close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Hucurât Sûresi 15. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
İnnemâ-lmu/minûne-lleżîne âmenû bi(A)llâhi ve rasûlihi śümme lem yertâbû ve câhedû bi-emvâlihim ve enfusihim fî sebîli(A)llâh(i)(c) ulâ-ike humu-ssâdikûn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
İnananlar, ancak o kişilerdir ki Allah'a ve Peygamberine inanırlar da sonra şüpheye düşmezler ve mallarıyla ve canlarıyla savaşırlar Allah yolunda, işte onlardır doğru söyleyenlerin ta kendileri.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
(Hakiki) Mü’minler ancak o kimselerdir ki: Allah’a (Kur’an’ın hükümlerine) ve Resulüne (Hz. Peygamberin öğretilerine tamamen ve samimiyetle) iman getirirler; sonra hiçbir kuşkuya (ve korkuya) kapılmadan (ve asla Hakk’tan caymadan) mallarıyla ve canlarıyla Allah yolunda (Din, Millet ve Vatan uğrunda) cihad ederler. İşte bunlar, (iman davasında) sadık olanların ta kendileridir.
[Not: Demek ki Hakk hâkim olsun ve adil bir düzen kurulsun da tüm insanlık huzura kavuşsun diye, mallarıyla canlarıyla ve bütün imkânlarıyla çalışıp çabalamayanlar, milli savunmaya katılmayanlar veya dünyalık heves ve hesaplarla haklı davalarından yan çizip bâtıl yollara kayanlar ve Batılılara yaslananlar, iman şuurunu ve hidayet huzurunu kaybedeceklerdir.]  
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Mü'minler ancak o kimselerdir ki, Allah'a ve Rasülü'ne iman ettikten sonra, hiçbir şüpheye sapmayıp, imanlarında sarsıntı geçirmeyen ve böylece Allah yolunda mallarıyla, canlarıyla savaşan kimselerdir. İşte iman iddiasında doğru olanlar onlardır.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Mü'minler, kesinlikle Allah'a ve Rasulüne iman edenler, dahası, İslamda şüpheye düşürecek konular aramayanlar, şüphe içinde bocalamayanlar, ithamlarda bulunmayanlar, Allah yolunda, İslâm uğrunda mallarını, servetlerini, canlarını ortaya koyarak cihad edenlerdir. İşte imanlarında samimi olanlar bunlardır.
Ahmet Varol
swap_vert close
Mü'minler ancak o kimselerdir ki, Allah'a ve elçisine iman etmiş sonra şüphe etmemiş ve mallarıyla ve canlarıyla Allah yolunda cihad etmişlerdir. İşte doğrular [1] onlardır.
1.İmanlarında sadık ve samimi olanlar.  
Ali Bulaç
swap_vert close
Mü'min olanlar, ancak o kimselerdir ki, onlar, Allah'a ve Resûlü'ne iman ettiler, sonra hiç bir kuşkuya kapılmadan Allah yolunda mallarıyla ve canlarıyla cihad ettiler. İşte onlar, sadık (doğru) olanların ta kendileridir.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Müminler ancak o kimselerdir ki, Allah'a ve Peygamberine iman etmişlerdir; sonra (imanlarında) şüpheye düşmemişler ve Allah yolunda mallarıyla, canlarıyla savaşmışlardır. İşte böyle kimseler, imanlarında sadık olanlardır.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Gerçek inananlar; ancak Allah ve Resulüne inanan, sonra şüpheye düşmeyen, malları ve canları ile Allah yolunda cihad edenlerdir. İşte asıl doğru olanlar bunlardır.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Gerçek müminler, Allah'a ve Peygamberine inanan, sonra şüphe etmeyen ve Allah yolunda mallarıyla, canlarıyla cihad edenlerdir. İşte sözünde duranlar onlardır.
