmamak" manasına gelir. Çünkü bugünün odaları (hucurât) artık kibrit kutusu gibi üsüste yığılmış apartman daireleridir. Yine şehrin cadde ve sokaklarında yüksek sesle korna çalarak seyretmek, yola balgam tükürmek, duraklarda, otobüslerde çevreyi rahatsız edecek şekilde bağırıp çağırmak adap ve erkâna aykırı davranışlar olup "sevgiyi ve saygıyı" esas alan bir şehir hayatında olacak işler değildir... Demek ki evler, odalar (hucurat) suresinin ilk elden verdiği mesajı iç içe geçmiş odalarda, yan yana, üst üste dizilmiş evlerle dolu şehir hayatında sevgi ve saygıya dayalı karşılıklı ilişiklerin nasıl olacağına dair "toplumsal görgü kuralları" olarak, bir "şehir kültürü" üretmeye ve geliştirmeye yönelik teşvik olarak algılamak icap eder... (Nüzul Sırasına Göre Yaşayan Kur’an Türkçe Meal – Tefsir – R.İ. Eliaçık)  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Eğer o bağırıp çağıranlar, Allah’ın elçisi yanlarına çıkıncaya kadar sabretmiş olsalardı, onlar için daha hayırlı olurdu. Elbette ki Allah, bağışlayan ve merhametli olandır.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
İşte onlar senin dışarı çıkmanı beklemiş olsalardı kendileri için daha iyi olurdu. Allah yarlıgayıcıdır, esirgeyicidir.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Sen yanlarına çıkıncaya kadar onlar sabır etselerdi haklarında [¹] hayırlı olurdu. Allah yarlıgayan, bağışlayandır.
[1] Sabretmek acele etmekten hayırlıdır. Sabrederek edebi muhafaza ederlerdi.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
Eğer onlar sen yanlarına çıkıncaya kadar sabretselerdi, elbette kendileri için daha hayırlı olurdu. Zira Allah, Gafûr’dur, Rahîm’dir.
Kadri Çelik
swap_vert close
Eğer gerçekten onlar yanlarına çıkıncaya kadar sabretmiş olsalardı, herhalde (bu,) kendileri için daha hayırlı olurdu. Allah çok bağışlayandır, çok esirgeyendir.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Oysa onlar, sen yanlarına çıkıncaya kadar sabredip efendice bekleselerdi, kendileri için çok daha iyi olurdu. O hâlde, bundan böyle daha dikkatli davransınlar ve şunu da unutmasınlar: Her şeye rağmen Allah çok bağışlayıcı, çok merhametlidir.
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Eğer onlar, sen yanlarına çıkıncaya kadar sabretselerdi, kendileri için hayırlı olurdu. Allah rahîm gafûrdur.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Allah, her ne kadar hoşgörülü bir sevgi seli ise de, eğer resul yanlarına çıkana kadar sabretselerdi, elbet daha iyi olurdu...
Mehmet Çoban
swap_vert close
Onlar, sen yanlarına çıkıncaya kadar sabretselerdi, elbette kendileri için daha iyi olurdu. Yaptıkları hatalar nedeniyle tövbe edip af dilesinler. Allah, çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Onlar sen (yanlarına) çıkıncaya kadar sabretselerdi, elbette kendileri için daha hayırlı olurdu. [*] Allah çok bağışlayandır, çok merhametlidir.
İslam’ın nezaket ve nezahetini bilmeyenlere bir anlamda yol ve yordam öğretilerek, hem ümmetin peygamberiyle ilişkisinin nasıl olması gerektiği öğretilmekte, hem de diğer fertlerin de birbirlerini rahatsız etmeyecek şekilde birbirlerine hitap etmeleri gerektiği gündeme getirilmektedir.   
Mehmet Türk
swap_vert close
(Ey Muhammed!) Eğer sen onların yanlarına çıkıncaya kadar sabretselerdi, (bu) kendileri için mutlaka daha hayırlı olurdu. Ve Allah, (tevbe edenleri) çok bağışlayandır, çok esirgeyendir.
Muhammed Esed
swap_vert close
çünkü, sen [kendi isteğinle] onların yanına gelinceye kadar sabred[ip bekle]selerdi, kendi lehlerine olurdu. Ama Allah yine de çok bağışlayıcıdır, bir rahmet kaynağıdır.
Mustafa Çavdar
swap_vert close
– Zira onlar birazcık sabredip senin evden çıkarak yanlarına gelmeni bekleselerdi bu kendileri için çok daha iyi olurdu, ama yine de Allah eşsiz bir bağışlayıcı ve sınırsız rahmet sahibidir. 13/23-24, 39/10
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Ama eğer sen kendilerine çıkıp gelinceye kadar sabretselerdi, elbet bu kendileri için daha hayırlı olurdu:[⁴⁶³⁴] ne ki Allah tarifsiz bağışlayandır, eşsiz merhamet kaynağıdır.
[4634] Zımnen: Ey ümmet-i Muhammed! Önderlerinize (imam) gösterdiğiniz saygı, aslında kendinize gösterdiğiniz saygıdır! Hayatlarını size vakfeden ulema ve ümera gibi önderlerin zaman yönetimini ifsat etmeyin!  
