close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Hucurât Sûresi 4. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
İnne-lleżîne yunâdûneke min verâ-i-lhucurâti ekśeruhum lâ ya’kilûn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Odaların ardından bağırarak sana seslenenlerin çoğu, akıl etmeyen kişilerdir.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
(Ey Resulüm!) Şüphesiz, (evindeki) odaların (kapıları) arkasından Sana (uygunsuzca bağırıp) seslenenler (Elçiye karşı edep ve hürmete riayet etmeyenler), onların çoğu aklını kullanmayan (şuurlu ve sorumlu davranmayan) kimselerdir.
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Gerçek şu ki ey peygamber! Sana evinin dışından bağırarak seslenenler var ya onların çoğu, akıllarını kullanamayan kimselerdir.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Hücre-i saadetlerin, evlerinin arkasından sana “Ey Allah'ın rasulü” diyecekleri yerde, bağıra çağıra isminle seslenenlerin çoğu aklı kıt, düşüncesiz kimselerdir.
Ahmet Varol
swap_vert close
Şüphesiz seni odaların arkasından çağıranların çoğu akıl etmeyenlerdir.
Ali Bulaç
swap_vert close
Şüphesiz, hücrelerin ardından sana seslenenler de, onların çoğu aklını kullanmıyor.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Hücrelerin (Peygambere ait odaların) önünden seni çağıranlar (var ya), onların çoğu aklı ermiyenlerdir.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Gerçekten odaların arkasından sana seslenenlerin çoğu düşüncesiz insanlardır.(*)
(*) Kur’anın cahil bedevi bir toplumu nasıl eğittiğinin bir belgesidir.  
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Sana odaların arkasından bağıranların çoğu, aklı ermez kimselerdir.[571]
[571] Hucürât hakkında geniş bilgi için bk. Bayraklı, KUR’ÂN TEFSÎRİ, XVIII, 164-166.  
Besim Atalay
swap_vert close
Odaların arkasından, sana çağıranların pek çoğunun aklı ermez
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
(Ey Peygamber!) Seni evinin dışından çağıranlar var ya, işte onların çoğu aklı ermeyen cahil kimselerdir.
Medine’deki bedevi Araplar, Hz. Peygamber ile görüşmek ve ona bir şeyler sormak için gelip odaların arkasından yüksek sesle bağırırlardı. Yine bir gün Temimoğullarından bir heyet Hz. Muhammed’in istirahatte bulunduğu bir vakitte odaların arkasına gelerek ona yüksek sesle “Muhammed! Dışarı çık, seninle konuşmak istiyoruz” diye bağırmışlardı. Ayette onların edep ve nezaketle, saygı ve nezahetle bağdaşmayan bu davranışları kınanıyor.  
Cemil Said
swap_vert close
Hücrelerinin verâsından seni yüksek sesle çağıranlar ekseriyetle ’akılsız âdemlerdir.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Sana odaların ötesinden seslenenlerin çoğu akletmeyen kimselerdir.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
(Ey Muhammed!) Odaların arkasından sana bağıranların çoğu aklı ermeyen kimselerdir.[499]
Uyeyne İbn Husâyn ve Akra’ İbn Hâbis, Temimoğulları’ndan yetmiş kişilik bir heyetle birlikte Hz. Peygamber’in istirahatta bulunduğu bir öğle vaktinde odaların arkasına gelerek, “Ey Muhammed! Yanımıza gel” diye seslenmişlerdi. Âyette onların bu kaba davranışı kınanmaktadır.  
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Odaların dışından sana seslenenlerin çoğu kuşkusuz düşünemiyorlar.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
(Resûlüm!) Sana odaların arka tarafından bağıranların çoğu aklı ermez kimselerdir.  
 Rivayet edildiğine göre, Uyeyne b. Hısn ile Akra’ b. Hâbis, Temim oğullarından yetmiş kişilik bir heyetle öğle vakti Allah’ın elçisine gelmişlerdi. Resûlullah, odasında uyuyordu. «Ya Muhammed! Dışarı çık, yanımıza gel!» diye bağırmışlardı. Âyet bu tür davranışın uygunsuzluğuna dikkat çekmektedir.  