Besim Atalay
swap_vert close
İnanmış bulunanlar o kimseler ki, hem Allaha, hem de peygamberine inan edeler, sonra şüphe etmezler, mallariyle, canlariyle Allahın yolunda uğraş ederler, işte bunlar gerçeklerdir
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
(Gerçek) mü'minler ancak, Allah'a ve Peygamberine inanan, sonra (inandıklarında zerre kadar) şüpheye düşmeyen, Allah yolunda mallarıyla ve canlarıyla cihad edenlerdir. İşte onlar doğru kimselerin ta kendileridir.
Kur’an’da iman ve İslâm birlikte kullanıldığında farklı anlamlara gelir. İslam, Müslüman kimliğine bürünerek teslim olmayı, iman ise kayıtsız şartsız samimiyetle inanmayı ve bunu dil ile ikrar etmeyi ifade eder. Fakat farklı yerlerde kullanıldıklarında aynı anlamı yani mü’min olmayı ifade ederler.  
Cemil Said
swap_vert close
Hakîki mü’minler Allâh’a ve rasûlüne îmân idenler ve hiç şübhe iymeyenler ve emvâli ve nefisleri ile Allâh yolunda muhârebe idenlerdir. Bunlar sâdıkdırlar.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
"İnananlar, ancak Allah'a ve peygamberine inanmış, sonra şüpheye düşmemiş; Allah uğrunda mallarıyla, canlarıyla cihat etmiş olanlardır. İşte onlar doğru olanlardır."
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
İman edenler ancak, Allah’a ve Peygamberine inanan, sonra şüpheye düşmeyen, Allah yolunda mallarıyla ve canlarıyla cihad edenlerdir. İşte onlar doğru kimselerin ta kendileridir.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Müminler ancak, Allah’a ve resulüne iman eden, sonra şüpheye düşmeyen, Allah yolunda malları ve canlarıyla cihad eden kimselerdir. İçleri dışları bir olanlar işte bunlardır.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Müminler ancak Allah'a ve Resûlüne iman eden, ondan sonra asla şüpheye düşmeyen, Allah yolunda mallarıyla ve canlarıyla savaşanlardır. İşte doğrular ancak onlardır.
Edip Yüksel
swap_vert close
İnananlar onlardır ki, ALLAH'a ve elçisine inandılar, sonra kuşku beslemediler ve ALLAH yolunda paraları ve canlarıyla savaşım verdiler. Onlar doğru olanlardır.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Gerçek müminler ancak Allah'a ve Resulüne iman eden, ondan sonra asla şüpheye düşmeyen, Allah yolunda mallarıyla ve canlarıyla savaşanlardır. İşte doğrular ancak onlardır.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Mü'minler ancak o kimselerdir ki Allaha ve Resulüne iyman ettikten sonra şübheye düşmeyip Allah yolunda mallariyle, canlariyle mücahede etmektedirler işte onlardır ki sâdıklardır
Emrah Demiryent
swap_vert close
Mü’minler ancak o kimselerdir ki, Allah’a ve Resûlü’ne (kalben) îmân ederler, sonra (îmânlarında, hiçbir şekilde) şüpheye düşmezler ve Allah yolunda mallarıyla ve canlarıyla (sırf, Allah rızası için) cihat ederler! İşte (îmân iddiâsında) sadık olanlar bunlardır.
Erhan Aktaş
swap_vert close
İnananlar, ancak Allah'a ve Resûl'üne iman eden, sonra da bunda en küçük bir kuşkuya yer vermeyen; malları ve canlarıyla Allah yolunda cihad eden kimselerdir. Onlar, özü ve sözü bir olanlardır.
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Mü'minler ancak o kimselerdir ki Allaha ve resulüne îman etdikden sonra şübheye sapmayıp Allah yolunda mallariyle, canlariyle savaşırlar. İşte onlar (îmanlarında) saadık olanların ta kendileridir.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Mü'minler ancak o kimselerdir ki, Allah'a ve Resûlüne îmân ederler, sonra şübheye düşmezler ve Allah yolunda mallarıyla ve canlarıyla cihâd ederler! İşte onlar, (îmanlarında)gerçekten sâdık olanlardır!