Orhan Kuntman
swap_vert close
Eğer onlar; sen yanlarına çıkıncaya kadar sabretselerdi, elbette kendileri için daha hayırlı olurdu. Allah çok bağışlayandır, çok merhametli olandır!
Osman Fırat
swap_vert close
Onlar, sen yanlarına çıkıncaya kadar sabretselerdi, elbette kendileri için daha iyi olurdu. Allah, çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Ve eğer onlar, kendilerine sen çıkıncaya kadar sabretselerdi, elbette ki kendileri için hayırlı olurdu. (Mamaafih) Allah gafûrdur, rahîmdir.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Eğer onlar sen kendilerinin yanına çıkıncaya kadar bekleselerdi, elbette kendileri için daha iyi olurdu. Bununla beraber Allah gafurdur, rahimdir.
Süleyman Ateş
swap_vert close
Onlar, sen kendilerinin yanına çıkıncaya kadar bekleselerdi, elbette kendileri için daha iyi olurdu. Allah bağışlayandır, esirgeyendir.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Eğer onlar senin yanlarına çıkmana kadar sabır itmiş olsalardı kendileri içün daha hayırlı idi. Allâh bilmeyerek yapılan hatâyı mağfiret ider rahîmdir.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Sabırlı olsalar da sen çıkıncaya kadar bekleselerdi kendileri için iyi olurdu. Yine de Allah bağışlar, ikramda bulunur.
Şaban Piriş
swap_vert close
Oysa sen onların yanına çıkıncaya kadar sabretselerdi, kendileri için daha hayırlı olurdu. Allah, bağışlayıcıdır, merhametlidir.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Sen yanlarına çıkıncaya kadar sabretselerdi, onlar için daha iyi olurdu. Bununla beraber, Allah çok bağışlayıcı, çok merhamet edicidir.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Eğer onlar, sen yanlarına çıkıncaya dek sabretmiş olsalardı, kendileri için elbette daha hayırlı olurdu. Allah Gafûr'dur, Rahîm'dir.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
daħı eger bayıķ anlar śabr eyleselerdi tā çıķa-y-ıduñ anlardın yaña ola-dı yigrek anlara. daħı Tañrı yarlıġayıcıdur raḥmet ķılıcı.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Eger anlar ṣabr itselerdi, sen özlerine çıḳınca, anlar‐çun yigrekdür. TañrıTa‘ālā ‘afv idicidür, raḥmet idicidür.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Əgər onlar sən qarşılarına çıxancaya qədər səbr etsəydilər, (bu, Allahın yanında) onlar üçün, əlbəttə, daha yaxşı olardı. Allah (tövbə edənləri) bağışlayandır, rəhm edəndir!
M. Pickthall (English)
swap_vert close
And if they had patience till thou camest forth unto them, it had been better for them. And Allah is Forgiving, Merciful.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
If only they had patience until thou couldst come out to them, it would be best for them: but Allah is Oft- Forgiving, Most Merciful.
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
وَلَوْ
ve eğer
اَنَّهُمْ
şüphe- siz onlar
صَبَرُوا
sabretselerdi
حَتّٰى
ta ki
تَخْرُجَ
çıkmana dek
اِلَيْهِمْ
kendilerine
لَكَانَ
elbette olurdu
خَيْراً
daha hayırlı
لَهُمْۜ
onlar için
وَاللّٰهُ
ve Allah
غَفُورٌ
Ğafûr'dur
رَح۪يمٌ
Rahîm'dir
Eğer onlar, sen kendilerin(in yanın)a çıkıncaya kadar sabretselerdi, elbette (bu) kendileri için daha hayırlı olurdu. Bununla beraber Allah Ğafûr'dur, Rahîm'dir (her türlü günahı mağfiret eden, isimlerinde ve fiillerinde her zaman rahmeti tecelli edendir).
لَو
Masdar harfi
لَو
Olsa, şayet, keşke
اَنّ
Edat
اَنّ
Muhakkak, şüphesiz, diğini. Mastar cümlesi oluşturmak için kullanılır. (Genellikle cümle ortasında kullanılır, kendisinden önce bir fiil olması gerekir.)
صَبَرَ
Fiil-I
ص ب ر
Sabretti, sebât etti
حَتّٰى
Edat
حَتّٰى
Nihayet, -e kadar, hatta, ta ki, sonuçta
خَرَجَ
Fiil-I
خ ر ج
Çıktı
اِلٰى
Edat
اِلٰى
-e kadar, -a kadar, -e, -a
كَانَ
Fiil-I
ك و ن
İdi, oldu
خَيْر
İsim
خ ي ر
Hayr (Allah'ın esması, ismidir. Hayr olan demektir), hayırlı
لَهُمْ
Zamir
لَهُمْ
Onlar için, onlara, onların
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
غَفُور
İsim
غ ف ر
Ğafûr (Allah'ın ismi, esmasıdır. Her türlü günahı mağfiret eden demektir)
رَحِيم
İsim
ر ح م
Rahîm (Allah'ın esması, ismidir. İsimlerinde ve fiillerinde her zaman rahmeti tecelli eden demektir), merhametli