Edip Yüksel
swap_vert close
Odaların/duvarların ardından sana seslenenlerin çoğu düşüncesiz kimselerdir.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
(Resülüm!) Sana odaların arkasından bağıranların çokları, aklı ermez kimselerdir.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Hucrelerin arkasından sana önleyenler, her halde ekserisi aklı irmiyenlerdir
Emrah Demiryent
swap_vert close
(Resûlüm! Hâne-i saâdetin içerisinde bulunan) odaların arkasından (evinin dış tarafından) sana seslenenlerin çoğu (adap hususunda) aklı ermeyen kimselerdir.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Sana odaların dışından seslenenlerin çoğu, düşüncesiz kimselerdir.
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Hücrelerin ardından sana ünleyenler (var ya) onların, çoğunun akılları ermez.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
(Ey Habîbim!) Doğrusu sana hucurât'ın (odaların) arkasından (evinin dışından, edebe muhâlif olarak) seslenen kimseler var ya, onların çoğu (bu âdâba) akıl erdirmiyorlar.
İhsan Aktaş
swap_vert close
Şüphesiz (ey peygamber!) Sana evinin dışından bağırarak (saygısızca) seslenenler var ya onların çoğu, akıllarını kullanmazlar. *
Şüphesiz (ey peygamber!) Sana evinin dışından bağırarak (saygısızca) seslenenler var ya onların çoğu, akıllarını kullanmazlar. *  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Şurası muhakkak ki, odaların arkasından (evin dışından) sana bağırarak seslenenlerin çoğu, Allah’ın ikazlarını akledemeyen kimselerdir.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
O kimseler ki sen odadayken dışarıdan ünlerler, işte onların birçoğu düşünmiyenlerdir.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Odaların arkasından seni çağıranlar yok mu, onların pek çoğu aklı ermez kimselerdir. Sakın üzülme.
İsmail Yakıt
swap_vert close
Sana odaların arkasından seslenenlerin pek çoğu aklı ermeyen kimselerdir.³
3 Ayetin iniş sebebi olarak şöyle rivayet edilir: Bir gün Temim kabilesinden bazı kişiler Hz. Peygamber’le görüşmek isterler. Onlara Hz. Peygamber’in istirahat etmekte olduğu söylenmiştir. Buna rağmen onlar evin arka tarafına geçip: “Muhammed! Dışarıya çık, yanımıza gel!” gibi sözlerle yüksek sesle çağırmışlardır. Hz. Peygamber, onların bu davranışından rahatsız olmuştur. Krş. Nur, 24/63.  
Kadri Çelik
swap_vert close
Şüphesiz odaların ardından sana seslenenler de (var ya), onların çoğu aklını kullanmıyorlar.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Ey Peygamber! Seni evinin dışından, ta odaların arkasından görgüsüzce çağıranlar var ya, onların çoğu düşüncesiz kimselerdir.
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Sana ODALAR’ın ötesinden seslenenlere gelince; onların çoğu akletmez.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Resulüm! sana evinin dışından seslenenlerin çokları, ince düşünemiyor.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Odalarının arkasından sana bağıranların çoğu aklı ermeyen kimselerdir. Sanki onlar bağıra çağıra haklılıklarını ispat edecekler.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Sana odaların [*] arkasından (bağırarak) seslenenlerin çoğu akıl etmezler.
Bu ayette geçen ve “odalar” anlamına gelen [el-Hucurât] kelimesi surenin ismi olarak belirlenmiştir.  