İhsan Aktaş
swap_vert close
Gerçekten inananlar, Allah’a ve O’nun elçisine iman eden, sonra asla şüphe etmeyen, mallarıyla ve canlarıyla Allah yolunda cihad eden (insanlığın hidayeti, huzur ve mutluluğu için var güçleriyle her türlü gayret ve fedakârlığı gösteren) kimselerdir. İşte onlar, (iman ve amel hususunda) doğruluklarını ispat etmiş olanlardır. *
(*) Sözcuk olarak ‘’cihad’’ciddiyetle her türlü gayret ve çabayı göstermektir. Kur’an’ı bir terim olarak ise, her türlü gayret, fedakârlık ve çabayı Allah yolunda ve onun rızası için ortaya koymaktır. Yani cihad savaş değildir, çünkü Kur’an’ın her yerinde savaş sözcüğü (قتال) ‘’kıtal’’ diye geçiyor. جاهدَه الشَّخصُ : سعى وحاول بجِدّ ، بذل وسعه وجاهد لنشر المعرفة (تعريف و معنى جاهد في معجم المعاني الجامع)  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Gerçekten inananlar, Allah’a ve O’nun elçisine iman eden, sonra asla şüphe etmeyen, mallarıyla ve canlarıyla Allah yolunda mücadele eden kimselerdir. İşte onlar, doğruluklarını ispat etmiş olanlardır.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
İşte inanalar o kimselerdir ki Allah’a, elçisine inanırlar, sonra işkillenmezler, Allah uğrunda mallarıyla, canlarıyla savaşırlar. Doğrular işte bulardır.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Mü/minler yalnız o kimselerdir ki Allah/a ve peygamberine iman ettiler, bundan sonra şüpheye de düşmediler, mallarıyle, canlarıyle Allah yolunda duruştular, işte imanlarında sadık olanlar bunlardır.
İsmail Yakıt
swap_vert close
“İnananlar ancak Allah’a ve elçisine inanan ve bu (inancından) kesinlikle ödün vermeyen [lem yertâbû] ve Allah yolunda mallarıyla canlarıyla cihat edenlerdir. İşte onlar doğru olanların tâ kendileridir.
Kadri Çelik
swap_vert close
Müminler ancak Allah'a ve resulüne iman eden, ondan sonra asla şüpheye düşmeyen, Allah yolunda mallarıyla ve canlarıyla savaşanlardır. İşte doğrular ancak onlardır.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Gerçek müminler, ancak Allah’a ve Elçisine yürekten inanan, imanın tadını tattıktan sonra en ağır imtihânlar karşısında bile sarsılmadan ayakta kalabilen, inançlarında en ufak bir kuşkuya kapılmayan ve Allah yolunda mallarıyla, canlarıyla fedâkârca mücâdele eden kimselerdir. İşte iman iddiasında doğru olanlar bunlardır.
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Doğrusu Allah’a ve O’nun rasûlüne iman etmiş, sonrasında kuşkuya düşmemiş, Allah yolunda mallarıyla ve canlarıyla (çalışıp) cihad etmiş Müminler, işte Sadıklar (Doğru Söyleyenler / Özü- Sözü Doğrular) onlardır.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Mümin dediğin, Allah ve resulüne hiç kuşku duymadan inanıp mallarıyla canlarıyla Allah için mücadele eden, doğrulardır.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Gerçekten iman etmiş olanlar; Allah’a ve Resulüne inanan, inancından şüpheye düşmeyen, Allah yolunda mallarıyla canlarıyla mücadele edenlerdir. İşte onlar doğru kimselerdir.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Gerçek müminler ancak Allah’a ve Elçisine iman eden, sonrasında şüphe duymayan, Allah yolunda mallarıyla ve canlarıyla [cihad] edenlerdir (fedakârlık yapanlardır). İşte (inancında) doğru olanlar sadece bunlardır.
Mehmet Türk
swap_vert close
Mü’minler ancak, Allah’a ve Rasûlü’ne îman eden, sonra (îman ettiği şeylerde) kuşkuya kapılmayan, Allah yolunda mallarıyla ve canlarıyla savaşanlardır. İşte doğrular, ancak onlardır.
Muhammed Esed
swap_vert close
[Şunu bil ki, gerçek] müminler, yalnızca, Allah’a ve Elçisi’ne iman edenler ve (bu konuda) bütün şüphelerden uzak duranlardır; ¹⁹ ve Allah yolunda bütün malları ve canları ile cihad edenlerdir: işte onlardır sözlerinde duranlar!
19 Lafzen, “ondan sonra hiçbir şüphe taşımayanlardır”.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Gerçek müminler, Allah’a ve Allah’ın mesajlarını tebliğ eden Elçisine iman eden imanlarında hiçbir şüpheye yer vermeyen ve Allah yolunda mallarıyla, canlarıyla tüm gayretlerini sarf edenlerdir. İşte iman davasında sadık olanlar bunlardır. 8/2-3, 57/19
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Gerçek mü’minler sadece Allah’a ve Rasulü’ne iman edenler, ondan sonra da kuşkunun semtine uğramayanlar ve Allah yolunda mallarıyla, canlarıyla cihad edenlerdir: İşte bunlar sadık olanların ta kendileridir.[⁴⁶⁵⁴]
[4654] Âyetin el-mu’minûn ile gelmesinin anlamı şudur: Önemli olan sizin kendi imanınız hakkında ne dediğiniz değil, Allah’ın sizin imanınız hakkında ne dediğidir (ellezîne âmenû ile el-mu’minûn farkı için bkz: 4:136, not 132).  
Orhan Kuntman
swap_vert close
Müminler ancak onlardır ki, Allah’a ve Resulüne iman etmiş, sonra kuşkuya düşmemiş ve Allah yolunda mallarıyla canlarıyla savaşmışlardır, işte onlar sadıkların ta kendileridir.
Osman Fırat
swap_vert close
Ancak iman edenler, Allah’a ve resulüne iman eden, sonra şüpheye düşmeyen, Allah yolunda mallarıyla ve canlarıyla cihad edenlerdir. İşte onlar doğru kimselerin ta kendileridir.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Mü'minler ancak o zâtlardır ki, Allah'a ve O'nun Peygamberine imân etmişlerdir, sonra bir şüpheye düşmemişler ve mallarıyla ve nefisleriyle Allah yolunda mücâhedede bulunmuşlardır. İşte sâdık olanlar da onların tâ kendileridir.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Müminler ancak o kimselerdir ki Allah'ı ve resulünü tasdik eder ve sonra da hiçbir şüpheye düşmezler, Allah yolunda mallarıyla, canlarıyla mücahede ederler. İşte imanına bağlı, gerçek müminler bunlardır.
Süleyman Ateş
swap_vert close
Mü'minler onlardır ki Allah'a ve Elçisine inandılar, sonra şüphe etmediler; Allah yolunda mallarıyle, canlarıyle cihadettiler. İşte (iman sözlerinde) doğru olanlar onlardır.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Allâh ve rasûlüne îmân iden ve sonra bundan şek itmeyen ve malları ve nefisleriyle fîsebîlillâh cihâd iyleyen mü'minlerdir ki sâdıklardır.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
İnanıp güvenenler (müminler) sadece şunlardır: Allah’a ve elçisine güvenen, sonra güveninde şüpheye düşmeyen, Allah yolunda mallarıyla, canlarıyla mücadele(cihad) edenlerdir. Özü sözü doğru olanlar işte bunlardır.