Mehmet Türk
swap_vert close
Şüphesiz odaların¹ ardından sana bağıranların çoğu, düşüncesiz kimselerdir.²
1 Hücre: Etrafı çevrilerek içine girilmekten men olunan Arz kıtasıdır. Hücrelerden kastedilen Rasulullah (s.a.v)’in Hane-i Saadeti’nin odalarıdır ki her biri eşlerinden birine ait olmak üzere dokuz oda idi. Bu odaların üzeri hurma dallarıyla örtülmüş idi ve kapılarının üzerinde siyah kıldan çullar vardı. Hasan el-Basrîden, Davud b. Kays: “Hz. Osman’ın hilâfetinde Peygamberimiz (s.a.v)’in eşlerinin evlerine girerdim. Tavanlarına elimle yetişirdim. Abdülmelik’in oğlu Velîd zamanında onun emriyle o hücreler, Rasulullah’ın mescidine ilhak edildi ve bundan dolayı insanlar ağladı. O gün Said b. Müseyyeb: ‘vallahi arzu ederdim ki bu hücreleri olduğu gibi bıraksalar da Medîne ahalisinden bir takım kimseler bundan ibret alsalar ve yabancılar da gelip Rasulullah (s.a.v)’in hayatında ne ile iktifa buyurduğunu görseler ve zühd dersi alsalardı’ dedi” diye anlattı.2 Bu âyet, Beni Temim kabîlesinden gelen bir grubun Peygamberimizi kaba bir şekilde çağırması üzerine, indirilmiştir. Olay şu şekilde cereyan etmiştir. Benî Temîm kabilesinden yetmiş veya seksen kişilik bir heyet gelmişti. Bu heyetin içinde Zibrikan b. Bedr, Utarid b. Hacib b. Zurare, Kays b. Asım, Kays b. Haris, Amr b. Ehtem ve Akra’ b. Habis vardı. Heyet öğle sıcağında mescide girmişlerdi, Rasulullah (s.a.v) henüz uyuyordu. Bunlar: “Ey Muhammed! Bize çık” diye bağırdılar. Bunun üzerine Peygamberimiz (s.a.v) uyandı ve çıktı. Akra’ b. Habis: “Ey Muhammed! Benim övgüm adamı süsler, zemmim ise kötüler” dedi. Rasulullah (s.a.v): “Yazıklar olsun sana, öyle olan Allah’tır” buyurdu. Derken insanlar mescide toplandı. “Bunlar Benî Temîm, hatibimizle ve şâirimizle sana kendimizi öveceğiz” dediler. Peygamber (s.a.v): “Ben şiir ile gönderilmedim, övünmek ile de emrolunmadım velâkin haydin bakalım” buyurdu. Beni Temim’in şair ve hatipleriyle Peygamberimiz (s.a.v)’in şair ve hatipleri bir miktar yarıştılar. Sonunda Akra’ b. Hâbis: “Vallahi bilmem bu ne iştir? Hatîbimiz söyledi, onların hatîbi daha güzel söyledi, şairimiz söyledi, onların şâiri daha şâır, daha güzel söylüyor” dedi. Sonra Rasulüllah (s.a.v)’in huzuruna daha yakın vardı ve kelime-i şahadet getirerek Müslüman oldu. (İbnu Kesir)  
Muhammed Esed
swap_vert close
Gerçek şu ki [ey Peygamber,] seni evinin dışından çağıranlar var ya, ⁴ işte onların çoğu akıllarını kullanmazlar:
4 Bu, ilk bakışta Hz. Peygamber ile ilgili görülmesine rağmen aynı zamanda o’nun halefi (halîfe) olarak hareket eden ve o’nun adına, yani İslamî kanunlar çerçevesinde kalarak yönetimde bulunan toplumun bütün liderleri (emîru’l-mu’minîn) için de geçerlidir. (Bizzat Hz. Peygamber’in kendisi ile ilgili olarak yukarıdaki saygılı davranışa çağrı, birçok önde gelen İslam düşünürüne göre, evine ziyarete gidildiğinde “o’na dışarıdan seslenme”nin yasaklandığını ifade etmektedir.)  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Odalarının arkasından sana bağırarak seslenenler var ya onların çoğu akıllarını kullanmıyorlar. 10/100
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Ne var ki sana hanelerin berisinden[⁴⁶³²] seslenenler de var; onların çoğu, akıllarını kullanmıyorlar.[⁴⁶³³]
[4632] Min sanıldığı gibi zait değildir. Verâ’ zarfına “her yönün ötesinden” anlamı katar (Krş. 59:14). [4633] Saygı, edep ve terbiyeye dair bu âyet, ‘bedevi’ âklı ‘medeni’ olmaya davet etmektedir. Nezaket ve görgü kurallarının insan ilişkilerindeki önemine bir atıftır. Âyetin son cümlesi, her tür saygısızlık ve edepsizliğin temelinde, aklını kullanmama illetinin yattığını söylüyor.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
(Ey Muhammedi) Kuşkusuz sana (oturduğun) hanelerin dış tarafından (ya Muhammed diye) seslenenlerin çoğu aklı ermez kimselerdir.
Osman Fırat
swap_vert close
(Kaldığın) Odaların dışından sana bağıranların çoğu, akletmeyen kimselerdir.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Muhakkak o kimseler ki, sana hücrelerin arkasından nidâ ediverirler. Onların çoğu âkilâne düşünmezler.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Ama sana evinin dışından seslenenlerin ise ekserisi düşüncesiz, mâkul davranmayan kimselerdir.