Şaban Piriş
swap_vert close
Asıl müminler, Allah'a ve Resûlüne iman edip, hiç şüphe etmeyen ve Allah yolunda mallarıyla, canlarıyla cihad edenlerdir. İşte doğrular/sadıklar onlardır.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Mü'minler ancak o kimselerdir ki, Allah'a ve Resulüne iman ederler, sonra da asla şüpheye düşmez, malları ve canlarıyla Allah yolunda cihad ederler. İşte onlar özü sözü doğru olanların tâ kendileridir.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Müminler ancak şu kimselerdir ki, Allah'a ve resulüne iman ederler; sonra hiçbir kuşkuya düşmezler ve mallarıyla, canlarıyla Allah yolunda didinirler. İşte bunlardır, özü-sözü birbirine uyanlar.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
bayıķ mü’minler anlar kim įmān getürdiler Tañrı’ya daħı yalavacına andan gümānlenmediler daħı ġaża eylediler malları-y-ıla daħı nefsleri-y-ile Tañrı yolında şunlar anlardur girçekler.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Mü’minler ancaḳ ol kimselerdir ki Allāh resūline īmān itdiler ve cüdā niyetde şekitmediler. Ṣoñra Allāh yolında nefsleri‐y‐le hem mālları‐y‐la cihād itdiler. İḫlāṣıtam gösterdiler. işte o iḫlāṣ ṣāḥibi olan mü’minler ṣādıḳdırlar.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Mö’minlər yalnız Allaha və Peyğəmbərinə iman gətirən, (iman gətirdikdən) sonra heç bir şəkk-şübhəyə düşməyən, Allah yolunda malları və canları ilə vuruşanlardır! Məhz belələri (imanlarında) sadiq olanlardır!
M. Pickthall (English)
swap_vert close
The (true) believers are those only who believe in Allah and His messenger and afterward doubt not, but strive with their wealth and their lives for the cause of Allah. Such are the sincere.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
Only those are Believers who have believed in Allah and His Messenger, and have never since doubted, but have striven with their belongings and their persons in the Cause of Allah: Such are the sincere ones.
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
اِنَّمَا
ancak
الْمُؤْمِنُونَ
mü'minler
الَّذ۪ينَ
o kimse- lerdir ki
اٰمَنُوا
iman ettiler
بِاللّٰهِ
Allah'a
وَرَسُولِه۪
ve resulüne
ثُمَّ
sonra
لَمْ يَرْتَابُوا
şüpheye düşmediler
وَجَاهَدُوا
ve cihad ettiler
بِاَمْوَالِهِمْ
mallarıyla
وَاَنْفُسِهِمْ
ve canlarıyla
ف۪ي سَب۪يلِ
yolunda
اللّٰهِۜ
Allah
اُو۬لٰٓئِكَ
işte onlar
هُمُ
onlardır
الصَّادِقُونَ
sadık olanlar
Mü'minler ancak o kimselerdir ki; Allah'a ve resulüne iman ederler (Allah'ı ve resulünü canlarından çok severler), (böyle bir imandan) sonra asla şüpheye düşmezler ve Allah yolunda mallarıyla ve canlarıyla cihad ederler. İşte onlar (Rabblerine âbd olacaklarına dair verdikleri söze) sadık olanlardır.
اِنّ
Edat
اِنّ
Şüphesiz, kesinlikle, muhakkak, elbette, gerçekten, zira, çünkü, doğrusu, daima. Cümledeki bilgiyi pekiştirmek için kullanılır.
مُؤْمِن
Etken fiil-IV
ا م ن
İman eden, mü'min, inanan
الَّذ۪ي
İsim
الَّذ۪ي
O kimse ki, o şey ki, o zat ki, o ki
ءَامَنَ
Fiil-IV
ا م ن
İman etti, inandı, emin kıldı
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
رَسُول
İsim
ر س ل
Resul, elçi
ثُمّ
Zarf
ثُمّ
Sonra
لَم
Olumsuzluk eki
لَم
-Me, -ma (olumsuzluk eki)
اِرْتَابَ
Fiil-VIII
ر ي ب
Şüpheye düştü, şüphe etti
جَاهَدَ
Fiil-III
ج ه د
Cihad etti, mücadele etti, zorladı
مَال
İsim
م و ل
Mal, sermaye
نَفْس
İsim
ن ف س
Kendi, kendisi, nefis, can
فِى
Bulunma hâl eki
فِى
İçinde, -de, -da
سَبِيل
İsim
س ب ل
Yol
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
اُولٰٓئِك
İşaret zamiri
اُولٰٓئِك
İşte onlar, işte, böylece
هُمْ
Zamir
هُمْ
Onlar (erkekler için kullanılır)
صَادِق
Etken fiil
ص د ق
Doğru söyleyen, sadakat gösteren, sadık