Hz. Peygamberin çevresinde olan ashab, az çok onun hayat programını bilip, kendisini görme işini ona göre ayarlarlardı. Görüşmeyi gerektiren sebep varsa dışarda bekler, seslenip kapı çalmazlardı. Fakat dışardan gelen bedevîler, gece gündüz demeden, ne vakit gelmişlerse, onun eşlerinin odaları önünde dikilip dışarıdan çağırır, o da çıkınca konuşurlardı. Tabiatıyla bu durum onun programını altüst ederdi.  
Süleyman Ateş
swap_vert close
Odaların arkasından sana bağıranların çoğu, düşüncesiz kimselerdir.
Uyeyne ibn Hısn ile, Akra' ibn Hâbis, Temîm Oğullarından yetmiş kişilik bir hey'etle, öğle vakti Allah'ın Elçisine geldiler. Allah'ın Elçisi, odasında uyuyordu: "Yâ Muhammed, dışarı çık, yanımıza gel!" diye bağırdılar. Âyet, bu tür davranışın nezakete aykırı olduğunu anlatıyor.  
Süleyman Tevfik
swap_vert close
(Yâ Muhammed) Hücrelerinin arkasından sana nidâ idenlerin ekserîsi bundaki hürmetsizliği ta'akkul itmezler.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
(Ya Muhammed!) Sen içerdeyken odaların dışından sana seslenenlerin çoğu aklını kullanmayan kişilerdir.
Şaban Piriş
swap_vert close
Sana odaların arkasından bağıranların çoğu aklını kullanmıyorlar.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Sana odaların gerisinden seslenenlerin çoğu aklı ermez kimselerdir.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Odalarının arkasından sana seslenenlere gelince, onların çoğu aklını çalıştırmamaktadır.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
bayıķ anlar kim ķıġırurlar saña ḥücreler ardından eyregi anlaruñ añlamazlar.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Ol kişiler ki saña nidā iderler, çaġırurlar, ḥücreler ardından. Anlaruñ çoġıfehm eylemezler.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
(Ya Peyğəmbər!) Şübhəsiz ki, səni otaqların arxasından çağıranların çoxusunun ağlı kəsmir!
M. Pickthall (English)
swap_vert close
Lo! those who call thee from behind the private apartment, most of them have no sense.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
Those who shout out(4923) to thee from without the Inner Apartments -(4923-A) most of them lack understanding.
4923 To shout aloud to your Leader from outside his Chambers shows disrespect both for his person, his time, and his engagements. Only ignorant fools would be guilty of such unseemly behaviour. It is more seemly of them to wait and bide their time until he is free to come out and attend to them. But, in the Court of a spiritual King, much is forgiven that is due to lack of knowledge and understanding. In the earthly Court, ignorance of the Law excuseth no man. If a man behaved in that way to the General of an army or the Governor of a Province, not to speak of an earthly King, he would be laid hands on by the Guard, and could never gain the access he desires. 4923-A Al Hujurat: "The Inner Apartments" or "The Chambers."  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
اِنَّ
doğ- rusu
الَّذ۪ينَ
o kim- seler ki
يُنَادُونَكَ
sana sesleniyorlar
مِنْ وَرَٓاءِ
ardından
الْحُجُرَاتِ
odaların
اَكْثَرُهُمْ
onların çoğu
لَا يَعْقِلُونَ
akıllarını kullanmıyorlar
(Resulüm!) Sana (evinin) odaların(ın) ardından (bağırarak) seslenenler var ya, onların çoğu akıllarını kullanmayan kimselerdir.
اِنّ
Edat
اِنّ
Şüphesiz, kesinlikle, muhakkak, elbette, gerçekten, zira, çünkü, doğrusu, daima. Cümledeki bilgiyi pekiştirmek için kullanılır.
الَّذ۪ي
İsim
الَّذ۪ي
O kimse ki, o şey ki, o zat ki, o ki
نَادٰى
Fiil-III
ن د و
Nidâ etti, çağırdı, seslendi, dua etti, feryat etti
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
وَرَاء
İsim
و ر ي
Arka, ardı, arkasında, gerisinde, ötesinde
حُجُرَات
İsim
ح ج ر
Odalar
اَكْثَر
İsim
ك ث ر
Çoğu, daha çok, daha fazlası
لَا
Edat
لَا
Hayır, yapmayın, asla, hiç
عَقَلَ
Fiil-I
ع ق ل
Aklını kullandı, akletti, akıl erdirdi